İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/2236 K.2023/2096

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/2236Karar2023/2096Tarih28 Aralık 2023Okuma10 dk · 2.025 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Aralık 2023
Dosya no
2023/2236 Esas
Karar no
2023/2096 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2023/495 Esas (Derdest Dava Dosyası
Tarihi
18/09/2023 (Ara Karar
Dava
Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.025 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesi ile; tedbir talebi kapsamında davalı şirket müdürünün tedbiren öncelikle yönetim ve temsil yetkilerinin kısıtlanmasını, şirket zararının artmasının önüne geçilmesi için tedbiren ... ... Mah. Şubesi ... nolu hesabın, ... T.A.Ş. ... Mah. Şubesi .... nolu hesapların ve ... ... Mah. Şubesi ... hesap nolu hesapların başta olmak üzere müvekkilinin ortağı olduğu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'nin tüm banka hesaplarının nakit para çekimi ve para transferi işlemlerinin durdurulması, davalı şirketin müdürü ...'ın ... nezdinde bulunan hesabının başta olmak üzere şirket hesaplarından transfer yaptığı tüm şahsi hesaplarının tedbiren nakit para çekimi ve para transferi işlemlerinin durdurulması karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 18/09/2023 Ara Karar Tarihli 2023/495 Esas sayılı ara kararında;".....Dava, davalının, davacının hissedarı bulunduğu dava dışı .... Ltd.

Şti. müdürlüğünden haklı nedenle azli istemine ilişkindir.Davacı vekilince, tedbir istemi yönünden ileri sürülen gerekçelere nazaran, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği yönünde Mahkememizde yeterli kanaat hasıl olmamakla HMK 389. maddesi koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiş, tedbir talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile,

Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı ...'ın, şirket hesaplarından kişisel hesaplarına transferler yapmaya devam ettiğini, bu hususun banka hesap hareketleri ve dekontlar gibi güçlü deliller ile sabit olduğunu, ... Şirketinin internet ve mobil bankacılık kanallarının şifrelerinin, ...'ın uhdesinde olduğunu, ...

Şirketi'nin, müşterek imza ile temsil ve ilzam olunduğunu, ekte sundukları hesap hareketlerinden görüleceği üzere şirket müdürü ...'ın ... Şirketi'nin hesaplarından sürekli şekilde şahsi hesaplarına transferler yapmaya devam ederek şirket hesaplarını boşalttığını. Davalı ...'ın, ...

Şirketi'nin hesaplarından internet ve mobil şube kanallarının şifreleri kendisinde bulunduğu için şirketin hesaplarına ürün satışı, vs. sebeplerle gelen tutarları anlık olarak şirket hesabına girerek kendi şahsi hesaplarına transfer ettiğini, bu sebeple, ...

Şirketi'nin hesaplarına gelen tutarların şirketin borçlarının ve giderlerinin ödenmesi için kullanılamadan davacı ... tarafından internet/mobil bankacılık kanalları üzerinden şahsi hesabına aktarıldığının tespit edildiğini, bu hususun, ekte sundukları ... Şirketi'nin ...

Bankası A.Ş.nezdindeki 91180203-2 TL numaralı hesabına ilişkin hesap hareketleriyle sabit olduğunu;Davalının hukuka aykırı şekilde diğer ortak, şirketin diğer müdürü ve mali müşavirine haber bile vermeden tek başına yetkisiz şekilde eylemleri yüzünden ... Şirketi'nin ödemelerini yapmakta zorlandığını adeta davalı ... tarafından temerrüde düşürülmek istendiğini, ... Şirketi'nin ... A.Ş., ... T.A.Ş. ve ...

Bankası A.Ş. nezdindeki hesaplarına gönderilen ödemelerin, şirket borçları ve giderleri için kullanılamadan hemen davacı ... tarafından şirketin hesaplarına internet/mobil bankacılık kanalları şifreleri kendisinde olduğu için anlık olarak hesaplara erişim sağlayıp ...

Şirketi'nin hesaplarına gelen tutarları kendi şahsi hesabına transfer ettiğini;Gün içerisinde şirketin muhasebecisi tarafından şirketin aylık veya günlük ödemeleri veya ihtiyaçları için şirket hesaplarına gelen ödemeler kontrol edildiğinde, ...'ın şirket hesaplarına önceden girdiği ve şirket hesaplarındaki bakiyeleri kendi hesaplarına transfer ederek şirketin hesaplarını boşalttığının tespit edildiğini, ...'ın müdürlük görev ve yetkisini kötüye kullanarak hareket ettiği banka hesap hareketleri ile sabit olduğunu, bu kapsamda müvekkilleri tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu,

müvekkilleri tarafından yapılan suç duyurusu üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/191353 Soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma işlemlerine başlanıldığını, işbu soruşturma dosyasının halen derdest olduğunu.

Müvekkiller tarafından davalı ...'ın sözlü olarak uyarıldığını, şahsi hesaplarına keyfi ve tek taraflı, hukuka aykırı şekilde aktardığı tutarların şirkete iade edilmesini, boşaltılmış şirketin yeniden ihyası, ödemesi yaklaşan çekler için hazırlıklı olunması gerektiği, yapılandırmaya sokulan vergi borçlarının taksitlerinin aksatılmaması gerektiği, yapılandırmanın iptali halinde şirketin kamu borçları yönünden de bir felakete uğrayacağı konusunda çatışmadan kaçınan yapıcı bir üslup içerisinde beyan edilerek davalıya izah edilse de davalının,

şu ahvalde şirketi batırmaya ve şirketin zaten oldukça kısıtlı olan imkanlarını kendisine tümüyle geçirmeye kararlı gözüktüğünü, ekte sunulmakta olan Ümraniye Vergi Dairesi tarafından tanzim ve tahakkuk edilen yapılandırma belgelerinden görüldüğü üzere 30.06.2023 vadeli yapılandırma borçları bulunmasına rağmen söz konusu ödemelerin yapılmamış olup; vergi borçlarının geciktirildiğini, VUK değişik madde gereği 31.07.2023 tarihine kadar yapılandırma borçları ödenmezse vergi dairesince cezalı tarhiyat yapılacak olup şirketin yapılandırması iptal edilerek şirketin maddi zarara sokulacağını;

Müvekkil ...'ın, şirketin yarı hissesine sahip olmasına rağmen şirketin banka hesaplarında yapılan işlemlerin, muhasebe işlemleri hakkında davalı şirket müdüründen (bu müdürün alanına giren hususlarda) bilgi alamamakta olup ortalıklıktan doğan bilgi edinme ve inceleme hakkının hukuka aykırı şekilde engellendiğini, 6102 sayılı TTK tarafından şirket ortaklarına sağlanan en önemli haklardan biri olan bilgi alma, inceleme ve denetim hakkının davalı müdür tarafından orantısız şekilde engellenmekte olduğunu ve müdürün keyfi kısıtlamalarına tabi tutulduğunu.

Türk Ticaret Kanunu'nun 630. Maddesinin 2. Fıkrası hükmüyle de sabit olduğu üzere şirket ortaklarından herhangi biri mahkemeye başvurarak şirket müdürünün azledilmesini yahut görev ve yetkilerinin kısıtlanmasını isteyebildiğini, yine, Türk Ticaret Kanunu'nun 630.

Maddesinin 3. Fıkrasında haklı sebebin ne olduğunu açıkladığını, pek çok Yargıtay kararında ifade edildiği üzere şirket müdürünün şirket borçlarını zamanında ödememesi, kasıtlı olarak şirketi temerrüde düşürmesi ve bilhassa cebri icra ile karşı karşıya bırakması halinde haklı azil nedeni olduğunu, bunlara örnek olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/12858 E. 2018/4217 K. sayılı hükmü ile,

haklılıklarını teyit etmekte olup, benzeri bir çok kararı ile Yargıtay'ın, bu hususu yerleşik bir görüş olarak benimsediğini;Yönetim ve temsil yetkisini gereği gibi kullanmayan ve bilhassa kasıtlı hareketleri ile şirketin zararına sebebiyet veren davalı ...'ın ...

Şirketi'nin banka hesaplarındaki yetkisinin kaldırılması ve bu kapsamda ... şirketinin hesaplarına ihtiyati tedbir kararı verilerek şirket hesaplarından para transfer işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, ... şirketinin ekonomik ve ticari olarak mahvına sebep olunmaması için; ... ... Mah. Şubesi ... no'lu hesabın, ... T.A.Ş. ... Mah. Şubesi ... no'lu hesaplarına, ... A.Ş. ... Mah. Şubesi ... numaralı hesabına, ve ...

Şirketi'nin varsa tüm banka hesaplarının nakit para çekimi ve para transferi işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini ve nihayetinde davanın kabulü ile davalı müdürün TTK m. 630 gereği şirket müdürlüğünden haklı nedenle azline karar verilmesi gerektiğini;Dairemizin takdir edeceği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. Maddesinde.

"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde denilerek, gecikme halinde ciddi bir zararın doğması halinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin düzenlendiğini, dilekçe ekinde sundukları hesap hareketlerinde ...

Şirketi'nin hesaplarından ...'ın hesaplarına peş peşe ve yüklü tutarlarda transferler yapıldığının rahatlıkla tespit edilebileceğini.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, banka dekontu, hesap hareketleri gibi tartışmasız deliller ile yaklaşık ispat ölçüsünün yerine getirilmiş sayılması gerektiğini vurguladığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.06.2017 tarihli, 2017/2036 Esas ve 2017/3795 Karar sayılı ilamında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararına hükmedebilmek için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsü ile ilgili olarak;"...2- İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.

İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir.Dairemizin yerleşik kararlarında da, ihtiyati hacze konu alacağın kesin olarak ispatı gerekmeyip, yaklaşık ispat yeterli kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkemece aleyhine ihtiyati haciz istenen ...

Yönünden ihtiyati haciz talebinin yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş ise de, ihtiyati haciz talebine dayanak olarak gösterilen 25/03/2013 tarihli 45.530 Euro bedelli ve yine 25/03/2013 tarihli 186.000,00 TL bedelli banka dekontları sunulmuş olup üzerlerinde “... A.Ş. Hisse Devir Bedeli” açıklaması bulunmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257.

Maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. Dairemizin yerleşik kararlarında da, ihtiyati hacze konu alacağın kesin olarak ispatı gerekmeyip, yaklaşık ispat yeterli kabul edilmektedir. ... Yönünden ihtiyati haciz talebinin sunulan banka dekontları ve miktarı nazara alınarak kabulü gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, temyiz eden ihtiyati haciz isteyenin ...

Yönünden temyiz isteminin kabulü ile hükmün ... yönünden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen davacı yararına BOZULMASINA,.." şeklinde denilerek, yaklaşık ispat kuralı gereği sunulan banka dekontları ve alacağın miktarına bakılarak yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleştiğini ve ihtiyati haciz kararına hükmedilmesi gerektiğini vurguladığını beyanla;Yukarıda açıklanan nedenlerle ve resen dikkate alınacak hususlarla;Yerel mahkemece verilen ara kararın kaldırılmasını, ...

Şirketi'nin hesaplarına ihtiyati tedbir kararı verilerek şirket hesaplarından para transfer işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini, ... Şirketi'nin ekonomik ve ticari olarak mahvına sebep olunmaması için ... ... Mah. Şubesi ... no'lu hesabın, ... T.A.Ş. ... Mah. Şubesi ... no'lu hesaplarına, ... A.Ş. ... Mah. Şubesi ... numaralı hesabına ve ...

Şirketi'nin varsa tüm banka hesaplarının nakit para çekimi ve para transferi işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini, son aşamada davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, TTK. 630 madde kapsamında açılan şirket yöneticisinin azli davasında.

1-) Davalı şirket müdürünün tedbiren öncelikle yönetim ve temsil yetkilerinin kısıtlanmasına, müdürlük yetki ve görevlerinin sadece diğer müdürler üzerine veya Mahkemece re'sen seçilecek yönetim ve temsil kayyımı üzerine bırakılmasına, 2-) Şirket zararının artmasının önüne geçebilmesi için TEDBİREN ... ... Mah. Şubesi ... no'lu hesabın, ... T.A.Ş. ... Mah. Şubesi ... no'lu hesapların ve ... ... Mah. Şubesi ... hesap no'lu hesaplar başta olmak üzere müvekkilin ortağı olduğu ...

LİMİTED ŞİRKETİ'nin tüm banka hesaplarının nakit para çekimi ve para transferi işlemlerinin durdurulmasına, 3-) Davalı şirket müdürü ...'ın ... nezdinde bulunan ... iban nolu şahsi hesabı başta olmak üzere şirket hesaplarından transfer yaptığı tüm şahsi hesaplarının tedbiren nakit para çekimi ve para transferi işlemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.

Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının öncelikle şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir. Haklı sebep kavramı Yasa maddesinde tanımlanmamıştır.

Müdürün, kanun ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevleri yapmaması haklı sebep oluşturacaktır. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir.

6100 sayılı HMK'nın 390. maddesine göre de: Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olaya döndüğümüzde, davacı tarafından ileri sürülen iddialar açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yapılacak yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır.

Henüz delillerin toplanmadığı, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi bulunduğuna dair talep ve ara karar tarihi itibarı ile dosyada mübrez belge ve delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı gibi, asıl olanın şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, davalı şirketin organlarının tam olduğu, bu konuda eksiklik bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Talep ve ara karar tarihi itibariyle henüz delillerin toplanmamış olması, mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ve değişen koşul ve delil durumuna göre her zaman yeniden ihtiyati tedbir talep edilebileceği gözönünde bulundurulduğunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/2236, K. 2023/2096, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç
  7. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2236
Karar No
2023/2096
Tarih
28 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/2237 K.2023/2042
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/2238 K.2023/1889
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/2238 K.2023/2328
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2240 K.2023/2959
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/2240 K.2023/2329
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2240 K.2023/1749

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.