İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1997 K.2023/2035

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/1997Karar2023/2035Tarih21 Aralık 2023Okuma10 dk · 2.052 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren

Karar tarihi
21 Aralık 2023
Dosya no
2023/1997
Karar no
2023/2035
Mahkeme
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/02/2020
Dosya numarası
2017/852 Esas - 2020/109 Karar
Dava
Zayi Belgesi Verilmesi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.052 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

18/07/2017 tarihinde sel felaketi gerçekleştiğini, müvekkili olan şirketin ticari defterlerinin saklanmasında gerekli dikkat, özen ve ihtimamı göstermesine rağmen, öngörülemeyen ve önlenemeyen su baskını sonucu ticari defterlerinin kullanılamaz hale geldiğini, buna ilişkin tespiti içeren yangın raporu ve su baskını bilgi formunun dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili olan şirketin basiretli bir tacirden beklenilen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkili olan şirketin belge, fatura ve klasörlerinin zayii olduğunu ekte bildirilen yangın raporunun onay tarihi olan 21/07/2017 tarihinde öğrenebildiğini,

çünkü oluşan ziyanın mahiyetinin ancak bu tarihte tespit edilebildiğini, öğrenme ile kastedilen ise ziyanın kapsamının tam olarak bilinebilmesi olduğunu, zayi olduğu belirlenen muhasebe evrakları, klasör, fatura, servis formları, vergiye esas belgeler ve dosyaların kullanılamaz hale geldiğini, kullanılamaz hale gelen bu belgelerin zayi olduğunu kanıtlayan zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 04/02/2020 tarih ve 2017/852 Esas - 2020/109 Karar sayılı kararı ile; " Dava. Hukuki niteliği itibariyle davacı şirkete ait muhasebe evrakları, fatura, servis formları, vergiye esas belgelerin zayi olması sebebiyle açılan TTK 82/7. Maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi isteminden ibarettir. Zayi belgesi verilmesi, TTK'nın 82/7. maddesinde düzenlenmiştir.

İlgili kanun maddesi: "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmünü haizdir.

Davacı tarafça dosyaya sunulan 20/07/2017 tarihli yangın raporu ve 19/07/2017 tarihli su baskını bilgi formuna göre davacı şirketin de içinde bulunduğu toplam 7 adreste su baskını meydana geldiği ve su baskını sonrası bir takım zararlar meydana geldiği açıktır. Kanun hükmü uyarınca öncelikle davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığını tartışmak gerekmektedir.

Görüldüğü gibi hasar 19/07/2017 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının hasarı bu tarihte öğrendiği kabul edilirse en geç 03/08/2017 günü eldeki davayı açması gerekmekte iken dava açılma tarihi itibariyle bu süre geçmiştir. Davacı vekilinin öğrendiğini beyan ettiği tarih ise raporun onaylanma tarihi olan 21/07/2017 olup, hasarı bu tarihte öğrendiğinin kabulü halinde dava 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmış sayılmaktadır.

Hak düşürücü sürenin başlangıç tarihini; ziyaın kesin olarak öğrenildiği tarihten itibaren başlatmak gerektiğinden dava konusu hasarın meydana geldiği tarih ile öğrenildiği tarih arasında zıyaın kesin olarak öğrenilmesi yönünden makul süre olmakla davanın süresinde açıldığı kanaatine varılmıştır. Nitekim benzer mahiyette Yargıtay 11. HD'nin 2016/246 E. 2017/4755 K. Sayılı ilamı mevcuttur.

Öte yandan zayii belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Bu tür davalarda zayi olgusunun inandırıcı delillerle ispatı gerekmektedir.

Çavuşbaşı Grup Amirliği Su Baskını Bilgi Formu incelendiğinde; davacı tarafın adresine gidildiğinde olayda meydana gelen zararlar başlığında: " Ofis dahilinde televizyon, klima, ses sistemleri, ve koltuklar ıslanmak suretiyle zarar görmüştür. " şeklinde tutanak mevcut olup, davacının saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayi olduğuna ilişkin tutanakta hiçbir kayıt yoktur.

Davacı tarafça da Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen, dava konusu belgelerin olay tarihinde zayi olduğuna ilişkin hiçbir tutanak, fotoğraf , başkaca delil sunulamamıştır. İş yerinde su baskının olması davacının saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayi olduğu olgusunu tek başına ispata elverişli değildir.

Açıklanan sebeplerle tüm dosya kapsamına göre davacının zayi iddiasını ispatlayamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile;" 1-Davanın esastan REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda görülmekte olan yargılamada, 04.02.2020 tarihinde dosyanın karara çıktığını ve davanın reddedildiğini, mahkeme tarafından gerekçede; "..

Çavuşbaşı Grup Amirliği Su Baskını Bilgi Formu incelendiğinde; davacı tarafın adresine gidildiğinde olayda meydana gelen zararlar başlığında: " Ofis dahilinde televizyon, klima, ses sistemleri, ve koltuklar ıslanmak suretiyle zarar görmüştür. " şeklinde tutanak mevcut olup, davacının saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayi olduğuna ilişkin tutanakta hiçbir kayıt yoktur.

Davacı tarafça da Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen, dava konusu belgelerin olay tarihinde zayi olduğuna ilişkin hiçbir tutanak, fotoğraf , başkaca delil sunulamamıştır. İş yerinde su baskının olması davacının saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayi olduğu olgusunu tek başına ispata elverişli değildir.

Açıklanan sebeplerle tüm dosya kapsamına göre davacının zayi iddiasını ispatlayamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş.." şeklinde açıklamada bulunulduğunu, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen bu kararın hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini, şöyle ki.

Yerel mahkeme her ne kadar davanın ispatı yönünden başkaca bir delil sunulamadığını belirtmiş ise de; yargılama sırasında dosyaya sunulan belgelerin son derece kesin ve ispat için yeterli olduğunu, Yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yapıldığını ve bilirkişi tarafından su baskını bilgi formunda, zayi olduğu belirtilen belgelerin adının bulunmaması nedeniyle talebin yerinde olmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu, mahkemenin de bu tespit nedeniyle davanın ispat edilemediğine kanaat getirerek davayı reddettiğini, oysa bilirkişi raporunun bu yönü ile hatalı olduğunu,

Meydana gelen olay nedeniyle itfaiye tarafından tutulan su baskını bilgi formunun, ilk etapta tespiti yapılabilen, daireye giriş anında bakılınca fark edilen hususlara ilişkin tespit olduğunu, zayi olduğu fark edilen evrakların, zayi olduğunun fark edilmesinin zaman aldığını, bu yüzden ilk itfaiye raporunda bu belgelerin adının yazmadığını, Meydana gelen olay sonrasında, dairedeki su komple tahliye edildikten ve dolaplara bakıldıktan sonra,

işbu belgelerin zayi olduğunun fark edildiğini, bu nedenle itfaiye memurunun su baskını bilgi formunda bu belgeleri belirtmemiş olmasının, belgelerin zayi olmadığı sonucunu doğurmayacağını, bilirkişinin bu konuda hukuki bir görüşte bulunduğunu ve ne yazık ki mahkemenin de bu görüşten etkilenmiş olduğunu, zayi belgesi talep edilen bu belgelerin su baskını bilgi formunda olup olmamasının başka bir konu olduğunu, Yerel Mahkemenin dava konusu evrakların zayi olduğunun fark edilmesi tarihinin 21.07.2017 olduğunu kabul etmiş olmasına rağmen sonrasında bu hususa ilişkin başka delil olmadığını belirttiğini, oysa olayın ilk meydana geldiği anda,

taşınmazdaki bütün noktaların tam ve doğru olarak tespitinin yapılması ve bilgi formuna eklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle su baskını bilgi formunda tek tek bütün evrakların yazmamasının, zayi talebinin yerinde olmadığı sonucunu doğurmayacağını, Mahkemenin su baskını bilgi formunda, zayi olunan evrakların yazmadığını, ayrıca bu hususta fotoğraf vs başka bir delil olmadığını belirttiğini, bu yüzden davanın ispatlanamadığından bahisle davayı reddettiğini, oysa mahkemenin kendi gerekçeli kararında bu durumun o an fark edilemeyeceğini belirttiğini, İtfaiye tarafından raporun ilk tutulduğu tarihte,

dava konusu evrakların zayi olup olmadığının zaten müvekkil şirketçe tespit edilemediğini, bu durumun dava dilekçesinde de belirtildiğini, sonradan yapılan tespitlerde dava konusu evrakların zayi olduğunun fark edilerek işbu davanın açıldığını, Yerel Mahkemenin, hak düşürücü süreyi değerlendirirken, su baskınının meydana geldiği tarihi değil de, evrakların zayi olduğunu öğrendikleri tarih olan 21.07.2017 tarihinin başlangıç tarihi olduğunu tespit ettiğini, yani mahkemenin müvekkil şirket tarafından evrakların zayi olduğunun öğrenildiği tarihi 21.07.2017 olarak kabul ettiğini,

ancak ayın mahkemenin davayı reddederken 19.07.2017 tarihli itfaiye raporunda evrakların adının yazmadığını, bu nedenle davanın ispatlanamadığını belirttiğini, mahkeme kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, Müvekkil şirketçe, dava konusu evrakların zayi olduğunun 21.07.2017' de fark edildiğini, mahkeme tarafından öğrenilme tarihinin de bu tarih olarak kabul edilmiş olduğunu, evrakların zayi olduğu 21.07.2017 de öğrenilmişse.

19.07.2021 tarihindeki itfaiye raporunda bu evrakların yazmamasının normal bir durum olduğunu, Dava konusu evrakların zayi olduğu 21.07.2017 tarihinde tespit edildiğinden; müvekkil şirkette böyle bir su baskını olduğu dosyadaki itfaiye raporundan da görüldüğünden, davadaki taleplerinin ispat edildiğini, Dosya içerisindeki bilirkişi raporunda; -Şirket adresinin su baskınına uğrayan yer olduğu, -Eyüp 6. Noterliği tarafından gönderilen yazıda defterlerin ilgili noterlik tarafından yapıldığı, -İstanbul Matbaa şirketinden gelen cevapta, zayi olduğu beyan edilen faturaların ilgili matbaa tarafından basıldığı,

-Beykoz Vergi Dairesi tarafından gelen cevapta, şirket adına herhangi bir vergi inceleme raporu bulunmadığı, -Beykoz SGK tarafından verilen cevapta, kuruma eksik prim yatırıldığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, -Beykoz Vergi Dairesi tarafından gelen cevapta, İstanbul Matbaa tarafından basılan faturaların kayıtlarda göründüğü hususlarının tespit edilmiş olduğunu, Bu halde, davanın ispat edilemediği yönündeki kararın hatalı olduğunu, Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında toplanan tüm delillerin, iddialarını ispatlar mahiyette olduğunu, zayi olduğunu beyan ettikleri defter ve faturalara ilişkin gelen cevabi yazıların,

belgelerin gerçekliğini ortaya koymuş olduğunu, bu halde davanınispatlanması nedeniyle davanın kabulü gerekirken; yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini beyanla.

Açıklanan nedenlerle; - İstinaf başvurularının kabulüne, - İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 04/02/2020 tarih ve 2017/852 E - 2020/109 K sayılı kararının kaldırılarak, kurulacak yeni hükümde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava. TTK'nun 82/7 fıkrası kapsamında zayi belgesi verilmesi talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

TTK'nın ticari defter ve belgelerin saklanması ve ibrasına yönelik 82/1. maddesinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin neler olduğu sayılmıştır.

Buna göre; tacir ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, TTK'nın 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri,sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.

Aynı maddenin 2 inci fıkrasında; ticari mektupların, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalar olduğu hüküm altına alınmıştır. TTK'nın 64/1 fıkrasına göre tacir; ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır.

Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. TTK'nın 82/5 fıkrasında; aynı maddenin birinci fıkrasının a ve d bentlerinde öngörülen belgelerin saklanma süresi on yıldır.

TTK'nın 82/7 fıkrasında; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde, tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği, bu davanın hasımsız açılacağı, mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebileceği, düzenlenmiştir.

Somut davada; davacı vekili, şirketin merkezinde bulunan defter ve belgelerinin sel felaketi sırasında su baskını sebebiyle zayi olduğu iddia etmiş ve delil olarak 20/07/2017 tarihli İtfaiye müdürlüğü tarafından tutulan raporu göstermiştir.

Mahkemece gerekçesinde de isabetli olarak belirtildiği üzere söz konusu raporda davacının adresinde ofis dahilinde televizyon, klima, ses sistemleri, ve koltuklar ıslanmak suretiyle zarar gördüğü tespit edilmiş, ancak davacının saklamakla yükümlü olduğu ve dava dilekçesinde belirtilen defter ve belgelerin zayi olduğuna ilişkin tutanağa herhangi bir şerh düşülmemiştir.

Davacı vekili, itfaiye görevlileri tarafından ilk etapta tespiti yapılan eşyaların raporda belirtildiğini, dava konusu belgelerin ise sonradan kendileri tarafından zayi olduğunun tespitini ve bu sebeple raporda belirtilmediğini iddia etmiştir.

Ancak dava dilekçesinde belirtilen dava konusu evrakların ıslanmış olması halinde ilk etapta bakılarak zayi olduğu tespit edilebilecek nitelikte evraklar olup, söz konusu evrakların ıslanmak suretiyle zayi olması halinde itfaiye görevlileri tarafından da raporda belirtilecek hususlardandır.

Bunun yanında Mahkemece verilen süreye rağmen ve istinaf aşamasında da davacı tarafından söz konusu evrakların ıslanmak suretiyle zayi olduğunun kendileri tarafından ne şekilde, ne zaman tespit edildiğine ve zayi olan evraklara ilişkin herhangi bir tutanak ve fotoğraf dosyaya sunulmamıştır.

Davacı tarafından dava konusu evrakların sel baskını sırasında zayi olduğu iddiası geçerli deliller ile ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince tarafa tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1997, K. 2023/2035, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1997
Karar No
2023/2035
Tarih
21 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1999 K.2023/2015
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2002 K.2023/3690
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2023/2002 K.2023/1781
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/2003 K.2023/2020
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2003 K.2023/3801
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/2005 K.2023/1411

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.