KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/316 Esas
- Karar no
- 2024/997 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2019/645 Esas - 2021/1070 Karar
- Tarihi
- 21/12/2021
- Dava
- Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
4.382 kelime·22 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirket ile davalı taraf arasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mahallesi ... Ada ...
Parselde kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerindeki akaryakıt istasyonunun işletmeciliği hususunda 23/10/2015 tarihli ve 12/11/2019 tarihine kadar geçerli Bayilik Sözleşmesi ve yine aynı tarihli Çerçeve Protokol akdedildiğini, davalı taraf sözleşme ve protokole ilave olarak düzenlemiş olduğu Ürün Alım Taahhütnamesi ile yıllık asgari 250 ton beyaz ürünü müvekkil şirketin yazılı göstereceği ikmal kaynaklardan satın almayı, eksik kalan ton üzerinden 50 USD tutarınca kâr mahrumiyetini ödemeyi, müvekkil şirketin anılan kâr mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edebileceğini kabul ve taahhüt ettiğini,
Çerçeve Protokol'ün 12.maddesi ile davalının Bayilik Anlaşması, taahhütlerini, mevzuatın herhangi bir hükmünün kısmen yada tamamen ihlâl edilmesi, müvekkil şirketin sözleşmeyi feshetmesi, alınan mal ve hizmetlerin karşılığının ödenmemesi,
anlaşma ve eklerinin bayi tarafından süresinden önce feshedilmesi veya fesih sonucu doğuracak şekilde hareket edilmesi halinde 100.000 USD tutarındaki cezai şartın müvekkiline ödeneceğinin düzenlendiğini, davalının müvekkil şirketten uzun süre akaryakıt temin etmeyerek istasyonu ürünsüz bıraktığını ve yükümlülüklerine açıkça aykırı hareket ettiğini, bunun üzerine müvekkil şirketin 28/05/2018 tarihli ihtarnameyle keşide ederek davalının sözleşmeye aykırı tutumu sonucunda müvekkili tarafından haklı nedenle feshedilmiş hususunun bildirildiğini,
davalının vermiş olduğu taahhüde aykırı davranarak müvekkil şirketten alması gereken 736,41 ton ürünü almadığını, bu durumda mevcut kâr kayıplarının 36.820,35 USD olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 36.820,35 USD kâr mahrumiyeti alacağının 1.000 USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, 100.000 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000 USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline,
yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, 20/09/2021 tarihli bedel arttırım talepli ıslah dilekçesi ile.
Huzurdaki davanın, taraflar arasındaki Çerçeve Protokol'ün 12. maddesi uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken 100.000,00 USD'lik cezai şart alacağının şimdilik 1000 USD'sinin ve Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca doğan 36.820,35 USD'lik kar mahrumiyeti alacağının şimdilik 1000 USD'sinin davalıdan tahsili talebiyle ikame edildiğini, tahkikat işlemleri kapsamında alınan Bilirkişi Raporunda kar mahrumiyeti alacağının 35.160,50 USD olarak hesaplandığını, bu doğrultuda Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca doğan kar mahrumiyeti alacağına ilişkin talebini 1.000,00 USD'den (34.160,50 USD artırarak) 35.160.50 USD'ye yükselttiğini,
ıslah dilekçe doğrultusunda davanın kabulüne.
Çerçeve Protokol'ün 12. maddesi uyarınca tahakkuk eden 100.000,00 USD'lik cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Islah beyanı doğrultusunda Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca doğmuş olan 35.160,50 USD'lik kar mahrumiyeti alacağının temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile;
davacı ile sözleşme yaptıklarının doğru olduğunu, sözleşme ile birlikte satış taahhüdü, çerçeve protokolü ve ticari şart protokolü imzaladıklarını, 2016 yılında satış taahhüdünü yerine getiremediğini, davacı tarafında ticari şartları yerine getirmediğini, bundan dolayı hiçbir şart olmaksızın yeni bir sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, satış protokolü, çerçeve protokolü, ticari şart protokolünün 2011 yılında imzalandığını ve süresi dolduğundan geçersiz olduğunu, 2015 yılında yapılan sözleşme ile harmanlandığını ve geçersiz olduğunu,
davacı tarafın 2011 yılındaki sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ve hiçbir alacak borç olmayacak şartı sunarak kendisinin ikna edildiğini, ... adı altında çalışmaların sonlandığını ve ... ismi altına geçildiğini, bundan dolayı istasyona yatırım yaparak yenileme zorunluluğu doğduğunu, davacı tarafın haksız kazanç yolu olarak bu yolu seçtiğini ve kendisinin mağdur edildiğini, davacı ...'in Türkiye çapında 2018 yılı Mayıs ayından itibaren bu isim altında akaryakıt dağıtım işini tamamen bıraktığından kendisine akaryakıt ve otogaz verilmediğini,
davacı tarafın ... firması adı altında faaliyet yürüttüğünü ve bayilik sözleşmesi yapılabilmesi için 400.000 TL teminat mektubu talep edildiğini, kendisinin bu miktarlı imkanı olmadığından sözleşme yapmadıklarını, davacı şirketin kendisini piyasadan çekildiği ve kendisininde ticari faaliyetlerinde serbest bıraktığı halde her nasılsa münfesih haldeki sözleşmeye dayanarak haksız surette kâr mahrumiyeti adı altında haksız ve kötü niyetli olarak para talep ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve 2019/645 Esas - 2021/1070 Karar sayılı kararında;"....Tarafların iddia ve savunmalar ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 23/10/2015 - 12/11/2019 tarihleri arasında geçerli ... A.Ş.
Standart Bayilik Sözleşmesi, 23/10/2015 tarihli Çerçeve Protokolü ve 23/10/2015 tarihli Ürün Alım Protokolü imzalandığı, yeterli ürün alınmadığından bahisle süre dolmadan davacı tarafça çekilen 28/05/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarla sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshi sebebiyle davacı tarafça kâr mahrumiyeti ve cezai şart talep edildiği, davalı tarafça sözleşme ve protokoller kapsamında yeterli ürün alınmadığı bu sebeple davacı tarafın sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu,
bilirkişi kurulu tarafından yapılan hesaplama sonucu davacı tarafın sözleşmeyi feshetmekle oluşan kâr mahrumiyeti zararının 35.160,50 USD olarak hesaplandığı, yine davacı taraf sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğundan Çerçeve Protokolü'nün 12 nci maddesinin c) bendi uyarınca cezai şarta hak kazandığı anlaşıldığından 35.160,50 USD kâr mahrumiyeti ve taleple bağlı kalınarak 1.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,
"1-Davanın KABULÜ ile,35.160,50 USD kâr mahrumiyetinin 01/06/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,1.000,00 USD cezai şartın 01/06/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından
istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile.
Davacının, sözleşmeyi feshinin haklı gerekçeye dayanmadığını,Dosyada mübrez 12.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı “Davalının 24 saat işletmeyi açık tutup hizmet vermesi gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğinden bahisle bayilik sözleşmesini feshetmiş ise de (Raporda da belirtildiği üzere) dosya kapsamında bunu doğrular mahiyette bir delil bulunmadığını, keza, kırsal ve ekonomik hayatın zayıf olduğu bölgede, 24 saat en az üç işçinin çalıştırılması suretiyle faaliyet yürütülmesinin ekonomik gerçeklik ile bağdaşmayacağının da değerlendirildiğini, Yine, her ne kadar davacı,
davalının uzun süreden beri akaryakıt almamış olduğunu gibi bir gerekçe ile akti haklı feshettiğini iddia etmiş ise de.
(Raporda da belirtildiği üzere) davalının fesihten 13 gün önce akaryakıt almış olduğunun değerlendirilmiş olması karşısında; davacının, aktin haklı gerekçeyle feshi sebebi olarak gösterdiği “Uzun süreden beri akaryakıt almama” iddiasının da yerinde olmadığını, Davacının bayilik sözleşmesini feshetmede haksız olduğunu, bu sebeple de kar mahrumiyeti veya cezai şart talebinin de yasal olmadığını,Davacının, ticari iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını,Her ne kadar sözleşmede yıllık 250 ton akaryakıt satılması şartı kararlaştırılmış ise de.
Bu faaliyetin her yıl için davacı tarafından izlenmesi ve eğer istediği satış limiti altında alım gerçekleşirse, keyfiyeti ihtar etmesi ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle bayilik aktini ilk yılın sonunda feshetmesi gerekirken, davacının bu Tanmiyeye aykırı hareket ettiğini, geçmiş yıllar için gerçekleşmeyen alımlardan dolayı bir itirazi kayıt ileri sürmeden ve sözleşmeyi bu şartlarda sürdürmek istemediğine dair bir uyarıda dahi bulunmadan izleyen yıllar için akaryakıt teminine devam etmiş, sözleşmeyi ayakta tuttuğunu, Bilirkişi raporunda da irdelendiği üzere davacmın bu tutumu,
(Yargıtay içtihatlarında da belitildiği üzere) davalı nezdinde davaya konu yaptırımları uygulamayacağına dair güven oluşturduğunu, Nitekim de birinci yıl sözleşmenin altında alım gerçekleştiği halde davacının izleyen yıllar için hiçbir uyarıda bulunmadan akaryakıt teminine devam etmesi, ihtarmameden önceki yıllar için olan talebinden vazgeçmiş olduğu şeklinde yorumlanması gerektiğini,.
Yargıtay içtihadının da bu yönde olduğunu, nitekim bilirkişinin de bu yönde irdeleme yaptığını ve davacının ancak son bir yıl için bir talepte bulunabileceğini ve geriye doğru olan yıllar için talebinin haklı olmadığının değerlendirildiğini, Davacının talebinin, sözleşme süresi ile bağdaşmadığını;Tarafların, 2015-2013 yılları için 5 yıllık sözleşme yaptığını ve sözleşmenin hernangi bir sebeple süresinden önce feshi halinde fesih tarihi itibariyle bir talepte bulunabileceği;
yani fesihteh önceki süre için talepte bulunabileceği kararlaştırıldığı halde davacı fesih tarihi olan 28.05.2018 tarihinden sonraki tarihler için de kar mahrumiyeti hesabi yaptığını, oysa ki sözleşmenin devem ettiği sürenin, 2 yıl 5 ay gibi bir süre olduğunu,Davacının Kar mahrumiyeti ve cezai şart talebi.
Kar mahrumiyeti, gerçekleşen bin zarar karşılığı olmadığından, mahiyeti itibariyle cezai şart niteliğinde olduğunu, bu sebeple de aynca mükerrer olacak şekilde bir de cezai şartım uygulanmasının yasal bir durum olmadığını, diğer itirazları nazara alınmayacaksa bile cezai şarta dair talebinin reddi gerektiğini,Yabancı para ile sonuza hükmedilmiş olması;Mahkeme kararında,yabancı bir para birimi üzerinden hüküm kurulduğunu, oysa mahkeme kararının yabancı paranın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hüküm kurulması şeklide olması gerektiğini, davacı da temerrüt tarihindeki kur üzerinden faiz talep ettiğine göre,
bu tarihteki döviz kuru karşılığı TL üzerinden hüküm kurulmamış olması davacının talebine dahi uygun düşmediğini, Davacının aktif husumet ehliyeti;Davacı ... A.Ş,dava tarihinden önceki tarihte tüzel kişiliğini sonlandırdığını ve ...
A.Ş'ye ihtihak ettiğini, bu durumda iltihak olunan yeni şirketin, iltihak edenin dava hakkı dahil her türlü mütalebesine halef olduğunu, bu durumda davacının eldeki davayı açmada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda davalı lehine ortadan kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında imzalanan standart bayilik sözleşmesi ve eki Çerçeve Protokol'ün 12. maddesi uyarınca cezai şart alacağı ve eki ürün alım taahhütnamesi uyarınca belirlenen eksik ürün alımı için öngörülen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın ıslah ile arttırılan tutar üzerinden kabulüne, karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı ile Davalı Arasında imzalanan 23.10.2015 tarihli Standart Bayilik Sözleşmesi incelendiğinde. İşbu Bayilik Sözleşmesinin bir tarafta ... A.Ş. (aşağıda kısaca “...” olarak anılacak), diğer tarafta ... (aşağıda kısaca “BAYİ” olarak anılacak) arasında yazılı hüküm ve şartlar çerçevesinde akdedilip imza edilmiştir.
Sözleşmenin 5. Maddesinde; '' İşbu standart Bayilik Sözleşmesi ve ekleri; imza tarihinden itibaren başlamak ve 12.11.2019 tarihine kadar süreyle geçerli olmak üzere imzalanmış olup, süresi hitamında kendiliğinden sona erecektir. '' Sözleşmenin 20. Maddesinde; '' BAYİ, ...” in öngördüğü cins ve miktardaki petrol ürünlerini İSTASYON” daki stokundan her zaman satışa hazır olarak bulunduracak ve 24 saat açık kalmak suretiyle, sürekli hizmet verecektir.
Çalışma saatleri ancak istasyonun konumu nedeniyle yalnızca ...” in izniyle değiştirebilir.'' Sözleşmenin 37. Maddesinde;'' BAYİ” nin bu sözleşme ve/veya mevzuat hükümlerinden herhangi birini kısmen veya tamamen yerine getirmemesi, anlaşma/mevzuat hükümlerini ihlal etmesi halinde ...;
(i) ürün ikmalini durdurmak, (ii) fesih hakkı saklı kalmak kaydıyla zarar, ziyan satış kaybından dolayı maruz kaldığı kar kaybını talep etmek (iii) işbu sözleşme ve eklerini derhal ve haklı nedenle feshetmek, yaptırımlarından herhangi birini, birkaçını veya hepsini BAYİ” ye uygulamak hakkına veya hem bunları uygulayıp hem de BAYİ” den akdin ifasına devam edilmesini talep etmeye yetkilidir.
İşbu sözleşmenin, işbu hükümler dahilinde feshi halinde, taraflar arasında münakit “Çerçeve Protokolü” nde yazılı feshe ilişkin hükümler uygulanacaktır. '' İşbu, 5 (beş) sayfa, 40 (kırk) maddeden ibaret Standart Bayilik Sözleşmesi 23.10.2015 tarihinde, tek asıl nüsha halinde, taraflarca müştereken okunmak suretiyle tanzim ve imza edilmiştir.” Hükmünün yazılıp sözleşme altında (...) ... A.Ş kaşe ve imzası, (BAYİ) ... Petrol kaşe ve imzanın olduğu görülmektedir.
Dava Dosyasında Mevcut Olan ÇERÇEVE PROTOKOL İncelendiğinde;İşbu Protokol bir tarafta ... A.Ş. (aşağıda kısaca “...” olarak anılacak), diğer tarafta ... (aşağıda kısaca “BAYİ” olarak anılacak) arasında aşağıda yazılı hüküm ve şartlar çerçevesinde akd ile imza edilmiştir.
Protokolün 8 Maddesinde;'' İşbu protokol ve eki bulunduğu “Standart Bayilik Anlaşması” 23.10.2015 tarihinden başlamak ve 5 (beş) yıl süreyle geçerli olmak üzere imzalanmış olup, süresi hitamında kendiliğinden sona erecektir. '' Protokolün 12 Maddesinde;'' Bayi, işbu protokolün ve/veya Standart Bayilik Anlaşması, taahhütlerinin, mevzuatın, herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği, ...” den satın aldığı ürün bedellerini ve hizmet bedellerini vadesinde ödemediği takdirde, ...” in işbu anlaşmayı haklı nedenle fesih hakkını haiz bulunduğunu kabul etmiştir.
Bayi, işbu protokol, Standart Bayilik Anlaşması ve eklerinin ... tarafından yukarıda açıklanan şekilde feshedilmesi ve/veya işbu anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde;
a-) İşbu protokol ve Bayilik Anlaşması” ndan doğan borçları ile bakiyesinin ayrıca herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın muaccel olacağını, işbu borçlarını, fesih tarihinden ve/veya faaliyetin sona erme tarihinden itibaren 7 (yedi) işgünü içerisinde ...” e nakden ve defaten ödemeyi, B-) ...' in fesih sebebiyle maruz kalacağı bilcümle zarar ve ziyanı karşılamayı, C-) ...' e Standart Bayilik Anlaşmasından kaynaklanan tüm hakları ve diğer cezai şartları talep hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 100.000 USD (YüzbinAmerikanDoları) miktarında cezai şartı,
ifa tarihinde uygulanmakta olan TC Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak ödemeyi, D-) ...” in fesih ihbarında tayin edeceği süre içinde akaryakıt satış yeri ve müştemilatında bulunan ve mülkiyeti ...” e ait olan malzeme ve ekipmanları normal yıpranma hariç teslim aldığı gibi mükemmel şekilde ...” e iade ve teslim etmeyi, E-) İşbu madde hükmüne aykırı hareket ederek,
teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde fesih tarihinden itibaren geç teslim ettiği her gün için ...” e Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak 500 USD (beşyüzAmerikanDoları) karşılığı Türk Lirası “geç teslim bedeli” ödemeyi,Kabul ve taahhüt etmiştir. ...'in diğer zarar, ziyan, kar mahrumiyeti, işbu anlaşmanın diğer hükümlerinde yer alan cezai şart ve tazminat hakları saklı tutulmuştur.
Bayi, işbu maddede yazılı cezai şartın, ...” in fesih sebebiyle uğradığı/uğrayacağı zararlardan, kar mahrumiyeti miktarından mahsup edilmeyeceğini kabul etmiştir. '' hükmü düzenlenip 17 maddeden ibaret Çerçeve Protokol , taraflarca müştereken okunmak suretiyle Standart Bayilik Anlaşmasının eki ve ayrılmaz bir parçası olarak 23.10.2015 tarihinde, tanzim ve imza edilmiştir.” Hükmünün yazılıp protokol altında (...) ...
A.Ş kaşe ve imzası, (BAYİ) ...- imzasının olduğu görülmektedir. Dava Dosyasında Mevcut Olan ÜRÜN ALIM TAAHHÜTNAMESİ İncelendiğinde;“... Mahallesi ... Kırıkkale” adresinde ve “... İli ... İlçesi ... Mahallesi tapuda ... ada ... parsel” gayrimenkul üzerinde kurulu akaryakıt satış ve servis istasyonunda akaryakıt satış faaliyetinde bulunmak üzere ...
A.Ş. ile akdettiğimiz “Bayilik Anlaşması” ve eki niteliğindeki diğer anlaşmalar çerçevesinde; anılan anlaşmalarda ... tarafından gerçekleştirilen yatırım ve satışlarımızın artırılmasını teşvik amacıyla ödenen/ödenecek peşin satış geliştirme teşvik primleri vs ticari şartlar çerçevesinde.
Birinci yıldan başlamak ve anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere, yıllık asgari 250 (ikiyüzelli) ton (anlaşma süresince 1250) ton beyaz ürünü (kurşunsuz benzin + normal benzin + motorin) (kısaca “Ürün” veya “Ürünler” olarak anılacaktır), münhasıran ... A.Ş.' den veya ...
A.Ş.” nin yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı kabul ve taahhüt ederiz.Yukarıda beyan ettiğimiz satın alma taahhüdümüzü her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak yerine getiremediğimiz takdirde,A-) Anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 50.-USD (ElliAmerikanDoları) tutarının ödeme gününde uygulanmakta olan Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığında kar mahrumiyetini ödemeyi, B-) İşbu Taahhütname'ye aykırılığın münakit Anlaşmaların da ihlali olarak değerlendirileceğini,
C-) Söz konusu kar mahrumiyeti miktarının, ... tarafından her bir yıllık anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edebileceğini veya, D-) Anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesini müteakip ... tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın talep edilebileceğini.
E-) Bu ahvalde işbu taahhüdümüzün ve kar mahrumiyeti miktarının, anlaşmalarda öngörülen cezai şart miktarına hiçbir şekilde mahsup edilemeyeceğini, haklı nedenle feshi halinde cezai şarta ilaveten talep edilebileceğini, F-) Anılan bedeli ve/veya ... A.Ş. den mübayaa edeceğimiz Ürün bedellerini ödemediğimiz takdirde, ... A.Ş. nezdinde bulunan Banka Teminat Mektuplarımızdan/ipoteklerimizden söz konusu bedellerin tahsil edilmesine, G-) ...
A.Ş.” nin anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakatımız dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep etmesine muvafakat ettiğimizi,H-) ... tarafından yazılı feragatname verilmedikçe ...” in herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağını,I-) İşbu Taahhütname nedeniyle tahakkuk edebilecek her türlü mali sorumluluğun tarafıma ait olduğunu, beyan kabul ve taahhüt ederiz. 23.10.2015” Yazılı olduğu, altında ... kaşe ve çift imzanın var olduğu görülmektedir.
Dosyada Mevcut davacı tarafından davalı muhataba Beşiktaş ... Noterliğinden gönderilen 28.05.2018 Tarih ... Yevmiye nolu, 23.10.2015 tarihli bayilik Sözleşmesi ve eklerinin feshinin Muhataba ihbarıdır, konulu fesih ihbarı incelendiğinde; '' 1- Muhatap ile Müvekkil Şirket arasında, 5015 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde, akaryakıt ürünlerinin satışı ile ilgili olarak 23.10.2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve ekleri akdedilmiştir.
2- Muhatabın müvekkil şirket ile akdetmiş olduğu anılan bayilik sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca. Ürünlerini istasyondaki stokundan her zaman satışa hazır olarak bulundurma ve 24 saat açık kalmak suretiyle sürekli hizmet verme” yükümlülüğü bulunmakta olup muhatap uzun süredir akaryakıt temin etmeyerek, bayilik sözleşmelerine ve taahhütlerine aykırı davranmıştır.
3- Bu kapsamda muhatabın sözleşmelerde belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, Muhatap ile Müvekkil Şirket arasında akdedilmiş olan anılan sözleşme ve ekleri Müvekkil Şirket tarafından haklı nedenlerle işbu fesih ihbarı tarihi itibariyle derhal hüküm doğurmak üzere fesih edilmiştir.
Söz konusu feshedilen Bayilik Sözleşmesi ve ekleriyle ilgili olarak Müvekkil Şirketin her türlü alacak ve sair talep hakları saklıdır, '' ihtarıyla taraflar arasındaki sözleşmelerin feshedildiği, fesih İhtarının 01.06.2018 tarihinde davalı muhataba tebliğ edildiği anlaşılmıştır.İstinaf önüne gelen uyuşmazlık, davacının bayilik sözleşmesini haklı olarak feshedip etmediği, davacının ürün alım taahhütnamesinde kararlaştırılan asgari alım tutarlarına ulaşamaması nedeniyle, beş yıllık süre için cezai şart talep edip edemeyeceği hususlarındadır.
Davacı ile davalı arasında imzalanan 23.10.2015 tarihli ... A.Ş. Standart Bayilik Sözleşmesi ve 23.10.2015 tarihli çerçeve protokolü ve 23.10.2015 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesnin altında taraflarca okunmak suretiyle imzalandığının yazılı olduğu, Tarafların tacir olduğu da gözetildiğinde sözleşme hükümlerinin genel işlem koşuluna aykırılık oluşturmayacağı ve tarafları bağlamaktadır.Davalının taraflar arasında imzalanan 23.10.2015 tarihli ... A.Ş.
Standart Bayilik Sözleşmesinin 20. Maddesini ihlal ettiği, davalının basiretli davranma yükümlülüğü çerçevesinde inceleyip ticari sonuçlarını da öngörerek imzaladığı sözleşme eklerinin kendisine dayatıldığından bahsedemeyeceği, tüm bu gerekçelerle sözleşmenin 37. Maddesi uyarınca davacının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve eki anlaşmaların sözleşmenin 5. Maddesinde belirtildiği üzere sözleşmelerin imzalandığı 23.10.2015 tarihinde yürürlüğe girdiği ve 28.05.2018 Tarihli fesih ihtarnamesinde belirtildiği üzere ihtarname tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda; ''23.10.2015 — 22.10.2016 arası 1. Yılda 142.239 kg (142,24 ton ) ürün aldığı, 23.10.2016 — 22.10.2017 2. Yılda 112.679 kg (112,68 ton ) ürün aldığı, 23.10.2017 — 23. 10.2018 tarihleri arasındaki 3. Yıl bitmeden sözleşmenin 28.05.2018 tarihinde feshedildiği ve 3. Yılda en son 15.05.
2018 tarihinde ürün alındığı, 3. Yılda 41.871 (en son ürün alım tarihi 15.05.2018) kg (41,87 ) ton ürün alındığı ve sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece davalının yıllık 250 ton alım taahhüdünü yerine getirmediği, Davacı şirketin, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre boyunca eksik alımdan kaynaklı kar mahrumiyeti alacağının Petrol'ün 23.10.2015 tarihinden 15.05.2018 tarihleri arasında (250 +250 +145,83=) 645,83 TON beyaz ürün (Benzin ve Motorin) alması gerekirken davalının (142,24 +112,68 +41,87 =) 296,79 TON beyaz ürün aldığı, davalının eksik aldığı beyaz ürün miktarının (645,83-296,79 =) 349,04 TON olarak hesap edildiği,
taraflar arasında var olduğu kabul edilen Ürün Alım Taahhütnamesi” nde eksik alınan her TON mal için 50 USD Merkez Bankası Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası Karşılığında kar mahrumiyetini ödemesinin düzenlendiği, dolayısıyla kar mahrumiyeti olarak (349,04*50=) 17.452 USD kar mahrumiyeti hesaplandığı, Sayın Mahkeme tarafından feshin haklı olduğunun kabul görmesi halinde davalı ...” ün 23.10.2015 tarihinden sözleşmenin bitim tarihi olan 23.10.2019 tarihleri arasında beyaz ürün (Benzin Motorin) (250 +250 +250 +250 =) 1.000 TON alması gerekirken davalının (142,24 +112,68 + 41,87 =) 296,79 TON beyaz ürün aldığı,
davalının eksik aldığı beyaz ürün miktarının (1.000-296,79 =) 703,21 TON olarak hesap edildiği, taraflar arasında var olduğu kabul edilen Ürün Alım Taahhütnamesi” nde eksik alınan her TON mal için 50 USD Merkez Bankası Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası Karşılığında kar mahrumiyetini ödemesinin düzenlendiği, dolayısıyla kar mahrumiyeti olarak (703,21*50 =) 35.160,50 USD kar mahrumiyeti hesaplandığı, '' belirtilmiştir.
Taraflar arasında; ürün alım taahhüdüne aykırılık halinde, eksik kalan ürün tutarının tonu başına 50,00-USD ödeme yapılacağı kararlaştırılmış olup, bu taahhüt TBK'nun 179/2 maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Buna göre, ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Bu hüküm emredici nitelikte olmadığından, ifadan önce cezai şart isteme hakkı saklı tutulmuş veya sözleşmede cezai şart talep edebilmek için ihtirazı kayda gerek olmadığı kararlaştırılmış yahut ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek davranışları mevcut ise sonradan yapılan ifa çekincesiz kabul edilmiş olsa dahi ceza koşulu isteme hakkı düşmez.
Her ne sebepten doğarsa doğsun cezai talep hakkının ihtirazi kayıt ileri sürülmesine gerek olmaksızın sözleşme ile saklı tutulması veya ihtirazi kayıt aranmayacağı hususunda taahhütte bulunulması durumunda bir yıllık dönemler sonunda ceza koşulu alacağının yazılı olarak talep edilmemesi zımnen feragat olarak kabul edilemez (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/11-560 esas, 2024/100 karar sayılı, 14/02/2024 tarihli ilamı).
Somut olayda; ürün alım taahhütnamesinin g ve h bentlerinde, davalının, davacı tarafından ceza tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edilmesine muvafakat ettiği, davacı tarafından yazılı feragatname verilmedikçe davacının herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağını da kabul ettiği, buna göre davacının ürün alım taahhüdüne ulaşılamayan bir yıllık dönemin sonunda,
devam eden yıl için herhangi bir çekince koymaksızın davalıya ürün vermesinin geçmiş dönem için oluşan cezai şart alacağını istemesine engel teşkil etmeyeceği,Davacının satış taahhüdüne uyulmaması nedeniyle ileri sürdüğü kâr mahrumiyeti talebi, ifaya ekli cezai şart mahiyetinde olup, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem için, sözleşmenin haklı veya haksız olarak feshedilmesinden bağımsız şekilde, koşulları mevcut ise talep edilebilecektir.
TBK'nun 179/2 fıkrası uyarınca ifaya ekli cezai şartta alacaklı, açıkça feragat etmiş veya ifayı kayıtsız şartsız kabul etmiş olmadıkça, hem sözleşmenin ifasını hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilir. Taraflar arasındaki sözleşme 23/05/2015 tarihinde başlamış olup, 28/05/2018 tarihinde süresinden önce ve üçüncü yıl dolmadan sona ermiştir.
Taraflarca eksik alım halinde ödeneceği kararlaştırılan cezai şart ifaya ekli cezai şart mahiyetinde bulunduğundan, sözleşmenin yürürlükte olmadığı 28/05/2018 tarihinden sonraki dönem için, ifası talep edilemeyecek bir edimin ifa edilmemesine bağlı, diğer ifade ile eksik ürün alımına bağlı ceza talep edilemeyecektir.
Davacı dava dilekçesinde açıkça ürün alım taahhütnamesi uyarınca eksik ürün alımına dayalı ceza talep etmiş, bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan diğer ceza kalemlerini de istememiştir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde davacının davalıdan yalnızca sözleşmenin yürürlükte kaldığı 23.10.2015 tarihinden 15.05.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 17.452,00 USD cezai şart tutarını talep edebileceği nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, tamamen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.
Taraflar arasında imzalanan çerçeve protokolün 12/c maddesinde; ...' e Standart Bayilik Anlaşmasından kaynaklanan tüm hakları ve diğer cezai şartları talep hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 100.000 USD miktarında cezai şart talep edebileceğinin davalı bayi tarafından kabul ve taahhüt edildiği, ...' in diğer zarar, ziyan, kar mahrumiyeti, işbu anlaşmanın diğer hükümlerinde yer alan cezai şart ve tazminat haklarının saklı tutulduğu ve taraflar arasında imzalanan ürün alım taahhütnamesinin E maddesinde ise;
'' Bu ahvalde işbu taahhüdümüzün ve kar mahrumiyeti miktarının, anlaşmalarda öngörülen cezai şart miktarına hiçbir şekilde mahsup edilemeyeceğini, haklı nedenle feshi halinde cezai şarta ilaveten talep edilebileceği,'' hüküm altına alınmış olup bu düzenlemeler uyarınca davacının taraflar arasında imzalanan standart bayilik sözleşmesi ve eki Çerçeve Protokol'ün 12. maddesi uyarınca cezai şart alacağı ve eki ürün alım taahhütnamesi uyarınca belirlenen eksik ürün alımı için öngörülen cezai şart alacağı talep edebileceğinden davalı vekilinin mükerrer cezai şart talep edilemeyeceğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dava konusu edilen
cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yabancı para cinsinden kararlaştırılmış olduğundan yabancı para cinsinden dava açılması ve hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Dosyaya ibraz edilen sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı olduğu, dosya kapsamı uyarınca davacının aktif husumet ehliyetinin olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yapılacak başka tahkikat işlemi bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü ile.
17.452,00 USD eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart alacağının 01/06/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 1.000,00 USD cezai şart alacağının 01/06/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazla istemin reddine karar verilerek,
aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 10.553,89 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 195,99-TL peşin harç ve 5.071,52-TL ıslah harcı toplamı: 5.267,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.286,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 195,99-TL peşin harç ve 5.071,52-TL ıslah harcı olmak üzere toplam: 5.311,91 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00.-TL.
Arabulucuk Ücretinin davanın kabul/ ret oranına göre ( dava % 70 kabul ) hesap edilen 924,00 TL' sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiyesinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 2.950,00-TL bilirkişi ücreti ve 290,50-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam: 3.240,5 TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre ( dava % 70 kabul ) hesap edilen 2.268,35 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince (kabul edilen 17.452,00 USD eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart alacağının 1.000 USD' sinin dava tarihindeki USD efektif satış kuru baz alınarak TL karşılığı bulunmak sureti ile, 16.452,00 USD' sinin ıslah tarihindeki USD efektif satış kuru baz alınarak TL karşılığı bulunmak sureti ile,
kabul edilen 1.000 USD cezai şart alacağının dava tarihindeki USD efektif satış kuru baz alınarak TL karşılığı bulunmak sureti ile ) kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 24.719,97 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar üzerinden ( reddedilen 7.708,5 USD karşılığı ıslah tarihindeki USD efektif satış kuru baz alınarak TL karşılığı bulunmak sureti ile ) hesaplanan 17.900,00 nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 12-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 06/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/316, K. 2024/997, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama