İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/457 K.2024/1366

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/457Karar2024/1366Tarih19 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.354 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Eylül 2024
Dosya no
2022/457 Esas
Karar no
2024/1366 Karar
İncelenen kararın mahkeme
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/12/2021
Numarası
2021/201 Esas - 2021/978 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.354 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...

Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı yapılan asıl alacak dışında kalan fer-ilere (faiz ve ferileri ile takip masraf ve vekalet ücretine ilişkin) yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi taleplerinin bulunduğunu, icra takibine konu banka teminat mektupları süresinde tahsili için müvekkili şirket tarafından 28.02.2019 tarihinde nakde çevrilmesi için davalı bankaya ibraz edildiğini,

davalı banka 04/02/2021 tarihinde icra dosyasına 450.000,00 TL yatırdıklarını, 08/02/2021 tarihinde de özetle ödemesi yapılan asıl alacak dışında kalan ve takipte talep edilen faiz, masraf ve vekalet ücretine açıkça itiraz ettiklerini, takibin itirazları nedeniyle durdurulmasını talep etmiş, ilgili icra müdürlüğü de 09/02/2021 tarihli kararı ile icra takibini tamamen durdurduğunu, 24/02/2021 tarihli kararı ile bu sefer kısmi itirazla durdurulmasına karar verildiğini, iş bu itirazlarına gerekçe oluşturdukları iddiaları tamamen hukusuz ve mesnetsiz olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davalının İstanbul ...

İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının itirazı haksız ve kötüniyetli olduğundan ve takip konusu alacak likit olduğundan, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

teminat mektuplarının tazmin edilememe nedeni , davacı yanın iddia ettiği gibi haksız, hukuksuz ve gerekçesiz olmadığını, mahkemenin teminat mektuplarının tazminini engelleyen tedbir kararını kaldırdığını , gerek konkordato projesinin tasdiki kısa kararında gerekse buna ilişkin gerekçeli kararında belirtmeyip ilanlarda belirtmesi,

kararın infazında tereddüt oluşturduğunu, mahkemesince de infazında tereddüt oluştuğu kabul edilerek ek karar ve ek ilana ihtiyaç duyulan bir hususta müvekkili bankayı sorumlu tutmak, teminat mektuplarını keyfen tazmin etmemekle itham etmek kabul edilebilir bir iddia olmadığını, takip asıl alacağının ödenmesi sonrasında faiz ve fer'ileri ile yargılama gideri ve vekalet ücretlerine itiraz etmemiz kısmi bir itiraz olup , icra müdürlüğünün son derece anlaşılır olan bu itiraz dilekçesini borcun tamamına itiraz olarak değerlendirilmesinde bir dahlilerinin bulunmamakta olduğunu,

itirazın kısmi olduğunu ifade eden ve ilk dilekçeyi açıklayan ikinci bir dilekçe taraflarınca dosyaya sunulmuş, durdurma kararın düzeltilmesine katkıda bulunulduğunu, itirazlarının gerekçelerinin haksız ve mesnetsiz olduğuna ilşkin iddialara önceki açıklamalar ile cevap verildiğinden tekrara düşmemek için yeniden cevap verilmeyeceğini, tasdik kararını veren mahkeme, kendi kararının anlaşılmasında ve infazında tereddüt oluştuğunu kabul ederken, davacı yanın mahkeme kararını açık ve net olarak ifade etmesi anlaşılır bir durum olmadığını, Türkiye' nin en eski ve köklü bankalarından olan müvekkilİ bankanın kötü niyetli olduğunu vurgulayıp ,

icra takibini sürüncemede bırakma kastı ile hareket ettiğini iddia etmek en basit haliyle hayatın olağan akışına aykırı bir yaklaşım olduğunu, asıl alacağın ödenmesi, takip talebinde gösterilen asıl alacak kalemi dışındaki alacak kalemlerinin kabulü anlamına gelmemekted olduğunu, faiz ve fer'ileri ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine yapılan itiraz, bu takip alacak kalemleri bakımından takibi durdurduğundan ,takibin devamı için itirazın iptali davası açılması zorunlu olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kabulü ile takibin devamına ilişkin davacı yan talebinin reddine, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 07/12/2021 tarih 2021/201 Esas - 2021/978 Karar sayılı kararında. "Dava, İstanbul ... İcra dairesinin ... takip sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK ' nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı tarafından davalı aleyhine 450.000 TL alacak için 02.02.2021 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, davalı tarafından 04.02.2021 tarihinde asıl alacak olan 450.000 TL icra dosyasına ödenerek faiz , icra vekalet ücreti ile harç ve masraflara itiraz edildiği görülmüştür. Davalı tarafından dava dışı ... San. ve Tic.

Aş 'nin davacı ile yaptığı sözleşmeye teminat olarak toplam 450.000 TL bedelli iki adet teminat mektubu verildiği, dava dışı şirketin sözleşme hükümlerine uymadığı gerekçesi ile davacının teminat mektup bedellerinin paraya çevrilmesi için davalı yana ihtar gönderdiği, davalı tarafından dava dışı şirket hakkında konkordato davası nedeni ile teminat mektubunun paraya çevrilemediği bildirilmiş, dosya içerisine alınan Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1411 esas sayılı dosyasında dava dışı şirketin konkordato projesinin 13.10.2020 tarihinde tasdik edildiği 21.10.2020 tarihinde ise tasdik kararının ilan edildiği,

davacı tarafından ilan tarihinden sonra mail yolu ile davalı yana başvuru yapıldığı, davalı tarafından mahkemeden görüş beklendiği bildirildiği anlaşılmıştır.Tedbir kararı veren mahkemece davalı yana verilen 03.02.2021 tarihli yazı cevabından da anlaşıldığı üzere mahkemenin tasdik kararı ve mahkemece verilen 27.10.2020 tarihli ek karar ile verilen tedbir kararlarının kalktığı, bu kararların ilanından sonra davacının davalı yana teminat mektuplarının paraya çevrilmesi için başvuru yaptığı bu hali ile davacının icra takibi yapmakta haklı olduğu,

mahkemece verilen kararlar ve bu kararların ilanına rağmen teminat mektuplarını paraya çevirmeyerek davalının icra takibine sebebiyet verdiği anlaşıldığından davalı tarafından, icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretine ilişkin olarak yapılan itirazın iptaline takibin bu yönü ile devamına karar verilmiştir.

Her ne kadar davacı tarafından dava değeri olarak 60.149,80 TL olarak gösterilmiş ise de, eldeki dava da verilen itirazın iptali kararı öz içeriği itibariyle takipte haklılık tespiti içermekte olup mahkememizce harç ve vekalet ücretine maktu olarak hükmedilmiştir. Alacaklının icra inkar tazminatı talebine gelince.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması , borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur (Y.3HD'nin 09/10/2019tarih 2019/4054E-2019/7659K sayılı ilamı).

Somut olayda eldeki dava taraflar arasındaki ihtilaf konusu bir alacağa ilişkin olmayıp, icra yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olduğundan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜ İLE , davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davacı taraf, müvekkil banka aleyhine icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı yönünde karar verildiğini, mahkemenin karar gerekçesinde, konkordato yargılamasını yürüten mahkemenin 13.10.2020 tarihli tasdik kararı ve 27.10.2020 tarihli ek kararında tedbir kararlarının kalktığı, bu kararların ilan edilmesinin ardından davacı tarafın teminat mektuplarının paraya çevrilmesi talebiyle başvuru yaptığı ve bu nedenle icra takibinde haklı olduğunun belirtildiğini, ayrıca, davalı bankanın mahkeme kararlarına rağmen teminat mektuplarını paraya çevirmediğini ve bu nedenle icra takibine sebebiyet verdiğini,

Konkordato tasdikine ilişkin mahkemenin gerekçeli kararında teminat mektuplarının tazminine engel olan tedbir kararlarının kaldırıldığına dair herhangi bir açıklama yapılmadığını, sadece ilanlarda belirtildiğini ve bu durumun kararın infazında tereddüt yarattığını, mahkeme kararının ilanlarda belirtilen tedbirlerin kaldırıldığına ilişkin ifadelerin net olmadığını, Müvekkil bankanın, davacı tarafın teminat mektuplarının tazmini talebine yanıt vermek için mahkemeden uygunluk beklediğini ve bu süreçte davacı tarafın icra takibini başlattığını, müvekkili bankanın,

mahkemeden tedbirlerin kalktığına dair açıklamayı aldıktan hemen sonra teminat mektubu bedellerini ödediğini ve icra takibi başlatılmasına sebebiyet vermediğini,Ayrıca, davacı tarafın konkordato tasdik kararından itibaren 3,5 ay boyunca tazmin talebinde bulunmadığını, ancak mahkemenin kararına açıklık getirdiği tarihten bir gün önce icra takibini başlattığını, müvekkil bankanın icra takibine sebebiyet vermediğini, aksine icra takibinin kötü niyetli bir şekilde başlatıldığını ve bu nedenle mahkemenin kararının bozulması gerektiğini,İkinci olarak,

müvekkil bankanın teminat mektuplarının tazmini talebini reddetmesinin, konkordato sürecini yürüten mahkemenin bu konuda tedbir kararı vermesi ve tasdik kararında teminat mektuplarına ilişkin tedbirlerin kaldırıldığına dair açık bir hüküm kurmamasından kaynaklandığını, bankanın bu süreçte herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve mahkemenin kararlarının karışıklık yaratmasının bir sonucu olarak hareket ettiğini,Üçüncü olarak,

mahkemenin teminat mektuplarının konkordato sürecinde ödenmesini engelleyecek şekilde tedbir kararı vermemesi durumunda, müvekkil bankanın sorumluluğunu yerine getireceğini ve dava konusu icra takibiyle muhatap olmayacağını, bu bağlamda, bankanın teminat mektubu bedelleri dışında diğer takip alacaklarını ödemek zorunda kalmasının hakkaniyetsiz bir sonuç olduğunu,Dördüncü olarak,

davacı tarafın teminat mektubunun tazmini talebinde, lehtarın teminat mektubuyla garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin açıkça belirtilmediğini, bu gerekçelendirilmemiş tazmin talebinin bankacılık standartlarına aykırı olduğunu ve usulüne uygun olmayan bu talebin icra takibi yoluyla talep edilmesinin yerinde olmadığını beyanla, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin verdiği kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasını, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; dava dışı şirket tarafından davacıya verilen banka teminat mektuplarının davalı tarafından haksız olarak süresinde nakde çevrilmediği gerekçesi ile teminat mektubu bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı banka tarafından icra vekalet ücreti, yargılama gideri ve harçlara ilişkin yapılan kısmi itirazın iptali ile takibin bu alacak kalemleri yönünden devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatı takdirine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın itirazın iptali ve takibin devamı yönünden kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava dışı ... San. ve Tic.

A.Ş. tarafından sözleşmenin teminatı olarak kendilerine verilen icra takibine konu teminat mektuplarının sözleşmenin ihlal edilmesi sebebiyle nakde çevrilmesinin davalı bankadan talep edildiğini, ancak davalı bankanın şirket hakkında konkordato kararı ve tedbir kararı verilmesi sebebiyle talebin yerine getirilmediğini, Mahkemece tedbir kararının kaldırılması üzerine davacı tarafından tekrar bankaya başvuru yapıldığını, ancak bankanın bu kez Mahkeme kararında tereddüt bulunduğu gerekçesi ile talebi yerine getirmediğini ve alacağının tahsilini sürüncemede bıraktığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını,

davalı bankanın asıl alacağı icra veznesine ödeyip ferileri yönünden icra takibine haksız itiraz ettiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava dışı ... San. ve Tic.

A.Ş. tarafından sözleşmenin teminatı olarak davacıya verilen icra takibine konu teminat mektuplarının sözleşmenin ihlal edilmesi sebebiyle nakde çevrilmesinin davalı bankadan talep edildiğini, ancak şirket hakkında konkordato kararı ve tedbir kararı verilmesi sebebiyle talebin yerine getirilmediğini, tedbir kararının kaldırılması ve davacı tarafından tekrar başvuru yapılması üzerine kararda tereddüt bulunduğundan banka tarafından Mahkemeden bilgi talep edildiği ve davacının Mahkeme cevabını beklemeden Mahkeme bilgi yazısından bir gün önce icra takibi başlattığı, Mahkeme cevabı yazısı üzerine bankanın asıl alacağı yatırdığı,

takip başlatılmasına davalı bankanın sebep olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve aynı gerekçe ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından banka teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 28/02/2019 tarihinde davalı bankaya başvuru yapıldığı, davalı bankanın 01/03/2019 tarihli cevabı yazıda teminat mektubu borçlusu şirket hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1411 esas sayılı dosyasında konkordato kararı ve tedbir kararları verildiğini ve talebin yerine getirilemeyeceğine dair cevap verildiği,

Mahkemece 13/10/2020 tarihinde konkordato projesi tasdik kararı verilmesi sonrası tasdik kararına ilişkin ilanda "İİK 308/c gereği konkordato tasdik kararı bağlayıcı hale geldiğinden Mahkememizce verilen tedbir kararlarının tasdik karar tarihi 13/10/2020 tarihi itibari ile kaldırılmasına" şeklinde karar verildiği ve ilan edildiği, bu karar ve ilan üzerene davacının davalıya bankaya 03/12/2020 tarihinde teminatların nakde çevrilmesi için mail yoluyla tekrar başvuruda bulunduğu, bu maile ilişkin davalının aynı gün mail ile davacıya talebin Bursa OSB Şubesine iletildiği ve hukuk biriminden görüş beklendiği şeklinde cevap verildiği,

teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi üzerine davacı tarafından bu kez 28/01/2021 tarihli ihtarname ile talepte bulunulduğu ve ihtarnamenin davalı bankaya 29/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı bankanın bunun üzerine Mahkemeden teminat mektupları üzerindeki tedbirin kaldırılıp kaldırılmadığına ilişkin bilgi talebinde bulunduğu, Mahkemece tedbirn kaldırıldığına ilişkin bankaya 03/02/2021 tarihinde bilgi verildiği, davacı tarafından 02/02/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı ve bankaca asıl alacağın 04/02/2021 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili tarafından teminat mektuplarının nakde çevrilmesi talebinin sürüncemede bırakılmadığı ve Mahkeme kararının tereddüt yaratır nitelikte olduğu ileri sürülmüş ise de.

Mahkemece konkordato tasdik kararı verildiği ve tedbir kararlarının kaldırıldığı tarihten sonra davacı tarafından davalıya 03/12/2020 tarihinde yapılan başvurudan 28/01/2021 tarihli başvuruya kadar geçen uzun sürede herhangi bir işlem yapılmadığı ve hukuk biriminden görüş beklendiğine ilişkin cevabi yazıdan sonra herhangi bir cevap verilmediği, davacı tarafından en son ihtarname gönderildiği tarihten sonra Mahkemeye başvuru yapıldığı ve bilgi talebinde bulunulduğu,

kaldı ki Mahkeme ilanı incelendiğinde "İİK 308/c gereği konkordato tasdik kararı bağlayıcı hale geldiğinden Mahkememizce verilen tedbir kararlarının tasdik karar tarihi 13/10/2020 tarihi itibari ile kaldırılmasına" şeklinde karar verilerek açıkça tedbir kararlarının kaldırıldığının belirtildiği,

basiretli bir tacir olması gereken ve hukuki birimi olan bankanın kanunun bu hükmünü ve sonuçlarını bilmemesinin ve tereddüt oluşturmasının mazeret sayılamayacağı, davalı vekilinin dayandığı Mahkemece verilen ve ilan edilen ek kararda da söz konusu tedbir yönünden ilanda belirtilen kararın tekrar edildiği ve HMK 389 maddesi uyarınca verilen ve tasdik kararı ile kendiliğinden kalkmayan tedbirlerin belirtildiği,

kaldı ki bu ek kararın 27/10/2020 tarihinde verildiği ve bu karar sonrasında davacı tarafından 03/12/2020 tarihinde yapılan başvuru tarihinden 28/01/2021 tarihli ihtarname tarihine kadar bankaca mevcut olduğu belirtilen tereddütün giderilmediği ve davacı başvurularının davalı bankaca sürüncemede bırakıldığı, davacının teminatın para çevrilmesi talep şeklinin de usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından Mahkemece itirazın iptali ve icra takibinin devamına karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.108,83 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.028,13 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/457, K. 2024/1366, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/457
Karar No
2024/1366
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/459 K.2024/317
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/459 K.2024/1432
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/460 K.2024/613
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/460 K.2024/621
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/462 K.2024/728
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/463 K.2024/633

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.