İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/796 K.2024/1567

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/796Karar2024/1567Tarih10 Ekim 2024Okuma14 dk · 2.814 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Ekim 2024
Dosya no
2022/796 Esas
Karar no
2024/1567 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/117 Esas - 2022/147 Karar
Tarihi
11/02/2022
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.814 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı şirketin davalı şirkete ürün (tekstil ürünleri) sattığı ve bunun karşılığında 02.10.2013 tarihli 20.000,00 TL tutarındaki faturayı kestiği ve davalıya tebliğ ettiği, davalının fatura ve içeriklerine hiçbir itirazı olmamasına rağmen 20.000,00 TL'yi ödemediği, davalı şirket tarafından ..... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça İcra takibine haksız ve kötü niyetli olarak edildiği, davalı taraf süresinde faturaya itiraz etmemesine rağmen süreci uzatmak amacıyla haksız olarak takibe itiraz ettiği, ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle bu hususun tespit edileceği iddia ve beyan edilerek,

davacı şirketin alacağı olan 20.000,00 TL üzerinden takibin devamına ve davalı tarafın %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava ettiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 11/02/2022 tarih ve 2020/117 Esas - 2022/147 Karar sayılı kararında;"....İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında bulunan ticari ilişki neticesinde ortaya çıkan cari hesap tespiti için tarafların ticari defterleri incelenmek istenmiş ise de, davalının defterlerini incelemeye sunmamış olması ve davacının ise defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olması sebebiyle gerekli inceleme yapılamamış olup,

yine tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden gelen ba-bs formlarının incelenmesi ile de beyannamelerin birbirini teyit etmedikleri de anlaşılmakla ispatlamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, '' Davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi arasında çelişki mevcut olduğunu, HMK'nun 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınmasının zorunlu olduğunu; dosya kapsamında 2 rapor alınmış olmasına rağmen raporlar arasında büyük çelişkiler bulunduğunu; iki raporun ortak paydasının bulunmadığını; bu sebeple raporların hükme esas alınacak nitelikte olmadığını; mahkemenin teknik inceleme gerektiren konularda aydınlatıcı olması amacıyla hazırlanan iki farklı rapor mahkeme nezdinde çelişki yarattığının şüphesiz olduğunu;

bu sebeple 3. bir raporun alınması gerekirken karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını.

Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğunu, Taraflar arasındaki ticari ilişki bizzat davalının beyan etmiş olduğu BA-BS formları ile ispat edildiğini, İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama kapsamında 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporu alındığını; hazırlanan raporun müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları, müvekkil şirketin BS formları ve davalı tarafın BA formaları üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlandığını, Bilirkişi tarafından 2018-2020 dönemlerine ait ticari defter kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapılmadığı ifade edilmiş ise de;

müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle kurulan cari hesabın sadece 2019 yılına ait olduğunu.

2019 yılı haricinde davalı şirket ile herhangi bir ticari ilişki olmaması sebebiyle, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 2018 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defter kapanışlarının usulüne uygun olmamasının aleyhlerine delil teşkil edemeyeceğini, Bir an için müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadığı düşünülse dahi, Bilirkişinin raporda.

"Yukarıda dökümü yapılan davacının davalıya düzenlemiş olduğu Mayıs 2019 dönemi satış faturaları KDV hariç toplam tutarı (51.528 TL) ve (8) adet ile davalının BA formuyla beyan ettiği (51.528 TL) tutarla uyumlu olduğu." tespitinde bulunduğunu, Birbirini doğrulayan BA-BS formlarının delil niteliğinde olduğunun Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2016/2756 K. 2016/12461 T. 19.9.2016 Tarihli kararında.

"Dava açıldıktan sonra düzenlenen belgelerde BA/BS formlarının aksi yönde bilgiler olup davaya konu faturaların sonraki belgelerde yer almadığı görülmüş ise de dava açıldıktan sonra yapılan düzeltmelerin bu davanın sonucunu etkilememesi gerektiğinin kabulü gerekir.

Bu durumda mahkemece davalı tarafından Vergi Dairesine bildirilen BA/BS formlarındaki kayıtlar üzerinde durulup mal tesliminin bu belgeler değerlendirildikten sonra kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususu diğer delillerle birlikte tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözü edilen deliller üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”BA-BS formlarının delil niteliğinde olduğunu bu sebeple üzerinde inceleme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğini belirttiğini: dosya kapsamında BA-BS formları alındığını,

bilirkişi incelemesi yaptığnıı ve BA-BS formlarının birbirini doğruladığını tespit ettiğini; müvekkili şirket defterlerindeki 47.000 TL lik alacak kaydının mahsubu ile 14.089 TL müvekkili şirket lehine alacak tespit ettiğini, Ancak ilk derece mahkemesi karar verirken rapordan tamamen uzaklaşarak hukuka aykırı karar vermiş olup, kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılması gerektiğini, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmediği gibi, yerel mahkemece de kayıtların ibraz edilmediği takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçileceği hususunda ihtarat da yapılmadığını,

Taraflarınca dava dilekçesinde tarafların ticari defter ve kayıtlarına dayanıldığını; bu kapsamda ilk derece yargılaması sırasında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmaktan imtina ettiğini; bu sebeple delillerinin toplanmadığı gibi ticari defterlerinin karşılaştırılmasının da bilirkişi tarafından yapılamadığını; her ne kadar bilirkişi tarafından müvekkili şirket tarafından davalıya kesilen faturalarda çelişki bulunduğu değerlendirilmiş olsa da faturaların doğruluğu açısından en önemli delillerinden birinin karşı tarafın ticari defterleri olduğunu;

faturaların gerçekliğinin ancak bu şekilde tespit edilebileceğini,Bilirkişi raporunda yer alan faturan sıhhatli faturalar olmadığı yönündeki beyanına itibar edilemeyeceğini çünkü bu faturaların davalı tarafça kabul edilerek kayda alınmışsa artık geçersiz bir faturadan bahsedilemeyeceğini; bilirkişinin salt davacı kayıtlarına dayanarak böyle bir tespitte bulunduğunu, davalı kayıtları incelenmeden bu faturaların geçerli olup olmadığı yönünden sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığını, Bu durumu düzenleyen HMK 222/5 açıkça "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir;

ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." Kanunun lafzından anlaşılacağı üzere davalı şirkettin ibrazdan kaçınmış olması sebebiyle iddialarının ispatlanmış olup davamızın kabulü gerektiğini; davalı tarafın defterlerini sunmaması sebebiyle yeterli inceleme yapılmadan müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmuş olması kanuna açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu.

Yargıtay da tarafların tacir olması halinde, defter ibrazının zorunlu olduğu yönünde bir çok kararı bulunmakta olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/12747, K.2012/18881, T. 12.12.2012‘’…Mahkemece davalının meşruhata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, dolayısıyla dava konusu faturaların ticari defterlerinde kaydedildiğini ve mal teslimini kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu savunmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 219. maddesine göre taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır"Bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından, davalının ticari defterlerini ibraz etmesi hususunda bir ihtar yapılmadığı gibi defterlerini sunmamış olmasının da aleyhine değerlendirilmediğini;

davalı tarafın defterleriyle müvekkili şirket defterleri karşılaştırıldığında alacaklarının ortaya çıkacağı gibi verilen kararın daha şüphesiz ve net olacağını ancak ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen kararın hukuki temelden yoksun kaldığını, Yukarıda ayrıntılı olarak yapılan tüm açıklamalardan özetle.

BA-BS formlarında yapılan incelemede müvekkili şirketin, davalı şirketten 14.089.00 TL alacağı bulunduğunu; bu sebeple dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının çelişki barındırdığı, delillerinin ilk derece mahkemesi tarafından eksik toplandığı, bu sebeple raporların eksik inceleme sonucu hazırlandığının tespiti ile istinaf incelemesi sonucu ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiğini, Dosya kapsamında alınan raporların hükme esas alınacak nitelik de olmadığını, Gerekçeli karar incelendiğinde, yerel mahkemece ilk bilirkişi raporunun nazara alınmadığının görülmekte olduğunu;

yerel mahkemece ilk bilirkişi raporuna neden itibar edilmediği hususunda herhangi bir açıklama da getirilmediğini; son alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazın da nazara alınmadığını, dosya kapsamında ek raporun dahi alınmadığını, İleri sürerek, yukarıda ve Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında arz ve izah olunan ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; istinaf başvurularının kabulü ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin2020/117 E. 2022/147 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına,

talepleri doğrultusunda, bilirkişi raporunda tespit edilen bedel üzerinden kabulüne, davalının % 20 oranın icra inkar tazminatına hükmedilmesine, TEHİR-İ İcra taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davaya konu .... sayılı sayılı icra dosyası incelendiğinde.

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 02/10/2019 tarihi itibariyle cari hesap alacağı takip sebesi gösterilerek 20.000,00 alacağın tahsili talebiyle 02/10/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, davacı tarafa ait mal ve hizmet satışına ilişkin BS formları ile davalı tarafa ait mal ve hizmet alımına ilişkin BA formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilip dosya arasına konulmuştur.Mahkemece19/06/2020 tarihli duruşmanın ara kararı gereğince, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafın bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle rapor düzenlediği, 10/09/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca.

Bilirkişi raporunun yeterli olmaması ve hüküm kurmaya elverişli bulunmaması nedeniyle dosyanın bilirkişi listesinde yer alan resen seçilecek ...dışında başka bir mali müşavir bilirkişisine tevdi ile cari hesabın nereden kaynaklı olduğu da belirtilmek suretiyle hesap dökümünün ayrıntılı gösterilmesi için rapor hazırlanmasının istenilmesine, karar verildiği ve SMM bilirkişisi ...'a dosyanın tevdi edildiği,

bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile davacı tarafa ait mal ve hizmet satışına ilişkin BS formları ile davalı tarafa ait mal ve hizmet alımına ilişkin BA formlarının incelenmek suretiyle rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.SMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporda. Davacı vekili tarafından 18.11.2020 tarihinde bilirkişi raporuna cevabı ek 5 olarak dosyasına sunduğu davalıya ait muavin hesap dökümünde.

Davacının 10 adet satış faturası ile 96.167,90 TL tutarlı davalının hesabına borç kaydı yapıldığı ve 10.000,00 TL tahsilatla (96.167,90 TL — 10.000,00 TL -) 86.167,90 TL alacak bakiyesinin olduğu, İcra takip tarihi itibariyle 86.167,90 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, Ancak. Davacı vekili tarafından mail yoluyla gönderilen ve 07.01.2022 tarihinde mali müşavir ofisinde yerinde yapılan defter incelemesinde.

Davacının, davalıya 9 adet fatura düzenlediği, 9 adet fatura tutarının KDV dahil 67.178,84 TL. Olduğu, davalıdan 10.05.2019 tarihinde 10.000,00 TL EFT, 05.06.2019 tarihinde 19.000,00 TL.

1 nolu para makbuzuyla nakit ve 01.07.2019 tarih 1 nolu para makbuzuyla 18.000,00 TL nakit tahsilatla toplam 47.000,00 TL alacak kaydı yapılarak icra takip tarihinde (67.178,84 TL - 47.000,00 TL -) 20.1778,84 TL alacak bakiyesinin olduğu, Yukarıda dökümü yapılan A ve B maddelerindeki muavin hesap dökümlerindeki çelişkilerin izahı.

Dosyasına sunulan A da belirtilen muavin dökümünde 03.05.2019 tarih ... nolu ... yevmiye numarasına kayıtlı 28.989,06 TL tutarlı fatura kaydının B de belirtilen muavin kayıtlarında yer almadığı (aynı nolu fatura iki ayrı tutarla ve tarihle kayıt altına alındığı, (96.167,90TL -28.989,06 TL - ) toplam borç kaydının 67.178,84 TL olduğu,

dosyasına sunulan A da belirtilen muavin kayıtlarında yer almayıp, B de belirtilen muavin kayıtlarında 05.06.2019 tarih 1 nolu para makbuzuyla ... yevmiye kayıt numarasıyla 19.000,00 TL ve 01.07.2019 tarih 1 nolu para makbuzuyla ... yevmiye kayıt numarasıyla 18.000,00 TL alacak kaydedilerek (19.000,00 TL * 18.000,00 TL -) 37.000,00 TL ilave ile toplam 47.000,00 TL alacak kaydının yapıldığı, İlave alacak kaydıyla (67.178,84 TL — 47.000,00 TL=) bakiye alacağın 20.178, 84 TL olarak düzeltildiği, 19.000,00 TL ve 18.000,00 para makbuzuyla yapılan tahsilat kayıtlarının ....

Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile aykırı olduğu tevsik edici belge niteliğini taşımadığı, 27.05.2019 Tarih.... nolu fatura ticari defter kayıtlarında 9.865,80 TL + 1.775,84 KDV ile 11.641,64 TL tutarla yevmiye defterine kaydedildiği, Fatura üzerinde yapılan düzeltmelerle 4.705,00 TL + 846,90 KDV ile 5.551,90 TL olarak düzeltildiği yevmiye kaydıyla uyuşmadığı, 03.05.2019 tarihli .... nolu fatura üzerinde karalamalar olduğundan tespitin sağlıklı yapılamadığı, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların “irsaliyeli fatura olduğu, Faturanın ve Fatura içeriğinin kim tarafından teslim alındığı ile bilginin bulunmadığı,

Faturaların düzenleme tarihi ile sıra numaralarının birbirini takip etmediği, BA- BS formlarının incelenmesinde. Yenibosna vergi dairesinin dosyasına göndermiş olduğu davacıya ait Mayıs 2019 dönemine ait BS formu ve davalıya ait Mayıs 2019 dönemi BA formu incelendiğinde.

Davacının davalıya düzenlemiş olduğu 8 adet fatura ile 81.256 TL (KDV hariç) toplam tutarı BS formuyla satış beyan ettiği, Davalının ise, Davacının düzenlemiş olduğu 8 adet fatura ile 51.528 TL (KDV hariç) toplam tutarı BA formuyla alış beyan ettiği, Davacının BS formuyla beyan ettiği toplan 81.256.-TL toplam satış tutarıyla Davalının BA formuyla beyan etmiş olduğu 51.528 TL toplam alış tutarının birbirleriyle uyumlu olmadığı,

yukarıda dökümü yapılan davacının davalıya düzenlemiş olduğu Mayıs 2019 dönemi satış faturalarının KDV hariç toplam tutarının (51.528 TL) ve (8) adet ile davalının BA formuyla beyan ettiği (51.528 TL) tutarla uyumlu olduğu, Davacının davalıya düzenlemiş olduğu Mayıs 2019 dönemi satış faturalarının KDV hariç toplam tutarının (51.528 TL) ile davacının BS formuyla beyan ettiği (81.256 TL) tutarla uyumlu olmadığı,

davacının Ticari defter kayıtları çelişkili olmakla birlikte Davalının vergi dairesine beyan ettiği, Mayıs 2019 dönemine ait BA formunda beyan ettiği 51.528,60 TL + (9.275,15 TL ) KDV ile 60.803,75 TL tutarında mal/hizmet satışında bulunduğunun kabul edilebileceği, davacının ticari defter kayıtlarındaki (10.000,00 TL + 19.000,00 TL + 18.000,00 TL =) 47.000,00 TL tahsilat kayıtları dikkate alınacak olursa (60.803,75 TL - 47.000,00 TL =) 13.803,75 TL ve BA/BS formlarına girmeyen 18.06.2019 tarih ... nolu fatura tutarı olan 285,56 TL nin de ilavesiyle takip tarihinde (13.803,75 TL + 285,56 TL =) 14.089,31 TL tutarda alacaklı olabileceği,

belirtilmiştir.Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malın davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir.

(Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E.- 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Somut olaya döndüğümüzde; davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile davacı tarafa ait BS formu ile davalı tarafa ait BA formlarının incelenmesi suretiyle mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde, davalının Mayıs 2019 dönemine ait BA formu ile 8 adet faturayı vergi dairesine beyan ettiği, 51.528,60 TL + 9.275,15 TL.

KDV ile toplam 60.803,75 TL tutarında davacının davalıya mal/hizmet satışında bulunduğu, bu durumda davalının BA formu ile vergi dairesine bildirdiği 8 adet faturanın ve içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. BA/BS formlarına girmeyen 18.06.2019 tarih ... nolu fatura tutarı olan 285,56 TL.

Miktarlı fatura ve diğer fatura muhteviyatı malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, bu yönde davacı tarafından delil ibraz edilmediği, davacı kayıtlarına göre davalı tarafından davacıya toplam 47.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu kayıtlara göre davacının (60.803,75 TL - 47.000,00 TL =) 13.803,75 TL. davalıdan alacaklı olduğu, bu durumda İspat yükü BA formuyla bildirimde bulunan davalıya geçmiştir.

BA formuyla vergi dairesine bildirilen 8 adet faturayı alan davalının faturayı iade ettiğini kanıtlaması gerekmektedir. Davalının cari hesaba konu faturayı almadığını, iade ettiğini veya ödediğini isbat edemediği anlaşılmakla. Bu tesbitler doğrultusunda mahkemece 13.803,75 TL.

Asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir İİK'nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belli olması gerekir.

Somut olayda, davaya konu icra dosyasındaki icra takibine dayanak asıl alacak faturaya dayalı cari hesaptan kaynaklı olup likit (bilinebilir, belirlenebilir) ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile kabul edilen miktar yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının itirazın iptali davasının kısmen kabulü yönünde karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/02/2022 tarih ve 2020/117 Esas - 2022/147 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının ..... Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 13.803,75 TL. asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen 13.803,75 TL. asıl alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Ret edilen miktar yönünden davacının kötüniyetli takip yaptığı tespit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

4-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 942,93-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 241,55-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 701,38-TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 241,55-TL peşin harç ve 54,40-TL başvuru harcı toplamı olan 295,95-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 185,50-TL tebligat/ posta gideri ile 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam: 2.185,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 1.507,99-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 13.803,75-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

9-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 6.196,25-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,10-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 910,80-TL'sinin davalıdan, 409,20-TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 54,50-TL posta gideri olmak üzere toplam: 275,20-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 14-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/796, K. 2024/1567, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/796
Karar No
2024/1567
Tarih
10 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/797 K.2024/1816
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/797 K.2024/714
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/798 K.2024/674
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/799 K.2024/707
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/799 K.2024/1808
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/799 K.2024/1568

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.