İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/808 K.2024/1831

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/808Karar2024/1831Tarih21 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.277 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Kasım 2024
Dosya no
2022/808 Esas
Karar no
2024/1831 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/114 Esas- 2021/646 Karar
Tarih
09/11/2021
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.277 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin sunduğu hizmetler ile bireylerin ve kurumların sigorta ihtiyacını karşılayan, alanında saygın ve güvenilir bir kuruluş olduğunu, davalı şirketin kendi müşterisinin (dava dışı ... San. Tic.

A.Ş.)'nin sigorta ihtiyacını karşılayabilmek için müvekkili şirketle ticari iş ilişkisine girdiğini, icra dosyasında mübrez hesap özeti ve içeriği poliçelerde belirtildiği üzere müvekkilinin hizmetini tam ve eksiksiz ifa ederek poliçeleri müşteriye teslim ettiğini, bunun sonucu olarak da poliçe bedellilerini davalının müşterisinden talep etme hakkına haiz olduğunu, ancak dava dışı müşteri (sigortalı) ... San. Tic.

A.Ş.'den ödeme alamayan müvekkilinin bu şirkete karşı icra takibi başlattığını, sigortalının takibe itirazı sonucu duran takibin devamı için Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/164 E. Sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, mahkeme tarafından müvekkilinin muhatabının davalı ... Hizm. Lti.

Şti. olduğu gerekçesi ve sair gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı ile borcunu ödemesi hususunda defalarca görüşüldüğünü, ancak davalının her görüşmede bahaneler göstererek ödemeyi ertelemesi sebebiyle davalı aleyhine başlangıçta İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosya ile 24.08.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının takibe konu borca itiraz ettiğini, haksız itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla takibe (borca ve fer'ilere) vaki haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, müvekkilinin alacağının ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarih 2020/114 Esas- 2021/646 Karar sayılı kararında. "Dava, davacının dava dışı sigortalı lehine ... Sigortaya ödediğini iddia ettiği sigorta priminin davalıdan rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebidir. İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... Hiz. Ltd.

Şti. aleyhine 79.520,00-TL asıl alacak, 5.284,27-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.804,27-TL'nin icra takip tarihi olan 23/08/2016 tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10,50 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile 23/08/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce dosya kapsamı incelenerek davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı konusunda rapor alınmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 20/09/2021 tarihli raporda özet olarak; ":.. dava ve icra dosyası ile davacı şirkete ait ticari defter kayıtlarının tetkiki sonucunda, davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, takip talebine konu poliçelerin; ...

Sigorta acentesi davacı ... tarafından, dava dışı ... San. Ve Tiç, A.Ş. adına düzenlenmiş olan dava konusu sigorta ödendiğinin anlaşıldığını, takip ve dava konusu poliçelerin düzenlenmesine aracı olan davalı acente ... Sigorta Ltd, Şti.'ne, dava konusu düzenlenen 05.01.2016 tatihinde toplam 79.520,90 TL ödeme davacı ... Sigorta Ltd.

Şti. kayıtlarında, takip talebine konu poliçelerin kayıtlı olduğu, söz konusu poliçelere istinaden kısmi tahsilat yapıldığı, dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic.

A.Ş.'nin takip tarihi itibarıyla 72.254,69 TL borçlu durumda olduğu, davacı şirket takip talebinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz talep etmekte ise de davalı şirket adına keşide edilen herhangi bir temerrüt ihtarnamesine dosya kapsamında rastlanılmadığını, davacının takip tatihi itibarıyla işlemiş faiz talebinin değerlendirilmediğini, davacı alacağının kabulü halinde takip tarihi itibarıyla 72.254,69-TL tutarının talep edilebileceği sonucuna ulaşıldığı kanaatine varıldığını, davacı alacağının kabulü halinde davacı acente ...'nin, 24.08.2016 takip tarihi itibarıyla davalı açente ...

Ltd. Şti.'den 72.254,69-TL alacak tutarını talep edebileceğine..."dair rapor tanzim edilmiştir. Sunulan rapor taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş, hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... Sigorta acentesi davacı ... tarafından, dava dışı ... San.

Ve Tiç, A.Ş. adına düzenlenmiş olan dava konusu sigorta poliçesi bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, takip ve dava konusu poliçelerin düzenlenmesine aracı olan davalı acente ... Sigorta Ltd, Şti.'ne, dava konusu düzenlenen 05.01.2016 tarihinde toplam 79.520,90 TL ödeme davacı ... Sigorta Ltd. Şti. kayıtlarında kayıtlı olduğu, söz konusu poliçelere istinaden kısmi tahsilat yapıldığı, dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic.

A.Ş.'nin takip tarihi itibarıyla 72.254,69 TL borçlu durumda olduğu, davacı şirket takip talebinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz talep etmekte ise de davalı şirket adına keşide edilen herhangi bir temerrüt ihtarnamesine dosya kapsamında rastlanılmalığından davanın kısmen kabulü kanaatine varılarak,

aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının, düzenlemiş olduğu poliçe bedelleri nedeniyle ticari faiz oranları üzerinden faiz talep edebileceğine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalının hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,

''DAVANIN KISMEN KABULÜNE;Davalının İstanbul ...İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin 72.254,69 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını, usulsüz tebligat yapılarak savunma haklarının ellerinden alındığını ve davaya karşı hiçbir savunma yapamadan tamamen yokluklarında işbu kararın verildiğini, yapılan incelemelerde de tebligatın şirket yetkililerine yapılmadığının tespit olunduğunu;Davacı ... şirketinden alınan Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi bedelinin tamamının da kendilerine nakden ödendiğini, kendilerin de primlerini peşinen ödedikleri bu sigorta poliçelerinden ötürü dava dışı ...

San. Tic. A.Ş.'den alacakları olduğunu, haklarında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak kendilerinden bu borcun tamamını tahsil edemediklerini;T.C.

Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının 07.04.2011 tarih ve 2011/5 sayılı sektör duyurusunda poliçede yer alan makbuz hükmünde ibaresinin tahsil edilen primin varlığı ve nispetine bağlı olarak sonuç doğuracağının değerlendirildiğini, TTK'nın sigortacı ile sigortalının borç ve yükümlülüklerini genel hükümlerde düzenlediğini, TTK'nın 1421. Maddesinde.

“Sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksitin ödenmesi ile başlayacağı'nın belirtildiğini, TTK m.1434'de sigorta priminin ödenmemesine ilişkin neticelerin düzenlediğini, madde 1434 (2)'de "'ilk taksiti veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim zamanında ödenmemiş ise, sigortacı ödeme yapılmadığı sürece sözleşmeden 3 ay içinde cayabilir, bu süre vadeden başlar, prim alacağının muaccelliyet gününden itibaren 3 ay içinde dava veya takip yolu ile istenmemiş olması halinde ise sözleşmeden cayılmış olunur'' denildiğini.

TTK m. 1434 hükmü ile öncelikle tüm sigorta branşları için geçerli olacak genel bir temerrüt hükmü getirildiğini, zorunluluk sigortaları 1483-1486 maddelerinde düzenlenmiş olup, TTK m. 1485'in işbu sorumluluk sigortalarına genel hükümlerinin uygulanacağını açıkladığını, TTK'nın 1485. maddesi gereğince davaya konu edilen poliçeler yönünden genel hükümlerde yer alan primin ödenmemesine ilişkin madde 1434/2'nin uygulama alanı bulacağını, TTK madde 1434-2 hükmünde ''sigortacının 3 ay içinde dava açmayarak sessiz kalması halinde sözleşme ortadan kalkmaktadır'' şeklinde düzenleme bulunduğunu,

bu konuda sigorta ettirene bildirim yapılmasının aranmadığını, prim alacağının muaccelliyet tarihinden itibaren 3 ay içinde dava veya takip yolu ile talep edilmesi halinde sigorta poliçesinin yürürlükte kaldığını, primin muaccel olmasının poliçenin düzenlenmesi ile başladığını, sigortacının temerrüt hükümlerine dayanak primin tahsili için dava açmasının yada icra takibini başlatmasının sadece cayma hakkını sona erdirdiğini, sigortacının sorumluluğunu başlatmayacağını, sigortacının sözleşmeden 3 ay içinde cayma hakkına sahip olduğunu,

yine aynı hüküm gereği prim alacağının 3 ay içinde dava veya takip yolu ile istenmemesi durumunda ise 3 ayın sonunda sözleşmeden cayılmış sayıldığını, buna göre sigortacının cayma hakkını kullanmasının şartlarının prim alacağının muaccelliyeti, 3 ay içinde primin ödenmemesi, bildirim veya icra takibine başlanmaması olarak sayılabileceğini.

TTK.da ''cayma''nın sigortacı için tanınmış seçimlik bir hak olarak düzenlendiğini, sigortacının isterse caymadan vazgeçip 3 ay içinde primlerin tahsilini dava edebileceğini, sigortacının doğrudan cayma beyanını ileterek yada 3 ay sessiz kalarak cayma hakkını kullanmasının prim talep hakkından vazgeçtiği anlamında olduğunu, cayma ile sigorta sözleşmesi geçmişe etkili olarak bütün sonuçları ile birlikte ortadan kalkacağından caymanın gerçekleşmesi ile sigortacının prim talep etme hakkının da sona erdiğini, davaya konu olay incelendiğinde davacı ... şirketi acentesinin TTK.

1434/2 maddesinde yer alan 3 aylık süre içinde icra takibi başlatmadığı anlaşıldığından prim talep etme hakkının da sona erdiğini, usulsüz tebligat yapılarak savunma haklarının ellerinden alındığından ve yerel mahkeme tarafından bu hususlar incelenmediğinden eksik ve hatalı bu karar tesis edilerek mağdur olmalarına neden olunduğunu, yapılacak tetkik ve inceleme neticesinde bu sigorta poliçe bedellerinin davacı şirkete peşin olarak ödendiği ve poliçelerin makbuz yerine geçtiğinin tespit olunacağını beyanla İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/114 Esas,

09.11.2021 tarih ve 2021/ 646 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, dava dışı sigortalı adına düzenlenen ZMMS poliçeleri prim bedellerinin, poliçelerin düzenlenmesine fiilen aracılık ettiği ve sigortalıdan prim bedellerini tahsil ettiği iddiası ile davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf, davalının aracılığı ile acente olarak dava dışı ... San. Tic.

A.Ş. adına zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçeleri düzenlediğini, sigorta primlerinin acente olarak sigorta eden ...

Sigorta A.Ş.'ye ödendiğini ve dava dışı sigortalıdan tahsili için takip başlatıldığını, dava dışı sigortalının takibe itirazı üzerine aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, bu davada davalı sigortalının aracı olarak eldeki davada davalı şirkete ödeme yaptığı ve kendisinin ancak davalı şirketten talepte bulunabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalı ile defalarca görüşme yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiş,

Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; yargılama sırasında davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, tebligat yapılan kişilerin şirket yetkilisi olmadıkları, davacıya poliçe prim bedellerinin nakden ödendiği, peşinen ödenen prim bedelleri için dava dışı sigortalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ve borcun tamamının dava dışı sigortalıdan tahsil edilemediği,

davacının TTK'nın 1421 ve devamı maddeleri uyarınca prim alacaklarının muaccel olmasından itibaren üç ay içerisinde sözleşmeden cayabileceği, bu süre içerisinde takip başlatılmaması veya dava açılmaması halinde sigorta sözleşmesinden cayılmış sayılacağı, üç aylık süre içerisinde takip veya dava açmayan ve bu şekilde cayma hakkını kullanan davacının prim talep etme hakkından vazgeçtiğine ilişkindir.Hükmi şahıslara tebligatın usulü 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20 ve 21. maddelerinde düzenlenmiştir.

İlgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca tüzel kişi veya işletmelere çıkartılacak tebligatlar, tüzel kişi veya işletmenin yetkili kişilerine tebliğ edilir. Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişilerin, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olmaları durumunda tebligat, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. Bu kişilerin de bulunmaması hâlinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.

Somut olayda; dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine dair tebligatın davalı şirketin "... Caddesi, ... Apt.

No: ..., D:..., Beşiktaş/İstanbul" adresinde muhatabın iş takibinde olması sebebiyle daimi çalışan, ehil ve yetkili olduğunu beyan eden ... adına, duruşma erteleme tutanağının aynı adreste muhatabın iş takibinde olması sebebiyle daimi çalışan, ehil ve yetkili olduğunu beyan eden ... adına, 28/06/2021 tarihli ara kararın aynı adreste muhatabın iş takibinde olması sebebiyle daimi çalışan, ehil ve yetkili olduğunu beyan eden ... adına ve gerekçeli kararın aynı adreste muhatabın iş takibinde olması sebebiyle daimi çalışan, ehil ve yetkili olduğunu beyan eden ... adına tebliğ edildiği, davalı şirketi münferiden temsile yetkili müdürün ... olduğu,

tebligatta anılan kişinin iş takibinde olması sebebiyle yerinde bulunamadığının belirtilmesinden sonra şirketin müdürü/temsilcisinden sonra evrak teslim almaya yetkili olduğu tespit edilen kişilere yapıldığının şerh edildiği, yapılan tebligatlarda Tebligat Kanunu ve ilgili yönetmeliğin yukarıda açıklanan hükümlerine aykırılık olmadığı, kaldı ki gerekçeli kararın yargılama sırasında tebligat yapılan ...'a tebliğ edildiği, bu tebliğ üzerine davalı tarafın süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunduğu ve anılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürmediği,

yine istinaf dilekçesinde tebligat yapılan kişilerin davalı şirket adına tebligat almaya yetkili müstahdem ya da memur olmadıklarını gösterir bir delilin sunulmadığı, bu minvalde tebligatların usulsüz olduğu ve savunma hakkının kısıtlandığına dair istinaf sebebinin haksız olduğu anlaşılmıştır.Bu tespitler ışığında diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresi içerisinde davaya cevap vermediği ve bu itibarla davayı tümden inkar etmiş olduğu, yani münkir sayıldığı,

istinaf dilekçesi ile ancak inkar kapsamında davacı ile arasında ticari ilişki ve bu ilişki sebebiyle davacıya borcunun bulunmadığına dair sebepleri ileri sürebileceği, bu durumun tek istisnasının ödeme iddiası olduğu, ödeme iddiasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği, her ne kadar davalı taraf istinaf dilekçesinde davacıya peşin olarak ödeme yaptığını iddia etmiş ise de, davacı tarafından dava dışı sigortalı aleyhine açılan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/164 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alındığı üzere,

fiilen aracılık ettiği sigorta poliçelerinin primlerini dava dışı sigortalıdan aldığı ancak istinaf dilekçesinin ekinde bu ödemeyi davacıya yaptığına dair bir delil sunmadığı, dolayısıyla ödeme iddiasının dinlenemeyeceği, ödeme iddiasından sonra ileri sürülen diğer istinaf sebeplerinin ise gerek ödeme iddiası ile çelişmesi, gerekse ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülmesi nedeniyle HMK'nın 357. maddesi gereği değerlendirmeye alınamayacağı ve davalının istinaf başvurusunun tümü ile haksız olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 4.935,72 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.234,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.701,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/808, K. 2024/1831, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/808
Karar No
2024/1831
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/808 K.2024/1892
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/809 K.2024/751
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/810 K.2024/731
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/810 K.2024/1744
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/810 K.2024/1995
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/811 K.2024/1793

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.