KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Dosya no
- 2019/2153
- Karar no
- 2019/1631
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/09/2018
- Numarası
- 2018/444-2018/916 E.K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili tarafından faturalara dayalı cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin borca itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, HMK 84/2 md. gereğince davalının muhtemel yargılama giderlerini karşılamak üzere tespit ve takdir olunan 3.450,15 TL teminat tutarının mahkeme veznesine yatırıp makbuzu dosyaya ibraz etmek üzere davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak, verilen kesin süre içinde davacı tarafça teminatın yatırılmadığı, teminata ilişkin dava şartının noksan olduğu gerekçesiyle davanın HMK 88/1 uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden teminat altına alınması gereken bir yargılama giderinin olmadığını, hal böyleyken ilk derece mahkemesinin dava değerinin teminatı için bir teminat belirlemesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır. Davacı, faturalara dayalı cari hesap bakiye alacağının tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmiştir.İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, davacı şirket hakkında iflas kararı verildiği, müflis şirketin alacaklı olduğu iddia edilerek davalıya dava yöneltildiği hususları ihtilafsızdır.
HMK'nın 84 vd. maddelerinde düzenlenen teminat, hukuki nitelik açısından HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında mahkemelerce re’sen gözetilmelidir.Yargılama sürecinde mahkemece, davacı vekiline, sonuçları hatırlatılmak suretiyle takdir edilen teminatı depo etmesi için usule uygun kesin süre verildiği, ancak davacı vekilince teminat şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Yargılama sürecinde verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek süreçte davalının vekille temsili her zaman mümkün olabileceği gibi, yine aynı süreçte davalı yanca gider yapılması da mümkündür.
Buna göre, davacı vekilinin davalının vekille temsil olmadığı, bu durumda davalının muhtemel yargılama giderlerinin doğmasının mümkün olmayacağı ileri sürülüp, teminat şartının yerine getirilmemesinin davanın usulden red gerekçesi yapılamayacağı yönündeki istinaf başvuru nedeni yerinde değildir.Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/2153, K. 2019/1631, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama