İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1387 K.2026/380

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/1387Karar2026/380Tarih2 Mart 2026Okuma10 dk · 1.904 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Mart 2026
Dosya no
2023/1387 Esas
Karar no
2026/380 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas no
2023/121 Esas - 2023/491 Karar
Tarihi
03/05/2023
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.904 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine senet nedeniyle başlatılan icra takibinde öncelikle davacının adresinin ... olduğundan yetkiye itiraz ettiklerini, yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Dairesi ve Mahkemelerinin olduğunu, davalı, davacıdan alınan teminat senedini gerçeğe aykırı düzenlenemek suretiyle kendisini alacaklı olarak göstertiğini, takibe konu senette alacaklı görünen davalının alacaklı sıfatı olmayıp gerçekte ticari ilişki kurulan senedin teslim edildiği şirketin yetkili ortağı olduğunu, davacı iş bu senedi ticari ilişkiye istinaden teminat senedi olarak verdiğini,

davalı iş bu senedi gerçeğe aykırı doldurmak sureti ile kendi adına alacaklı sıfatı ile düzenleyip haksız çıkar sağlamak amacı ile icra takibine konu ettiğini, davacının davalıya borcu olmadığını, icra takibine konu senedin teminat senedi olmakla tahsil kabiliyeti olmadığından icra takibinin iptali için Büyükçekmece 2.İcra Hukuk Mahkemesi 2022/1045E sayılı dosya ile dava açıldığını, talep reddedildiğinden menfi tespit davası açtıklarını beyanla takibin iptaline, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, senet bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,

yargılama sonuna kadar takibin tedbiren durdurulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 03/05/2023 tarih ve 2023/121 Esas - 2023/491 Karar sayılı kararında;"...Davacı tarafından senedin açık olarak düzenlendiği, teminat amacıyla verildiği ve davalının senedi anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddia edilmiş, delil dilekçesinde senedin keşideci adı, imzası, vade tarihi ve miktarı yazılı olarak verildiği, bu senedin fotokopisinin altında "borç kapatıldığında senet iade edilecektir" ibaresiyle ...şirket kaşesi ve imzasının bulunduğu görülmüştür.

İcra takibinin ...şirketinin yetkilisi tarafından açıldığı sicil bilgilerinden anlaşılmakla, senedin davalı tarafından lehtar kısmı gerçek kişi olacak şekilde anlaşamaya aykırı doldurulduğu ispatlandığından, davalı kötü niyetli kabul edilerek davanın kabulü ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile,

''1-Davanın KABULÜ ile; Davacının; .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasından, takibe konu, .../04/2021 vade tarihli, 100.000,00 TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin borçlu -davacı yönünden İPTALİNE, 2-Davacı aleyhine başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İİK'nun 72/5. Maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 20.000,00-TL kötü niyet tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatinin tebliğine ilişkin çıkarılan tebligatın usulsüz olduğunu, tebligatta davalının işyerinde olması eşine tebligat yapıldığının belirtildiği ve ...'ın imzasının alındığını, ancak nüfus kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davalının eşinin ... olmadığını, somut davanın ticari dava olmadığını ve bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu senedin tarafların yetkili bulundukları şirketlerin mevcudiyeti sebebi ile ticari ilişki oluşturduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,

tarafların çalıştığı veya yetkili bulunduğu şirketler arasında bir ticari ilişki olmasının tarafların kendi şahısları adına hareket edemeyeceği anlamına gelmediğini, kaldı ki davacı ...'nın müvekkilin şirket ile ilişki içinde olduğu iddia edilen şirkette resmi kayıtlarda yetkili sıfatına sahip olmadığını, İTO kayıtlarında da görüleceği üzere ...'nın şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, 1/9/2020 tarihinde görevine son verildiğini, gerek senet üzerinde gerekse dosya kapsamında incelenen belgelerde senedin şirketler arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlendiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını,

uyuşmazlık konusu senedin tarafların şahsi ilişkisinden kaynaklandığını, buna delalet eden en büyük delillerden birinin ise senet olduğunu, takip dayanağı senette şirket imzaları bulunmadığını, şahıslar tarafından imzalandığını, .... A.Ş. ile müvekkilin yetkilisi olduğu ...Ltd. Şti.

Arasında ilişki farklı olduğunu, iki şirket arasında bir ticari ilişki olmasının da takibe konu senedi geçersiz hale getirmeyeceğini, şirketler arası alacağın ayrı, taraflar arasındaki senede konu alacağın ayrı olduğunu, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan yargılamanın yazılı usule tabi olduğunu, davanın eksik harç ile açıldığını, ........ İcra Müdürlüğünün ......

Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi hakkında davacı tarafından Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/1045 Esas sayılı dosyası ile İcra Takibine İtiraz (Borca İtiraz) davasının reddine karar verildiğini, dava konusu senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve teminat senedi olduğu iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, ancak davacı tarafından bu hususa ilişkin yazılı bir delil sunulmadığını, davacı tarafın davaya konu senedin fotokopi suretini ileri sürerek ve bu eke dayanarak senedin sonradan doldurulduğu iddia ettiğini,

davacı tarafından sunulan fotokopinin hangi senet olduğu anlaşılamadığı gibi, fotokopinin hangi senedin hangi aşamasında alındığının da bilinmediğini, davacı tarafından verdiği senetin doldurulup teslim edilmeden hemen önce fotokopi alınmamasının müvekkilin sorumluluğunda olmadığını, bu nedenle fotokopi olarak sunulan senedin gerçeği gösterdiğinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenle fotokopi olarak sunulan senedin davacının iddialarına dayanak olduğu ve yine davacı iddialarına göre gerçeği gösterdiğinin kabul edilemeyeceğini, sonuçta sunulan fotokopide yer alan imzanın davacıya ait olduğunu,

iddia edilen kaşe de imzasız olduğundan ve istenilen her matbaada yaptırılması kolay olduğundan davacı tarafından borçtan kurtulmak amacı ile gerçeğe aykırı belge yaratılmaya çalışıldığını, sunulduğu iddia edilen fotokopi bononun takibe konu bono olup olmadığının belirli olmadığını, her zaman ve herkes tarafından tek taraflı olarak düzenlenebilecek bir belge olduğunu, senet üzerinde aslının onaylandığına dair bir bilginin yer almadığını, onaysız bir fotokopinin hükmünün bulunmadığını, söz konusu fotokopi belgede davalı tarafından atılmış bir imza bulunmadığını,

davacı tarafça ileri sürülen senet fotokopisinin varlığı kabul edildiğinde dahi yazılan ifadenin senedin teminat senedi olarak verildiği ispatlamadığını, taraflar arasında bir borç ilişkisinin varlığını gösterdiğini, dosya kapsamında sunulan senet fotokopisinde ''borç kapandığında iade edilecek'' yazdığını, bu hususun senedin teminat senedi olmadığına işaret etmekle birlikte bir borcun varlığını da kabul anlamına gelmediğini, davacı yanın dava dilekçesinde sunmuş olduğu iddiaları değerlendirildiğinde senet üzerindeki imzaya itiraz edilmediği ve bu senedin bir borca binaen verildiğinin açıkça göstergesi olduğunu,

bu durumda davacının borcu ödediğini ispat etmesi gerektiğini, dosya kapsamında borcun ödendiğine dair bir ispat sunulmadığını, bu durumda işbu senedin geçerli olduğunun kabulünün gerektiğini, tarafların şahısları arasında birden çok alacak - borç ilişkisi ve bahse konu ....... firması ile .......firması arasında ticari ilişki olduğunu, bu kapsamda birden fazla senet düzenlendiğini, ancak davacı tarafından sunulan fotokopinin alınan hangi senede ilişkin olduğunun anlaşılmadığını, taraflar arasında uzun vadeli iş ve işlemler olduğunu, ödeme yapılarak icraya konu olmayan senetler olduğunu,

bu nedenle sunulan senetin davacının ödeyerek iade aldığı senetlerden biri olup olmadığı ya da hangi senet olduğunun ödeme yapılıp teslim alınanlardan mı yoksa iddia ettiği gibi ....

A.Ş. ve ...Limited Şirketinden mi kaynaklandığı anlaşılamadığı gibi takibe konu senet olmadığının içeriğindeki bilgilerden açık olduğunu, kötü niyet tazminat şartlarının oluşmadığını, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava konusu icra takibi dayanağı bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatı takdirine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dava konusu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen kambiyo senedi vasfında olan bonodan kaynaklandığı, bu sebeple iş bu davanın TTK'nın 4/1-a maddesi uyarına mutlak ticari dava olduğu ve TTK'nın 5/1 maddesi uyarınca görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu açık olmakla davalı vekilinin görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ve yazılı yargılama usulünün uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı adına çıkarılan dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalının ... Mah. ... Cad. No:.

İç Kapı No:... ..../İstanbul adresinde iş yerinde olduğu gerekçesiyle muhatap ile aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden ve görünüş itibariyle 18 yaşını bitirmiş ve ehliyetli olan eşine teslim edildiğinin belirtildiği, tebligat şerhinin ... tarafından imzalandığı, davalının nüfus kaydı incelendiğinde davalının eşinin... olduğunun görüldüğü, ...'ın ise davalının kızı olduğu ve 02/10/2000 doğumlu olup, tebligat tarihinde 18 yaşını doldurduğunun ve mernis kayıtlarına göre tebligat tarihinde ve halen davalı ile aynı adreste yaşadığının anlaşıldığı,

buna göre tebligatın davalının kızı ...'a yapıldığı ve sehven tebligat mazbatasına eşi olarak belirtildiği anlaşılmakla yapılan tebligat usulüne uygun olduğundan davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın .....

İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasına konu 30/04/2021 vade tarihli, 100.000,00 TL'lik bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğunun belirlendiği, bu tespite davacı tarafından itiraz edilmediği, davacı tarafından uyuşmazlık konusu bono bedeli üzerinden nispi peşin karar ve ilam harcının yatırıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin harcın eksik yatırıldığına ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.

Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, dava konusu icra takibi dayanağı bononun davalının yetkilisi olduğu ...Limited Şirketine aralarındaki ilişkiye istinaden teminat senedi olarak verildiğini, ancak senedin davalı tarafından anlaşmaya ve gerçeğe aykırı olarak doldurularak icra takibine konulduğunu ileri sürerek bono ve takibe konu alacaktan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından davacının ileri sürdüğü iddialar inkar edilmiş sayılmıştır.

Davacı dava konusu bonodaki imzasını inkar etmemiştir. Davacı tarafından imzası inkar edilmeyen bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve teminat senedi olarak verildiği iddiası davalının kabulü olmadığı sürece ancak yazılı belge ile ispatlanması gerekmedir.

Davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ispatı için dava konusu bononun şirkete verilirken alındığı iddia edilen fotokopisine dayanıldığı, söz konusu fotokopide bononun düzenleme yerinin, tarihinin, lehtar kısmının, yazı ile yazılan bedel kısmının ve bedelinin ne şekilde alındığına ilişkin kısımların boş olduğu, ödeme günün 30/04/2021 tarihi, rakam ile bedel kısmının 100.000 TL olduğu, ödeyecek kişi olarak davacının isim ve soy isim, kimlik numarasının ve imzasının bulunduğu, evrakın alt kısmında el yazılı ile "Borç kapandığında senet geri iade edilecektir." ibaresi ile altında imza ve ...Limited Şirketine ilişkin kaşe bulunduğu, ......

İcra Müdürlüğünün...... esas sayılı dosyasında keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan 23/03/2021 keşide tarihli 30/04/2021 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, keşide yerinin ..../İstanbul, ödeme yerinin ....Mah. ... Sk. No:..... .../İstanbul olduğu bononun takibe konulduğu görülmüştür. Mahkemece dava dilekçesi ekinde sunulan fotokopi evrak dikkate alınarak senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak Mahkemece taraflar arasındaki anlaşmanın ne şekilde olduğu, hangi gerekçe ve delile göre anlaşmaya aykırı doldurulduğu, tarafların gerçek kişi olduğu gözetildiğinde fotokopi evraka ve üzerinde yazılan ibareye ve imzaya ilişkin davalının beyanları alınmadan bu ibarenin bononun anlaşmaya aykırı dolduruluğunu ne şekilde gösterdiği açıklanmadığı gibi davacı tarafından iddia edilen hususlara ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/42205 soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunulmasına ve dosyaya delil olarak dayanılmasına rağmen dosya akıbetinin sorularak bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususunda olumlu/olumsuz

karar verilmeden, dosya içeriği ve tarafların tüm delileri toplanmak, iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar oluşturulmadığı gibi Mahkemece davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi yanında ayrıca icra takibinin iptaline de karar verme yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirme yapılmadığı ve eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;

-BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/05/2023 tarih ve 2023/.... Esas- 2023/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1387, K. 2026/380, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1387
Karar No
2026/380
Tarih
2 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1389 K.2026/478
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1390 K.2026/469
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1392 K.2026/470
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1392 K.2026/269
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1394 K.2026/471
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1399 K.2026/440

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.