İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1004 K.2024/1129

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2021/1004Karar2024/1129Tarih11 Temmuz 2024Okuma11 dk · 2.244 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Temmuz 2024
Dosya no
2021/1004
Karar no
2024/1129
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/02/2021
Numarası
2019/567 E. - 2021/142 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.244 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka asıl borçlu ... San. Ve Tic.

AŞ arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, bu kapsamda asıl borçlu firmaya krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerden kaynaklanan banka alacağının zamanında ödenmemesi üzerine davalılara ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnamelerin davalılara tebliğ edilmesine rağmen, verilen süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, ihtarnameye rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı/borçlular aleyhine İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, arabuluculuk yoluyla da uyuşmazlığın çözülemediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, savunmasında özetle; davacının tüm iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı kurumdan alınan krediye ilişkin tüm ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ödemeler için davacı bankaya çekler verildiğini, tüm çeklerin davacı banka tarafından tahsil edildiğini, ne var ki, davacı bankanın müvekkili şirket tarafından kredi borcu ödendiği halde müvekkilleri aleyhine icra takibi yaptığını, ödemeye ilişkin belgeler incelendiğinde görüleceği üzere davacı banka tarafından işbu davanın haksız olarak ikame edilmiş olduğunun anlaşılacağını savunarak,

davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...

Dava hukuksal niteliği itibariyle, GKS'ye binaen ödenmeyen kredi borcunun tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete kat ihtarnamesini 18/06/2019 tarihinde keşide ettiği, kredi hesabının 17/06/2019 tarihinde kat edildiği, davalı şirkete çıkarılan tebligatın 19/06/2019 tarihinde bila döndüğü anlaşılmaktadır.

Ancak sözleşmenin tebligata ilişkin 7.3 maddesindeki düzenleme gereğince sözleşmedeki imzaya çıkarılan tebligatın geçerli olacağı, adres değişikliğinin bildirilmesi gerektiğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Dolayısıyla ihtarnamede 24 saatlik süre verildiği de gözetilerek davalı asıl borçlunun 21/06/2019 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü gerekir.

Diğer davalı müteselsil kefillere ise tebligatın yapıldığı sadece ...'ya çıkarılan tebligatın bila döndüğü anlaşılmaktadır. Kefiller yönünden kat tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz ve BSMV işletilerek bilirkişi tarafından hukuka uygun ve denetime elverişli olarak hesaplama yapılmış aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazların İİK'nın 67/1 maddesi gereğince kısmen iptali ile asıl borçlu ... San. Ve Tic. AŞ yönünden.

249.000,00-TL asıl alacak, 21.476,90-TL işlemiş akdi faiz, 1.073,84-TL BSMV, 633,71-TL masraf olmak üzere toplam 272.454,45-TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 temerrüt faizi ve faizin BSMV'si işletilmek suretiyle tahsili için takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, diğer davalı kefiller yönünden 249.000,00-TL asıl alacak, 21.471,67-TL akdi faiz, 1.073,59-TL BSMV ve 633,71-TL masraf olmak üzere toplam 272.178,97-TL alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 temerrüt faizi ve faizin BSMV'si işletilmek suretiyle tahsili için takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine,

alacak likit olduğundan %20 inkar tazminatı olan 54.490,89-TL'nin (diğer davalı kefiller 54.435,79-TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete gönderilen kat ihtarnamesinin bila tebliğ olduğunu, tebliğ edilmeyip ihtara rağmen müvekkillerinin temerrüde düştüğünün kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kat ihtarı tebliği usulüne uygun olmayan alacak takiplerine ilişkin ödeme emrinin iptalinin gerektiğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunun, icra takibinin ekinde yer almayan bir belge esas alınarak hazırlandığını, tutarların ve alacak kalemlerinin dahi anlaşılamadığını,

icra takibine itiraz etmek dışında müvekkillerinin başvuracağı bir yol kalmadığını, nitekim itirazın iptali davalarında, takip talebinde gösterilen bir borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olması, itirazın iptali davasında takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılmasına olanak bulunmaması,

takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılmayan belgenin itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılmasının mümkün olmaması durumlarından ötürü müvekkillerinin söz konusu takibe itiraz etmeleri gerektiğini, itirazın iptali davasında, bankanın takip talebinde dayanmadığı belgelere itirazın iptali davasında dayanamayacağını, dava dilekçesine ek olarak sunulan genel kredi sözleşmesinde kanunen bulunması zorunlu olan kefalet şartlarının da mevcut olmadığını, bilirkişi tarafından bu hususun da göz ardı edilerek tanzim edilen raporun ve işbu hatalı bilirkişi raporunun esas alındığını,

raporun kabulünün mümkün olmadığını, gerekçeli kararda müteselsil kefil olan ...'ya çıkarılan tebligatın bila döndüğü açıkça belirtilmesine rağmen bu davalının da temerrüde düştüğünün kabul edilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davacının tüm iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, krediye ilişkin tüm ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ödemeler için davacı bankaya çekler verildiğini, tüm çeklerin davacı banka tarafından tahsil edildiğini, ne var ki, davacı bankanın müvekkili şirket tarafından kredi borcu ödendiği halde müvekkilleri aleyhine icra takibi yaptığını,

hatta müvekkili ...'ya tebligat dahi yapılmamasına rağmen temerrüde düştüğü iddiası ile aleyhe kararlar verildiğini, tamamı ile eksik ve hatalı değerlendirme ürünü olan işbu kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin kararının gerekçesinde;

adeta oldu bittiye getirilerek tebligat dahi yapılmamış olan müvekkillerinin temerrüde düştüğünün kabulü ile davacı banka lehine bir tutum izlendiğini, yalnızca işbu durum dahi yerel mahkemenin eksik, özensiz inceleme sonucu hüküm kurduğunu gösterdiğini, itirazların gerekçesiz şekilde reddedildiğini, beyan ve itirazlarının hiç değerlendirilmediğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının davalı müteselsil kefiller ile davalı asıl borçludan tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 249.771,59 TL asıl alacak, 21.476,90 TL işlemiş faiz, 633,71 TL masraf, 1.073,85 TL BSMV olmak üzere toplam 272.956,05 TL alacak yönünden 27.06.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak genel kredi sözleşmeleri, ihtarnameler, alacaklı banka kayıt ve belgeleri vs. gösterildiği, ödeme emrinin 01.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 03.07.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği,

itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefillerden alacağı bulunduğunu ileri sürmüş, davalılar borçları bulunmadığını savunmuştur.TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.

Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Somut olayda davacı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine davalı asıl borçlu şirket ile davalı müteselsil kefiller aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açmış olup dosya kapsamına göre, davacı ile davalı asıl borçlu ...

San. Ve Tic. AŞ arasında 25.02.2019 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların bu krediye müteselsil kefil olduğu, davalı müteselsil kefillerin 500.000,00 TL limitle sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmenin el yazısıyla, miktar belirtilerek imzalandığı, buna göre TBK'nın 583/1 maddesine göre davalı müteselsil kefillerin müteselsil kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalılar vekili, asıl borçlu şirkete gönderilen kat ihtarının şirketin adreste olmaması sebebiyle tebliğ edilememesine rağmen asıl borçluya tebliğ yapılmış ve itiraz edilmiş gibi karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de.

TBK'nın 586.maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacaklı banka tarafından borçlunun temerrüdü üzerine hesap kat edilerek ihtarname gönderilmiştir.

Alacağın muaccel hale gelmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliği zorunlu değildir. Borcun ödenmemesi üzerine bankaca keşide edilen kat ihtarının borçlu şirketin sözleşmede belirtilen adresine gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, borçlu şirketin İİK'nın 68/b maddesi gereğince hesabın kat edildiği tarih itibariyle temerrüte düştüğü kabul edilmelidir.

Kat ihtarının davalı müteselsil kefiller ..., ... ve ...'ya 19.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve bu kefil yönünden de takip öncesi temerrütün oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı müteselsil kefil ...'e ise kat ihtarı tebliğinin yapılamadığı iade geldiği görülmektedir. Kefile ihtarın tebliği kefilin temerrütü için gerekli olup tebliğ edilmemiş olması halinde takip tarihi itibariyle kefilin temerrüte düştüğü kabul edilir.

Bu sebeple, davacı Bankaca hesabın kat edilmesi ve borçlu şirket ile müteselsil kefil ...'e tebliğ edilen kat ihtarının sonuçsuz kalması nedeniyle anılan madde kapsamında diğer kefillere ve bu kefile karşı talepte bulunulması da yerindedir. Kaldı ki mahkemece, davalı tüm müteselsil kefillerin icra takibi ile temerrüte düştüğü gerekçesiyle hüküm kurulmuş, buna ilişkin davacı tarafça istinaf isteminde de bulunulmamıştır.

Mahkemece, 14.10.2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olup her ne kadar davalılar vekili bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de; söz konusu bilirkişi raporu Dairemizce de hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuştur. Davalılar vekilince esasında bilirkişi raporuna ilişkin olarak somut bir istinaf sebebi de ileri sürülmemiştir.

Davalılar vekili gerek cevap dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde çek ile davacıya ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Ancak buna ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bilirkişiye davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verilmiş, bilirkişi tarafından yapılan incelemede herhangi bir ödemeye rastlamamıştır.

Dava ve takip konusu alacak miktarı ve limiti belli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağı olup bu nedenle alacağın likit alacak kabulü ile inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığından, davalılar vekilinini bu bu hususa ilişkin istinafı da yerinde görülmemiştir. Bu sebeplerle, davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda mahkemece davanın kısmen kabulü yerinde olmuştur.

Ancak, resen yapılan incelemede, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca toplantıya katılınmış ancak anlaşma sağlanamamış olup, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14.

Bendi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2.maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği hâlde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması usule aykırı bulunduğundan, kararın bu yönden resen düzeltilmesi gerekmiştir.Dairemizce yeniden hüküm kurulurken,

davalıların istinaf nedenleri yerinde görülmeyip hükmün sadece arabuluculuk ücreti yönünden resen düzeltilmesine karar verildiğinden, taraflar lehine ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücreti aynen muhafaza edilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, davalılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsiline dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. Davalılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının arabulucuk gideri bakımından resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda. 1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlular tarafından vaki olmuş itirazların İİK'nın 67/1 maddesi gereğince kısmen iptaline. Asıl borçlu ... San. Ve Tic.

AŞ yönünden, 249.000,00-TL asıl alacak, 21.476,90-TL işlemiş akdi faiz, 1.073,84-TL BSMV, 633,71-TL masraf olmak üzere toplam 272.454,45-TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 temerrüt faizi ve faizin BSMV'si işletilmek suretiyle tahsili için takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, Diğer davalı kefiller yönünden 249.000,00-TL asıl alacak, 21.471,67-TL akdi faiz, 1.073,59-TL BSMV ve 633,71-TL masraf olmak üzere toplam 272.178,97-TL alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 temerrüt faizi ve faizin BSMV'si işletilmek suretiyle tahsili için takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine,

2-Alacak likit olduğundan %20 inkar tazminatı 54.490,89-TL'nin (diğer davalı kefiller 54.435,79-TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 18.611,36 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile, bakiye 18.566,96 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 44,40-TL başvuru harcı, 44,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 88,80-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 27.521,81 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine 7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 777,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

8-Davacı tarafından sarfedilen, 222,00-TL posta ve tebligat masrafı, 900,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.122,00-TL'den ibaret yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak 1.121,66 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 9-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine, 10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;

davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair.

HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.07.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1004, K. 2024/1129, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1004
Karar No
2024/1129
Tarih
11 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1005 K.2024/1377
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1011 K.2024/1382
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1012 K.2024/1383
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1014 K.2024/1384
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1015 K.2024/1385
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1015 K.2024/1142

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.