İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1692 K.2025/97

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2021/1692Karar2025/97Tarih29 Ocak 2025Okuma14 dk · 2.858 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Ocak 2025
Dosya no
2021/1692
Karar no
2025/97
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/03/2021
Numarası
2017/536 E. - 2021/234 K.
Davanın konusu
Alacak (Şirket hisse devrinden kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.858 kelime·14 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının, sermayesi 13.300.000,00 TL olan dava dışı....Şti. ( yeni unvanı; ...

AŞ)'de bulunan %29 nispetindeki hissesini, taraflar arasında imzalanan 09.05.2012 tarihli protokol ve 15.05.2012 tarihli şirket ortaklar kurulu kararı ve Beykoz ...Noterliğinin 15.05.2012 tarihli, ...-...-...-...-... yevmiye numaralı hisse devri sözleşmeleri ile davalılara devrettiğini, davacının 3.857.000,00 TL'ye tekabül eden hissesinin 399,000 TL'lk kısmını (%3) davalı ...'ye, 665.000 TL'lik kısmını (%5) davalı ...'a, 1.197.000 TL'lik kısmını (%6) davalı ...'ye, 798.000 TL'lik kısmını (%6) davalı ...'ya, 798.000 TL'lik kısmını (%6) davalı ...'e devrettiğini,

bu devir işlemlerinin Ticaret Sicil Gazetesinin 25.05.2012 tarihli nüshasında yayımlandığını, taraflar arasında imzalanan 09.05.2012 tarihli protokolün 6.maddesinin c bendine göre ödenecek hisse bedeline karşılık olmak üzere ''...

Yine İstanbul İli, Pendik ilçesi,... mevkiinde bulunan, ... uhdesinde bulunan, ancak alacaklarından dolayı ...miş verilmiştir.'' şeklinde bir ifa yöntemi kararlaştırılmış ise de, ... (...) tarafından bahse konu 2 adet dairenin devrinin tüm ısrar ve talaplere rağmen yapılmadığını, bunun üzerine davacı tarafından ... İnşaat (...)'dan dairelerin değerlerine tekabül eden miktarda çekler alınmak zorunda kalındığını, ancak bu çeklerden; ...

İnşaatın keşide ettiği 26.01.2013 tarihli ...'e ait, ... seri nolu 24.000,09 TL'lik çek, 27.04.2013 tarihli,... seri nolu 24.000,00 TL'lik çek, ...'ya ait 27.04.2013 tarihli, ... seri nolu, 51.000,00 TL'lik çek, 25.05.2013 tarihli ...

Bankasına ait ... seri nolu, 24.000,00 TL'lik çek, 29.06.2013 tarihli, ...'ya ait ... seri nolu, 51.000,00 TL'lik çeklerin karşılıksız kaldığını, kısmen ödenen paralar ve banka çek yaprak bedellerinden doğan sorumluluk bedelleri mahsup edildikten sonra müvekkilinin 148.275,00 TL bakiye alacağı kaldığını, bu alacaklar ile ilgili olarak ...-... sayılı dosyaları ile açılan icra takiplerinden borçlunun ödeme gücü olmadığından ve tahsili kabil bir mal varlığı bulunmadığından sonuç alınamadığını, borçlular hakkında aciz vesikası düzenlendiğini,

protokolün 6/c bendinde yer alan bu düzenlemenin alacağın temliki hükmünde olduğunu,TBK'nın 191.maddesi gereğince alacak, bir edim karşılığında devredilmişse devredenin, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olacağını,TBK'nın 193.maddesi gereğince, hisselerini bu taşınmaz devir temlik işlemine karşılık olmak üzere devreden müvekkilinin, şirket hisselerini bu temlik karşılığı devralan ve garanti ile yükümlü olan davalılardan, ifa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesini, devrin sebep olduğu giderleri,

borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri, devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlarını tahsil etmesi gerekliliğinin kuşkusuz olduğunu, davacının borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderlerden ve uğradığı diğer zararlardan doğan haklarını saklı tuttuğunu, bu itibarla her türlü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 148.275,00 TL alacağın, hisse devir tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tüm davalılardan,

devredilen hisse oranları nispetinde tahsili amacıyla huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, 148.275,00 TL alacağın 15.338,79 TL'lik kısmının davalılardan ...l'den, 25.564,65 TL'lik kısmının davalılardan ...'dan, 46.016,38 TL'lik kısmının davalı ...'den, 30.677,59 TL'lik kısmının davalı ...'dan, 30.677,59 TL'lik kısmını davalı ...'den 15.05.2012 tarihinden ittbaren işleyecek ticari avans faizi tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; davanın muhatabının davalılar değil dava dışı ...

AŞ olabileceğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve 09.05.2012 tarihli protokolün 6/c maddesini dayanak yaptığı iki adet dairenin mülkiyetinin protokol tarihinde ...

AŞ'ye ait olmakla, bu dairelerin devri borcunun da şirket üzerinde doğacağını, dolayısıyla şirket ortaklarının taraf gösterilmesinin mümkün olmadığını, bir an için şahıslara husumet yönelebileceği kabul edilse dahi protokol tarihi olan 09.05.2012 tarihinde şirket ortağının altı kişi olduğunu, ortaklar arasında davalılardan ... ve ...'ın bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği üzere bir alacağın devri sözleşmesinin mevcut olmadığını, davacıya ve bir kısım diğer şirket ortaklarına ait şirket hisselerinin diğer ortaklar tarafından devir alınması işlemi olduğunu, dolayısıyla sanki davalıların dava dava dışı ...

İnşaat firmasından alacaklıymışlar ve bu alacaklarını davacıya devretmişler gibi bir durumun söz konusu olmadığını, dolayısıyla bu hususta BK md. 183 vd maddelerinde düzenlenen alacağın devri hükümlerinin uygulanamayacağını, kaldı ki 191. maddenin ilk fıkrasını paylaşan davacının aynı maddenin 2. fıkrasından bahsetmediğini, ilk fıkrada garanti etmekten bahsedilirken ikinci fıkrada böyle bir garantiden söz edilmediğini, netice itibariyle ortada ... inşaata ait çeklerden kaynaklı bir alacağın devri bulunmadığını, davacının şirket hisselerini devri hususu bulunduğunu,

bu hisse devri neticesinde de edimleri yerine getirme yükümünün ... inşaata değil, müvekkili şahıslara ve ...güvenlik şirketine ait olduğunu ve bu yükümün de yerine getirildiğini, şöyle ki, protokol incelendiğinde görüleceği üzere devredilen şirket hisseleri karşılığında sadece 6/c maddesinde belirtilen edimin değil bir çok başkaca edimlerin bulunduğunu, 6/c bendinde belirtilen edim de dahil olmak üzere bu edimlerin tamamının yerine getirildiğini, bu edimin yerine getirildiğini, yani ... güvenlik firmasına ait bu iki taşınmazın devredildiğini, davacının kendisi ile çelişen beyanları ile de bunun belli olduğunu, zira protokolde "...

Şti.ne temlik edilmiş 2 adet taşınmaz"dan bahsedilirken davacının kelime oyunları ile ... İnşaat (...)'ın tüm ısrarlara rağmen devri yapmadığından bahsettiğini, tapuda ... Güvenlik şirketine devredildiği protokole yazılan taşınmazların ...

İnşaat firmasında ne işi olabileceğini, işin özünün davalıların protokolde bahsedildiği gibi bahsi geçen ve Dolayoba'da bulunan 2 adet taşınmazı davacıya veya emrine devrettikleri olduğunu, davacının, protokole göre davalılarca kendisine veya emrine devredilen bu taşınmazı, ...

İnşaata satmış ve bedeli karşılığında da davaya konu ettiği çekleri ... inşaattan aldığının anlaşıldığını, ve sonrasında bu çeklerin bir kısmı ödenmeyince çekleri davalılardan tahsil etmeye çalıştığını, davacının sonradan yaptığı ticaretinin müvekkili davalıları bağlamayacağını, davacının gerçek anlamda, davalıların garanti ettiğini düşündüğü bir alacak için 2013 yılından 2017 yılına kadar 4 yıl beklemesinin düşünülemeyeceğini, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı zamanda bu anlamda da zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, hukuki niteliği itibariyle davacının davalılara %29 hisse devrine ilişkin alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarının araştırılması ve tespiti istemine ilişkindir.Dosyada mübrez celp edilen ... sayılı dosyasının incelenemesinde. 26/01/2013 tanzim ve 26/01/203 vade tarihli 24.000,00 TL. Miktarlı çek, 27/04/2013 tanzim ve 27/04/2013 vade tarihli 24.000,00 TL.

Miktarlı çeklere dayalı 25.410,00 TL. asıl alacak, 1.958,43 TL. İşlemiş faiz, 4.800,00 TL. Tazminat, 144,00 TL komisyon ücretinin tahsili için icra takibi başlattıkları anlaşılmıtır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacının sermayesi 13.300.000,00 TL. olan dava dışı...

Şti de bulunan %29 nispetindeki hissesinin taraflar arasında imzalandığı belirtilen 09/05/2012 tarihli protokol ve 15/05/2012 tarihli şirket ortaklar kurulu kararı, Beykoz ...

Noterliğinin 15/05/2012 tarihli hisse devri sözleşmeleri sonucunda davalılara dava dilekçesinde belirtilen hissler oranında devir yapıldığı, bu devirlerin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, taraflar arasında imzalandığı belirtilen protokolün 6. Maddesinin c bendine göre İstanbul, Pendik, Dolayoba mevkiinde bulunan ... İnşaat uhdesinde bulunan ancak alacaklarından dolayı ...

Şti'ne temlik edildiği iddia olunan 2 adet dairenin ... veya emrine satışına oy birliğiyle karar verildiğine yönelik ifa yöntemi kararlaştırıldığı, ancak sözleşmede belirtilen bu 2 adet dairenin devirlerinin yapılmadığı, bunun üzerine davacı tarafça bu belirtilen 2 adet dairenin değerine tekamül eden çekler alındığı,

26/01/2013 tarihli ve dava dilekçesinde belirtilen değişik tarihli çeklerin karşılıksız çıktığı, kısmen ödenen bedeller ve banka tarafından çek yaprağı başına ödenen sorumluluk bedelleri mahsup edildikten sonra bakiye 148.275 TL davacı tarafın alacağının kaldığının belirtildiği ve bu alacaklarla ilgili olarak ... - ... sayılı icra dosyalarında herhangi bir sonuç alınamadığını belirterek toplamda (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ) 148.275 TL alacağın dava dilekçesinde belirtilen oran dahilinde davalılardan 15/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsili istemi noktasında toplandığı

anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde bilirkişi heyetinden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez 13/11/2020 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; tüm delillerin takdir ve değerlendirilmesi mahkememize ait olmak üzere davacının tahsil edemediği çek bedellerinin, devrettiği limited şirket hisseleri karşılığı kendisine teslimi taahhüt edilen iki daire yerine aldığı çekler olduğunu ispat edemediği,

bu yönde ispat gerçekleştiği kabul edilse bile, daire talebinin para alacağına çevrilmesi ve 7-13 ay vade tanınması hususunda davalıların onayının bulunmaması sebebiyle çeklerin ödenmeyen bedellerinden dolayı davalıların sorumluluklarının doğmayacağı yönünde görüşleri bildirilmiştir.Davanın davacının dava dışı üçüncü kişiden tahsil edilemeyen çeklerden dolayı davacının davalılardan alacak talebinde bulunup bulunamayacağına dair olduğu,Davacının davalılar ile birlikte ...

A.Ş'nin %29 oranında hissenin tarafların arasında yapılan protokol ile davalılara devrettiği ve protokol kapsamında ... Şirketine temlik edilmiş bulunan 2 adet dairenin davacıya satışına onay verildiği, ancak şirketin bahse konu taşınmazları devir etmediği, bunun karşılığında şirket tarafından 5 adet çekin davacıya verildiği, ancak davacının bu çekleri şirket devir tarihinden itibaren davalılardan dava ve talep ettiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında protokol imza sirküleri, ortaklık yapı, pay defteri ve ticaret sicil kayıtlarında bir çelişki olmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın verilen çeklere ilişkin olarak 148.275,00 TL çeklerin davalılardan alınıp alınmayacağına ilişkin toplanmıştır.Çekler üzerinde yapılan incelemede mücerretlik niteliği taşıyan çeklerin hangi amaçla verildiği hususunun çekler üzerinde yer alması mümkün değildir.

Zira bu durumda çekler kayıtsız ve şartsız havale niteliğini kaybedecek ve çek olma vasfını yitirecektir. Çeklerin hangi amaçla verildiğine ilişkin dosya kapsamında başkaca bir delil bulunmamaktadır. çekler üzerinde davalıların özel taahhütleri (aval gibi) özel bir taahhütlerine rastlanmamıştır.

Davacı talepte bulunmasına rağmen kendisine söz konusu iki taşınmazın devri gerçekleştirilmediğinde, bu durumu protokolün taraflarına bildirme ve pay bedelinin kısmen karşılıksız kalmaktan kaynaklanan hakları öncelikle bunlara karşı kullanmak zorundadır. Oysa davacı böyle bir davranış içinde bulunmamış ve bir taşınmazın devrine yönelik talep hakkını bunu para alacağı hali getirmek suretiyle değiştirmiştir.

Ancak protokolün değiştirmesi ancak protokolde imzası bulunan diğer tarafında onayı ile mümkündür. Davacının verilen çeklerin devrettiği şirket hisseleri karşılığı kendisine teslimi taahhüt edilen iki daire yerine aldığı çekler olduğunu ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın taraflarının ticari defter tutmakla yükümlü olmadığını, buna rağmen mahkemece tarafların defterlerinin incelenmesi için ara karar kurduğunu, bu ara kararı fırsat bilen davalıların ortakları bulundukları ...

AŞ'nin ticari defter ve kayıtları sunmaktan imtina ettiklerini, bilirkişi raporunun da bu defter ve kayıtlar incelenmeden tanzim olunduğunu, salt bu durum bizatihi mahkemenin kendi ara kararına aykırı hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, nitekim mahkemenin vermesi gereken ara kararın " tarafların ticari defterleri" üzerinde değil huzurdaki davada üçüncü kişi konumda olan "...AŞ'nin defter ve kayıtlarının" HMK m.221 hükmü doğrultusunda celbini sağlamak suretiyle inceleme yapılması olması gerektiğini, rapora itiraz dilekçelerinde ...

AŞ'ye yazı yazılarak, 09.05.2012 tarihli hisse devir protokolünde sözü edilen, "İstanbul ili Pendik ilçesi ... Mahallesi mevkiinde bulunan ... İnşaat şirketi uhdesinde bulunan ancak alacaklarından dolayı ...

Şti’ye temlik edilmiş bulunan 2 adet dairenin tapu bilgilerinin ve buna dayanak belgelerin gönderilmesinin" celbine yönelik taleplerinin yok farz edildiğini, bilirkişi raporunda şirkete ait alacağı temin amacıyla alınan taşınmaz üzerindeki talep hakkının davacıya protokol ile devri, hisse devirlerinin gerçekleştirildiği 15.05.2012 tarihinden itibaren davacının bu yönde talepte bulunmasına imkân tanıdığı mütalaa edilmiş olmakla, 09.05.2012 tarihli protokolde yer alan düzenlemenin TBK m.183 vd maddelerinde düzenlenen "alacağın temliki (devri) " hükmünde olduğunun, bilirkişi raporuyla da ifade edildiğini,

buna karşılık bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat kısmında yer alan görüşler ve bu görüşe gerekçe olarak gösterilen hususların, "alacağın temliki (devri)" müessesesi ile tamamen tezat nitelikte olduğunu, bilirkişi heyetine göre davacının tahsil edemediği çek bedellerinin, devrettiği limited şirket hisseleri karşılığı kendisine teslimi taahhüt edilen iki daire yerine aldığı çekler olduğunu ispat edemediğin kabul edilse bile, davacının TBK'nın 191 ve 193.maddeleri uyarınca ifa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesini isteyebileceğini, çekişme konusu olmayan olguların; alacağın bir edim karşılığında devredildiği,

yani şirketteki ortaklık payına karşılık devredildiği, devredenlerin (davalılar), devir sırasında bu alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti etmiş sayıldıkları, ancak devralanın (davacı) bu alacağını tahsil edemediği olduğunu, rapora göre, davacının davalılardan temlik aldığı "taşınmaz devrini talep etme " alacağını "çeke dayalı para" alacağı ile değiştirmiş olmasa idi, "ifa ettiği edimin parasal değerini faiziyle geri alma" hakkına sahip olacağını, ancak aynı bilirkişi heyeti bu dönüştürmenin ispatlanamadığı gerekçesiyle bu hakkın yitirildiğini söylediğini,

halbuki bu ihtimalde -yani bu olgunun kanıtlamamış olduğu varsayımında- müvekkilinin hakkını yitirmediğini, aksine bu durumda taşınmazın devrine yönelik temlik işleminin -aksi kanıtlanamadığı için- mevcudiyetini koruduğunu, bu durumda ifa ettiği edimin parasal değerin tamamını faiziyle geri alma imkanı doğduğunu, yine bilirkişi heyetinin bir an için bu değişikliğin kanıtlandığı varsayılsa bile,

devredenlerin bu değişikliğe onayının bulunmaması halinde de bu hakkın yitirildiğini söylediğini, halbuki bu durumda taşınmazın devrine yönelik temlik işleminin çeke dayalı para alacağına dönüştürülmesine onay verilmediği için geçersiz olduğu kabul edilirse, bu halde de asıl borcun mevcudiyetini koruyacağını ve davacının l bu alacağını alamadığından yine ifa ettiği edimin parasal değerinin tamamını faiziyle davalılardan geri alma hakkına sahip olacağını görüldüğü üzere alacağın temlikinde, alacağın türünün değiştirilmiş olması ya da devredenlerin buna onay vermemiş olması ihtimallerinin bir önemi bulunmadığını,

dikkat edilmesi gerekenin devralanın (temlik alacaklısının) bu alacağını borçludan tahsil edip edemediği olduğunu, davacının alacağını alamamış oluşunun, huzurdaki davada zaten çekişme konusu olmadığını, şu halde bilirkişilerce yapılması gerekenin müvekkilinin ifa ettiği edimin parasal karşılığının faiziyle karşılığının ne olduğunu belirlemekten ibaret olduğunu, bu değer, huzurdaki davada talep edilen miktardan yüksek olmadığı sürece davalıların müvekkilinin talebine itiraz hakkı olmadığını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'in 16.04.2015 tarih, 2015/13762 Esas, 2015/12325 Karar sayılı kararının da somut olaya uyduğunu,

bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, dava dışı limited şirket hisse devri sebebiyle düzenlenen protokol kapsamında doğduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili;

davacının dava dışı ....Şti.'n bulunan %29 nispetindeki hissesini 15.05.2012 tarihinde davalılara devrettiğini, ayrıca 09.05.2012 tarihli protokol düzenlendiğini, protokolün 6/c maddesinde ödenecek hisse bedeline karşılık olmak üzere ''... Yine İstanbul İli, Pendik ilçesi, ... mevkiinde bulunan, ... İnşaat uhdesinde bulunan, ancak alacaklarından dolayı ...

Şti'ne temlik edilmiş verilmiştir.'' şeklinde bir ifa yöntemi belirlendiğini, protokolün 6/c bendindeki bu düzenlemenin alacağın temliki hükmünde olduğunu, anılan maddeye göre ... İnşaat (...) tarafından bahse konu iki adet dairenin devrinin tüm ısrar ve talaplere rağmen yapılmaması üzerine davacının ...

İnşaat (...)'dan dairelerin değerlerine tekabül eden miktarda çekler almak zorunda kaldığını, ancak çeklerin bir kısmının karşılıksız kaldığını, davacının tahsil edemediği bakiye alacağının 148.275,00 TL olduğunu ileri sürerek, bu miktarın davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılar vekili ise davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, protokolün 6/c maddesi uyarınca ... güvenlik şirketine ait iki taşınmazın davacıya devredildiğini, böylece edimin ifa edildiğini, 6/c maddesinin alacağın temliki niteliğinde olmadığını savunmuştur.Davacının, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre, Beykoz ...Noterliğinin 15.05.2012 tarihli ve ..., ..., ..., ..., ... ve ... yevmiye sayılı sözleşmeleri ile dava dışı ...Şti.'nde bulunan toplam 3.857.000 TL değerindeki hissesini, dava dilekçesinde belirtilen nispet ve oranlarda davalılara devrettiği,

devir sözleşmelerine göre devir bedellerini nakden ve tamamen aldığı, ayrıca, davacı ile davalı ... dışındaki davalılar arasında 09.05.2012 tarihli protokol düzenlediği, davacı ile diğer davalılar tarafından imzalandığı, protokolün davacının dava dışı şirketteki hisselerini, protokolde açıklanan bedeller karşılığında devredeceğinin belirtildiği, 8.maddesinde davacının hissesini devretmesi karşılığında davacının şirkete olan borcu düşüldükten sonra 915.000 TL ödeneceğinin belirtildiği, 6/c maddesinde ise '' ...

Yine İstanbul İli, Pendik ilçesi, ... mevkiinde bulunan, ...

İnşaat uhdesinde bulunan, ancak alacaklarından dolayı ...Şti.'ye temlik edilmiş bulunan iki adet dairenin ... veya emrine satışına oybirliği ile karar verimiştir.'' ibaresinin yer aldığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında bulunan... sayılı dosyası ile davacının 26.01.2013 tarihli ...'e ait, ... seri nolu 24.000,09 TL'lik çek, 27.04.2013 tarihli, 6950156 seri nolu 24.000,00 TL'lik çekleri takip konusu yaptığı, çeklerin incelenmesinde ...

Şti. tarafından hamiline düzenlendiği anlaşılmaktadır.Alacağın temliki, 818 sayılı BK'nın 162 vd. (6098 sayılı TBK. 183) maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu yasa maddelerine göre kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

Bu hâliyle alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir sözleşmedir.

Davacı vekili, protokolün 6/c maddesinin son cümlesinde yer alan taahhüdün alacağın temliki niteliğinde olduğunu ileri sürmüş ise de, somut olayda anılan hükümden alacağın temliki anlamının çıkmadığı, alacağın temliki şartlarının bulunmadığı, davalıların sahip olduğu her hangi bir alacağın davacıya devrinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Davacı, dava dışı ... İnşaat'ın daireleri kendisine devretmemesi sebebiyle ...

İnşaatın keşide ettiği 26.01.2013 tarihli ...'e ait, ... seri nolu 24.000,09 TL'lik çek, 27.04.2013 tarihli, ... seri nolu 24.000,00 TL'lik çek, ...'ya ait 27.04.2013 tarihli, ... seri nolu, 51.000,00 TL'lik çek, 25.05.2013 tarihli ...Bankasına ait ... seri nolu, 24.000,00 TL'lik çek, 29.06.2013 tarihli, ...'ya ait ... seri nolu, 51.000,00 TL'lik çekleri aldığını, ancak çeklerin karşılıksız kaldığını ve bakiye 148.275,00 TL alacağı olduğunu ileri sürmektedir.Protokolün 6/c maddesinde ise '' ...

Yine İstanbul İli, Pendik ilçesi, ... mevkiinde bulunan, ... İnşaat uhdesinde bulunan, ancak alacaklarından dolayı ....Şti.'ye temlik edilmiş bulunan iki adet dairenin ... veya emrine satışına oybirliği ile karar verilmiştir.'' ibaresi yer almakta olup söz konusu hükümde dairelerin davacıya veya emrine satışının yapılacağı kararlaştırılmıştır.

Bu hükümle davacının iddia ettiği gibi dairelerin bedelsiz olarak davacıya devri kararlaştırılmamış, bedelsiz devir hususunda davalılarca taahhütte bulunulmamıştır. Bu nedenle davacı, davalılardan alacaklı olduğunu ispatlayamamıştır.

Ayrıca davacının dava dışı ...İnşaat'tan aldığını belirttiği çekler nedeniyle çekte keşideci, ciranta veya lehtar olarak yer almayan davalılardan alacaklı olduğunu iddiası da yerinde değildir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4 Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.01.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1692, K. 2025/97, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1692
Karar No
2025/97
Tarih
29 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1694 K.2025/98
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1705 K.2025/99
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1709 K.2025/100
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1716 K.2025/101
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1724 K.2025/110
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1756 K.2025/50

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.