KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Dosya no
- 2019/874
- Karar no
- 2019/638
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2019/211 Esas - 2019/208 Karar
- Karar tarihi
- 06/03/2019
- Talep
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz isteminin reddi kararına karşı süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan müvekkilinin borçludan 04/12/2018 tarih 306247 numaralı irsaliyeli faturasından kaynaklı 23.328,00 TL fatura alacağı bulunduğu, alacağa karşılık alınan ve vadesi gelmeyen 10.000,00 TL'lik çek mahsup edildiğinde bakiye13.328,00 TL alacağın bulunduğu, borçluya gönderilen ihtara rağmen borcun ödenmediği ileri sürülerek, borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 06/03/2019 tarihli, 209/211 D.iş - 2019/208 Karar sayılı kararıyla, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkili ile borçlu arasında mal satışı gerçekleştiğini, dilekçe ekinde sunmuş oldukları faturadan da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin malı borçlu şirket yetkilisine teslim ettiğini, bunun sonucunda şirketin para borcu doğduğunu, olayda müvekkili şirket Kartal .....
Noterliği 14.02.2019 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarname ile fatura alacağının ödenmesi için ihtarda bulunduğunu ve üç günlük süre verildiğini, ihtarnamenin tebliğ ve tebellüğ şerhinden anlaşılacağı üzere 18/02/2019 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiğini, ihtara rağmen borçlu şirketin ödeme yapmadığını ve işbu ihtarla vadesi gelmiş fatura alacağının muaccel hale geldiğini, müvekkilinin alacağının rehinle teminat altına alınmadığını, ihtiyati haczin bir geçici koruma tedbiri olduğunu, ihtiyati haciz kararı bir nihai karar olmayıp, nihai kararın etkisinin ayakta kalmasını sağlayan karar olduğunu,
nihai karar olmamasından dolayı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edilmiş olması"nın yeterli olduğunu, Yargıtay'ın ve Bölge Adliye Mahkemesinin örnek kararlarının da bu yönde olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir.İhtiyati haciz talep dilekçesine teslim alanın imzasının bulunduğu irsaliyeli fatura ve noter ihtarnamesi eklenmiş ve bu faturanın bakiye bedeli tutarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istenmiştir. Mahkemece talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istem reddedilmiş, bu karara karşı alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nın 258. maddesinin 1. fıkdasının 2. cümle hükmü uyarınca; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' Bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından hareketle, mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken husus, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir.
Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için “alacağın yargılamayı gerektirmemesi” şeklinde bir koşul da kanunda öngörülmemiştir.
Aksine, ihtiyati hacze konu her alacağın, kural olarak İİK’nın 264. maddesi kapsamında itirazın kaldırılmasına veya itirazın iptali davasına ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davasına konu olması kanunda öngörülen bir olasılıktır. Somut olayda; ihtiyati haciz talep edilirken teslim alan imzası bulunan irsaliyeli fatura ve noter ihtarnamesi ibraz edilmiştir.
Bu irsaliyeli faturalarda teslim alan isim ve imzası bulunmaktadır.Bu durumda, teslim alan imzası bulunan irsaliyeli fatura ve ihtarname yönünden yaklaşık ispat gerçekleştiğinden, talebe konu alacak yönünden ihtiyati haciz isteminin kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi isabetsiz bulunduğundan, alacaklı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2. ve İİK'nın 265. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacaklı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ret kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/874, K. 2019/638, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama