İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1926 K.2023/1773

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/1926Karar2023/1773Tarih8 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.403 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Kasım 2023
Dosya no
2023/1926 Esas
Karar no
2023/1773 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2023/363 Esas - 2023/645 Karar
Tarih
22/06/2023
Dava
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.403 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. Arasında ...

Lisesinde kullanılmak üzere 35 adet akıllı yazı tahtası ile 64 adet beyaz deluxe yazı tahtasının satışı için anlaşmaya varıldığını, ürünleri fen lisesine 30/08/2018 tarihinde teslim ettiğini ve kurulumunu tamamladıklarını, satış bedeli olarak ... tarafından 30/11/2018 vadeli 71.300 USD tutarında verilen çekin karşılıksız çıktığını, yapılan görüşmeler sonrası söz konusu eğitimin kurumunun bütün aktif ve pasifiyle birlikte davalıya devredildiğinin öğrenildiğini, ancak yapılan ihtarnameye rağmen davalı tarafından satış bedelinin ödenmediğini,

yapılan devir sözleşmesinde "borç ve alacaklarının vadesi gelmemiş olanlar da dahil olmak üzere devraldığı" ibaresinin de yer aldığını, davalının kötü niyetli olarak borcunu ödemediğini, satılan akıllı yazı tahtalarının da halen kullanıldığını, satılan ürünlerin kolayca sökülebilen ve başka bir yere götürülebilecek ürünler olduğunu kaçırılması ve devir ile birlikte akıllı tahtaların teslim alınmadığının kötü niyetli bir şekilde iddia edilmesinin muhtemel olduğunu bu nedenle teslim ve kurulumu yapılan akıllı tahtaların halen kullanıldığının tespitini talep ettiklerini belirterek davanın kabulü ile,

satış bedeli olan 71.300USD'lik alacağın şimdilik 1.000 USD lik kısmının, 30/11/2018 tarihinden itibaren, USD mevduatına kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami faizi ile borcu devralan davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının delil tespitinde bulunmasını gerektirecek hukuki yararı bulunmadığını, davacının iddia etiği gibi davalının sorumluluğunu doğuracak nitelikte işlemin ancak ticari işletmenin devri ile mümkün olduğunu, anılan işlemin işletme devri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, işlemin bir Özel Öğretim Kurumu Ruhsatnamesi devri olduğunu, kurumun alacakları ve borçlarının devri ile ifade edilmek istenen işletmenin devrindeki gibi tüm unsurları, aktif ve pasiflerin tamamının devri değil, özel öğretim kurumu ruhsatnamesinin kullanım hakkı,

eğitim gören öğrencilerin kurum ile yaptığı anlaşmalar nedeniyle yapılan ödemeler, yine istihdam edilen personellerin hakları ve bunun gibi sadece öğretim kurumu faaliyetinde yer alan unsurlar olduğunu, davacının dava dışı ... Ltd.

Şti.ile yapmış olduğu satış sözleşmesi niteliği itibariyle nisbi nitelikte olduğunu ve sadece tarafları bağladığını, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkilini bu sözleşmeye dayanarak borçlandırmanın mümkün olmayacağını, yapılan keşifte satılan ürünlerin müvekkili tarafından değil ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkili devir aldığnı Özel Öğretim Kurumu Ruhsatnamesini noterde yapılan devir sözleşmesi ile ... Hizmetleri Tic. Ltd.

Şti.ne devrettiğini, dolayısıyla dava dışı şirkete satılan ürünlerin müvekkili tarafından kullanıldığı iddiasın gerçek dışı olduğunu belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 22/06/2023 tarih 2023/363 Esas 2023/645 Karar sayılı kararında; "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: davaya konu borcun birleşen dosya davalısı tarafından mahkememizce verilen karar istinaf edilmeyerek davalı bakımından keşinleşmesi sonunda icra dosyası kapsamında infaz edilmiş ödendiği dikkate alınarak artık kesinleşen mahkeme ilamı sonucunda alacak ödendiğinden yeniden davanın esas bakımından incelenmesinin mümkün olmaması ve davanın bu sebeple konusuz kaldığı anlaşılmış olup tahsilde tekerrür olmaması gerektiği dikkate alınarak davacının talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

dava tarihi itibariyle gelen belgeler alınan raporlar davacının dava açmakta haklı olduğu kesinleşen mahkeme ilamı da dikkate alınarak HMK 331.madde uyarınca davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..."gerekçesi ile, 1-Asıl dava bakımından davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Yatırılan teminatın davacıya iadesine, karar verilmiş ve karara karşı Asıl davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı, dava dışı ... Ltd. Şti’ne satmış olduğu 35 adet akıllı yazı tahtası ile 64 adet beyaz deluxe yazı tahtasının bedeline karşılık 71.300 USD bedelli 30.11.2018 keşide tarihli çek alındığını, çekin karşılıksız çıktığını, dava dışı şirketin tüm aktif ve pasif malvarlığının T.C. Büyükçekmece ...

Noterliği’nin 05.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı Devir Sözleşmesi ile davalıya intikal ettiği iddiası ile dava dışı şirket tarafından ödenmeyen bedellerin davalı tarafından ödenmesinin talep ve ihtar edildiğini ancak netice alınamadığını, bu nedenle huzurdaki dava ile ödenmeyen bedellerin müvekkilden tahsiline karar verilmesini talep etiğini, Yerel mahkeme önceki kararında müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan T.C. Büyükçekmece ...

Noterliği’nin 05.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı Devir Sözleşmesi ile şirketin Türk Borçlar Kanunu 202. maddesine göre aktif ve pasifleri ile birlikte devralındığının anlaşıldığını, davalının ısrarla defter sunmaktan imtina ettiğini, bu sebeple de davacı defterleri ve bilirkişi raporunda yer alan tespitlere dayanarak davanın kabulüne karar verdiğini, yerel mahkemenin davanın kabulüne dair önceki karardaki gerekçesinin uyuşmazlığın çözümü ile hiçbir ilgisi olmadığı gibi,

talep doğrultusunda hiç bir tahkikat yapılmadan verilen karar tarafımızca istinaf edilmiş ve istinaf incelemesinin yapıldığı İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 2021/116 E. Sayılı dosyasından verilen 2023/589 K. Sayılı kararı ile sayın mahkemenin önceki kararı kaldırıldığını, istinaf kararında da belirtildiği üzere dava dışı ... Ltd.

Şti. tarafından ödeme olarak çek verilmiş olması karşısında çekin hukuki niteliğinin ödeme aracı olduğu dikkate alınarak yargılama yapılmalı ve buna göre hüküm kurulması gerekirken ilk derece mahkemesince diğer davalı tarafından önceki kararın istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olması ve davaya konu icra dosyası borcunun da bu minvalde diğer davalı tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle istinafa konu kararın verilmesinin hiç bir surette yasal uyarlığı bulunmadığını, Tarafların sözleşme ile ortaya koymak istedikleri iradenin, sözleşmenin konusunun,

amacının ve sözleşmeye bağlanan sonuçların ne olduğunun ortaya çıkartılması gerektiğini, sözleşmenin 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre zorunlu şartlar ihtiva ettiğini ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğinin savunulduğunu ancak yerel mahkeme müvekkili ile davacı arasında ticari bir ilişki varmış gibi hareket ederek defter incelemesi yaparak sonuca gitmeye çalıştığını, sözleşmenin mahkemece yeterince incelenmemesi neticesinde birbirini takip eden yanılgılara dayanıldığını, Müvekkili dava dışı ...

Ltd.

Şti'ni veyahut bir işletmeyi tüm aktif ve pasifi ile devralmadığını, dava konusu sözleşme ile de bu tür bir devrin gerçekleştiğini kabul etmek hukuken olanaksız olduğunu, zira ticari işletmenin devrinden söz edebilmemiz için işletmenin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığının ve benzeri unsurların devredilmesi ve bunun tescil ve ilan olunması gerektiğini, bu işlem ile devreden şirket bütün unsurları ile birlikte devralana geçtiğinden devredenin tacir sıfatı da ortadan kalktığını, dava dışı ...

Ltd. Şti’nin tacir sıfatı ve tüzel kişiliği son bulmamış olup, müvekkiline yaptığı ruhsat devirlerinden sonra da tüzel kişiliğini devam ettirerek faaliyetine devam ettiğini, bu bağlamda ticari işletmenin devri için yukarıda izah ettiğimiz hiçbir şart davacının dayanağında yer almamakta olup anılan işlem bir "Özel Öğretim Kurumu Ruhsatnamesi" devri olduğunu, Anılan sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere sözleşme konusu “... Mah. ... Sk. ... Blok No:...

İç Kapı No:... adresinde bulunan ... LİSESİ’nin devri ” olarak ifade edilmiş ve yine devrin “ T.C.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından verilme, 31.08.2018 tarih 95778074/405.01/15232822 sayılı Özel Öğretim Kurumu Ruhsatnamesi belgesine nazaran” yapıldığı belirtildiğini, anılan devir sözleşmesi tamamen 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin aradığı şekli şartları yerine getirmek amacıyla yapıldığını, İlgili yönetmeliğin Devir ve Kurucu Temsilci Değişikliği başlıklı 14. Maddesinde devre ilişkin esaslar belirtilmiş olmakla,

c) bendinde de devir için aranan sözleşmenin niteliği “Kurumun borç ve alacaklarının vadesi gelmemiş olanlar da dâhil olmak üzere, kurumu devralan veya devredilen gerçek kişi veya tüzel kişilik tarafından üstlenildiğini gösterir noterlikçe düzenlenen devir senedi,” olarak ifade edildiğini,Dava konusu sözleşmede yer alan hükümler, işlemin geçerli olabilmesi için yasal mevzuatın aradığı ve hatta zorunlu kıldığı şartları ihtiva eden “ Özel Öğretim Kurumu Ruhsatnamesi ” devrine ilişkin olduğunu, yönetmelikte ve sözleşmede yer alan kurumun alacakları ve borçlarının devri ile ifade edilmek istenen de işletmenin devrindeki gibi tüm unsurları,

aktif ve pasiflerin tamamının devri değil, özel öğretim kurumu ruhsatnamesinin kullanım hakkı, eğitim gören öğrencilerin kurum ile yaptığı anlaşmalar nedeniyle yapılan ödemeler, yine istihdam edilen personellerin hakları ve bunun gibi sadece öğretim kurumu faaliyetinde yer alan unsurlar olduğunu, yerel mahkemece verilen karara göre, müvekkili ile aralarında gerçekleşen ruhsat devri sözleşmesine istinaden dava dışı şirketin diğer tüm borçlarından müvekkilinin sorumluluğuna gidilebileceğini bu durumun hukuken izah edilebilirliği ve kabul edilebilirliği bulunmadığını, davacının, dava dışı ...

Ltd. Şti ile yapmış olduğu satış sözleşmesi, niteliği itibari ile nisbi nitelikte olmakla, sadece tarafları bağlamadığını, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkilinin, bu sözleşmeye dayanarak borçlandırılmasının mümkün olmadığını, Davacının dava dışı ... Ltd.

Şti ile yapmış olduğu satış sözleşmesi niteliği itibari ile nisbi nitelikte olmakla sadece tarafları bağladığını, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkilinin bu sözleşmeye dayanarak borçlandırmanın mümkün olmadığını, davacı dava dilekçesinde satılan ürünlerin bedelini çek olarak aldığını beyan ve ikrar ettiğini, bilindiği üzere çekin bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiğini ancak mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, dava konusu alacağın hem dava dışı ...

Ltd.

Şti.'nden hem de davalılardan tahsili sağlanarak davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olunduğunu, Davacı ile dava dışı şirket arasında kurulan alım satım ilişkisinin nispi nitelikte olmasının sonucu olarak söz konusu alım satıma ilişkin ürünlerin müvekkili tarafından ruhsatı devir alınan okulda kullanılmasına yönelik iddianın hukuki hiç bir karşılığının bulunmadığını, satılan ürünlerin müvekkili ve diğer davalı tarafından kullanıldığı iddiasına dayanan davacının bu beyanı hukuken dinlenebilir olmadığını,

satılan malların bir başkası tarafından kullanılması malı kullananın sorumluluğunu gerektirmeyeceği gibi davacının malı sattığı alıcıdan alacağını alamaması veya alacağına istinaden aldığı çekin karşılıksız çıkması durumunda alım satım bedelinin müvekkilinden tahsilini talep edebilmesine yasal olarak imkan vermediğini, mahkemece yaptırılan keşifte de satılan ürünlerin müvekkili tarafından değil, ...

Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin de devir almış olduğu "Özel Öğretim Kurumu Ruhsatnamesini", T.C. Kartal ... Noterliği’nin 19.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı “ Devir Sözleşmesi ” ile ... Limited Şirketi’ne devretiğini, dolayısı ile dava dışı şirkete satılan ürünlerin müvekkili tarafından kullanıldığı iddiası da bu bakımdan gerçek dışı bir iddia olduğunu, davacı ve dava dışı ... Ltd.

Şti. arasındaki bir hukuki ihtilaf olup şahsi hakkın 3. kişiye dermeyanı hukuken mümkün olmadığını, dava dışı ... Ltd.

Şti. tarafından davacıya çek ile ödeme yapıldığı hususu nazara alındığında ve çekin de bir ödeme aracı olduğu düşünüldüğünde davacının, dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkiden dolayı müvekkiline husumet yöneltmesi ve iş bu dava ile müvekkilinden alacak talebinde bulunmasının hiç bir surette yasal olarak uyarlığı bulunmadığını, dosyadan aldırılan bilirkişi raporunda dava dışı şirketin müvekkiline 1.299.089,00 TL borçlu olduğu tespiti yapıldığını, müvekkilinin dahi dava dışı şirketten bu miktarda alacaklı olduğu dikkate alındığında,

ruhsat devrine ilişkin resmi prosedür olarak yapılan ruhsat devri sözleşmesinin işletme devri olarak değerlendirilerek müvekkilin sorumluluğuna gidilmesi durumunda müvekkilinin dava dışı şirketten alacaklı iken bir de dava dışı şirketin borçları ile karşı karşıya kalmasının hukuki izahı bulunmadığını,

Mahkemece birleşen dosyanın davalısı tarafından ilk derece mahkemesinin önceki kararı istinaf edilmeyerek kesinleşmiş ve davaya konu icra dosyası borcunun da bu minvalde diğer davalı tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı yönünde karar verilmiş olması karşısında davanın açılmasına sebebiyet verildiği gerekçesiyle davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf aynı alacakla ilgili olarak iki ayrı dava açmış olup tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hak kazanılması yasal düzenlemenin amacına aykırı olduğunu,

Mahkemece verilen karar açıkça usule, yasaya, dosya kapsamına ve dahi İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 2021/116 E. Sayılı dosyasından verilen 2023/589 K. Sayılı istinaf kararına aykırı olduğunu, sadece davacı iddiaları esas alınarak değerlendirme yapıldığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile düzenlenen bilirkişi raporunun mutlak doğru kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarımız giderilmediğini, her ne kadar dava konusuz kalmış ise de müvekkili aleyhine yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti akımından hüküm kurulmuş olması nedeniyle istinafa konu kararının kabulünün mümkün olmadığını,

İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dairemizin 06/04/2023 tarih ve 2021/116 Esas - 2023/589 Karar sayılı kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen Dava; davacı tarafından dava dışı dava dışı ... Ltd.

Şti. arasında yapılan ticari satıma konu borcun ödenmediği iddiasıyla ticari işletmeyi devir alan davalılardan tahsili talebiyle açılan alacak davasıdır. Mahkemece, Asıl dava bakımından davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş ve karara karşı asıl davada davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İlk derece mahkemesince, birleşen Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/175 Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiği belirtilmiş ise de bu dosyanın asıl davadan tefrik edilmediği anlaşılmakla.

Mahkemece verilen gerekçeli karar başlığında birleşen Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/175 Esas sayılı dosyasın gösterilmemesi ve bu dosyanın kesinleştiği belirtilerek birleşen dosya yönünden de hüküm kurulmaması yerinde görülmemiştir.Asıl davada davalı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde. HMK’nın 331. Maddesinin birinci fıkrası.

“Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” şeklinde düzenlenmiştir.

Mahkemece, davaya konu borcun birleşen dosya davalısı tarafından mahkemece verilen karar istinaf edilmeyerek davalı bakımından keşinleşmesi sonunda icra dosyası kapsamında infaz edilmiş, ödendiği dikkate alınarak artık kesinleşen mahkeme ilamı sonucunda alacak ödendiğinden yeniden davanın esas bakımından incelenmesinin mümkün olmaması ve davanın bu sebeple konusuz kaldığı gerekçesiyle Dairemizin 06/04/2023 tarih ve 2021/116 Esas - 2023/589 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmayarak yukarıdaki şekilde karar verilmiş ise de.

Konusuz kalan asıl davada davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olduğu gözetilerek HMK’nın 331/1 maddesi uyarınca davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumları dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılmak suretiyle belirlenerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

(Yargıtay 3.HD 25/11/2020 tarih 2020/3302 E. 2020/7065 K. sayılı emsal kararı, Yargıtay 13 HD 20/11/2018 tarih 2016/4386 E., 2018/10931 K. sayılı emsal kararı, Yargıtay 19 HD 23/11/2016 tarih 2016/4502 E., 2016/15048 K. sayılı emsal kararı).

Açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Asıl davada davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/363 Esas - 2023/645 Karar sayılı kararının 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/11/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1926, K. 2023/1773, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1926
Karar No
2023/1773
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1927 K.2023/1781
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2023/1927 K.2023/1551
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/1927 K.2023/1982
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1927 K.2023/2111
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1928 K.2023/1846
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1928 K.2023/1816

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.