İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2230 K.2022/594

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2019/2230Karar2022/594Tarih18 Mayıs 2022Okuma10 dk · 1.927 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Mayıs 2022
Dosya no
2019/2230
Karar no
2022/594
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/06/2019
Numarası
2015/185 E. - 2019/296 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit ( Tekne sigorta poliçesinden kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.927 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, davasında özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından ... nolu 26/07/2013 tarihli sigorta poliçesi ile 750.000,00 TL sigorta limiti üzerinden ... isimli teknenin sigorta teminatı altına alındığını, poliçe tarihinden bir yıl sonra 18/07/2014 tarihinde davalının müvekkili sigorta şirketine başvurarak sigorta değerini 3.750.000,00 TL'ye yükseltmek istediğini, bu artışa gerekçe olarak da teknede yapılan revizyon ve tadilatları gösterdiğini, sigortalının talebine istinaden ... nolu poliçe düzenlenerek tekne değerinin 3.750.000,00 TL olarak kabul edildiğini,

teknenin isminin de ... olarak değiştirildiğini, teknenin 07/02/2015 tarihinde batmasından sonra sigortalı tarafından sigortacıya ibraz edilen değer arttırımına ilişkin tadilat ve revizyon belgelerinin sözkonusu bedel artışını destekler nitelikte görülmediğini, bu nedenle poliçede sigorta bedeli olarak yer alan 3.750.000,00 TL'nin gerçek değer olamayacağı hususunun tespitini talep etme zaruretinin doğduğunu, yangın olayının şaibeli gözüktüğünü ve teknenin bilerek batırılmış olabileceğinin düşünüldüğünü, en şüpheli durumun ise tekne sigorta bedelinin 5 kat arttırılması olduğunu,

olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğu, ... isimli teknenin gerçek değerinin belirlenmesi suretiyle poliçede sigorta bedeli olarak yer alan 3.750.000,00 TL 'nin gerçek değer olamayacağının ve dolayısıyla müvekkili sigortacının bu miktar sigorta tazminatı ödeme borcu altında olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin 26/07/2013 tarihinde satın aldığı tekneyi 750.000,00 TL değer üzerinden sigortalattığını, sigorta şirketinin iddia ettiği gibi tekne değerinin 300.000,00 USD olmadığını, toplam değerin 380.000,00 USD olduğunu, bu tutarın ise 750.000,00 TL'ye tekabül ettiğini, revize faturaları gereğince 125.000,00 USD'lik bir revizyon yaptırılarak teknenin o günkü ekleme yapılan iç dış tüm revizyon bedeli ile sadece müvekkiline maliyetinin 1.000.000,00 TL , piyasa değerinin ise 1.500.000,00 - 2.000.000,00 TL civarında olduğunu,

bu tutarlara göre eksik sigorta sözkonusu olduğundan yeni yapılan sigorta bedeli ile dengeleme oluşturulduğunu, ilk yapılan sigorta bedeli düşük olduğundan 2014 tarihinde yapılan revize sonrasında teknenin asıl bedeline ulaşıldığını, sigorta poliçesinin hukuka uygun hale getirildiğini, 2014 yılı ocak ve mayıs ayı arasında tekneye yaklaşık 300.000,00 ila 400.000,00 TL arası masraf yapıldığını, ... ile yapılan 200.000,00 TL 'lik fatura ve bakım onarım işleri listesi, ...

Ltd Şti, ...

Tic Ltd Şti, Tan Marin Bakım Onarım Sözleşmesi, ... ile yapılan boya bakım sözleşmesi kapsamında teknede yapılan büyük revize ve işlemler sonucunda teknenin değerinin ilk alındığı haline göre 4-5 kat arttığını ve bu kapsamda 3.750.000,00 TL bedel üzerinden yeniden poliçe düzenlendiğini, olay günü Meteorolojiden sözlü olarak alınan bilgilere göre davacı tarafın iddia ettiği gibi fırtına veya çok büyük tehlikelerin sözkonusu olmadığını, yatın Ataköy Marina'dan Yalova ...

Marina'ya gitmek üzere yola çıktığını, teknede üç kişi bulunduğunu, bunlardan birinin kaptan olduğunu, diğerinin ise mürettebat ve yolcu statüsünde olduğunu, Ataköy Marinadan hareket edildiğinde havanın poyraz esmesi sebebiyle önce rüzgarı sancak baş omuzluk kısımdan alarak ilerlediğini, teknenin battığı yerine iddia edildiği gibi Marmara Denizinin en derin yeri olmadığını, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün hazırladığı 07/02/2015 tarihli raporda ve tekne içinde bulunan ...'ya ait telefon kayıtlarında yangının 07:49'da ihbar edilip, Kıyı Emniyeti görevlilerinin 08:30 'da görev yerine geldiğini,

40.44.50-029 00.00 mevkiinde teknenin yandığının belirtildiğini, teknenin ekspertiz raporunda belirtildiği gibi 5 metrelik kısmının değil en fazla 3 metrekare kadar borda ile kıç kısmının yanma sebebiyle olmadığının belirtildiğini, Martı Denizcilik ve Teknomarin Denizcilik şirketlerinden alınan elektrik teknik raporlarında ;

ekspertiz şirketinin de nekadar eksik ve yanlış tespitler yaptığının ortaya konulduğunu, sigorta şirketine tüm primlerin zamanında ödenmiş olduğunu, gerekli tadilatlarla ilgili bildirimlerin yapılmış olduğunu, bu kapsamda zeyil poliçesinin düzenlendiğini, teknenin yanmasından dolayı ortaya çıkan zararın ödenmemesi sebebiyle 3.750.000,00 TL 'lik poliçe bedeli üzerinden zararın tazmin edilmesi için dava açma haklarını saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, davacı sigorta şirketinin 3.750.000,00 TL bedel üzerinden borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyaya celp ve ibraz edilen delillerin incelenmesi neticesinde; sigortalı ... tarafından sigorta tazminatının ödenmesi için sigorta şirketi aleyhine İstanbul 2 ATM 'nin 2015/958 esas sayılı dosyasında açılan dava neticesinde 20/12/2018 tarihli 2015/958 esas 2018/1359 karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği,

olaya ilişkin olarak tekne sahibi ..., tekne kaptanı ... ve olay günü teknede bulunan kişiler hakkında İstanbul Anadolu 5 Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/325 esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında sanıkların sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçunu işlediklerine karar verilerek,

bu suçtan dolayı tayin edilen cezadan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmış olup, dosyadaki tüm deliller ile ceza yargılamasında elde edilen maddi olgular birlikte değerlendirildiğinde, ... tarafından sigortalanan ... isimli teknenin başlangıçta belirlenen sigorta bedelinin olay tarihinden kısa bir süre önce 5 katına çıkartıldığı, bu artışa gerekçe olarak teknede yapılan bir takım revizyon ve tadilatların gösterildiği, ancak bu konuda sunulan belge ve bilgilerin değer artışını ispatlayacak nitelikte olmadığı,

olay günü tek sefer için görevlendirilen tekne kaptanının kış mevsimindeki hava şartlarını dikkate alarak kıyıya yakın bir rotada seyir yapması beklenirken olağan seyir rotasının dışına çıkarak Marmara Denizinin en derin bölgesinde seyrettiği sırada çıkan yangın sonucu teknenin battığı, yangının başladığı yer olarak bildirilen master kabin alt tarafında teknenin tamamen batışına neden olacak düzeyde yangın meydana gelebilecek aksamın bulunmadığı,

kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre tekne sahibi sigortalı ... ile tekne kaptanı ve olay günü teknede bulunan kişilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek çıkarılan yangın sonucu teknenin batırıldığı, bu nedenle meydana gelen olayın ve zararın sigorta teminatı kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalıya ait Dreams isimli tekneye ilişkin davacı ... tarafından düzenlenen tekne sigorta poliçesinden dolayı 07/02/2015 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Önceki beyanlarını tekrarlamış ve davacı vekilinin bilirkişi ücretini yatırmadığı için dosyanın bilirkişiye gönderilemediğini ve bir sonraki duruşmada karar verildiğini, bu durumun da mahkemenin henüz hüküm verecek kadar bilgi ve belgeye sahip olmadan karar verdiğini ortaya koyulduğunu,06.03.2019 tarihli duruşmada 1 nolu ara kararda davalı vekili tarafından ...’in güncel adresi bildirilip masraf yatırılması halinde yeniden müzekkere yazılmasına karar verilmiş olup taraflarınca yeni adres süresi içinde bildirildiği halde müzekkere yazılmadığını,Yargıtay HGK'nun 19.02.2014 gün ve 2013/23-320 E 2014/118 K sayılı kararda,

ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde bu kararın bir mahkumiyet kararı sayılmayacağından hukuk hakimini bağlamayacağının belirtildiğini, Müvekkilinin dosyada mübrez poliçe gereğince 26.07.2013 tarihinde satın aldığı Moondreams isimli tekneyi 750.000 TL bedelli olarak sigorta teminatı altına aldığını, teknenin değerinin 380.000 USD olduğunu, dosyada bulunan revize faturalarından anlaşılacağı üzere müvekkilinin 125.000 USD tutarında bir revizasyon yaptırdığını, müvekkilin tekneyi o hali ile satmak istese değerinin 1.500.000,00-2.000.000,00 TL olacağını,

ilk yapılan sigortanın bedeli düşükken daha sonradan 2014 tarihinde yapılan revize sonrası sigorta teknenin asıl bedeline ulaştırıldığını, 2014 yılında tekneye ikinci yenileme işlemi yapıldığını, bu işlem için 300.000-400.000 TL harcama yapıldığını ve ilgili belgelerin dosyaya ibraz edildiğini, Olay günü ise hava durumu ile ilgili alınan bilgiye göre hava koşullarının da kış ayı koşulları gibi olmadığını,

... isimli teknenin Ataköy Marina’dan çıkmış olduğunu ve emniyetli şekilde ilerleyerek Çınarcık sahili istikametine ulaştıktan sonra teknenin burnunu iskele tarafına çevirip kara kısımları yan tarafına aldığını ve güvenli bir konumda olduğunu, Marmara Denizi’ndeki en derin yerin teknenin battığı yer olmadığını, Kayıtlar incelendiğinde 07:49’da yangının bildirildiğini, olay yerine 08:30’da gelindiğinin görüleceğini,;

tüm bloğun yani tekne arka havuzunun üst fly breeche kadar tamamen tahta olmasından, arka tarafının teknenin yapısı gereği boş olmasından dolayı rüzgarın etkisiyle birlikte yangının büyüdüğünü, ilgili makamlardan onaylı yangın tüplerinin teknedeki üç kişi tarafından hadise anında kullanıldığının da ortada olduğunu,Teknede bulunan üç kişinin ahşap ve üzeri yanıcı epoksi boya kaplı teknedeki yangını söndürmesinin mümkün olmadığını, ayrıca olay yerine geç gelen kurtarma ekiplerinin artık teknenin o anda var olan haliyle kalan kısmı ile ilgili bir şey yapamadıklarını,

Dosyada bulunan Sahil Güvenlik botu komutanının olay yeri raporunda da teknenin ahşap olması ve yangının büyümesi sonucu battığı hususunda olay yerinde şüphe uyandırıcı bir hususun olmadığının belirtildiğini, bunun yanı sıra teknenin bütünü ile ilgili olarak .... Tic.Ltd.

Şti. den alınan teknik raporlarda müvekkillerinin haklılığının ve ekspertiz raporunun yanlış olduğunun görüleceğini, Teknenin arkasında benzin deposunun mevcut olduğunu ,deponun belli süre sonra yandığını, Davacının , hasarı ödememek için bir ekspertiz firmasından rapor alarak gerçek dışı bilgiler doğrultusunda tanzim edilen bu raporu taleplerine dayanak yaptığını,Hem yasa hem Yargıtay Kararları ile sabit olduğu şekilde müvekkilin kusurlu olduğunu davacı şirketin ispat etmesi gerektiğini, ancak mahkemenin,

hukuka aykırı şekilde ceza dosyası ile kendini bağlı tutmuş olduğunu ve hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davalıya ait teknenin batması olayının sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle, sigorta tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının tespiti talebiyle açılmış bir menfi tespit davasıdır.

Davacı vekili 26/06/2019 tarihli karar duruşmasında neticei talebini ıslah ederek sigortalı teknenin batması olayından dolayı müvekkili sigorta şirketinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalıya ait teknenin davacı ... tarafından ... nolu 26/07/2013 tarihli tekne sigorta poliçesi ile 750.000,00 TL bedel üzerinden sigortalanmış,

bu tarihten bir yıl sonra 18/07/2014 tarihinde teknede yapılan revizyon ve tadilatlar sebebiyle sigorta değerinin ... nolu poliçe ile 3.750.000,00 TL'ye yükseltildiği anlaşılmaktadır.Teknedeki yangın olayından dolayı sigorta şirketi tarafından Cumhuriyet Savcılığına yapılan suç duyurusu üzerine İstanbul Anadolu 5 Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/325 esas sayılı dosyasında tekne sahibi ... ve olay günü teknede bulunan ... , ... ve ... aleyhine "sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçunda dolayı" kamu davası açıldığı,

mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde üzerlerine atılı sigorta bedelini alma amaçlı dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçunu işledikleri sanıklar hakkında mahkumiyet hükmünün verildiği, haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Dosyaya celbedilen İstanbul 2 ATM'nin 2015/958 esas ve 2018/1359 karar sayılı kararının incelenmesinden, ... tarafından 07/02/2015 tarihinde sigortalı teknenin Marmara Denizinde yanarak batması olayı nedeniyle hasar bedelinin tahsili için Axa Sigorta aleyhine İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 24/08/2015 tarihinde başlatılan icra takibi nedeniyle İstanbul 2 ATM'nin 2015/958 esas sayılı dosyasında takibe itirazın iptali davasının açıldığı, meydana gelen hasarın sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.

Eldeki menfi tespit davasının, karşı tarafın açtığı itirazın iptali davasından önce açılmış olması nedeniyle, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davaya konu eylemlerle ilgili olarak açılmış olan ceza yargılamasında bilirkişi raporu alındığı, yargılama neticesi ... sübuta eren dolandırıcılık eyleminden ötürü mahkum olduğu ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen ceza mahkemesi kararları, TBK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte kesin bir karar olmamakla birlikte, kuvvetli bir takdiri delil niteliğindedir.

İlk derece mahkemesince az yukarıda bahsi geçen ceza davasındaki somut olaya ilişkin maddi fiil ve olguların hukuki nitelendirilmesi, ceza dosyasındaki karara esas bilirkişi raporu, İstanbul 2.ATM'nin 2015/958 Esas sayılı dosya kapsamındaki değerlendirmeler hep birlikte göz önüne bulundurulmak suretiyle sonuca ulaşıldığı anlaşıldığından;

ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararı isabetli olmakla, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin ve başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 192.121,88 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 23.05.2022 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/2230, K. 2022/594, 18 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2230
Karar No
2022/594
Tarih
18 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2233 K.2022/580
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2019/2233 K.2022/824
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2019/2235 K.2022/774
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2239 K.2022/583
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2240 K.2022/581
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2019/2241 K.2022/584

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.