KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/736 Esas
- Karar no
- 2025/750 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2025/175 Esas (Derdest Dava Dosyası
- Tarihi
- 14/03/2025 (Ara Karar Tarihi
- Dava
- Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
- Talep
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
2.241 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile, davalı şirketin en son sermaye artışının yapıldığı 06/03/2007 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan karara göre şirket sermayesinin 40.000.000,00-TL olduğunu, sermayesinin 5.000.000,00-TL'lik kısmının müvekkiline ait olup şirketin toplam sermayesinin %12,5'a tekabül ettiğini, davalı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 05/03/2025 tarihli ve 11285 sayılı nüshasının 1142 sayfasında ... ilan sıra nosu ile ilan edilen tescil ve ilan işleminin hukuka aykırı olup geçersiz olduğunu, 22/02/2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağı oylama sonucunda ..., ...,
... ve ...'nın üç yıl için yönetim kurulu üyeliklerine seçildiğini, oy miktarlarına göre yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri şekilde karar oluşturulan şahısların şirketin toplam sermayesine göre %55,43 oranında olumlu oy, toplantıya katılan toplam 30.772.500,00-TL sermayeye göre ise %72,05 oranında olumlu oy kullanıldığını, bu anlamda gerek toplantıya katılan ve gerekse şirketin toplam sermayesi dikkate alındığında gerekli karar nisabının bulunmadığı hususunun açık olduğunu,
yapılan oylama sonucunda alınan kararın hukuka aykırı olduğunun ve batıl olduğunun ifade edilerek karara itiraz hususlarının da oylamadan sonra toplantı tutanağına yazdırıldığını, şirket ana sözleşmesi ile farklı hissedar gruplarının sahip olduğu hisselerden yararlanmak suretiyle çoğunluğu ve bu şekilde şirketin yönetimini ele geçirmelerinin önlenmesi ve şirketin ... ve ...ailelerinin mutlaka ortaklaşa şekilde yönetilmesi düşünülerek ana sözleşme yapıldığını, 22/02/2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında Bakanlık Temsilcisinin de bulunmadığını,
paydaş güvenini tamamen kaybetmiş ve usulsüzlük yaptıkları mahkeme kararları ile sabit hale gelmiş olan eski YK üyelerinin bir kısmının yeniden yönetim kurulu üyesi seçmek suretiyle adeta yeni usulsüzlüklerin yapılmasının önünü açma cihetine gidildiğini, bu nedenlerle usulsüz olarak tescili yapılan kararlarla ilgili dava sonucuna kadar tescilin askıya alınması doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 14/03/2025 tarih ve 2025/175 Esas sayılı ara kararında;"....Somut durumda talep dilekçesi incelendiğinde; olağanüstü toplantı açısında esas sözleşmede %76 karar nisabının sermaye artışı ve azaltılması için öngörülmesi, esas sözleşmedeki bakanlık temsilcisi hükmünün eski TTK hükmünün tekrarı niteliğinde olması dikkate alındığında yaklaşık ispat yerine getirilmemiş olmakla, ihtiyati tedbir talebinin bu aşama da bu nedenlerle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir...."gerekçesi ile,''1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davalı şirketin ... Ticaret Sicil No’su ile kayıtlı, ... Mersis No’su ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olduğunu, şirketin en son sermaye artışının yapıldığı 06.03.2007 tarihli (26.03.2007 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 6773 sayısının 406.sahifesinde ilan edilen) Genel Kurul toplantısında alınan karara göre;
şirket sermayesinin 40.000.000,00 TL olduğunu, davalı şirket’in 40.000.000,00 TL sermayesinin 5.000.000TL’lik kısmının davacıya ait olduğunu, bunun da şirketin toplam sermayesinin %12,5’ine tekabül ettiğini, davalı şirketin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 05.03.2025 tarih ve 11285 sayılı nüshasının 1142 sayfasında 55040 ilan sıra nosu ile ilan edilen tescil ve ilan işleminin hukuka aykırı olduğunu, geçersiz olduğu gerekçesi ile,
İstanbul 14.ATM.2025/175 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, davada alınan açık hukuka aykırı/yok hükmündeki kararların uygulanmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmesin talep edildiğini, mahkemenin alınan kararların yok hükmünde olduğunun açık olmasına karşın, ihtiyati tedbir talebini hukuka aykırı şekilde reddettiğini,Şirket ana sözleşmesinin “Toplantı ve Karar Nisapları” başlıklı 23.maddesinin;“Genel Kurul Toplantı’larında şirket sermayesinin en az %75’inin hazır bulunması gerekir.
İlk toplantıda bu nisap hasıl olmadığından bahisle yapılacak diğer toplantılarda da aynı nisap aranır.Olağan genel kurul toplantılarında ve sermaye artışı ve sermayenin azaltılmasına ilişkin Olağanüstü Genel Kurul karalarında, karar nisabı şirket sermayesini temsil eden hisselerin %76’sıdır.Türk Ticaret Kanunu 388.maddesine göre aranacak nisap gündem konusuna göre aranır.” şeklinde olduğunu, ana sözleşme hükmü ile de sabit olduğu gibi, gerek toplantı ve gerekse karar için yasal düzenlemelerdeki nisaptan ayrılmak suretiyle, nitelikli toplantı ve karar nisabı öngörüldüğünü,
22.02.2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağı oylama sonucu ve alınmış gözüken kararın;"Oylamaya geçildi. ... için 22.172.500 Kabul, 8.600.000 Red oy kullanıldı ... 22.172.500 Kabul, 8.600.000 Red oy kullanıldı... 8.600.000 Kabul, 22.172.500 Red oy kullanıldı... 8.600.000 Kabul, 22.172.500 Red oy kullanıldı... 22.172.500 Kabul, 8.600.000 Red oy... 22.172.500 Kabul, 8.600.000 Red oy kullanıldı." şeklinde olduğunu, bu sonuca göre;... T.C.Kimlik No. ..., ...
T.C.Kimlik No.... ve ... T.C.Kimlik No.... ve ...
T.C.Kimlik No. ... üç yıl için yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini,Söz konusu oy miktarlarına göre, Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçildikleri şekilde karar oluşturulan şahısların şirketin toplam sermayesine göre; %55,43 oranında olumlu oy, toplantıya katılan toplam 30.772.500,00 TL. sermayeye göre ise %72,05 oranında olumlu oy kullanıldığını, bu anlamda gerek toplantıya katılan ve gerekse şirketin toplam sermayesi dikkate alındığında gerekli karar nisabının bulunmadığı hususunın açık olduğunu, yapılan oylama sonucunda,
oylama sonucu alınan kararın hukuka aykırı olduğu ve batıl olduğunu ve karara itiraz hususları da oylamadan sonra toplantı tutanağına yazdırıldığını, bu açıdan karar nisabına uygun karar alınmadığını, Şirket ana sözleşmesi ile, farklı hissedar gruplarının sahip olduğu hisselerden yararlanmak suretiyle çoğunluğu ve bu şekilde şirketin yönetimini ele geçirmelerinin önlenmesi,
şirketin ... ve ... ailelerinin mutlaka ortaklaşa şekilde yönetilmesi düşünülerek ana sözleşme yapıldığını, şirketin halen yürürlükte bulunan ana sözleşmesinin “Toplantıda Komiser Bulundurulması” başlıklı 21.maddesinin “Gerek olağan ve gerekse Olağanüstü Genel Kurul Toplantıları’ndan T.C.Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiserinin bulundurulması şarttır.
Komiserin gıyabında yapılacak Genel Kurul Toplantısı’nda alınacak kararlar geçerli değildir” şeklinde olduğunu, 22.02.2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda Bakanlık Temsilcisi bulunmadığını, Genel Kurul çağrısını yapan şirketin eski yönetimi tarafından bakanlık temsilcisi talep de edilmediğini,Her ne kadar Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Anonim Şirket’in tüm toplantıları için bakanlık temsilcisi (komiser) bulundurulmasına ilişkin zorunluluk kaldırılmış ise de,
öncelikle taraflar arasındaki sözleşme olan şirket ana sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını davalı şirketin hali hazırda yürürlükte bulunan ana sözleşmesi gereğince, tüm olağan ve olağanüstü toplantılarda bakanlık temsilcisinin bulundurulması şart koşulmuş olduğunu, bakanlık temsilcisinin bulunmamasının yaptırımının da, ana sözleşme ile “geçersizlik” olarak belirlendiğini, bu nedenle de şirket ana sözleşmesinin açık hükmü ile geçersiz olan bir kararın tescilinin yolsuz tescil olduğu ve terkininin gerekli olacağını, Davalı şirketin görev süresi sona eren Yönetim Kurulunun daha önceki tarihlerde de genel kurulu toplantısı organize edip,
aynı şahısların Yönetim Kurulu üyesi olarak seçilmeleri için girişimde bulunduğunu, ancak paydaşlar tarafından, güven duygusunun tamamen ortadan kalkmış olması sebebiyle, karar alınmasına olanak olmadığını,Şirket Yönetim Kurulu tarafından 20.04.2022 tarihinde saat 10:30’da (Ticaret Sicil Gazetesi’nin 18.01.2022 tarihli ve 10497 sayısının 400 sahifesinde ilan edilmiştir),
20.07.2022 tarihinde saat 10.30’da (Ticaret Sicil Gazetesi’nin 13.06.2022 tarihli ve 10597sayısının 506 sahifesinde ilan edilmiştir)22.02.2023 tarihinde saat 10.30’da (Ticaret Sicil Gazetesi’nin 23.12.2022 tarihli ve 10732 sayısının 126 sahifesinde ilan edilmiştir) 25.04.2024 tarihinde saat 10.30’da (Ticaret Sicil Gazetesi’nin 29.01.2024 tarihli ve 11010 sayısının 224 sahifesinde ilan edilmiştir) tarihlerinde genel kurul toplantı çağrısı yapıldığını, genel kurul tarihinde yapılan toplantıda bir kısım hissedarın TTK.m.420 hükmü gereğince,
finansal tablolar ve bağlı gündem maddelerinin görüşülmesinin bir ay sonraya ertelenmesinin talep edildiğini, söz konusu toplantıyı yöneten toplantı başkanı tarafından, sadece finansal tabloların ve finansal tablolara bağlı gündem maddelerinin görüşülmesi değil, usulsüz olarak tüm gündem maddelerinin görüşülmesinin ertelendiği şeklinde tutanak düzenlendiğini, daha sonra 15.01.2025 tarihinde yapılacağı bildirilen yeni bir genel kurul toplantı çağrısı yapıldığını, ancak 15.01.2025 tarihli toplantı başladıktan sonra,
yapılmakta olan toplantının 25.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısının erteleme toplantısı olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine taraflarınca toplantının erteleme toplantısı olduğu hususunun çağrıda yer almadığı, bu anlamda çağrının geçersiz olması sebebiyle toplantının yapılamayacağı vs. gibi hususlarda itirazlar dermeyan edildiğini, ancak toplantıya devam edilmesi üzerine, davacıdan alınan vekaletin olağan genel kurul yapılacağı şeklindeki çağrıya göre alınmış olması,
erteleme toplantıya katılma yetkisinin vekaletnamede bulunmaması sebebiyle, toplantının yapıldığı adresten ayrılma zorunu doğduğunu, bu şekilde de toplantı nisabı ortadan kalktığı için gündem maddelerinin görüşülmesine geçilemediğini,Şirketin 2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısı yapılmamışken ve 25.04.2024 tarihli genel kurul toplantısının TTK.m.420 hükmü gereğince ertelenmesi üzerine 15.01.2025 tarihli erteleme genel kurul olduğu ileri sürülen toplantı çağrısının usulsüz olduğunun ortaya çıkması sonucunda, şirketin görev süresi sona eren YK üyeleri,
yasal zorunluluk olan erteleme genel kurul toplantısını ve Şirket’in yapılmamış olan 5 yıllık olağan genel kurul toplantılarını organize etmeksizin, afaki iyiniyet kurallarına açıkça aykırı bir şekilde tek gündem maddelik olağanüstü genel kurul toplantısı organize etmeye ve bir oldu bitti ile,
paydaş güvenini tamamen kaybetmiş ve usulsüzlük yaptıklarının mahkeme kararları ile sabit hale geldiğini, eski YK üyelerini (bir kısmı) yeniden yönetim kurulu üyesi seçmek suretiyle, adeta yeni usulsüzlüklerin yapılmasının önünü açma cihetine gidildiğini, 22.02.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar metni ile de sabit olduğu gibi, yasa hükmünde yazılı olan “ asgari oy” hakkının ortadan kaldırıldığının sabit olduğunu,Yasal düzenlemelere göre batıl olduğu sabit olan kararların davalı sicil tarafından tescil edilmesinin de yasal düzenlemelere açıkça aykırı olduğunu,
şirketin seçilen Yönetim Kurulu üyelerinin bir kısmının şirketi kusuru kastı ile zarara uğratmış olduğu gerekçesi ile açılan Yönetim Kurulu Üyesi sorumluluk davası neticesinde sorumluluk kararı verildiğini, aynı zamanda, söz konusu Yönetim Kurulu üyeleri ile ilgili, savcılık soruşturması devam ettiğini, Yönetim Kurulu’na seçilen ...'nün, şirkete ödenmesi üzerine aleyhine karar alınan tazminat tutarının ödenmesi yükümünden kurtulmak için Şirket’te sahibi bulunduğu hisseleri danışıklı olarak ...’de kurduğu ... isimli şirkete devrettiğini, hali hazırda, davalı Şirket’te şeklen hissedar olmamasına karşın,
şirketin yönetimini elinde tutmak için usulsüz işlemler yapmakta sakınca görmediğini, şirkete ödenmesine karar verilen tazminatın kendisinden tahsiline yönelik işlemlerin de şirket tarafından yapılmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında, gerçek amacın geçmişten gelen şirkete zarar verme alışkanlığının devam ettirilmesi ve bu şekilde şirketin içinin tamamen boşaltılması olduğunu,Davacı tarafından İstanbul 3.ATM.2024/456 Esas sayılı dosyasından Şirket’in feshi yönünde açılan davada, dava neticesinde davacının hissesine isabet eden gerçek tutarın alınmasının önlenmesine yönelik, hileli/danışıklı işlemlerin yapılması cihetine gidileceğini,
bu anlamda tamamen hukuka aykırı kararı tescil etmek suretiyle, davalı şirketin şeklen yönetici konumuna getirilen kişilerin yaptıkları usulsüzlükler sebebiyle, davacının uğraması muhtemel zararların ilgililerinden ve kamu hazinesinden talep ve tahsilini isteme hakkını da saklı tuttuklarını, 22.02.2025 tarihli genel kurulda yapılan usulsüzlükler sebebiyle, tescil için başvuru halinde tescilin yapılmaması istemi ile.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde 24.02.2025 tarihli ve ...-... sayılı başvuru yapıldığını, sicil tarafından 25.02.2025 tarihli ve ... sayılı yazı ile tescil başvurusunda dikkate alınacağı ifade edilmiş olmasına karşın, dikkate alınmaksızın tescilin yapılması cihetine gidildiğini, Hazır bulunanlar listesinde yer alan eksikliklerin tamamlanması için toplantıda hazır bulunanların onayının alınmadığını, düzeltme ile ilgili herhangi bir toplantı da yapılmadığını,
söz konusu eksikliklerin şirketin usulsüz olarak seçilmiş gibi gözüken YK üyeleri tarafından veya onların azmettirmesi ile ve belgede sahtecilik suretiyle düzeltilmiş olmasının olası olduğunu, toplantı sonrası taraflarına tevdi edilen hazır bulunanlar listelerinde söz konusu hususların eski hali ile durduğunu, bir belge üzerinde değişiklik yapılmasının ancak o belgeyi düzenleyenlerin ortak kararı ile mümkün olduğunu,Ticaret Siciline müvekkil tarafından, alınan kararların usulsüz olduğunun ve tescil edilmemesi gerektiğinin bildirilmesine karşın,
hazır bulunanlar listesindeki değiştirmeye davacının onayının olmadığı açık ve ticaret sicili tarafından da bilinebilecek bir durum olmasına karşın, belgede tahrifat suretiyle tamamlandığı anlaşılan eksikliğin, ticaret sicili tarafından tahrifatın bilinmesine karşın tescilin yapılmasının usulsüz olduğunu, bu hususun tescilin usulsüzlüğünü açıkça ortaya koyduğunu,Tescili ve ilanı yapılan hususlardan bir tanesinin de.
Beşiktaş ...Noterliği’nin 24.02.2025 tarih ...yevmiye nosu ile tasdikli 22.02.2025 tarihli 2 sayılı Yönetim Kurulu Kararı olduğu ilan metninden anlaşıldığını, söz konusu Yönetim Kurulu kararının batıl genel kurul kararına dayalı olarak alınmış olması sebebiyle, yönetim kurulu kararının da batıl olacağı, batıl genel kurul ve batıl genel kurula dayalı olarak alınan batıl yönetim kurulu kararlarının tescilinin de yolsuz/hukuka aykırı olduğunu,
tüm bu nedenlerle yasal düzenlemeler gereği yoklukla malul olma sonucu bağlanan kararların uygulanmasının durdurulması isteminin reddine karar verilmesinin hukuk güvenliği ile bağdaşır olmadığını belirterek yerel mahkemece verilen ara kararın kaldırılması ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, davalı ... Şirketi’nin, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 05.03.2025 tarih ve 11285 sayılı nüshasının 1142 sayfasında 55040 ilan sıra nosu ile ilan edilen , davalı Şirket’in temsil ve ilzamına ilişkin ilanın dayanağı.
Beşiktaş ...Noterliği’nin 24.02.2025 tarih ... sayılı 22.02.2025 tarihli Genel Kurul Kararı ile, Beşiktaş ...Noterliği’nin 24.02.2025 tarih ... yevmiye nosu ile tasdikli 22.02.2025 tarihli 2 sayılı Yönetim Kurulu Kararı’nın tescilinin terkini istemi ile açılan davada, dava sonucuna kadar tescilin askıya alınması doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, İhtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda davacı taraf, davalı ..
Şirketi’nin, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 05.03.2025 tarih ve 11285 sayılı nüshasının 1142 sayfasında 55040 ilan sıra nosu ile ilan edilen , davalı Şirket’in temsil ve ilzamına ilişkin ilanın dayanağı.
Beşiktaş ...Noterliği’nin 24.02.2025 tarih ... sayılı 22.02.2025 tarihli Genel Kurul Kararı ile, Beşiktaş ...Noterliği’nin 24.02.2025 tarih ... yevmiye nosu ile tasdikli 22.02.2025 tarihli 2 sayılı Yönetim Kurulu Kararı’nın tescilinin terkini istemi ile açtığı eldeki davada, tescilin askıya alınması doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Huzurdaki dava, tescilin terkini talebi ile açılmış ise de; tescil edilmiş bir olgunun terkini ve davacının iddialarının ileri sürüş biçimi de gözetildiğinde, mahkemece verilen ara karar tarihi itibariyle dosyada mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, bu durumda meydana gelecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin güçleşeceği veya tamamen imkansız hale geleceğine yönelik kanaatin oluşmadığı,
Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/736, K. 2025/750, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama