KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2019
- Dosya no
- 2019/2374
- Karar no
- 2019/1673
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/10/2018
- Numarası
- 2018/941- 2018/1005 E.K
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki yöneticinin azli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, davalı ile birlikte "...San ve Tic Ltd Şti" ünvanlı şirketin %50 pay ile ortağı olduklarını, şirketin aktif durumdan pasif ile birlikte 2012 yılında vergi dairesinde tespit ile resen terk nedeniyle kapanış verildiğini, söz konusu şirketin davalı ortağının 2010 yılından bu yana yurt dışında yaşamasından dolayı şirket ile hiçbir ilişiğinin olmadığını,
şirketin borçlarından dolayı resmi kurumlar tarafından şirket hakkında yaptığı yazışmalar ile birlikte borç ödemelerine karşı %50 hissesi oranında sorumlu olduğunu ve fakat davalının ortada bulunmaması nedeniyle resmi olarak yeterli işlem yapılamadığını ileri sürerek imza sirkülerinin iki imzalı durumundan tek imzalı duruma getirilmesine ve resmi dairelerde iş yapabilmesi için tarafına tam yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince, somut uyuşmazlıkta, davacı ile birlikte dava dışı şirketin müştereken yetkili müdürü olan davalının haklı nedenle azli istemine ilişkin olup, dava dışı şirketin sicilden resen terkin edildiği gerekçesiyle dava dışı şirketin TTK.nun geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edildiği, buna göre davacının sicilden terkin edilmiş bir şirketin yöneticininin azlinin talep etmesinde hukuki bir yararın bulunmaması nedeniyle davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1 (h) ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacının istinaf dilekçesinde özetle; şirket adına araç kayıtlarının ve ayrıca vergi borçlarının olduğunu, şirketin diğer imza ile temsile yetkili davalının yurt dışında olduğundan kendisine ulaşılamadığını, hukuki yararın bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetle hareket ettiğini, resen terkin edilen şirketin herhangi bir faaliyetinin olmadığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE Davacı, davalı ile dava dışı ...
San ve Tic Ltd Şti’nin çift imza ile temsile yetkili olduklarını, davalının yurt dışında olduğundan kendisine ulaşılamadığını, şirketin vergi borçları ve üzerine kayıtlı araçları için işlem yapılamadığını iddia ederek davalının imza ve müdürlük yetkisinin kaldırılmasını istemiştir.İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.Dava dışı ...San ve Tic Ltd Şti’nin 20.09.2007 tarihinde tescil edilerek 26.09.2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği,
davacı ile davalının şirketin %50'şer ortağı olup, 10 yıl süreyle müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları, şirketin 18.02.2015 tarihinde TTK.nun geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olduğu görülmüştür.Eldeki davada, dava dışı şirketin müştereken yetkili müdürü olan davalının haklı nedenle azli istenmiş olup, dava dışı şirketin sicilden resen terkin edildiği sabit olduğundan davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/2374, K. 2019/1673, 25 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama