İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/874 K.2026/889

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2026/874Karar2026/889Tarih30 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.962 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Nisan 2026
Dosya no
2026/874 Esas
Karar no
2026/889 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2023/551 Esas- 2025/689 Karar
Tarih
15/10/2025
Dava
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.962 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...ın kefili olduğu ....

Şti.’nin T.C. ...A.Ş.'den, 10.11.2022 tarihli 5.000.000,00 TL tutarındaki Ticari Kredi Sözleşmesi ile kredi kullandığını ve ...’ın söz konusu Genel Kredi Sözleşmesi'ni müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkil bankadan kullandırılan kredinin davalılar tarafından vadesinde ödenmediğini ve bu nedenle hesaplar kat edilerek, borçluların MERNİS ve Sözleşme adreslerine hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, İhtarnameye rağmen müvekkil bankanın borçlulardan alacağını tahsil edemediğini, bundan dolayı tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ... .....

İcra Dairesi’nin ...

E. sayılı dosyası tahtında davalılar aleyhine genel haciz yoluyla takibe geçildiğini, ancak davalılar tarafından icra takibine konu borcun tamamına, tüm fer'ilere ve imzalara itiraz edildiğini, davalıların haksız olarak icra takibine itiraz ederek, müvekkil banka alacağının tahsilini geciktirdiğini, belirterek sonuç olarak; davalının icra takibine, fer'ilerine, imzaya ve takibe konu borcun tamamına yönelik itirazlarının iptaline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik takip tarihi itibarıyla 599.747,71 TL alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla .......

İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil .... Şti.'nin adresi ticaret sicil kayıtlarında da tescilli "...... Mah. .... No:.

Blok/. ../İSTANBUL" adresi olduğunu, diğer müvekkil ...ın adresinin ise "...Mah. ... Cad. No:...

İç Kapı No: . ../İstanbul" olduğunu, icra takibinin yer bakımından yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığını, bu nedenle İstanbul İcra müdürlüklerinin yetkisizliğine ve icra dosyasının yetkili Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı banka tarafından, davalı müvekkillere yönelik keşide edilen ihtarname ile muacceliyet kaydının şartlarının oluşmadığını, davacı tarafça düzenlendiği ifade edilen ihtarnamede borç tutarının, temerrüt faizi ve gider vergileriyle beraber banka veznesine ödenmesi için yalnızca 1 gün süre verildiğini ve davalı müvekkillere karşı başlatılan takipte,

muacceliyet şartının oluşmamış olması sebebiyle, davacı bankanın alacağın tamamı üzerinden giriştiği takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafça her ne kadar, davalı müvekkil ...ın, diğer davalı müvekkil ....

Şti.'nin aldığı iddia edilen krediye müteselsil kefil olduğu iddia edilmişse de, Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan hükümlere uygun bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, davacı banka tarafından icra takibi ile talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu, belirterek sonuç olarak; davanın usulden reddine, İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisizliğinin tespiti ile dosyanın yetkili Küçükçekmece İcra Müdürlüklerine gönderilmesine,

davacı tarafın haksız ve kötü niyetli davasının esastan reddine, davacı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 15/10/2025 tarih ve 2023/551 Esas- 2025/689 Karar sayılı kararında; " ....Davacı banka ile davalı ....Şti arasında 10.11.2022 tarihinde 5.000.000,00 TL tutarında genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup, davalı ...da aynı tarihte bu sözleşmeye 5.750.000,00 TL bedelle kefil olduğu uyuşmazlık konusu değildir.

Davalı ...ın kefalet sözleşmesi tarihinde davalı asıl borçlu ....Şti nin ortağı ve yetkilisi olduğu, bu nedenle de kefalet tarihi de dikkate alınarak 6098 Sayılı TBK'nun 584. maddesine .../03/2013 tarihinde eklenen 3. fıkrası uyarınca şirket ortaklarının kefaleti yönünden eş rızasının aranmayacağı hükmü karşısında eş rızasına ilişkin beyan bulunmayan davalı ... yönünden kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu görülmüştür.Davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesi imzalanan davalı şirkete... ... nolu kredi kartının verildiği, ... nolu Hazine Destekli Taksitli Özkaynak Kefalet Destek Kredisinin kullandırıldığı,

davalı şirketin borçlarını ödemediğinden bahisle davacı banka tarafından hesabın kat edilerek ......Noterliğinin ..03.2023 tarih .... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu şirkete 17.03.2023 tarihinde , kefil ...a ise 16.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 1 günlük mehil süresinin ilavesi ile davalı şirketin 19.03.2023 tarihinde ve davalı ... 'ın ise 18.03.2023 tarihinde temerrüd olduğu,

ancak TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. Cümlesi uyarınca kefil ve kefillere, asıl borçlu tarafından taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütüle -meyeceğinden, kefile, asıl borçlu tarafından kendisine tanınan mehil içerisinde borcun ödenmediği ihbar edilmeden kefil aleyhine temerrüt faizi yürütülemeyecektir.

Ticarı borçlara kefalet halinde TTK'nun 7/1-2.cümle hükmü TBK 589'a göre özel hüküm niteliğinde olup öncelikle uygulanır. TBK 586 gereğince asıl borçluya yapılan ihtar sonuçsuz kalmadan kefile başvurulamayacağından kefilin takiple temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun 88. ve 120. maddelerinde temerrüt faizine sınırlamalar getirilmiştir.

Yürürlük Kanunun 7. Maddesine göre söz konusu hüküm 01/07/2012 tarihinden önce başlatılmış takiplerde de uygulanacaktır. Ancak 6102 sayılı TTK'nun 8. maddesine göre ticari işlerde faiz serbestisi ilkesi geçerlidir. TTK, TBK'ya göre özel bir kanundur. Aynı tarihte yürürlüğe giren bu özel kanunlar arasındaki farklı nitelikteki hükümler söz konusu olduğundan daha özel nitelikteki 6102 sayılı TTK hükümlerinin dikkate alınarak faiz oranının belirlenmesi gerekir.

Mahkememizce TBK'nun 88. ve 120. maddesindeki sınırlamaların uyuşmazlıkta uygulanamayacağı taraflar arasındaki kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekeceği kanaatine varılmıştır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.c maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-1650 Esas 2019/507 Karar sayılı içtihadı Merkez Bankası tarafından belirlenen KMH faiz oranları dikkate alınarak dikkate alınarak kredili mevduat hesapları için akdi faiz oranı % 15,7949 ve temerrüt faiz oranının % 31,5898 olduğu, Kredi kartı için TCMB tarafından yayınlanan gecikme faiz oranı % 19,92 olduğu kanaatine varılarak bu yönde tespit eden bilirkişi raporundaki oranlara itibar edilmiştir.

Dava konusu krediden dolayı İhracatı Geliştirme A.Ş. tarafından, 23.05.2023 tarihinde kefaletin tazmin bedeli olarak davacı bankaya 373.499,23 TL ödeme yapılmış ise de kanuni takibi sürdürmek Kredi Verenin yükümlülüğünde olduğundan, bu ödeme borç miktarından düşülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davalılar hakkındaki davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, ..... İcra Müdürlüğünün ...

E sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin 465.966,97- TL asıl alacak (taksitli kredi), 103.188,62- TL asıl alacak (kredi kartı) olmak üzere toplam 569.155,59- TL asıl alacak, 14.361,23- TL işlemiş faiz (kefil ... yönünden 8.107,72-TL), 718,06- TL BSMV (kefil ... yönünden 405,38-TL) olmak üzere toplam 584.234,88 TL üzerinden devamına (kefil yönünden 577.668,69- TL), kabul edilen 465.966,97 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %31,38 oranında, 103.188,62 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,92 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV yürütülmesine,

davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.

Davanın kısmen kabulüne karar verilen alacak miktarının kredi sözleşmesinden kaynaklı banka kayıtlarına dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, davacının icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak başlattığının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamamış olması ve bu yönde herhangi bir delil bulunmaması nedenleriyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek verilmiştir..."gerekçesi ile,

'' 1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların... İcra Müdürlüğü'nün, ... E sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 465.966,97- TL asıl alacak (taksitli kredi), 103.188,62- TL asıl alacak (kredi kartı) olmak üzere toplam 569.155,59- TL asıl alacak, 14.361,23- TL işlemiş faiz (kefil ... yönünden 8.107,72-TL), 718,06- TL BSMV (kefil ... yönünden 405,38-TL) olmak üzere toplam 584.234,88 TL üzerinden devamına (kefil yönünden 577.668,69- TL), kabul edilen 465.966,97 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %31,38 oranında, 103.188,62 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,92 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV yürütülmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine,

2-Kabul edilen alacağın % 20 sine isabet eden taktiren 116.846,98-TL(müteselsil kefil .... için 115.533,74-TL) icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine

3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, temerrüt faiz oranının yanlış hesaplandığını ve uygulandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen diğer davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

32920 (Mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

6100 Sayılı HMK'nın değişitirilen Ek Madde 1/2 maddesinde "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” hükmü düzenlenmiş olup, söz konusu Kanun hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararın miktar itibariyle istinaf kanun yoluna tabi olup olmadığı hususu davanın açıldığı tarihteki miktar ve değer dikkate alınmak suretiyle belirlenecektir.

6100 sayılı HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmüne konu davanın açıldığı 2023 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00-TL olmuştur. Davacı tarafından davalı asıl borçlu şirket aleyhine istinafa gelinen ve reddine karar verilen dava değeri 15.512,83-TL olup ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir.

Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının davalı asıl borçlu şirket aleyhine verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.Davalı kefil yönünden ise, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 4.c Maddesinde.

"Müşterinin temerrüte düşmesi halinde temerrüt faizi uygulanır. Temerrüt faizi akdi faiz oranına azami % 100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir.

Ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha yüksek ise temerrüt faizi cari faiz oranına azami % 100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir." hükmünün düzenlendiği, bilirkişi tarafından taksitli kredi için, davacı cari faiz oranları ile bu oranların akdi faiz oranından daha yüksek olduğuna dair delil sunmadığından temerrüt faizi, % 15,79 olan akdi faiz oranının % 100 fazlası olan % 31,58 olarak hesaplandığı, ancak davacı tarafından icra takip tarihinde temerrüt faiz oranını % 31,38 olarak talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talebindeki temerrüt faiz oranının dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,

kredi kartı alacağı yönünden ise 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının 02.04.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 2006/1 sayılı Tebliği ve 03.08.2013 Tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğ dikkate alınarak Merkez Bankası tarafından yayımlanan temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerektiğinden bu oranın dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve yapılan hesaplama taraflar arasındaki sözleşme,

davacı talebi ve yasal mevzuata uygun olduğu gibi davacı vekili tarafından yargılama aşamasında bu hesaplamaya itiraz edilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, davacının davalı asıl borçlu şirket aleyhine verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine, davalı kefil aleyhine verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davalı asıl borçlu şirket aleyhine verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Davacının davalı kefil aleyhine verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, fazla yatırılan harcın talep halinde davacıya iadesine,

5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

6-Artan gider avansı bulunması halinde yatırana iadesine,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/04/2026 tarihinde HMK'nın 341, 352/1. ve 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2026/874, K. 2026/889, 30 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/874
Karar No
2026/889
Tarih
30 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2026/875 K.2026/942
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/875 K.2026/1124
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2026/883 K.2026/869
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/887 K.2026/1111
  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/887 K.2026/228
  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/889 K.2026/236

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.