İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/196 K.2025/1462

DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Esas2023/196Karar2025/1462Tarih25 Eylül 2025Okuma10 dk · 1.998 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Daires

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
25 Eylül 2025
Dosya no
2023/196 Esas
Karar no
2025/1462 Karar
İncelenen dosyanın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2021/574 Esas - 2022/573 Karar
Tarihi
30/06/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.998 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 25/09/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacının 02/10/2019 tarihinde düzenlenen ... nolu irsaliye ile davalıya mal teslim ederek 03/10/2019 tarih ... nolu KDV dahil 22.109,08 TL tutarında fatura düzenlediğini, davalının söz konusu satın aldığı malların bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlattıklarını davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, itirazın iptali ile davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

davalı ile davacı arasında akdi bir ilşkinin bulunmadığı, davacının tek taraflı düzenlediği fatura ile alacak iddiasında bulunduğu, davalının davacıdan TSE standardında ürün almadığını, iddia edilen malın TSE standardında olmadığı ve uygunluğuna ilişkin TSE belgesi ve analiz raporu sunulmadığından ürünlerin davalı şirket tarafından kabul edilmediği, ayıplı olan üründen dolayı davalı şirketten alacaklı olunduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı,

davaya konu faturadan icra takibinde haberdar olduklarını, faturanın davalı şirkete ibraz edilmediğini, tek taraflı düzenlenen faturayı kabul etmediklerini, mal satışı ile davacı ile düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığını beyanla davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettikleri görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 30/06/2022 tarih ve 2021/574 Esas - 2022/573 Karar sayılı kararında;

".......Dava, ticari satıştan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu her iki tarafın kabulündedir. Uyuşmazlık noktası ise dava konusu ürünün ayıplı olup olmadığı ve bu ayıptan davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere satıcı satılan maldaki ayıptan sorumludur.

Ancak bu sorumluluğun doğması için TTK ve TBK’da ayıp ihbar süreleri düzenlenmiştir. Satışa konu malın açıkça ayıplı olması halinde teslimden itibaren 2 gün, açıkça ayıp olduğu belli değil ise 8 gün, ayıp gizli ayıp niteliğinde ise ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren makul sürede satıcıya ayıp ihbarında bulunulması gerekmektedir. Belirtilen bu sürelerde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunulduğu davalı tarafından ispat edilememiştir.

Bu nedenle davalının ayıplı ifa iddiasına itibar edilmemiştir. Takibe konu edilen fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Davacının ticari defterlerinin delil olarak kabul edilebilmesi için davalının defterlerindeki kayıtlar ile çelişmemesi gerekmektedir.

Davacının defterlerinde kayıtlı olan faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmaması halinde davacı mal veya hizmeti sunduğunu başka deliller ile ispat etmesi gerekir. Davacının dayandığı fatura irsaliyeli faturadır. İrsaliyeli faturada ürünün davalıya teslim edildiğine dair teslim alan kısmında ... ismi ve imzası bulunmaktadır. SGK kayıtlarının incelenmesinde bu kişinin davalı tarafın çalışanı olduğu anlaşılmıştır.

Davalı tarafta cevap dilekçesinde dava konusu ürünün kendisine teslim edildiğini ancak ayıplı olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının faturaya konu ürünü teslim ettiği kabul edilmiş ve fatura bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacı taraf her ne kadar takipten önce faiz talebinde bulunmuş ise de, takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir bilgi ve belge olmadığından dolayı takipten önce işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Alacak faturaya dayalı belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile.

İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 22.109,08 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 22.109,08 TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Usulüne uygun yapılmış bir takip bulunmasının itirazın iptali davasının görülmesi için dava şartı olduğunu, müvekkil şirket aleyhine usulüne uygun olarak yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip bulunmadığından eldeki itirazın iptali davası için dava şartının gerçekleşmediğini, bu itibarla davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Davanın faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, ortada götürülecek bir para borcunun da söz konusu olmadığını,

bu nedenle HUMK' nın 9. maddesinde belirtilen genel yetki kuralı gözetilerek takibin müvekkil şirketin ikametgahı olan Sivas İcra Dairelerinde yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin adresinin Sivas olmasına karşın icra takibinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünde başlatılmış olması itibariyle yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından davanın yetkisizlik nedeniyle reddinin gerektiğini ve dosyanın yetkili Sivas Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

Davacı-alacaklı tarafın müvekkile mal sattığını ve aralarında ticari ilişki bulunduğunu ileri sürerek tek taraflı düzenlediği 03.10.2019 tarih ... numaralı faturaya dayalı 22.109,08 TL asıl alacaklı olduğu iddiasıyla müvekkil aleyhine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası üzerinden haksız olarak icra takibi başlattığını, müvekkil tarafından borca ve ferilerine yönelik haklı itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, talep edilen alacağın işlemiş faiz, faiz oranı ve ferilerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Yerel mahkeme takibe konu alacağa dayanak olarak davacının tek taraflı düzenlediği 03.10.2019 tarih ... numaralı faturayı esas almak suretiyle sonucu gitmişse de, müvekkil firmanın belirtilen tarihlerde davacıdan TSE standartlarına uygun herhangi bir mal almadığını,

iddia edilen mal TSE standartlarına uygun olmadığından ve uygunluğuna ilişkin TSE belgesi ve analiz raporu sunulmadığından müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini ve kullanılmadığını, kararda ürünlerin ayıplı olduğuna dair düzenlenmiş bir tutanak ve davacıya yapılmış bir bildirim olmadığı kabul edilmişse de;

bu kabulün de hatalı olduğunu, zira malların ayıplı olduğuna dair yapılan bildirimi içeren, davacı şirketin TSE belgesi ve analiz raporunu sunamadığına ilişkin WhatsApp yazışmalarının dosyaya sunulduğunu, mahkemece bunlar görmezden gelinip eksik ve hatalı değerlendirmelerde bulunulduğunu, ayıplı olarak gönderilen maldan dolayı müvekkil şirketten alacaklı olunduğunun kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi ayıplı ve TSE standartlarına uygun olmayan ve kabul edilmeyen mala ilişkin tek taraflı olarak düzenlenen faturaya dayalı alacağın bulunduğunun ileri sürülmesinin de olanaksız olduğunu,

davaya konu faturanın icra takibi öncesi müvekkile tebliğ edilmediğini, müvekkilin bahse konu faturadan ancak icra takibi ile haberdar olduğunu ve hemen süresi içerisinde itirazda bulunduğunu, müvekkil firmanın davacıdan belirtilen tarihlerde TSE standartlarına uygun bir mal almadığını, iddia konusu ayıplı malın kabul edilmediğini, davacı tarafın müvekkilin mal aldığına ilişkin müvekkilin imzasını taşıyan herhangi bir belge, sözleşme ibraz etmediğini, alacağın varlığını göstermeyen tek taraflı olarak düzenlenmiş faturaya dayandığını, bu nedenle ortada bir alacak olmadığından açılan davanın reddinin gerektiğini,

Davacı şirket ile müvekkil arasında iddia konusu mal satışından kaynaklanan bir hukuki ilişki ve sözleşme olmadığını, konuya ilişkin müvekkilden sadır olmuş imzalı ve yazılı bir teyit ve malı teslim alma durumunun da olmadığını, bu noktada müvekkili temsile ve ilzama yetkili olmayan ...'ın imzasına dayanılmasının da olanaksız olduğunu, kaldı ki, fatura tarihi 03.10.2019 olan 01.10.2019 tarih A-... sayılı irsaliye ile gönderildiği iddia edilen malın fatura ve irsaliye tarihlerinden aylar önce 20.02.2019 tarihinde ... tarafından teslim alındığının iddia ve kabul edilmesinin de ayrı bir çelişki olduğunu, mal satışına dair bir hukuki ilişkinin,

alacağın, dahası sözleşmenin varlığının davacı alacaklı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacının bu hususu doğrular bir delil ortaya koyamadığını, Müvekkil şirketin, hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibine itirazının haklı sebeplere dayandığını, kötü niyetinin bulunmadığı sabit olmasına ve bu manada yasal şartlar oluşmamasına rağmen müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin gerçekte olmayan bir borca istinaden hakkında yapılan icra takibine ve ferilerine itirazlarının haklı olduğunu,

davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelere dayalı olarak davanın kabulüne ve müvekkilin icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki ticari satış sözleşmesi kapsamında, faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafından, ticari satış ilişkisi kapsamında para alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış, davalının vaki itirazı üzerine takip durmuştur. Davalı tarafça icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiştir. Mahkemece yetki itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı para alacaklısının yerleşim yeri Ümraniye/istanbul sınırları içindedir. HMK'nun 10 ve 6098 Sayılı TBK'nun Kanunun 89/1-1(Mülga 818 Sayılı TBK'nun 73/1-1) maddeleri uyarınca, para alacaklısı davacının yerleşim yeri itibariyle İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü ve Mahkemeleri yetkili olup, davalı yanın yetkiye yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Somut olayda, davacı tarafça 01.10.2019 tarih A-... nolu irsaliye ile dava konusu ürünlerin 02.20.2019 tarihinde davalıya teslim edildiği, davacının ürünlerin teslimi sırasında düzenlediği irsaliye üzerinde teslim alan bölümünde ... ismi ve imzasının bulunduğu, Sivas Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğünden gönderilen 03.01.2022 tarihli yazı ekindeki davalı şirketin Ekim-Kasım 2019 ayları çalışan listesi incelendiğinde, irsaliyede ürünü teslim alan bölümünde ismi bulunan ......801 sigorta sicil numaralı ...'ın davalı şirkette çalıştığının görüldüğü,

davacının ürün tesliminde düzenlediği irsaliye üzerinde ... ismi ile imzasının bulunması ve söz konusu kişinin teslim tarihinde davalı şirkette çalışıyor olması, dava konusu fatura içeriği ürünün davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır.Davalı taraf cevap dilekçesinde, iddia edilen malın TSE standardında olmadığı ve uygunluğuna ilişkin TSE belgesi ve analiz raporu sunulmadığından ürünlerin davalı şirket tarafından kabul edilmediği, ayıplı olan üründen dolayı davalı şirketten alacaklı olunduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürüp cevap dilekçesi ekinde what-sap yazışmasını ibraz etmiştir.

Davalı şirket ürünün TSE standardına uygun olmadığını, uygunluğuna ilişkin TSE belgesi ve analiz raporu sunulmadığından ürünlerin kabul edilmediğini ve kullanılmadığını iddia edip what-shap yazışmasını delil olarak ibraz etmiş ise de, cevap dilekçesi ekinde sunulan yazışmanın ne zamana ait olduğuna ilişkin tarih içermediği, yazışma içeriğinde de, malların ayıbına ve TSE standartlarına uygun olmadığına ilişkin bir beyan içermediği sadece ödeme için raporun talep edildiğinin belirtildiği,

davalı taraf ürünün ayıplı olduğu iddiası ile ürünün kabul edilmediğini ileri sürmüş ise de, davacıya yapılmış herhangi bir ayıp ihbarı olmadığı gibi, malların ayıplı olduğuna dair yazılı delil de sunulmadığı,teslim sırasında malların ayıplı olduğuna ilişkin bir tutanak tutulmadığı, irsaliye de teslim alan davalı çalışanı ...'ın malı ihtirazi kayıtla teslim aldığına ilişkin bir kayıt da olmadığı, taraflar arasında düzenlenmiş bir yazılı sözleşme, sipariş formu olmadığından ürünler ile ilgili olarak davacının, TSE belgesi ve analiz raporu sunmak zorunda olduğunun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, buna dair bir delil olmadığı,

davalı taraf ürünler ayıplı olduğundan kabul edilmediğini ileri sürmüş ise de, davacı tarafın teslim ettiği ürünleri davacı tarafa iade faturası ile tekrardan teslim edildiğinin davalı tarafça ispat edilmediği, ürünlerin mevcut haliyle davalı tarafça kabul edildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde, davacı tarafça fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve faturadan kaynaklı takip tarihi itibariyle dayalı şirketten 22.109.08 TL. Alacaklı olduğu, davalı tarafın ise yazılı delillerle malların teslim alınmadığını, malların ayıplı olduğunu ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği, İİK'nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belli olması gerekir.

Somut olayda, davaya konu icra dosyasındaki icra takibine dayanak alacak faturadan kaynaklı olup likit (bilinebilir, belirlenebilir) ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.510,27 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 533,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 976,49 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/196, K. 2025/1462, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Tarihi : 25/09/2025
  4. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/196
Karar No
2025/1462
Tarih
25 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/196 K.2025/1294
  • İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/196 K.2025/214
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/197 K.2025/1296
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/197 K.2025/615
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/198 K.2025/1297
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/198 K.2025/763

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.