İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/760 K.2025/1854

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/760Karar2025/1854Tarih13 Kasım 2025Okuma15 dk · 3.098 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Kasım 2025
Dosya no
2023/760 Esas
Karar no
2025/1854 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas no
2021/1127 Esas - 2023/155 Karar
Tarihi
21/02/2023
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.098 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Bakırköy 4.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında, davalılardan ... Eğitim AŞ tarafından, müvekkil aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takibe konu bono(senet) sözleşme teminatı olarak verildiğini, gerçek bir borçlanma senedi olmadığını, davacı müvekkilin işbu senede istinaden gerçek borcu bulunmaması sebebiyle "menfi tespit..." ile icra dosyasına yatırdığı tüm bedellerin kendisine iadesini, davacı müvekkili davalı ...

AŞ'den 174.650,20 TL alacaklı olmasına ve bu alacağın davalı firmaca mutabakatlarda onaylamasına rağmen, şimdi nasıl olursa da 2019 yılından kalmış bir senetle borçlu konuma geçebildiğini, bu husus hayatın olağan akışına, kanuna, akla ve mantığa aykırı olduğunu, davalılar, mevcut borcundan kurtulmak için dava konusu senedi utanmadan işleme koymuş ve işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, taraf defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile,

dava konusu senet ve buna dayalı ticaret de dahil olmak üzere bir bütün olarak taraflar arasındaki tüm cari hesapların incelenmesini, hasıl olacak neticeye göre gerçek durumun ortaya çıkartılarak işbu senetten dolayı hiçbir borcun bulunmadığının tespitinin yapılması öncelikle, Bakırköy 4.İcra Müdürlüğünün ...

E sayılı dosyasının öncelikli olarak taşınmaz teminatı veya uygun görülecek başkaca teminat karşılığında davacı müvekkil tarafından icra dosyasına yaptığı ödemelerin alacaklıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama sonunda haklı ve hukuki davanın kabulü ile, Bakırköy 4.İcra Müdürlüğünün ...

E sayılı dosyası ve işbu dosyadaki senetten dolayı davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, davacı müvekkil tarafından bu senetten ve icra dosyasından dolayı yaptığı veya yapacağı ödemelerin dava sonunda ödediği tarihlerden itibaren avans faizi ile birlikte kendisine iadesine, davalılar muvazalı ve kötü niyetli olarak işbu senedi icra takibine başlattıkları için %20 kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetlerine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... Eğitim ve Yayıncılık A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kanun maddeleri ve yargıtay kararları ışığında, takibe konu bono incelendiğinde müvekkil ... ...

Eğitim ve Yayıncılık AŞ.'nin iyi niyetli 3. kişi olduğu görüleceği, yani alacaklı taraf yasal hamil olup, alacağına kavuşmasında herhangi bir engel bulunmadığını ancak kötü niyetli borçlu, tamamen asılsız ve gerçek dışı iddialarla alacaklının haklı alacağına kavuşmasını engellediğini, tüm bu sebeplerle davacı tarafın tedbir talebinin reddedilmesi gerekirken, tedbir talebinin kabulüne dair karar hukuka, usul ve yasaya aykırı olup, işbu tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, ayrıca kötü niyetli davacı/borçlu tarafından yatırılan teminat dosya borcunun çeyreğini dahi karşılamadığı,

kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece teminata hükmedilecekse de, iyi niyetli alacaklı olan müvekkilinin daha fazla hak kaybına uğramaması için, dosya borcunun tamamının teminat olarak yatırılmasına karar verilmesini, haksız şekilde işbu davayı ikame eden davacı borçlunun aleyhine, itiraz edilen tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...

İşletmeleri ve Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat senedi olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmede senedin vade ve tanzim tarihlerinin gösterilmesi gerektiğini, davacı vekilinin, anonim şirketlerin bakkal dükkanı gibi işletilemeyeceğini anonim şirketlerin elden ödeme yapamayacağını ve çok sıkı denetimlere tabi olduğunu belirttiğini, ancak kendisi de anonim şirket olan müvekkilinin kullandığı servis hizmet sözleşmelerinin 39. Maddesinde görüleceği üzere okullardan öğrencilerin servisle taşınması işini aldığı zaman okullara elden para ödemeyi taahhüt ettiğini,

netice itibarıyla imzalı sözleşmede yer alan taahhütlere kimin aykırı davrandığı yazılı deliller ile ortada olduğunu, ücretsiz servis verme taahhüdünde bulunup işi aldıktan sonra bunu faturalandıran ve faturası iade edilince yazılı bildirim ile işi dönem ortasında bırakmakla tehdit edip rest çeken davacı yanın müvekkil şirketi sözleşmeye aykırı şekilde borçlu durumuna düşürdüğünü, TMK m.2 düzenlemesi gereğince 'Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.' 'Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.' açıklanan nedenlere davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 21/02/2023 tarih ve 2021/1127 Esas - 2023/155 Karar sayılı kararında;"...Dava, takibe konu senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.Menfi tespit davalarında genel ispat yükü alacaklı konumunda olan davalı tarafta bulunmaktadır.

Ancak menfi tespit davasının kambiyo senedinden kaynaklanmış olması durumunda, ispat yükü yer değiştirerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2018 tarihli 2017/19-819 esas 2018/771 karar sayılı içtihadında da açıkça belirtildiği üzere menfi tespit davacısının üzerindedir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır.Bonoda bulunması zorunlu olan şekil şartları 6102 sayılı TTK’nun 776. maddesinde sayılmıştır.

Bu unsurların yanı sıra, yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlar da bulunmaktadır.Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Seçimlik unsurlardan birisi de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Eş söyleyişle "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır.

Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu, senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir.

Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlama yükümlülüğü altına girer.

Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur.

(Yargıtay HGK. 26.02.2003 tarih ve 2003/19-135 E. 2003/105 K. sayılı kararı)Somut olayda imzası inkar edilmeyen senette davacı senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmektedir. Davalılar ise senedin teminat senedi olmadığını ileri sürmüştür.Davacı bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görünenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüştür.

Dolayısı ile hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacıya düşmektedir. Zira davacı senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.

Aynı ilkeler, HGK’nun 17/12/2003 gün ve 2003/19-781 E., 2003/768 K. sayılı içtihadında da benimsenmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesi gereğince, yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı belge ile ispatlanması gerekir.

Somut olayda davacı, dava konusu senedin teminat olduğunu, senette "teminat senedidir" kısmının kesilerek tahrifata uğratıldığını iddia etmiş olup tahrifatın bulunup bulunmadığına dair mahkememizce ATK'dan rapor alınmıştır. Alınan raporda senedin kenarlarının senette madde kaybına yol açacak şekilde kesildiği belirtilmiştir.Teminat senedi iddiası bulunsa da senedin kenarlarının kesilmiş olması, kambiyo senedi vasfını etkiler nitelikte değildir.

Ayrıca senedin teminat senedi olduğuna dair senet üzerinde yazılı kayıt tek başına yeterli değildir. Bu husus taraflar arasındaki sözleşmede de belirtilmemiştir. Zira sözleşmede teminat olarak verileceği belirtilen senet bilgileri ile takibe konu senet bilgileri uyuşmamaktadır. Takibe konu senet 200.000,00 TL olduğu halde sözleşmenin 44. Maddesinde belirtilen senet bedeli 250.000,00 TL'dir.

Bu durumda söz konusu senede dayanarak kambiyo senetlerine özgü takip yapılmasına engel bir durum yoktur. Davacı taraf yemin deliline dayanmışsa da 226/1-c maddesi gereğince yemin edecek kişinin ceza soruşturması ile karşı karşıya kalma ihtimali nedeniyle yemin deliline başvurulmamıştır.HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Açıklanan nedenlerle ispatlanamyan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı ... ... Eğitim A.Ş'nin kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı ... ...

Eğitim A.Ş'nin kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin öğrenci servis taşımacılığı yapan servis firması olduğunu, davalı ... Eğirtim A.Ş.'nin ise kolej sahibi olan ve okulda öğrenci taşımacılığı hizmeti alan okul sahibi olduğunu, 2019 - 2020 Eğitim - Öğretim yılı için davalı ... A.Ş ile 01.08.2019 tarihinde servis taşımacılığı amacıyla sözleşme yaptığını, sözleşme gereğince yapılacak işin teminatı olarak davalı ...

A.Ş'ye 250.000,00 TL bedelli bir adet teminat senedi verildiğini, sözleşmede belirlenen 1 senelik dönem için servis taşımacılığı hizmeti yapıldığını, yıl sonu itibariyle davacı müvekkilin 174.000,00 TL olan alacağın ödenmemesi ve tarafların yeni sene için anlaşma sağlayamaması üzerine sözleşme ilişkisinin sona erdiğini, sözleşme sonunda davalı firmadan teminat senedinin iadesinin istendiğini ancak işbu senedi kaybettiklerini söyleyerek davacı müvekkile iade etmediklerini, davacı müvekkilin davalı ...

A.Ş'den olan cari alacağını almak için Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/35 E ve 2022/957 K sayılı dosyasında alacak davası açtığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, davalı ... A.Ş aleyhine yasal takibin başlatılması üzerine dava konusu senet üzerinde tahrifat yapıldığını, teminat senedi yazan kısımların kesildiğini, temel ilişkiden bağımsız kılmak için de kendi kızının firması olan diğer davalı ...

Eğitim A.Ş üzerinden icra takibine konulduğunu, bunun üzerine esas mahkemesinde menfi tespit davası ikame ettiklerini, yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın hatalı olduğunu,Dava konusu senet üzerinde Adli Tıp tarafından inceleme yapıldığını, söz konusu raporun gayet açık ve net olduğunu, dava dilekçesinde iddia ettikleri tüm iddiaları doğruladığını, ancak yerel mahkemenin bu raporu dikkate almadığını ve iddialarını değerlendirmediğini, Dava konusu senet ile sözleşmedeki teminat senedinin aynı senet olduğunu, taraflar arasında servis sözleşmesi imzalanmadan evvel,

şirket merkezinde sözleşme yazıldığını ve sözleşme hazır şekilde davalı ...

A.Ş ofisinde gidildiğini, davalının ofisinde daha önce hazır olan sözleşmelerin imzalandığını, teminat senedinin de yapılan müzakere ile orada 200.000,00 TL'ye düşürüldüğünü, taraflar sözleşmeyi imzaladığı için bunu tekrar değiştirme gereği duymadıklarını ve bu şekilde aynı zamanda senet tanzim edilerek davalıya verildiğini, senedin arkasına "teminat senedi yazılmış.." ibaresi yazıldığı için herhangi bir sorun yaşanmayacağı düşünülerek anlaşmanın bittiğini, tarafların uzun yılladır iş yapmasının da verdiği güven duygusu ile hiçbir olumsuzluk düşünülmediğini,

bu hususun senet tanzim tarihi ile sözleşme imzalanma tarihinin aynı olmasından anlaşıldığını, Senedin tanzim ve vade tarihi ile yukarıda arz edilen sözleşmenin tanzim ve sonlanma tarihinin aynı olduğunu, sözleşme tarihinin 01.08.2019 tarihi olduğunu, senet tazim tarihinin de 01.08.2019 tarihi olduğunu, bu hususun senedin sözleşme için verildiğini açıkça ortaya koyduğunu, senet tanzim tarihinde başkaca hiçbir ticari faaliyet bulunmadığını, taraflar arasında aynı gün hiçbir fatura kesilmediğini veya ödeme yapılmadığını, aynı gün taraflar arasında sadece sözleşme yapıldığını ve işbu senedin tanzim edildiğini,

sadece bu hususun bile senedin sözleşme teminatı için verildiğini açıkça ortaya koymakta yeterli olduğunu, Senet bedelinin "..nakden ahzolunmuştur.." şeklinde daha sonra davalılarca yazıldığını, taraflar arasında sözleşme yapıldığı tarihte davalı firmanın senet karşılığında davacı müvekkile 200.000 TL para vermesi ve nakden yazmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işbu sözleşmeye göre henüz bir ticari ilişkinin yeni başlayacağını, davacı müvekkil herhagi bir mal ve ürün almadığına göre aynı gün davacı müvekkile borç para vererek senet alınamayacağını,

davalı firma faizle para vermediğine göre hangi ticari faaliyete istinaden işbu senedi aldığını ispat etmesi gerektiğini, Davalı şirketin anonim şirket olduğunu, dava konusu senet için 200.000,00 TL bedelin şirketler arasında elden yapılmasının mümkün olmadığını, şirketlerin borçlanma ve ödeme usullerinin "bakkal defteri" gibi olmadığının bilindiğini, davalı tarafın işbu paranın kaynağını ve ödeme makbuzlarını sunması gerektiğini, davalı tarafın hiçbir evrak ve belge ibraz edemeyeceğini, böyle bir evrakın bulunmadığını, dava konusu senedin sözleşme teminatı için verildiğini, Dava konusu senedin vadesinin 20.07.2020 tarihli olduğunu,

ancak senedin icra takibine başlatılma tarihinin Ekim 2021 tarihli olduğunu, yani senet vadesinden itibaren 15 ay beklendiğini, hiçbir protesto çekilmediğini, ödeme için bankaya ibraz edilmediğini, kredi için kullanılmadığını, işbu senedin davalı firma tarafından kasada 15 ay hiçbir işlem yapılmaksızın unutulduğunu, taraflarınca icra takibi başlatılması üzerine işbu senedin ortaya çıktığını, davalıların gerçek ve gizli amacının taraflarınca açılan dosyayı sonuçsuz bırakmak olduğunu, Davalı şirketlerin grup şirketi olduğunu, davalı ...

A.Ş firmasının yetkilileri Ergül ... ile ... Meral'in baba - çocuk olduğunu, dava konusu teminat senedinin işbu ikili şirket yöneticisi ve senaryo hazırlayıcılara teslim edildiğini, zira sözleşmenin bu firma ile yapıldığını, senedin ciro edilerek icra takibini başlatan firma olan davalı ... Eğitim A.Ş yetkilisinin ise ...

Maral olduğunu, dava konusu senedin sağ cepten sol cebe geçirildiğini ve orada da dava konusu icra dosyası açıldığını, icra dosyasında ise senedi ciro aldıkları kardeş firma hakkında işlem başlatmadığını, sadece müvekkil firma hakkında icra takibi başlattıklarını, baba - kızın kardeş firma hakkında göstermelik de olsa dosya açma gereği duymadıklarını, Ticari sözleşmenin tarafı olan ilk cirantanın temel ilişkiden kaynaklı itiraz ve defilerin muhatabı olduğunu, bu sorumluluğu ortadan kaldırmak için senet grup firmalarına ciro edildiğini ve onun üzerinden başlatıldığını, hedef şaşırtmak için kanuna karşı hile yapıldığını,

ancak davalıların yapmış olduğu hilenin işlemin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, ayrıca icra alacaklısı ... Eğitim A.Ş'nin senedi icra dosyasında işleme koyduğunu, ancak kendisinden önceki ciranta olan ...

A.Ş hakkında borçlu sıfatıyla alacak talebinde bulunmadığını, icra dosyasında bu borçluyu özgür bırakarak sadece müvekkile hacze geldiğini, Sonuç olarak, dava konusu teminat senedi anlaşılmasın diye senedin muvazaalı olarak diğer kardeş firmaya bedelsiz olarak ciro edilerek işlem başlatıldığını, bu hususun şüpheden uzak, objektif ve somut olarak ispat edildiğini, dava konusu senetten dolayı davacı müvekkilin hiçbir borcu bulunmadığını, işbu senedin sözleşme teminatı olarak verildiğini, Davalıların davacı müvekkile karşı suç işlediklerini, ellerinde bulundurdukları teminat senedi üzeride tahrifat yaptıklarını,

uydurma borç ilişkisi yaratmak suretiyle ciro etmekte, firma adresine bir grup insanı hacze göndererek tehdit, baskı ve taciz yapmakta, hiçbir ticari ahlak ile bağdaşmayacak işlemlere tevessül etmekte olduklarını, söz konusu senedin sözleşmenin teminatı olarak verildiğini, senet üzerinde tahrifat yapılarak madde kaybına sebebiyet verildiğini, senedin kenar kısımlarının kesildiğini, cari olarak davacı müvekkilin karşı tarafa borcu olmadığını, aksine karşı taraftan alacaklı olduğunu,

dava konusu senet ile sözleşmede bahsi geçen senedin aynı olduğu hususunda hiçbir terddüt bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, Bakırköy 4.İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra dosyasına dayanak bonodan kaynaklı İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tesbit davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dava ve icra takibine konu bono incelendiğinde. Takip konusu bonoda davacı ... Turizm...Şirketi keşideci, davalı ...Şirketi lehtar/ciraanta, diğer davalı ... .....Şirketi ise ciranta durumundadır. Bononun keşide tarihinin 01/08/2019, vade tarihinin ise 01/07/2020 tarihi olduğu, bonu üzerinde nakden kaydının yazılı olduğu , bedelin 200.000,00 TL. olduğu görülmüştür.

Dava konusu bonodaki keşideci imzasının davacı tarafa ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.Davacı taraf, davaya konu bononun davacı şirket ile davalı ....Şirketi arasında imzalanan servis hizmet sözleşmesi uyarınca teminat olarak verildiğini, gerçek bir borçlanma senedi olmadığını, iş bu sözleşmeden kaynaklı davalı ...

AŞ'den 174.650,20 TL alacaklı olmasına ve bu alacağın davalı firmaca mutabakatlarda onaylamasına rağmen, şimdi nasıl olursa da 2019 yılından kalmış bir senetle borçlu konuma geçebildiğini, bu husus hayatın olağan akışına, kanuna, akla ve mantığa aykırı olduğunu, taraf defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile, dava konusu senet ve buna dayalı ticaret de dahil olmak üzere bir bütün olarak taraflar arasındaki tüm cari hesapların incelenmesini, hasıl olacak neticeye göre gerçek durumun ortaya çıkartılarak işbu senetten dolayı hiçbir borcun bulunmadığının tespitinin yapılmasını talep etmiştir.

Dava dosyası içerisinde sureti bulunan ''ÖZEL ... OKULLARI, 2019 - 2020 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SERVİS HİZMET SÖZLEŞMESİ,'' başlıklı sözleşme incelendiğinde. Sözleşmenin davacı ... Turizm...Şirketi ile davalı ...Şirketi arasında 1/08/2019 - 01/08/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 01/08/2019 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin 44. Maddesine göre davacı tarafından 250.000,00 TL.

Miktarlı teminat senedi verileceği anlaşılmıştır.Somut olayda davacı, dava konusu senedin teminat olduğunu, senette "teminat senedidir" kısmının kesilerek tahrifata uğratıldığını iddia etmiş olup tahrifatın bulunup bulunmadığına dair mahkemece ATK'dan rapor alınmıştır.

Alınan raporda senedin kenarlarının senette madde kaybına yol açacak şekilde kesildiği belirtilmiştir.Yargıtay'ın yerleşik nitelikteki içtihatları gereği üzerinde "teminat" kaydı olmayan bir senedin teminat senedi olduğunun kabulü için keşide tarihi, vade tarihi ve bedel yönünden senede açıkça atıf yapılan bir yazılı delil bulunması gerektiğini, davacı ...

Turizm...Şirketi ile davalı ...Şirketi arasında arasında imzalanan 01/08/2019 tarih tarihli Servis Hizmeti Sözleşmesi'nin 44. Maddesine göre davacı tarafından 250.000,00 TL.

Miktarlı teminat senedi verileceğinin düzenlendiği, dava konusu senedin keşide tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olsada, sözleşmede teminat olarak verilecek senedin miktarı ile dava konusu senedin miktarında farklılık olduğu, ayrıca sözleşmenin sona erdiği tarih 01/08/2020 olup senedin vade tarihinin ise 01/07/2020 tarihi olduğu sözleşmenin sona erme tarihinden öncesine ait olduğu, buna karşın ilgili sözleşme hükmünde keşide tarihi, vade tarihi ve bedel yönünden hiçbir atıf olmadığını, anlaşılmıştır.

TTK'nun 778/1-f maddesinin yollaması ile 680/1.maddesi uyarınca tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bono düzenlenmesi mümkün olup, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekir.

Dava konusu bonoda teminat kaydı ibaresinin olmadığı, bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nun 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 gün ve 2001/12-233 E., 2001/257 K.. 20.06.2001 gün ve 2001/12-496 E., 2001/534 K..

24.02.2010 gün ve 2010/19-67 E., 2010/99 K. sayılı kararlarında da aynı hususlar benimsenmiştir.İspat külfetinin davacıda olduğu, davacının dava konusu bononun teminet senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu HMK.’nun 201. Madde uyarınca aynı kuvvette yazılı delille ispat etmesi gerekmektedir. Bu suretle, davacı tarafından imzalanan bono nedeniyle borçlu olunmadığına yönelik iddiaların yazılı delille ispatlanması gerekmektedir.

Davacı tarafça iddia edilen hususların yazılı delille ispat edilemediği dosya kapsamı itibariyle tesbit edilmiş olup mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, ispat yükü doğru belirlenerek aynı gerekçe ile davanın reddine yönelik verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/341 Esas- 2020/1368 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/1061 Esas- 2020/1355 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)Mahkemece verilen gerekçeli kararda; davacı taraf yemin deliline dayanmışsa da HMK.

226/1-c maddesi gereğince yemin edecek kişinin ceza soruşturması ile karşı karşıya kalma ihtimali nedeniyle yemin deliline başvurulmadığı belirtilmiş ise de, bu gerekçenin dosya kapsamına uygun olmadığı dairemizce tespit edilmekle birlikte, davacı tarafın yemin delilinin hatırlatılmamasına ve mahkemenin gerekçesine ilişkin açık bir istinaf olmadığından ve bu durum kamu düzeninede ilişkin olmadığından dairemizce resen kaldırma sebebi yapılmamıştır.Sonuç itibariyle, dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde;

mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/760, K. 2025/1854, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/760
Karar No
2025/1854
Tarih
13 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/761 K.2025/1003
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/761 K.2025/1423
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/761 K.2025/788
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/762 K.2025/1174
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/764 K.2025/887
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/764 K.2025/832

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.