KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/551 Esas
- Karar no
- 2025/1119 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2023/608 Esas - 2024/685 Karar
- Tarih
- 23/10/2024
- Dava
- Tespit
Karar Metni
2.110 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ile müvekkili arasında süregelen uyuşmazlık ile ilgili olarak, davalının ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/571 Esas sayılı dosyası altında tebliğ edilen dava dilekçesi ile haberi olduğunu, dava dilekçesi tebligatı ekinde, hiçbir şekilde bilgi verilmeyen, katılma imkanı bulamadıkları, ilgili mevzuata aykırı surette yürütülen arabuluculuk süreci ve buna ilişkin tutanaktan haberi olduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ...
Büro Dosya Numarası, ... Arabuluculuk Dosya Numarasıyla yürütüldüğü anlaşılan ve 14.08.2023 tarihinde “anlaşmama” tutanağına bağlanan arabuluculuk faaliyetinin, müvekkilinin tamamen bilgisi dışında geliştiğini, kendisine bu nedenle sürece katılma hakkı tanınmadığını, süreç ve tutanağın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu tutanak incelendiğinde arabulucu Avukat ... tarafından yürütülen süreçte müvekkilinin adresinin “... Mahallesi, ... ... Sokak, ... Ofis No: .. D: ...
Zeytinburnu/İSTANBUL” olarak gösterildiğini, Zeytinburnu/İSTANBUL bölgesinde, “... Mahallesi” diye bir mahalle olmadığını, davalının, müvekkilinin eski ikametgahı olan ve Beyoğlu ilçesinde bulunan ... Mahallesi'ni arabulucuya bildirdiğini, adresin devamını ise Zeytinburnu olarak girdiğini, oysa böyle bir adresin mevcut olmadığını, Zeytinburnu ilçesinde bulunan adresin, müvekkilinin pay sahibi olduğu bir anonim şirket olan ... San. ve Tic. AŞ.'nin, ...
Mahallesi Zeytinburnu'nda bulunan şirket merkez adresi olduğunu, bu adres dahi arabuluculuk sürecinde ve tutanakta yanlış yazıldığını, müvekkiline arabuluculuk sürecine ilişkin bildirim ve davet mektubu hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, müvekkilinin süreçten ancak İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/571 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesiyle, sonradan ve haricen malumat sahibi olduğunu, süreç ve tutanağın bu nedenle kesin olarak hükümsüz olduğunu, tüm bu sebeplerle; haklı davanın kabulüne, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davet mektubunu bizzat davacının tebliğ aldığını, arabulucunun, öncelikle davacıya ... nolu telefondan ulaşmaya çalıştığını, bununla birlikte kendisinden bir türlü dönüş alamadığını, akabinde telefon ile ulaşamayacağını anlayınca davet mektubunu kargo yapmaya karar verdiğini, davacının adresine ...
Kargo ... nolu kargosu ile davet mektubu gönderildiğini ve 08.08.2023 tarihinde saat 11:27'de davacı ...'e tebliğ edildiğini, kendisinin buna rağmen toplantıya katılım sağlamadığını, bu kapsamda davacının kendisine tebligat yapılmadığı ve söz konusu arabuluculuk sürecinden haberi olmadığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının usulsüz tebligata ilişkin iddiları kabul etmediklerini, davacıya yapılan davet mektubunun tebliğ edilmiş olduğunu, Tebligat Kanunu md. 32 ve Yönetmeliğin m. 53 hükmü gereği söz konusu tebligat usulsüz yapılmış olsa bile tebligat muteber sayıldığını,
dilekçe ekinde sunulan davet mektubunun tebliğine ilişkin sorgulamada davacının davet mektubunu teslim aldığı görüldüğünü, arabuluculuk sürecinin davacının iddialarının aksine usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının söz konusu itirazının İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/571 Esas numaralı davayı sürüncemede bırakmayı amaçladıklarını, tebligatın, iş insanı kimliğiyle tanınan davacının işyeri adresine yapıldığını, bağlantısız veya nadiren bulunduğu bir yere yapılmadığını, kişinin birden fazla bilinen adresi mevcutsa bunlardan herhangi birine tebligat yapılması yeterli olduğunu,
tüm adreslere tebligat yapılması yönünde bir gereklilik bulunmadığını, tüm bu sebeplerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 23/10/2024 tarih ve 2023/608 Esas - 2024/685 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre. Dava, davaya konu İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenmiş olan ... Büro Dosya Numarası - ... Arabuluculuk Dosya Numarası ve 14/08/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağının usul ve yasaya aykırı düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise iptalinden ibaret açılan Tespit davasıdır.
Davacı taraf vekili; davalı tarafın ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurduğunun ancak müvekkil aleyhine İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/571 Esas sayılı dosyası ile haberdar olunduğunu, bu sebeple davalı tarfaından yürütülen arabuluculuk sürecinin tamamen usule aykırı olduğunu, arabuluculuk süresince müvekkiline usulüne uygun herhangi bir bildirim yapılmadığını, yürütülen sürecin Tebligat Kanununa da aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle düzenlenen arabuluculuk son tutanağının iptal edilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Davalı taraf vekili, davacının amacının İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/571 Esas sayılı dosyası ile açılan davada yargılama sürecini uzatmak olduğu, arabuluculuğa davet mektubunun davacıya bizzat tebliğ edildiğini, arabuluculuk sürecinde davet mektubunun gönderimine ilişkin herhangi bir usul şartının bulunmadığının, tebligatın yapıldığı adresin davacının işyeri adresi olduğunu, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun ilerlediğini, açılan itirazın iptali davasını uzatmak maksadıyla açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ...
Kargo Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak göndericisi ..., alıcısı ... olan, ... numaralı kargoya ait tüm gönderi bilgilerinin istenmesine, kargonun alıcıya teslim edilip edilmediği, edilmiş ise kime teslim edildiğine ilişkin ayrıntılı bilgilerin sunulmasının istenmesine karar verilmiş yazılan müzekkere cevabında yapılan araştırma neticesinde gönderinin 08/08/2023 tarihinde alıcısına teslim edildiğinin tespit edildiği, kargo bilgilerini içerir sistem ekran görüntüsü ve elektronik teslim belgesinin müzekkere ekinde gönderildiği görülmüştür.
İstanbul Arabuluculuk Bürosuna müzekkere yazılarak İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenmiş olan arabulucusu ... olan ... Büro Dosya Numarası- ...
Arabuluculuk Dosya Numarası ve 14/08/2023 tarihli arabuluculuk görüşmelerine katılması için taraflardan ...'in arabulucu tarafından nasıl haberdar edildiğine ilişkin tüm tebliğ evrakları istenmiş ancak tüm bilgilerin arabulucu ...'tan istenebileceği cevabı üzerine bizzat arabulucuya yeniden müzekkere yazılmış, müzekkere cevabında ...'e arabuluculuk dosya başvuru dilekçesi ve başvuru formunda yer alan ... nolu telefondan ulaşılamadığından yine arabuluculuk dosya başvuru dilekçesi ve başvuru formunda yer alan ...
Mah. ... Sok. ... Ofis No:... D: ... Zeytinburnu/İstanbul adresine ... Kargo ... nolu kargosu ile davet mektubunun gönderildiği ve 08.08.2023 tarihinde teslim edildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... Büro Dosya Numarası-...
Arabuluculuk Dosya Numarası ve 14/08/2023 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağının davalı tarafın katılımı davacı tarafın yokluğunda gerçekleşerek imza altına alındığı, dosya kapsamında yazılan müzekkere cevaplarında arabuluculuk dosya başvuru dilekçesi ve başvuru formunda yer alan telefon numarasından davacı tarafa ulaşılmaya çalışıldığı ancak ulaşılamadığından başvuru formunda belirtilen adrese usulüne uygun şekilde davetiye mektubunun çıkarıldığı, tebligatın bizzat davacı tarafından teslim alındığının görüldüğü,
davalı tarafından sunulan başvuru formunda gösterilen adresin dosya kapsamında yapılan incelemeye göre davacı tarafın işyeri adresi olduğunun anlaşıldığı ve yine Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğine göre tarafların bir araya gelmesi için yapılacak davetiyede herhangi bir usul şartı aranmadığı, tarfalara çağrının her türlü haberleşme aracılığıyla olabileceği, bu kapsamda davacıya usulüne uygun şekilde davetiyenin tebliğ edildiği, davacı tarafın aksini ispat eden herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
''Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ortaya çıkan ticari uyuşmazlık ile ilgili arabuluculuk sürecinden haricen haberleri olduğunu, Davalı ile müvekkili arasında süregelen uyuşmazlık ile ilgili olarak, davalının ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurduğu,
davalı tarafından müvekkilimiz aleyhine ikame edilen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/571 Esas sayılı dosyası altında taraflarına tebliğ edilen dava dilekçesi ile haberleri olduğunu, Taraflarınca yapılan dava dilekçesi tebligatı ekinde, hiçbir şekilde taraflarına bilgi verilmeyen, katılma imkanı bulamadıkları, ilgili mevzuata aykırı surette yürütülen arabuluculuk süreci ve buna ilişkin tutanaktan haberlerinin olduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu’nun ...
Büro Dosya Numarası – ...
Arabuluculuk Dosya Numarasıyla yürütüldüğü anlaşılan ve 14.08.2023 tarihinde “anlaşmama” tutanağına bağlanan arabuluculuk faaliyeti, müvekkilinin tamamen bilgisi dışında geliştiğini, kendisine bu nedenle sürece katılma hakkı tanınmadığını; süreç ve tutanağın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Arabulucu tarafından yürütülen sürecin usulsüz olduğunu, Dava konusu tutanak incelendiğinde, arabulucu Avukat ... tarafından yürütülen süreçte müvekkilinin adresinin “... Mahallesi, ...
Sokak, ... Ofis No:.. D:.. Zeytinburnu – İstanbul” olarak gösterildiğini, Zeytinburnu – İstanbul bölgesinde, “... Mahallesi” diye bir mahalle olmadığını; davalının, müvekkilinin eski ikametgahı olan ve Beyoğlu İlçesi’nde bulunan ... Mahallesi’ni arabulucuya bildirdiğini, adresin devamını ise Zeytinburnu olarak girdiğini; oysa böyle bir adresin mevcut olmadığını, Zeytinburnu İlçesi’nde bulunan adresin, müvekkilimizin pay sahibi olduğu bir anonim şirket olan ... San. ve Tic.
AŞ.’nin, ...
Mahallesi – Zeytinburnu’nda bulunan şirket merkez adresi olduğunu; buna ilişkin yazılı delil, dava dilekçeleri ile birlikte Mahkeme'ye sunulduğunu; bu adresin dahi arabuluculuk sürecinde ve tutanakta yanlış yazıldığını, Bu itibarla müvekkiline arabuluculuk sürecine ilişkin bildirim ve davet mektubunun hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, müvekkilinin süreçten ancak İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/571 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesiyle, sonradan ve haricen malumat sahibi olduğunu, Süreç ve tutanağın bu nedenle kesin olarak hükümsüz olduğunu, iptalini dilediklerini, Yürütülen sürecin,
tebligat kanunu hükümlerine göre de usule aykırı olduğunu, Arabulucu tarafından hem maddi hata içeren hem de müvekkilinin adresi olmayan bir adrese yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, Müvekkilinin adresinin, ... Mahallesi, ... Sokak No:... ...
Merkez Üsküdar İstanbul adresi olduğunu; buna ilişkin yazılı delillerin de dosyaya mübrez olduğunu; açıkça görüldüğü gibi müvekkiline yapılan tebligat ve arabuluculuk tutanağındaki adresle, müvekkilinin gerçek adresinin hiçbir alakası olmadığını, Tebligat Kanunu Madde 10 hükmü aşağıdaki kuralı amir olduğunu: Bilinen adreste tebligat: Madde 10 – Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Arabuluculuk sürecinde kullanılan adresin müvekkilinin ikametgahıyla ilgisi bulunmadığını, Arabulucunun kullandığı adresin, müvekkilinin eski adresinin dahi olmadığını; adresin hem maddi hata taşımakta olduğunu, hem de müvekkilinin hiçbir zaman ikamet adresi olmadığını, Bu itibarla da usul ve yasaya aykırı arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen “anlaşmama” tutanağının iptali gerektiğini, Dosyaya mübrez yazlı delillerden, tebligatın yapıldığı iddia edilen gün müvekkilinin İstanbul dışında olduğunun da anlaşılmakta olduğunu, Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ...
Kargo ile 08.08.2023 tarihinde arabuluculuk davetinin tebliğ edildiğini ve müvekkilinin bunu bizzat tebellüğ ettiği ileri sürülmekte olduğunu, Oysa, bu tarihte müvekkilinin, ailesiyle birlikte Çanakkale'de olduğunu; buna ilişkin kredi kartı ekstresi, müvekkilinin ailesi ile birlikte konaklamasını gösteren otel konfirmasyon yazısı da dosyaya ibraz edildiğini, Açık yazlı delillere ve hatalı adrese rağmen davanın reddinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek,
yukarıda izaha çalışılan hukuki durum, dosyaya mübrez yazılı deliller ve Mahkemece re'sen nazara alınacak hususlar ışığında, İstanbul 20 .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/685 Karar sayılı ilamının KALDIRILARAK davanın KABULÜNE; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/571 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine açılan davada zorunlu dava şartı olarak başvurulan arabuluculuk sürecinin davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığı ve haberdar edilmediği iddiası ile usul ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ve son tutanağın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartıdır. 115. maddesi uyarınca Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, kendileri aleyhine davalı tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/571 Esas sayılı dosyasında açılan davaya ilişkin arabuluculuk dava şartına başvuru yapıldığını, ancak arabuluculuk davet mektubunun davacıya tebliğ edilmediğini ve arabuluculuk sürecinin yokluklarında usul ve yasaya aykırı olarak yürütüldüğünü, bu sebeple arabuculuk son tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de,
söz konusu iddiaların aleyhlerine açılan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/571 Esas sayılı dosyasında ileri sürüldüğü ve bu nedenle davacının arabuluculuk son tutanağının iptalini ayrı bir davaya konu etmesinde hukuki yararının bulunmadığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5637 esas ve 2024/7178 karar sayılı ilamı) anlaşılmakla Mahkemece davanın hukuki yarar dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilmek suretiyle reddine karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu usulen yerinde görülmüştür.Sonuç itibariyle,
davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355 ve 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,9-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 262,00-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 1.431,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/551, K. 2025/1119, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama