İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/116 K.2024/292

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2021/116Karar2024/292Tarih29 Şubat 2024Okuma13 dk · 2.530 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Şubat 2024
Dosya no
2021/116
Karar no
2024/292
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11.09.2020
Numarası
2015/998 E. - 2020/454 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.530 kelime·13 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin satım akdine konu edimlerini yerine getirdiğini, davalının ödemeleri yapmayarak edimini yerine getirmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek, icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili savunmasında özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süreye uğradığından reddinin gerektiğini, borcun müvekkili tarafından ödendiğini, faturaların kapalı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin sıkıntı yaşayabileceğini düşündüğü için bir kısım ödemeler için ayrıca makbuz aldığını, borcun bulunmadığını savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; ileri sürülen olayların tamamen dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, yapılacak yargılama, dinlenecek tanıklar ve celp edilecek deliller ve kayıtlar ile bu hususun ortaya çıkacağını, davalı vekilinin beyanlarında davacı müvekkilinin itirazın iptali davası için 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini çünkü davacı tarafça 25.06,2015 tarihinde dosyadan fotokopisi alındığını ve itirazın öğrenildiğini hal böyleyken öğrenme tarihinin dikkate alınması gerektiğini ve dolayısıyla davanın düşürülmesi gerektiği iddiasında bulunduğunu, davalı tarafın iddiasının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu,

bu konuda Yargıtay kararının mevcut olduğunu, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2006/614, K. 2006/509, T.

2S.02.2006, Yargıtay kararında da görüleceği üzere İtirazın iptali davasında kanunda belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin alacaklı tarafa itirazın tebliği ile başladığını, fakat dosyadan da anlaşılacağı üzere taraflarına itiraz konusuna herhangi bir tebligat çıkarıImadığını, bu hususlar dikkate alındığında davalı vekilinin bu husustaki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun görüleceğini, gerçeğe aykırı olarak;

davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesindeki beyanında müvekkilinin hiçbir borcu olmadığını iddia ettiklerini ve faturaların kapalı olduğunu iddia ettiklerini, gerçekte faturaların açık faturalar olup bedellerinin müvekkiline hiçbir şekilde ödenmediğini, hukuki olarak TTK hükümleri gereği mal, emtia alışverişlerinde tutulması zorunlu olan defter ve sarf belgelerinin düzenlenme şekli, faturanın kapalı veya açık olmasının (ödenmiş veya ödenmemiş olmasının şekli);

faturanın alt kısmında miktar- cins, tutar bedel yazılan kısmına kaşe vurulup ve imza atıldığı takdirde kapalı fatura, faturanın üst kısmında belirtilen tarih, saat, unvan kısmına atılan imza ve kaşenin faturanın açık ödenmemiş olduğunu gösterdiğini, davaya konu müvekkili alacağının dayandığı alışverişte düzenlenen faturalar incelendiğinde;

imzanın faturanın üst kısmına atıldığı için faturanın açık olduğunu ve bedelinin ödenmediğinin açıkça ortada olduğunu, alacaklının aksini söyleyerek faturaları dolayısı ile borcunu ödediğini beyan ediyorsa ilgili defter ve sarf belgelerinin (ticari defter ve kayıtlar ve ödeme makbuzlarını) mahkemeye ibraz ederek ispatlaması gerektiğini belirterek , davalının iddia ve taleplerinin reddi ile davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması HMK'nın 222. maddesinde düzenlenmiştir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için, HMK'nın 222. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki koşulların birlikte mevcut olması gerekmektedir.

Mahkemece alınan her üç rapordan, taraflara ait defter kayıtların birbirleri ile uyumlu olmadıkları ve bir kısım defterlerin kapanış kayıtlarının bulunmaması nedeniyle defterlerin sahipleri lehine delil nitelikleri bulunmamaktadır.

Bununla birlikte aynı maddenin 4. fıkrasına göre ticari defterdeki kayıtlar sahibi aleyhine delil niteliği taşımaktadır.Somut olayda taraflara ait defterler yukarıda belirtilen gerekçelerle sahipleri lehine delil niteliği taşımadığından, davalı defterlerinde davacıya bir borcun olmadığının kayıtlı olması davalı lehine bir sonuç doğurmamaktadır. İspat yükü kendisinde bulunan davalı taraf, ödeme savunmasını, defterleri dışındaki yazılı kayıt ve belgelerle ispat etmek zorundadır.

Bunun yanında davalı taraf, ticari defterlerine kaydetmese bile yazılı belgelerle ispatlamak kaydıyla davacıya gerek bizzat kendisinin yaptığı ödemeler, gerekse şirket ortaklarının, şirketin borcu için yaptığı ödemeler geçerli ödeme olarak dikkate alınmalıdır. Yapılan ödemelerin defterlere kaydedilmemiş olması sahibi aleyhine delil teşkil etmez.

Davalının davacının 2012 yılına ait defterleri sunmadığı konsundaki itirazı bulunmakla takibe konulan faturaların tamamının tarihlerinin 2011 yılına ait olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığa konu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtların incelendiği,Davalı taraf cevap dilekçesinin delil listesinde belirttiği faturalar davacının takip dosyasına konu ettiği faturalarla aynı olduğu dolayısıyla davalı tarafın faturaları kabul etmiş durumda olduğu,faturaların davalı ve davacı defterlerine kayıtlı olduğu dır. anlaşılmış olmakla davalının bu itirazında haksız olduğu görülmüştür.Davalının cevap dilekçesinde belirttiği 22.12.2011, 13.04.2012,

28.12.2011 tarihli tahsilat makbuzlarından imzaların davacıya ait olduğunun CBS dosyasında alınan ve Ağır Ceza Mahkemesinde dayanılan bilirkişi raporunda tespit edildiği , bu tahsilat makbuzları yönünden İspat yükü kendisinde bulunan davalı taraf, ödeme savunmasını, defterleri dışındaki yazılı kayıt ve belgelerle ispat ettiği, alınan son bilirkişi raporunda 7 adet fatura bedelinin toplam 47.200,00TL olduğu, ancak davacının kayıtlarındaki 30.12.2011 tarili 6.750,00TL’lik tahsilatı takip açarken düşmesi gerekmesine rağmen düşmediği, bu 7 adet faturanın hem davacı hem de davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,

alacak bakiyesinin 40.450,00TL olduğu, alacak üzerinden davacının imzalarının olduğu tespit edilen toplam 18.486,00TLnin alacak bakiyesinden düşülmesi sureti ile 21.964,00TL davacının alacağının hesaplandığı, bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, işlemiş faiz talebi değerlendirildiğinde taraflar arasında alacak için belirli veya kesin vadenin kararlaştırılmadığı, borcun ödenmesi bakımından davalıyı temerrüde düşüren ihtar veya ihbara ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı,

dolayısıyla TTK m. 1530 maddesinin 2011 yıllarına ait faturalarla ilgili olarak uygulanamayacağı anlaşıldığından işlemiş faiz talebinin reddine karar verilerek alacak likit yani belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına itirazının 21.964,00 TL için iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %17.75 ticari faiz yürütülmek suretiyle takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacağın %20’si 4.392,80 TL’nin oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının bir takım alacak iddiaları ile icra takibini başlattığını, bilindiği üzere davacının alacak iddiasını ispatlaması gerektiğini, defterlerini 3 kesin mehile rağmen ibraz edilmediğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin 2012 yılına ve 2011 yıl sonuna ait olduğunu, davacının defter ibrazından kaçındığını, inceleme yapılamadığına dair tutanak düzenlendiğini, dava ve iddianın usulüne aykırı şekilde genişletildiğini,

dava dilekçesinde hiçbir şekilde fatura ve makbuzların sahte olduğuna ilişkin beyan olmamasına rağmen bilirkişi raporunda davacı aleyhine olması üzerine itirazlarına rağmen sahtecilik iddiası ile dava ve iddianın usulüne aykırı şekilde genişletildiğini, yetersiz rapora göre karar verildiğini, davacının kendisi tarafından imzalandığı halde inkar ederek şikayette bulunup alacağına dayanak yaptığı belgelerde iki adet fatura ve üç adet makbuzun altındaki imzaları kendisinin attığının ortaya çıktığını, 12 adet sahte belgeyi hiç kimsenin düzenleyerek teslim etmeyeceğini bu hususun dahi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

dava sonucunda kısmen dahi olsa alacağın varlığının kanıtlanmadığını, mahkeme tarafından bir kısım belgelere dayanılarak alacağa ve icra inkar tazminatına karar verildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takibe konu etmiş olduğu faturalardan dolayı alacak iddiasını ispat edip edemediği, mahkeme kararının ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.

Dosya kapsamından, davacının ... unvanı ile ... adına birden fazla faturalar düzenlediği, söz konusu faturalardan 2011 yılına ait 9,10,11 aylarda düzenlenmiş olan toplam 7 adet faturadan oluşan alacak miktarı 47.200.00 TL fatura alacağı ile 6.392,11 TL işlemiş faiz olmak üzere 53.592,11 TL alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... dosyasında ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu tarafından icra takibine karşı yasal süre içerisinde itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde, borç bakiyesine itiraz edildiğini, fatura tutarlarının elden nakit ödendiğini, bunların 6,490,00 TL ve 5.900,00 TL olduğunu, geri kalan fatura tutarlarının tahsilat makbuzlarıyla ödendiğini, firmaya borcunun bulunmadığının belirtildiğini, ayrıca firma ile çalışanları arasında tutarsızlık olduğunun fark edilene kadar iki adet faturanın kapalı fatura olduğu için elden nakit ödemeler yapıldığını,

daha sonra faturalarda 2 kaşe kullanıldığı için tahsilat makbuzu karşılığında ödem yapmaya devam edildiğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından İİK 67 maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.

09.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından dava dosyasına sunulan faturaların mavi renkli suretlerinde 5 adet faturanın üzerinde imzanın, faturanın üst kısmına atılmış olduğu, 2 adet faturada ise hem üstte hem de altta imza olduğu, davalı tarafından dava dosyasına sunulan fatura fotokopilerinde ise davacı tarafından sunulan suretlerde üstte imza bulunan 5 adet toplam 32.214,00TL.lık faturanın davalı tarafından sunulan fotokopisinde üstte imza olmadığı, altta kaşe ve imza olduğu, davalı tarafından da bu 5 adet faturadan 3 adedinin (19.824,00TL.lık) açık fatura olarak cari hesaba kaydedildiği, davacınında kaydının aynı olduğu,

2 adedinin ise ( 12.390,00TL.lık) parası ödenmiş gibi kasa işlemi yapıldığı, ancak davacı tarafçada bu faturalarında diğer 3 fatura gibi cari hesaba alacak olarak kaydedildiği taraflar arasındaki 12.390,00TL.lık faturadan kaynaklanan farkında bu işlemlerden kaynaklandığı, diğer 2 adet toplam 14.986,00TL.lık fatura fotokopisinde ise davacı tarafından sunulan surette olduğu şekilde hem üstte hem alt kısınıda imza olduğu, bu faturaların hem davacı hem de davalı tarafından cari hesaplara kaydedildiği, dolayısı ile bu faturalarla ilgili olarak taraf kayıtların da mutabık olduklarının görüldüğü,

bu durumda davalı tarafından kasa iştemi olarak kaydedilen 12.390,00 TL'lık faturanın aynı şekilde üstte imza olan 3 adet faturanın cari hesaba kaydedilmesi sebebi ile ödemesinin yapıldığının makbuz ile tevsik edilmesi gerektiği, ödemesi makbuz ile tevsik edilmemesi halinde diğerleri gibi cari hesaba kaydedilmesi gerektiği, 6.750,00 TL lik kısmının ise davacının ticari defterlerinde davalıdan tahsilat kaydı olarak davacının kayıtlarına davalı alacağı olarak kaydetmesi, davalıda ise böyle bir kaydın olmamasından kaynaklandığı,

davalı tarafından dava dosyasına sunulan tahsilat makbuzlarında aynı tarihte 30.12.2011 tarihinde davacıya 7.375,0TL ve 7.611,00TL olarak iki ayrı ödeme makbuzu olduğu ancak davacı kayıtlarındaki 6.750,00TL ise örtüşmediği, 38.310,00 'EL'lik kısmının ise davalı tarafından dava dosyasına fotokopileri sunulan 5 adet toplam 38.310,00TL davacının antetli makbuzuna düzenlenmiş kaşeli ve imzalı fotokopi tahsilat makbuzlarının' davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı,

davalı tarafından dava dosyasına fotokopisi sunulan bu tahsilat makbuzlarının kabul edilmesi halinde 38.310,00TL.lık toplam tutarın bakiye tespitinde davacının alacağından düşülmesi gerektiği, diğer bir deyişle davacının kayıtlarına davalı alacağı olarak kaydetmesi gerektiği, davacının ticari defterlerine göre.

31.12.2011 tarihi itibari ite davacının davalıdan 40.450,60 TL alacaklı olduğu, takibin ise tahsilat dikkate alınmadan toplam 47.200,00 TL fatura üzerinden yapıldığı, davacı şirket tarafından 2012 yılı ticari defterleri ve muavin dökümünü inceleme günü mahkemeye sunmadığından takip tarihi 01.08.2012 tarihi itibari ile borç alacak bakiyesinin ticari defterlerden teyidi yapılamadığı, davalının ticari defterlerine göre; gerek takip tarihi 01.08.2012 itibari ile gerekse 31.12.2012 tarihi itibari ile davalının fazla ödemeden kaynaklı davacıdan 3.500,00 TL alacaklı olduğu,

dolayısıyla, tarafların cari hesapları arasında 43.950,00 TL lik bir fark olduğu, bu farklarla ilgiti olarak yukarıda detaylı olarak arz edilen taraflarca sunulan tüm belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; davalı tarafından dava dosyasına fotokopileri sunulan 5 adet toplamı 38.310,00TL” lık davacının antetli makbuzuna düzenlenmiş kaşeli ve imzalı olan davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işbu fotokopi tahsilat makbuzlarının mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde davacının cari hesap bakiyesinden bu tutarın düşülmesi sureti ile davacının davalıdan 2.140,00 TL alacaklı olacağı belirtilmiştir.

23.01.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi 01.08.2012 tarihi itibari ile davacının davalıdan 40.450,00 TL alacaklı olduğu, takibin ise tahsilat dikkate alınmadan toplam 47.200,00 TL fatura üzerinden yapıldığı, davalının ticari defterlerine göre; gerek takip tarihi 01.08.2012 itibari ile gerekse 31.12.2012 tarihi itibari ile davalının fazla ödemeden kaynaklı davacıdan 3.500,00 TL alacaklı olduğu, dolayısıyla, tarafların cari hesapları arasında 43.950 00 TL lik bir fark olduğu, bu farkın.

12.390,00 TL'lik kısmının davacı tarafta işli olan 2 adet Eylül.2011 faturasının davalı cari hesabında işli olmadığı, işbu faturaların davalının kayıtlarına kapalı fatura işlemi ile parası ödenmiş gibi direk kasa hesabından davacıya ödendi olarak kayıtlarına işlenmesinden kaynaklandığı, 6.750,00 TL lik kısmının ise davacının ticari defterlerinde davalıdan tahsilat kaydı olarak davacının kayıtlarına davalı alacağı olarak kaydetmesi, davalıda ise böyle bir kaydın olmamasından kaynaklandığı,

davalı tarafından dava dosyasına sunulan tahsilat makbuzlarında aynı tarihte 30.12.2011 tarihinde davacıya 7.375,0TL ve 7.611,00 TL olarak iki ayrı ödeme makbuzu olduğu ancak davacı kayıtlarındaki 6.750,00TL. ile örtüşmediğini, 38.310,00 TL'lik kısmının ise davalı tarafından dava dosyasına fotokopileri sunulan 5 adet toplam 38.310,00TL davacının antetli makbuzuna düzenlenmiş kaşeli ve imzalı işbu fotokopi tahsilat makbuzlarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, bu farklarla ilgili olarak mahkemeye davalı vekili tarafından sunulan fatura ve makbuzlar ile,

dava dosyasına davacı tarafça sunulan faturalar ve davacının ticari defterlerinde 30.12.2011 tarih 540 numaralı yevmiye maddesi ile kayıtlı olan 24 numaralı 6.750,00 TL.lık davalı tarafça ödeme yapıldığını gösteren tahsilat makbuzunun davacı beyanları ile ilgili olarak karşılaştırılmasının uzmanlık alanım dışında olması, kriminalistik incelemeyi gerektirmesi sebebi ile bu konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığından taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin tam olarak tespitinin yapılamadığı belirtilmiştir.

Davacı tarafça davalı ve dava dışı ... hakkında zincirleme olarak özel bölgede sahtecilik zincirleme olarak tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı iddiası ile şikayette bulunulmuştur. Şikayet neticesinde, davalı ve dava dışı ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/62522 soruşturma nolu dosyasında 26.07.2018 tarihinde iddianame ile kamu davası açılmıştır.

İddianamede, şikayetçi tarafından 5 adet faturanın davalıya kesildiği, aralarındaki ticaretin bedeli ödenmeyen faturanın sağ üst tarafında yer alan fatura ibaresinin üstüne kaşe ve imza atarak kendisine teslim edildiği, bedelini tahsil ettiği faturalarında sol alt boşluğunda kaşe ve imza atıp kendisine verildiği,

şahsın üstünü kapatarak fotokopi çekildiği ve sol alt boşlukta kendisinin yerine sahte imza ve kaşe basmak suretiyle ödendi pozisyonuna soktuğu, bu 5 adet faturadaki kendi ismini atfen sol alt boşluğa atılan imza ve kaşenin sahte olduğunu, sahte faturaları hem mahkemeye sundukları, hem de kendisini dolandırdıklarını iddia ettiği, davalının ise şüpheli sıfatı ile ...

Asansörleri isimli firmanın kendi adına şahıs işletmesi olduğunu, işlerini daha çok eşi ...'un yönettiğini, dükkanda fiili iş yapmadığını, ... isimli müşteriyi tanımadığını, gösterilen makbuz ve faturaları ilk kez gördüğünü beyan ettiği, davalı şüphelinin eşi dava dışı ...'un ise eşi adına iş yerini işlettiğini, eşinin ev hanımı olduğunu, ...'ı tanıdığını, kendileri tarafından kesilen faturalarda ödenmemiş olan faturanın sağ üst tarafında fatura keşidecisi ...'ın kaşe ve imzasının olduğunu, bedeli ödenen bu şekilde kapatılan faturalarda ise sol aşağı tarafta veya fatura sahibinin imza ve kaşesinin olduğunu belirttiği,

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/62522 Soruşturma nolu dosyasında alınan imza incelemesine dair bilirkişi raporunda sonuç olarak, ... ismine atfen atılmış imzalar ile müşteki ve şüphelilerin eli ürünü olmadıklarının belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından , bilirkişi raporlarından ve özellikle ticari defter ile kayıtlardan , mahkeme tarafından davanın kısmen kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda, davalı tarafça, ödeme savunması tam olarak ispat edilememiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.125,26 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/116, K. 2024/292, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/116
Karar No
2024/292
Tarih
29 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/117 K.2024/57
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/117 K.2024/295
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/120 K.2024/357
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/120 K.2024/285
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/122 K.2024/332
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/122 K.2024/295

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.