İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/1880 K.2025/1750

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2025/1880Karar2025/1750Tarih23 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.961 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Ekim 2025
Dosya no
2025/1880 Esas
Karar no
2025/1750 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Değişik iş no
2025/512 D. İş Esas- 2025/512 Karar
Tarihi
15/09/2025
Talep
İhtiyati Tedbir
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.961 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

İhtiyati tedbir isteyen vekili talep dilekçesinde; müvekkilinin uluslararası ticaret yapan ve özellikle İran ile Avrupa arasında faaliyet yürüten saygın bir iş insanı olduğunu, İranda bulunan ve müvekkili adına kayıtlı olan ...

Ticaret Limited Şirketi Avrupa ve İran arasında ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, uluslararası yaptırımlar nedeniyle İrandaki ticari muhataplarının ödemeleri doğrudan banka yoluyla yapması mümkün olmadığından Türkiye üzerinden dolar cinsinden ödeme yapılması zarureti doğduğunu, müvekkilinin bu ihtiyacını karşılamak amacıyla ... Bankası Beykent Şubesi müdürü olan kamu görevlisi ... ile tanışmış ve ...

Bankası Beykent Şubesinde hesap açtığını, ...eşinin döviz bürosu aracılığı ile yardımcı olabileceğini belirterek bankadaki odasında eşi ... ve eşinin önceki eşinden oğlu ... ile müvekkilini tanıştırdığı ve sonrasında ., ... ve müvekkilinin birlikte yemeğe çıktıklarını ve nasıl çalışacaklarını anlaştıklarını, tanışmanın ilk banka nezdinden yapılması ve kamu görevlisi sıfatıyla gerçekleştirilmesi müvekkili nezdinden doğrudan güven ilişkisi yarattığını, müvekkili ile tanıştırılan ... ve ... ...

Döviz, ... Gold ve ... Gold isimli döviz şirketler üzerinden müvekkilinin ödemelerini aldıklarını, müvekkiline bu ödemeleri İran'a transfer edeceğini beyan ettiğin, ve başlangıçta taahhütlerini yerine getirdiğini, borçlu gerçek kişilerin müvekkilin 6 ayrı ödemede yapmış olduğu toplam 3.233.449 USD tutardan yalnızca 1.573.375 USD'yi müvekkilin bildirdiği hesaplara aktarım yaptıklarını bakiye kalan 1.660.074 USD'nin ise halen ödemediklerini belirterek,

müvekkilin 1.660.074 USD tutarındaki alacağının tahsili için borçlu davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasını, borçluların, ellerindeki malvarlıklarını üçüncü kişilere devretme, kaçırma veya muvazaalı işlemlerle malvarlıklarını azaltma ihtimalleri nedeniyle, HMK m. 389 ve devamı hükümleri uyarınca, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden ve ivedilikle karar verilmesine, talebin kabulü halinde tedbirin infazına ilişkin gerekli müzekkerelerin ilgili kurumlara yazılmasına,

yargılama giderleri, harçlar ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 15/09/2025 tarih ve 2025/512 D. İş Esas - 2025/512 Karar sayılı kararında;

"....Talepte bulunan vekili, müvekkilinin karşı taraftan 1.660.074 USD alacaklı olduğunu belirterek alacağının tahsili için borçlular adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına tedbir konulmasını talep etmiştir.Dava dilekçesi ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde, talepte bulunan diğer taraftan 1.660.074 USD alacaklı olduğunu yaklaşık olarak ispat edemediğinden davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı Talep eden (alacaklı) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkilin uluslararası ticaret yapan ve özellikle İran ile Avrupa arasında faaliyet yürüten saygın bir iş insanı olduğunu, İran'da bulunan ve müvekkil adına kayıtlı olan ...

Ticaret Limited Şirketi'nin (294224) Avrupa ve İran arasında ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, uluslararası yaptırımlar nedeniyle İran’daki ticari muhataplarının ödemeleri doğrudan banka yoluyla yapması mümkün olmadığından, Türkiye üzerinden dolar cinsinden ödeme yapılması zarureti doğduğunu, müvekkilin bu ihtiyacını karşılamak amacıyla, ... Bankası Beykent Şube Müdürü olan kamu görevlisi ... tanıştığını ve ...

Bankası Beykent Şubesinde hesap açtığını, ...'nın, eşinin döviz bürosu aracılığıyla yardımcı olabileceğini belirterek bankadaki odasında eşi ... ve eşinin önceki eşinden oğlu ... ile müvekkili tanıştırdığını, daha sonra .. 'nın, ... ile müvekkil ... birlikte yemeğe çıktığını ve burada nasıl çalışacaklarını anlaştıklarını, tanıştırmanın ilk banka nezdinde yapılması ve kamu görevlisi sıfatıyla gerçekleştirilmesinin müvekkil nezdinde doğrudan güven ilişkisi yarattığını, karşı tarafın mal kaçırmasının önüne geçmek için öncelikle ihtiyati tedbir başvurusu yaptıklarını, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi akabinde taraflarınca ...,

... ve ... ile ilgili dolandırıcılık, kamu görevinin kötüye kullanılması ve diğer re’sen tespit edilecek suçlar için Savcılık şikayeti yapıldığını, ayrıca BDDK ve ... Bankası Genel Müdürlüğüne de şikayet başvurusu yapıldığını, müvekkil ile tanıştırılan bu şahısların ... Döviz, ... Gold ve ...

Gold isimli döviz şirketleri üzerinden müvekkilin ödemelerini aldıklarını, müvekkile bu ödemeleri İran'a transfer edeceğini beyan ettiklerini, başlangıçta taahhütlerini yerine getirdiklerini, müvekkilin 18.11.2023 tarihinden Mayıs 2024 tarihine kadar ... babası ...'in de yönlendirmesiyle müvekkile ait 6 ayrı ödemenin toplam tutarı olan 3.233.449 USD'nin ... Döviz, ... Gold ve ...

Gold isimli döviz şirketlerinden teslim aldığını, nitekim dosyaya sunulan ...'e ait imzalı teslim makbuzlarından, whatsapp mesajlarından ve whatsapp ses kayıtlarından net bir şekilde anlaşıldığını, ...'in yapılan bu ödemeleri müvekkilin bildirdiği ve İstanbul'da bulunan müvekkilin talimat verdiği döviz büroları aracılığıyla kimliğini beyan ederek imzalı bir şekilde teslim aldığını, her ödeme aldığında müvekkile ödemeyi aldığına ilişkin ses kaydı attığını, müvekkilin bildirdiği hesaplara Riyal şeklinde yapılan ödemeyi aktardığında da yine hesabın kapandığına, alacak verecek kalmadığına, ilişkin ses kaydı ve mesaj attığını,

bu şekilde süregelen olayda davalının müvekkilde bir güven tesis ettiğini, müvekkilin 6 ayrı ödemede yapmış olduğu toplam 3.233.449 USD tutardan yalnızca 1.573.375 USD'yi müvekkilin bildirdiği hesaplara aktarım yaptığını, bakiye kalan 1.660.074 USD'nin ise halen ödenmediğini, kalan 1.660.074 USD'nin ödeneceğine dair müvekkili oyalama ve sürüncemede bırakma eyleminin devam ettiğini, müvekkilin yapmış olduğu 6 ayrı ödemenin toplam tutarının 3.233.449 USD olduğunu, İşbu alacağın rehin ya da başka herhangi bir teminat altında olmadığını, davalıların ödeme niyeti bulunmadığı gibi,

müvekkile borcun karşılığında Kuşadası'ndan villa teklifinde bulunulduğunu, ancak bu teklifin samimi olmadığını, müvekkili oyalamak için yapılmış bir teklif olduğunu, müvekkilden alınan paralarla davalı ...'in, ... Yapı İnşaat Ltd.

Şti.'ne para aktararak Kuşadası'nda villa projesi yaptıklarını ve her an villaları satıp müvekkilin dava veya icra takibi sonucunda tahsilat yapmasının önüne geçmeye çalıştıklarını, bu itibarla borçluların mal kaçırmasının önüne geçmek maksadıyla davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, öncelikle teminatsız olarak,

mahkeme aksi kanaatte ise de uygun görülecek bir teminat karşılığında ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi gerektiğini, davalıların eylemlerinin borcun gayrimenkule aktarıldığını ve muvazaalı işlemlerle tahsilin imkânsız hale getirilmeye çalışıldığını gösterdiğini, Müvekkil tarafından sunulan WhatsApp yazışmaları, para teslim belgeleri, ses kayıtları, şirket kayıtları ve tapu belgeleriyle sabit olduğu üzere borçluların kötü niyetli şekilde müvekkilin parasını iç ettiklerini, özellikle 2023 - 2024 yılları arasında ... adına yapılan villa projesinin bu paralarla finanse edildiğini,

... ve ...’in müvekkilden aldıkları meblağı iade etmeyeceklerini beyan ettikleri ses kaydı ve ayrıca ...nın “1.5 milyon dolar gönderdiğinizi bilsem izin vermezdim” şeklindeki beyanının bu borcun ... tarafından artık ödenmek istenmediğini teyit eder nitelikte olduğunu, müvekkilin sunduğu ve ekte ses kaydı olarak taraflarınca sunulan konuşmada borçlu ...'in alacağın varlığını ve ödenmediğini açıkça kabul ettiğini, üstelik bu borcun kaynağının doğrudan babası ...’in villa projesi nedeniyle ödeyememesi olduğunu beyan ettiğini, davalı ...'in “villa projesi bitti sayılır”, “bir müşteri tüm villaları toplu almak istiyor”,

“krediyle iki villa almak isteyen bir başka müşteri daha var” gibi ifadelerle, müvekkilden alınan paranın ... bünyesindeki gayrimenkul projelerine aktarıldığını ikrar ettiğini, bu durumun cebir ya da tehdit olmaksızın aldatma yoluyla müvekkilin zarara uğratıldığını ve borcun ifa edilmemesinin bilinçli, organize bir yapı içinde yürütüldüğünü açıkça gösterdiğini, ayrıca borçlu ...’in konuşmada “babam kimsenin iyiliğini unutmaz, eli açılırsa bu iş çözülür” gibi söylemlerinin doğrudan alacaklıya ödeme yapma yükümlülüğü bulunduğunu ve buna rağmen ödeme yapılmadığını gösterdiğini,

Davalılardan ...’in müvekkile hitaben gönderdiği 09.09.2024 tarihli ses kaydının tercümesi ve aslının ekte sunulduğunu, bu kaydın taraflar arasındaki ticari ilişkinin boyutunu, borcun varlığını ve borcun ödenmemesi halinde taşınmaz devri teklifini açıkça ortaya koyduğunu, ...'in “Eğer bekleyemiyorsanız gelin, sizin adınıza devri yapayım” diyerek doğrudan borca karşılık mal devrine hazır olduğunu beyan ettiğini, bu beyanın davalıların borcun mevcudiyetini inkâr etmediğini, borcun karşılığında ayni teminat sunma girişiminde bulunduklarını, dolayısıyla alacağın varlığı, miktarı ve mahiyeti konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığını,

ayrıca vadesinin geldiği noktasında da ihtilaf bulunmadığını, ancak borcun nakden tahsil edilemediğini ve muvazaalı şekilde taşınmazlara aktarıldığını açıkça gösterdiğini, söz konusu ses kaydı ve tercümesi alacağın varlığını, davalıların kabulünü ve mal kaçırma ihtimalinin yüksekliğini gösterdiğinden,

ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönünden somut ve güçlü bir delil teşkil ettiğini, bu nedenle eldeki ticari ilişki altında gerçekleştirilen ancak teminat altına alınmayan alacağın tahsilinin ciddi şekilde tehlikeye düştüğünü, mal kaçırma şüphesinin kuvvetli olduğunu, borçlular adına kayıtlı mallara tedbir konulmasının tahsilin güvence altına alınabilmesi açısından zorunlu olduğunu, Somut olayda hem alacağın muaccel olduğu,

hem de borçluların mallarını kaçırmaya yönelik hileli ve muvazaalı işlemlerde bulunduğunun net şekilde sabit olduğunu, davalıların müvekkilden teslim aldıkları 3.233.449 USD tutarındaki paranın yalnızca 1.573.375 USD’sini müvekkilin talimat verdiği hesaplara aktardıklarını, kalan 1.660.074 USD’lik borcu ödemediklerini, kalan borcun ödeneceğine dair verdikleri sözleri yerine getirmediklerini, aksine borcun taşınmaz yatırımlara yönlendirildiğini açıkça kabul etiklerini, Kuşadası’nda villa projesi yapıldığı, müvekkilin alacaklarının bu projeye aktarıldığı,

buna rağmen borcun ödenmemesi için çeşitli oyalama taktiklerine başvurduklarının delillerle sabit olduğunu, ses kayıtlarında borcun varlığı, taşınmaza aktarılması ve villaların toplu şekilde satılmak istendiğinin bizzat borçlular tarafından ikrar edildiğin,i ayrıca borçluların müvekkile alacak karşılığı villa teklif etmesinin ödeme niyetlerinin olmadığını, mal kaçırma eğilimlerinin yüksek olduğunu ve müvekkilin nakit tahsilat yapmasını önlemeye yönelik hileli plan içinde hareket ettiklerini gösterdiğini, bu bağlamda tedbir şartlarının tamamının oluştuğunu, Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere yaklaşık ispatın yeterli olduğunu,

mahkemeye sunulan tüm yazılı, görsel ve dijital delillerin, borç ilişkisinin ve alacağın varlığının yaklaşık ispatı açısından yeterli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, karşı taraftan 1.660.074,00 USD alacaklı olduğu belirtilerek alacağının tahsili için borçlular adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir.

Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Talep, karşı taraftan 1.660.074,00 USD alacaklı olduğu iddiasına ilişkin olup ihtiyati tedbir konulması istenen menkul ve gayrimenkuller uyuşmazlık konusu değildir.

Bu nedenle karşı taraf adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yasal olarak olanak bulunmamaktadır.Yine HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Davacının talebi, ihtiyati haciz zımmında ihtiyati tedbir kararı verilmesidir.Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 19/09/2016 tarih ve 2016/8719 Esas, 2016/7357 Karar sayılı içtihadı ve yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz farklı geçici hukuki koruma sağlayan müesseselerdir.

İhtiyati tedbir, genelde dava konusunun el değiştirmesine engel olurken, ihtiyati haciz, alacağı teminat altına almaktadır. Bu nedenlerle; ihtiyati haciz gibi ihtiyati tedbir kararı verme olanağı olmadığı, ayrıca talep dilekçesinde ileri sürülen iddialara göre talebe konu alacağın varlığı ve miktarı açılacak bir eda davasında iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır.

Talep dilekçesi ekinde sunulan whatsapp yazışmaları ve ses kayıtlarının hukuki vasfı ve itibar edilip edilmeyeceği hususunun yargılamayı gerektirdiği, söz konusu kayıtların taraflar arasındaki hukuki ilişki, talep edenin alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve muaccel olup olmadığı hususlarında yaklaşık ispata yeterli olmadığı, bu delillere göre yaklaşık isbatın gerçekleşmediği,

değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olup talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince talep eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1880, K. 2025/1750, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1880
Karar No
2025/1750
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1880 K.2025/1999
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1885 K.2025/2146
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1886 K.2025/2127
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1891 K.2025/1641
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1893 K.2025/2204
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1895 K.2025/2106

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.