İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1254 K.2024/1535

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş…

Esas2021/1254Karar2024/1535Tarih31 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.388 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
31 Ekim 2024
Dosya no
2021/1254
Karar no
2024/1535
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/04/2021
Numarası
2020/233 E. - 2021/408 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari zatımdan kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.388 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin takibe konu faturada belirttiği malzemeleri, davalıya faturada belirtilen bedelle sattığını, malzemelerin, davalı şirket yetkilisi tarafından tutanak ile teslim alındığını, davalı borçluya satılan ürünler ile ilgili olarak 12.03.2019 tarihli, ... sıra numaralı, 50.161,68 TL bedelli fatura tanzim edilip davalı borçluya Beyoğlu ....

Noterliğinin 21.03.2019 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderildiğini, davalının Üsküdar ... Noterliğinin 28.03.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu faturayı kabul etmediklerini, faturaya konu edilen ürünlerin teslim alındığını buna mukabil bedelinin müvekkilinin dava dışı yetkilisi ...'e ödendiğini iddia ettiğini, buna karşılık müvekkili tarafından ...

Noterliğinin 02.04.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile anılan faturanın ikinci kez gönderildiğini, davalının ürünü aldığını ikrar ettiğini, buna mukabil müvekkil şirket yetkilisi ...'e ödeme yaptığı şeklindeki gerçeğe aykırı bir iddiada bulunduğunu, ancak bu iddiasını ispat edemediğini, davalı tarafın ödemeyi ispatlaması gerektiğini, ancak ispatlayamadığını, bu sebeple alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek,

itirazın iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebliğe rağmen davalı yanca davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK 67. Maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, teati aşaması tamamlandıktan sonra deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınarak yargılama sonuçlandırılmıştır. İcra dosyası, Üsküdar ...

Noterliği'nin 28/03/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin suretinin celp edilmiş, davacı tarafça dosyaya sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.İtirazın iptali istemine konu ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine dava konusu fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle.

50.161,68 TL asıl alacak, 884,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.046,04 TL alacağın tahsili için 08/05/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Konunun incelenmesinin uzmanlık gerektiren yönleri olması ve davacı tarafça delil olarak ticari defterlere dayanılmış olması sebebiyle dosya mali müşavir ...'a tevdi edilerek rapor alınmış, anılan bilirkişi tarafından sunulan 07/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ve davalının 2018-2019 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 50.161,68 TL alacaklı olduğu bildirilmiş, söz konusu bilirkişi raporu HMK 282.

Maddesi kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi gereğince davacı tarafından düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği iddiasına ilişkin olarak başlatılan takip tarihi itbari ile davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davalıya mal teslimi yapılıp yapılmadığı,

davalının ihtarname içeriğinde malı teslim aldığının kabulü kapsamında itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı davalının ise alıcı olduğu, tarafların incelenen ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalıdan takip konusu faturaya ilişkin olarak 50.161,68 TL alacaklı olduğu,

davalının ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibari ile davacıdan 260.005,71 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki bu farkın 2017 yılından devir bakiyesinden kaynaklandığı, ayrıca takip konusu edilen faturanın da davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının keşide ettiği ihtarname içeriğine göre fatura tutarının ve muhteviyatı ürünlerin davalı tarafından teslim alındığının davalının kabulünde olduğu ve hatta davalı tarafından bedelin ödendiğinin iddia edildiği,

bu deliller kapsamında ispat yükünün davalı tarafa geçtiği ancak bu hususta bir delil sunmadığı görülmekle davacının davasını ispat ettiği, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin davalıya 02/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnamede 1 günlük ödeme süresi verildiği,

dolayısı ile davacının takip başlattığı 08/05/2019 tarihi arasındaki süre yönünden % 19,50 oranında avans faizi ile davacının talep edebileceği işlemiş faizi tutarının takipte yazılı olduğu üzere 884,36 TL olduğu kanaatine varılarak: davanın kabulü ile... sayılı takip dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak tutarına takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar avans faizi işletilmek suretiyle devamına,

alacak likit itiraz haksız görüldüğünden takip alacağının % 20'si oranında hesaplanan 10.209,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulü ile ... sayılı takip dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak tutarına takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar avans faizi işletilmek suretiyle devamına, alacak likit itiraz haksız görüldüğünden takip alacağının % 20'si oranında hesaplanan 10.209,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

30.11.2018 tarihli elektronik posta ile davacının, davalının kendilerinden teminat kesintisinden kaynaklı olarak 260.000.00 TL alacaklı olduğunu bildirir cari hesap dökümü yolladığını, cari alacağın, davacı tarafından bildirilen ve bilirkişilerce de tespit edilen miktara ulaşmasından sonra müvekkilinin alacağını istediğini, fakat davacının, kendisinin çıkardığı hesap ile açıkça borçlu olduğunu ikrar ettiği miktarı ödemekten imtina ettiğini, bunun akabinde 21.01.2019 tarihinde davalı müvekkili tarafından, davacı aleyhine ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bu takibe yapılan yetki itirazı sonucunda takibin ... kaydedildiğini,

halen derdest olduğunu, taraflar arasında 21.01.2019 tarihinde bütün ticari faaliyetlerin sonlandırıldığını, buna rağmen davacının kablo satışından alacaklı olduğunu ileri sürerek 12.03.2019 tarihinde davaya konu faturayı düzenlediğini, hiçbir şekilde taraflar arasında ticaretin mümkün olmadığı bir tarihte fatura düzenlenerek,

müvekkilinin başlattığı haklı icra takibine karşılık verilmeye çalışıldığını, müvekkilinin, davalı ile husumetli olduğu icra takibi ile sabit olan bir dönemde tekrar davacıdan kablo almasının hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun olmadığını, davacının, davalı müvekkili tarafından davacının yaptığı teminat kesintileriyle oluşmuş cari hesap alacağına ilişkin başlattığı icra takibinin kesinleşmesiyle açılan menfi tespit davasında da, davalıya teminat kesintisi sebebiyle 260.000,00 TL borçlu olduğunu ancak işçi alacağı sebebiyle bu parayı ödemediğini belirterek esas itibariyle böyle bir fatura alacağının olmadığını da ikrar ettiğini,

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/771 Esas sayılı dosyasında bu yönde beyanları bulunduğunu, bu sebeple müvekkilinin defterlerinde yer alan alacağı teyit eden davalının gönderdiği cari hesap dökümleriyle davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ispatladığını, davacının 3.kişilere sattığı ve defterlerine işlemediği kablolarla ilgili ileri tarihli fatura düzenleyerek müvekkiline yolladığını, gerçeğe açıkça aykırı olan bu faturanın, avukatın veya arzuhalcinin maddi hatası sebebiyle müvekkiline yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı müvekkiline,

avukat tarafından hazırlanan ve maddi hata içeren ihtarnamenin bu somut, yazılı belge delillerinin geçerliliğine halel getiremeyeceğini, ikrarın, kendisine konu olan vakıaları çekişmeli olmaktan çıkarıp, ispat gereğini ortadan kaldırmasının sadece mahkeme içi ikrar bakımından söz konusu olacağını, buna karşılık, mahkeme dışı ikrarın hükme dayanak olabilmesinin kendisini destekleyen başka delil ve emarelerin bulunmasına bağlı olduğunu, kaldı ki, söz konusu beyanın bir maddi hata eseri olup, ikrar vasıf ve mahiyetinde de olmadığını, davalının mahkeme huzurunda basit ikrarda bulunmadığı gibi,

somut uyuşmazlıkta müvekkilinin defterlerini usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacının iddiasını çürüttüğünü, davacının defter kayıtlarının lehine delil teşkil ettiği yönündeki kabulün hatalı ve HMK'nın 222 nci maddesine aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari satıma ilişkin fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili;

davacı müvekkilinin davalıya ticari ilişki kapsamında mal sattığını, bunları davalı yetkilisine teslim ettiğini, ancak davalının satın aldığı malların bedeline ilişkin düzenlenen 12.03.2019 tarihli ve 70006 sayılı fatura bedelini ödemediğini ileri sürerek, icra takibi başlatmış ve itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır.Davalı davaya karşı cevap vermemiş olup bu durumda HMK'nın 128. maddesi gereğince davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakaların tamamını inkar etmiş sayılmaktadır.

Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 50.161,68 TL asıl alacak, 884,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.046,04 TL alacak yönünden 08.05.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 12.03.2018 tanzim ve 05.04.2019 vade tarihli ... sıra nolu faturanın gösterildiği, davalı borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiği,

itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda, takip konusu faturadan dolayı alacaklı olduğunu ispat yükü, davacı alacaklıdadır. Takip ve dava konusu alacağın dayanağı faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte, fatura konusu mal ve hizmetin de davalıya tesliminin kanıtlanması gerekir.Davacı tarafça davalıya takip konusu faturanın gönderilmesi üzerine davalı şirket yetkilisince Üsküdar ...

Noterliğinin 28.03.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi düzenlenerek davacıya gönderilmiş olup bu ihtarnamede davalı şirket yetkilisi söz konusu faturayı kabul etmediklerini, faturaya konu edilen ürünleri Eylül 2018'de teslim aldıklarını, söz konusu ürünlerin bedelinin ...

Şti.yani davacı şirketin yetkilisi ...'e ödendiğini belirtmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile taraf ticari defterleri incelenmiş, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalıdan takip konusu faturaya ilişkin olarak 50.161,68 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibari ile davacıdan 260.005,71 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki bu farkın 2017 yılından devir bakiyesinden kaynaklandığı, ayrıca takip konusu edilen faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiştir.

Somut olayda, davalı taraf ticaret şirketi olup davalı şirket yetkilisinin davalı şirket adına düzenlediği 28.03.2019 tarihli ihtarname ile takip konusu malları aldıklarını ve bedelini davacı şirket yetkilisine ödediklerini beyan etmiş, ancak ödemeye ilişkin herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Söz konusu ihtarnamenin imzası ve içeriği davalı tarafça inkar edilmediği gibi söz konusu ihtarnamenin sahteliği de ileri sürülmemiştir.

Hâl böyle olunca, davacı fatura konusu malları teslim ettiğini kanıtlamış ancak ödeme savunmasında bulunan davalı ödeme yaptığını ispatlayamamış durumdadır.

Bu sebeplerle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup aksi yöndeki davalı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, davalının davacıya cevaben gönderdiği ihtarnamede mal teslimine ilişkin ikrar çağrıştıracak cümleleri kullanmasının açık bir maddi hata olduğu,ihtarnamenin başkası tarafından yazıldığı ve okumadan imzaladığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü olan davalının bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Davalı vekili,

davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/771 Esas sayılı dosyasında eldeki dava konusu alacağı olmadığına dair ikrarı bulunduğunu ileri sürmüş ise de istinaf dilekçesi ekinde buna ilişkin bir belge sunmadığı gibi söz konusu dosyasının UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinde, davacının fatura borcu olmadığına dair bir ikrarına da rastlanmamıştır.Her ne kadar davalı vekili, istinaf dilekçesinde, davacının üçüncü kişilere sattığı ve defterlerine işlemediği kablolarla ilgili ileri tarihli fatura düzenleyerek müvekkiline yolladığını,

gerçeğe açıkça aykırı fatura düzenlendiğini ileri sürmüş ise de HMK'nın 357/1 maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Bu nedenle, bu konuya ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiş ve tüm istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Dairemizce resen yapılan incelemede ise.

İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun 2019/57984 numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca toplantıya katılınmış ancak anlaşma sağlanamamış olup, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. bendi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması hâlinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği hâlde, mahkemece,

Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması usule aykırı bulunduğundan, kararın bu yönden resen düzeltilmesi gerekmiştir.Yine, davacı vekili icra takip talebinde 50.161,68 TL asıl alacak, 884,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.046,04 TL alacağın tahsilini talep etmiş lakin dava dilekçesinde dava değerini 50.161,68 TL olan asıl alacak olarak gösterip bu miktar üzerinden harç yatırarak eldeki davayı açmıştır.

Bu durumda mahkemece, davanın kabulü ile alacağa yönelik itirazın talep gibi kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, talepten fazlasına, bir diğer deyişle tüm takip tutarı dava konusu edilmiş gibi itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Bu sebeplerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemekle birlikte resen nazara alınan sebeplerle hükmün düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve Dairemizce kararın düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.Dairemizce yeniden hüküm kurulurken, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmeyip hükmün sadece arabuluculuk ücreti ve taleple bağlı karar verilmesi ikesi yönünden resen düzeltilmesine karar verildiğinden,

ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücreti aynen muhafaza edilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine,

bu doğrultuda;1-Davanın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca kabulü ile ... sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın, talep gibi kısmen iptali ile 50.161,68 TL asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına,2-İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, likit alacağa haksız itiraz nedeniyle,

hüküm altına alınan asıl alacağın takdiren % 20'si oranında hesaplanan 10.032,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 3.426,54 TL nispi karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 601,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.825,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 663,61 TL ilk masraf, 111,00 TL tebligat ve müzekkere gideri,

800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.574,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT'deki esaslara göre belirlenen 7.321,02 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avanslarının,

HMK'nın 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;

davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1254, K. 2024/1535, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1254
Karar No
2024/1535
Tarih
31 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1264 K.2024/1477
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1274 K.2024/1418
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1277 K.2024/1419
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1279 K.2024/1420
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1281 K.2024/1500
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1282 K.2024/1421

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.