KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1438 Esas
- Karar no
- 2024/1506 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/487 Esas- 2024/465 Karar
- Tarih
- 20/08/2024
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından keşide edilen... A.Ş.
Fatih Şubesi'ne ait .... seri numaralı, 15/02/2019 tarihli ve 34.970,00 TL bedelli, .... seri numaralı, 30/08/2018 tarihli ve 7.400,00 TL bedelli, .... seri numaralı, 02/09/2018 tarihli ve 38.400,00 TL bedelli, .... seri numaralı, 15/09/2019 tarihli ve 22.970,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 10/04/2019 tarihli ve 27.970,00 TL bedelli çeklerin süresinde ibraz edilerek karşılıkları ödenmiş olmasına rağmen çek defterinin kaybolması sebebiyle bankaya iade edilmesi gereken çek yapraklarının bankaya iade edilemediğini,
bu sebeple müvekkilinin ilgili bankadan veyahut diğer bankalardan kredi kullanımı/teminat mektubu alımı vs. ticari iş ve işlemlerine ilişkin taleplerinin kabul görmediğini ve bu da müvekkilini ticari hayatta mağdur ettiğini beyanla anılan çeklerin TTK md. 759 uyarınca zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 20/08/2024 tarih 2024/487 Esas- 2024/465 Karar sayılı kararında. "Dava, zayi nedeniyle çekin iptali istemine ilişkindir.Davanın hasımsız olması ve taraf teşkilinin gerekmediği anlaşılmakla Mahkememizce tensiben karar verilmiş, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve keşideci sıfatıyla dava açtığının sabit bulunduğu,
HMK.nun 138. maddesi uyarınca dava şartları hakkında dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşılmakla Anayasanın 141/son ve HMK.nun 30. maddelerinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereği dosya üzerinden karar verilmiştir.Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardandır.Davacının keşidecisi sıfatıyla bu davayı açtığı ve keşideci olduğunun davacının kendi kabulünde olduğu, bu hususta bir tereddüt bulunmadığı, ancak keşidecinin zayi nedeniyle çek iptali istemi hakkı bulunmadığı,
zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkının 6102 sayılı TTK.651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil de olduğu, keşidecinin (hesap sahibinin) iptal kararı almakta hiç bir hukuki yararı bulunmadığı,
dava konusu çeklerin davacının çek hesabına ait oldukları, TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818-(1)s) maddesi yollamasıyla aynı kanunun 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptali davası açabileceği, esasen zayi olmuş çek hakkında keşidecinin,
ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabileceği veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açması mümkün olduğu ve dolayısıyla bu halde davacının çek iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı dolayısıyla keşidecinin bu davayı açma hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarih, 2016/10022 Esas ve 2018/2952 Karar sayılı ilamı).
Nitekim benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/09/2015 tarih, 2015/3370 Esas ve 2015/9210 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...Davaya konu çeklerin boş çek yapraklarından ibaret olmakla, boş çek yapraklarının zayi nedeniyle iptalinin talep edilemeyeceği, TTK 781/1. maddesinde belirtilen ibareleri içermediğinin dava dilekçesi kapsamından anlaşıldığı,
ayrıca davacının olsa olsa keşideci olabileceği, keşidecinin zayi nedeni ile iptal davası açma yetkisi olmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddin karar verilmesi.." gerektiği anlaşılmakla davanın HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Davanın HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili tarafından keşide edilen ... A.Ş. ....
Şubesinin; ''...'' seri numaralı, 15/02/2019 tarihli ve 34.970,00 TL bedelli, ''...'' seri numaralı, 30/08/2018 tarihli ve 7.400,00 TL bedelli, ''....'' seri numaralı, 02/09/2018 tarihli ve 38.400,00 TL bedelli, ''...'' seri numaralı, 15/09/2019 tarihli ve 22.970,00 TL bedelli, ''...'' seri numaralı, 10/04/2019 tarihli ve 27.970,00 TL bedelli çeklerinin süresinde ibraz edilerek karşılıkları ödenmiş olmasına rağmen çek defterinin kaybolması sebebiyle bankaya iade edilmesi gereken çek yapraklarının bankaya iade edilemediğini,
bu sebeple müvekkilinin ilgili bankadan veyahut diğer bankalardan kredi kullanımı/teminat mektubu alımı vs. ticari iş ve işlemlerine ilişkin taleplerinin kabul görmediğini ve bunun da müvekkilini ticari hayatta mağdur ettiğini.
Her ne kadar çeklerin ibraz süreleri üzerinden oldukça uzun zaman geçmiş ve karşılıkları ödenmiş de olsa çek yapraklarının iade edilmemesi nedeniyle ilgili bankanın kredi taleplerini geri çevirmeye devam ettiğini, fakat müvekkili şirkete ait yönetimin 2019 yılında değiştiğini, müvekkilinin eski yönetimine ait iş ve işlemler, kalan evrak ve belgeler hususunda sıkıntılar ve eksiklikler yaşandığını, müvekkili yönetim değiştiği günden bu yana bu eksiklikleri ve aksaklıkları gidermeye çalışmakta ise de bu konunun ancak huzurdaki dava sonucu ile çözüme kavuşabileceğini,
yıllar önce ibraz edilen çekin yetkili son hamiline ulaşılamayacağından ve mevcut durum yalnızca müvekkili şirket bakımından sıkıntı yaratmakta olduğundan huzurdaki davayı açma hakkının da keşideci olmasına karşın müvekkiline ait olacağını beyanla İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1. maddesinin atfı ile 757 vd maddeleri gereği zayii olduğu iddiası ile çekin iptali talebine ilişkindir.
Mahkemece davacının çekin keşidecisi olduğu ve keşideci tarafından çekin iptalinin talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir.
Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır.Mahkemece de belirtildiği üzere, davacı keşidecisi olduğunu ve bankaya ibraz edilmeleri ile karşılıklarını ödediğini beyan ettiği çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, çekin zayi edildiği durumlarda TTK'nın 757. maddesinde hamile iptal davası açma hakkının tanındığı,
hamile bu hakkın tanınmasındaki amacın, kambiyo senedi vasfını haiz ve henüz ibraz edilmemiş çekten doğan hakkın, çekin elinde bulunması ihtimalinde hak sahibi olmayan üçüncü kişilerce kullanılmasının önüne geçmek olduğu, dava konusu çeklerin bedellerinin ödendiği, davacının keşideci konumunda olduğu ve meşru hamil (alacaklı) sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla bu çekler hakkında iptal davası açamayacağı, dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre Mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1438, K. 2024/1506, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama