İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2062 K.2025/68

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2021/2062Karar2025/68Tarih28 Ocak 2025Okuma12 dk · 2.411 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Ocak 2025
Dosya no
2021/2062
Karar no
2025/68
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
12.07.2021
Numarası
2019/508 Esas - 2021/522 Karar
Dava
İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.411 kelime·12 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle.

Erdek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/72 Esas sayılı dosyası ile ..., ..., ..., ... tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan davada, Erdek İlçesi, Harmanlı köyünde elektrik hattına ait pilondan kaynaklanan arıza nedeniyle 60 adet 25 yaşlarında zeytin ağacı ile 8 adet 25 yaşlarında badem ağacının yanmasından kaynaklanan tazminatın tahsilinin istendiğini, yargılama sonucu davanın kısmen kabul edildiğini ve kararın Bursa .... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, müvekkilinin takip dosyasındaki borcu ödediğini, ödenen paranın davalılardan tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik davalıların itirazının haksız olduğunu, takip borçlularından ...

Sigorta A.Ş, (...Sigorta A.Ş.) tarafından poliçe kapsamındaki %10 sorumluluğa istinaden 10.208,65 TL ödendiğini, davalılar ile müvekkili arasında düzenlenen 02.09.2010 başlangıç tarihli poliçe ile sigortacıların, üçüncü kişilerin yangın dolayısıyla uğrayacakları zararlarının teminat altına alındığını, poliçe hükümlerine göre müşterek sigortacıların sorumuluk paylarının, ... Sigorta A.Ş'nin %30, ... Sigorta A.Ş'nin %20, ... Sigorta A.Ş'nin %20, ... Sigorta A.Ş'nin %15, ...

Sigorta A.Ş'nin %10, ... Sigorta A.Ş'nin %5, olduğunu ileri sürerek, takibe yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili, savunmasında özetle.

2012 yılında açılan davada 2014 yılında ödeme yapıldığından dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketinin sorumluluğunun %20 olduğunu ve üçüncü kişiler yönünden teminat üst limitinin toplam 10.000 USD olduğunu, üçüncü kişiler yönünden azami limitin esas alınması gerektiğini, her bir sigortacının sorumluğunun belirli olması nedeniyle müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ...

Sigorta vekili, savunmasında özetle; davacı şirketin faaliyetlerinin devamı esnasında üçüncü kişilere verilebilecek zararları teminat altına almak üzere, müvekkili şirketin “...”, ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.ş. ve ...

Sigorta A.Ş’nin ise “Koasürör” olarak yer aldığı ve 31.08.2010/2011 tarihleri arasında geçerli olan, "Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluk, Ürün Sorumluluk ve Çevre Kirliliği Sorumluluk Sigorta Poliçesi" düzenlendiğini, poliçede sigortacıların sorumluluklarının oran olarak sınırlandırıldığı gibi, sigortalının sorumluluğu bulunan her bir zarar ile ilgili olarak, üçüncü kişilere verilecek zararlara ilişkin sorumluluğun 10.000.000 USD ile,

verilen hizmet esnasında oluşabilecek ürün sorumluluk zararların 10.000.000 USD ve çevre kirliliğine ilişkin sorumluluğun ise 10.000.000 USD limit ile sınırlandırıldığını, meydana gelen zararın poliçesinde belirtilen 50.000 USD muafiyet sınırının altında kaldığını, dava dilekçesindeki açıklamalara göre zarara sebebiyet veren olayın, voltaj iniş ve çıkışları olduğunu ve uygulanması gereken muafiyetin 50.000 USD olması nedeniyle bu miktarın Türk Lirası karşılığının 81.295,00 TL olduğunu, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilen tazminatın ise 49.358,80 TL olması nedeniyle muafiyet kapsamında kaldığını,

talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta (Yeni ünvan ...

Sigorta) vekili, savunmasında özetle; davacının ticari faaliyetleri esnasında üçüncü kişilere verilecek zararların teminatı için müvekkilinin "Koasürör" olarak yer aldığı Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluk, Ürün Sorumluluk ve Çevre Kirliliği Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun %5 olduğunu, zararın poliçede belirlenen 50.000 USD muafiyet sınırı altında kaldığını, poliçenin muafiyet bölümünde "her bir hasarda uygulanmak üzere voltaj dalgalanmaları sebebiyle oluşacak hasarlarda 50.000 USD diğer hasarlarda 10.000 USD muafiyet" olduğunun belirlendiğini,

hasar voltaj iniş çıkışından kaynaklandığından 50.000 USD muafiyet sınırının altında kaldığını, poliçedeki zararın doğrudan zarar olması nedeniyle dolaylı zarar olan kar kaybının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ, cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce resen görevlendirilen Bilirkişi Mali Müşavir ...

Elektronik Mühendisi ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ...nin 04/01/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; '...mevzuat gereği yangına sebebiyet veren orta gerilim hatlarının kontrolü - denetiminin davacı dağıtım şirketi uhdesinde olduğu, yönetmeliğe göre kuvvetli akım tesislerinin her türlü işletme durumunda, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması,

yangın tehlikesi bulunan yerlerdeki sigortalı ayırıcılarda oluşabilecek arkların yaratacağı yangın tehlikesini en aza indirmek üzere, bu tip ayırıcıların bulunduğu direklerin altına 10 cm. kalınlığında ve 3 metre yarı çapında bir bölgeye mıcır dökülecek veya grobeton atılması gerektiği, gözetildiğinde yangına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle davacı dağıtım şirketinin kusurlu olduğu,

taraflar arasındaki Sigorta Poliçesinin Ürün Mali Sorumluluğu madde 10 Tazminat ve Madde 11.2 İstisnalar kısmına göre davalıların Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/72 Esas 2014/244 Karar sayılı kararında geçen yanan ağaçların yerine tesis edilecek fidanların verime geçme süresi zarfında oluşacak olan 29.316,80 TL zarardan sorumluluklarının olmayacağı, davalı Sigorta şirketlerinin poliçe kapsamında yangının olduğu yılda yanan ağaçların bedeli olan tesis maliyeti 15.450 TL ile yanan ağaçların üzerindeki ürünlerin de telef olması sebebiyle oluşan 4.592,00 TL zarar olmak üzere toplam 20.042,00 TL zarardan sorumlu olabileceği,

dava konusu hasarın 06.07.2011 tarihinde meydana geldiği, hasar tarihinden huzurdaki davaya konu 09.01.2018 tarihinde başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takibine kadar, davalı sigorta şirketlerine hasarın ihbar edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığı, sigortalının hasarı davalı sigorta şirketlerine zamanında bildirmeyerek zararın artmasına (yargılama giderleri, icra masrafları, faiz v.s) sebebiyet verdiği,

davacı tarafından süresinde ihbar yapılmadığı için davalı sigortacıların hasara konu olaya zamanında müdahil olamadıkları ve bu sebeple davalı sigorta şirketlerinin yargılama giderleri, icra masrafları, faiz v.s. lerden sorumlu olmayacağı, davalıların zamanaşımı itirazlarının takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davalıların poliçe kapsamında sorumlu olabilecekleri 20.042,00 TL zararın, hasarın meydana geldiği 06.07.2011 tarihinde 12.254,36 USD' ye karşılık geldiği, bu bedelin 10.000 USD' ye kadar olan kısmına (10.000 USD x 1.6355=) 16.355,00 TL ye tenzili muafiyet kapsamında sigortalı davacının katlanmak durumunda olduğu,

hasar miktarı 20.042,00 TL sigorta poliçesinde kararlaştırılan tenzili muafiyet kapsamı üzerinde olduğu için sigortacı zararın 10.000 USD' yi aşan kısmı 2.254,36 USD ye karşılık gelen (2.254,36 USD x 1.6355=) 3.687,00 TL' den davalı ve dava dışı sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu, sigortacıya süresinde ihbar yapılmadığı için sigorta şirketlerinin temerrüt sorumluluğunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas Sayılı icra takibinin yapıldığı 09.01.2018 tarihinden itibaren başlayacağı, bu kapsamda davalıların icra masrafları ile faiz dahil sorumlu oldukları miktarın 4.701,10 TL olduğu, dava konusu poliçedeki teminatlar birden fazla sigorta şirketi tarafından ortak olarak üstlenilmiş olup, Sigorta Poliçesinin paydaşlarından ...

Sigorta A.Ş. hasara istinaden icra dosyasına davacının beyanı ve hesap özetine göre 10.208,65 TL ödeme yaptığı ve bu ödeme tutarı, poliçe kapsamında sorumlu olunan miktarın üzerinde olduğundan davacının hasar nedeniyle bakiye alacağının olmadığı,..' yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğu..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Erdek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/72 Esas sayılı dosyasında açılan dava ile müvekkilinin iletim hattına ait pilondan kaynaklanan arıza nedeniyle 60 adet 25 yaşlarında zeytin ağacı ile 8 adet 25 yaşlarında badem ağacının yandığı gerekçesiyle tazminat talebinin kabul edildiğini ve Bursa .... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında takibe konulan ilam borcunun ödendiğini, ödenen paranın sigortacılardan tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle sigortacılardan ... Sigorta A.Ş'nin (...

Sigorta A.Ş.) poliçe teminatına denk gelen %10 sorumluluğa istinaden 10.208,65 TL ödediğini, Mahkemece hükme esas alınan 24.05.2021 tarihli raporda, yanan ağaçların yerine tesis edilecek fidanların verime geçme süresi zarfında oluşacak olan zarardan sigortacıların sorumlu olmayacaklarına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, itiraz edilen raporun hükme esas alınamayacağını, zira düzenlenen 02.09.2010 tarihli poliçede, üçüncü kişilerin yangın dolayısıyla uğrayacakları zararların teminat kapsamına alındığını, poliçenin Sigorta Şartı başlıklı 1. maddesinde.

"Sigortacı’lar, Program’ın 10. Maddesinde belirtilen kanun ve yargı yetkisine göre hasar tazminatı ödeme yükümlülüklerine karşı (talep sahiplerinin masrafları, ücretleri ve harcamaları dahil) Sigortalı'yı tazmin edeceklerdir.

Bu tazminat, yalnızca Ticari kaynaklı ve Program’da belirtilen Coğrafi Sınırlar dahilinde meydana gelen, işbu Poliçe’nin her bir sigortalı Bölümünde tanımlanmış türde olan sorumluluk için geçerlidir ve her zaman söz konusu Bölümün ve Poliçe’nin şartlarına, Koşullarına ve İstisnalarına bir bütün olarak tabidir." düzenlemesi bulunduğunu, C- Tazminat başlıklı 10. maddesinde ise.

"Sigortalılar, Sigorta Şartı gereğince, Sigorta Süresi içerisinde meydana gelen ancak, Kirlilik’ten doğan sorumluluk hariç olmak üzere, yalnızca herhangi bir Ürün’den kaynaklanan veya herhangi bir Ürün’le bağlantılı olan sorumluluğa karşı Zarar ve/veya Hasar nedeniyle ve/veya bunlardan kaynaklı olarak,

işbu Bölüm’e göre tazmin edilir." düzenlemesi bulunduğunu, buna göre müvekkilinin talepte bulunabileceğini, kaldı ki kesinleşmiş ilam ile müvekkilinin sorumluluğunun belirlendiğini, bu nedenle rapordaki "...yanan ağaçların yerine tesis edilecek fidanların verime geçme süresi zarfında oluşacak olan 29.316,80 TL zarardan sorumlu olmayacağı, Davalı Sigorta şirketlerinin poliçe kapsamında yangının olduğu yılda yanan ağaçların bedeli olan tesis maliyeti 15.450 TL ile yanan ağaçların üzerindeki ürünlerin de telef olması sebebiyle oluşan 4.592 TL zarar olmak üzere toplam 20.042 TL zarardan sorumlu olabileceği,

düşünülmektedir." tespitlerine itibar edilemeyeceğini, müvekkilinin kesinleşen bir mahkeme kararına göre zarar görenlere ödeme yaptığını, bilirkişilerin bu durumu görmezden gelerek rapor düzenlediklerini, esasen sigortacının rizikonun teminat dışında kaldığını TTK'nın 1282. maddesi uyarınca ispatlaması gerektiğini, Bilirkişi raporunda rücu talebine konu alacağın muafiyet sınırına dair hatalı değerlendirme yapıldığını, poliçede "hasar ödemeleri hasar tarihindeki T.C.M.B.

Döviz alış kuru üzerinden yapılacaktır" hükmü bulunduğunu, rücuya konu olayın 06.07.2011 olduğunu ve bu tarihteki Dolar kurunun 1.63 TL olduğu, takip dosyasında müvekkilinin 80.850,00 TL ödeme yaptığı dikkate alındığında, dava konusu taleplerin muafiyet sınırı altında kalmadığını, Raporda takip dosyasına yapılan ödemelerin makbuzlarının sunulmaması nedeniyle ödemelerin tespit edilemediğinin belirtildiğini, oysa 80.850,00 TL ödemeye ilişkin dekontun sunulduğunu, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ve bilirkişi raporunun aynen tekrar edildiğini,

rapora atıf yapılmasının gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini ve Anayasası'nın 141/3 ile HMK'nın 297/1.c maddesinin ihlal edildiğini, 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunulmasına rağmen, itirazın değerlendirilmeksizin karar verildiğini, bilirkişilerin görev alanı dışına çıkarak hukuki konuda görüş açıkladıklarını, bilirkişilerin mahkeme yerine geçerek hazırladıkları raporda hukuki görüş bildirdiklerini, bilirkişilerin mahkeme yetkisini gasp ederek HMK'nın 266.maddesine aykırı şekilde düzenledikleri raporun esas alınmasının hatalı olduğunu,

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, 02.09.2010 tarihli Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluk Ürün Sorumluluk ve Çevre Kirliliği Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluk, Ürün Sorumluluk ve Çevre Kirliliği Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davacı şirketin enerji iletimi sırasında üçüncü kişilere verecekleri zarardan poliçede düzenlenen şartlar dahilinde teminat altına alınmıştır.

Davalılar, dava konusu poliçenin müşterek sigortacıları olup her bir sigorta şirketinin sorumluluk payı sözleşmede düzenlenmiştir. Poliçe 31.08.2010 tarihinde bir yıl süre ile geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Poliçenin ilk sayfasında voltaj dalgalanmaları sebebiyle oluşacak hasarlardan, her bir hasardan oluşacak 50.000,00 USD diğer hasarlardan 10.000,00 USD teminat kapsamına alınmıştır. Ayrıca poliçede teminat limitleri de düzenlenmiştir.

Davacının işlettiği iletim hattından üçüncü kişilere verilen zararlar üzerine dava dışı üçüncü kişilerce Erdek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/72 E. 2014/244 K. Sayılı ilamı ile 49.353,80 TL tazminata hükmedilmiştir. Dosyada hükmedilen tazminat davacı tarafından Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ödenmiş, sigorta sözleşmesi kapsamında borcun ödenmesi için davalılara Beyoğlu ...Noterliğinin 21.07.2017 tarihli ihtarı gönderilmiştir.

İhtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 80.850,00 TL ödeme ile 3.282,73 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 84.132,73 TL'nin tahsili amacıyla sigortacılara karşı takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine ... Sigorta AŞ tarafından poliçedeki sorumluluğuna isabet eden miktar ödenmiş, davalılar tarafından takibe itiraz edilmiştir. Bu nedenle ...

Sigorta tarafından yapılan kısmi ödeme mahsubu sonrası bakiye 73.924,08 TL üzerinden eldeki takip başlatılmıştır. İlk derece mahkemesince tarafların delilleri toplandıktan sonra HMK'nın 266. maddesi uyarınca bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Sigorta uzmanından alınan 01.07.2020 tarihli raporda, elektrik mühendisi bilirkişi ile bir kurul oluşturularak poliçenin tercümesinin sunulması halinde rapor düzenlenebileceği bildirilmiştir.

Tarafların beyanları üzerine ilk derece mahkemesince eksik belgeler tamamlanmış ve elektrik mühendisi, mali müşavir ve sigortacı bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi kuruluna dosya verilerek 25.05.2021 havale tarihli rapor alınmıştır. Davacı vekili bu rapora itiraz etmiş ve zararın teminat kapsamında olduğunu, muafiyetin hatalı belirlendiğini, raporda hukuki değerlendirme yapıldığını belirterek, bilirkişi raporuna yönelik itirazda bulunmuştur.

Dosya içerisinde bulunan ve başka sigorta şirketlerine karşı açılan İstanbul 20.ATM'nin 2020/506 Esas sayılı dosyasındaki raporda taraflarca dosyaya sunulmuştur. HMK'nın 266. maddesi gereğince mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir.

Bilirkişi raporunun sunulmasından sonra, taraflarca talep edilmesi veya mahkemece gerek görülmesi halinde HMK'nın 281.maddesi gereğince bilirkişiden ek rapor veya açıklama istenebilir. HMK'nın 282.maddesi gereğince hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle beraber serbestçe değerlendirir.

Bilirkişi raporu bağlayıcı bir delil olmamakla birlikte rapora yönelik itiraz bulunması halinde ek rapor alınabileceği gibi rapora yönelik itirazların yasanın el verdiği ölçüde mahkemece değerlendirilip karşılanması gerekmektedir.

Somut olayda bilirkişi raporu alınmış, davacının bilirkişi raporuna yönelik itirazı sunulmuş ancak mahkemece ek rapor alınmadığı gibi gerekçeli kararda sadece bilirkişi raporundan alıntı yapıldıktan sonra tarafların hiçbir iddia ve savunması değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararı bu haliyle Anayasası'nın 141/3. maddesi ile HMK'nın 297/1.c. maddesine aykırıdır.

Zira kararda, iddia ve savunma yazıldıktan sonra bilirkişi raporundan aynen alıntı yapılmış ve bunun dışında delillerin değerlendirilmesi ile hukuki nitelendirme bakımından mahkemece bir gerekçe yazılmamıştır. Oysa davacı vekilinin, bilirkişi raporuna ve özellikle muafiyet ile poliçedeki diğer özel hükümlere yönelik ciddi itirazları bulunmaktadır.

Bu nedenle bu itirazların ek raporla karşılanması, gerekçeli kararda da bu sonuca ne şekilde varıldığının tarafların sunduğu delillerle bağlantı kurularak açıklanması gerekmektedir.

Tarafların iddia ve savunmaları özetlendikten sonra sadece bilirkişi raporundan alıntı yapılarak, daha sonra işbu bilirkişi raporu dosya içeriğindeki belgelere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğu belirtilip bu şekilde davanın reddine karar verilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir.

Nitekim Yargıtay uygulamalarına göre de kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.

Ancak mahkemece bu şekilde işlem yapılmayarak, bilirkişi raporunun bir kısmı aynen kopyalanıp, başka bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi usule uygun olmadığından ortada denetlenecek bir karardan söz edilemez.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.01.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/2062, K. 2025/68, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2062
Karar No
2025/68
Tarih
28 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2064 K.2025/83
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2074 K.2025/1
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2076 K.2025/69
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2077 K.2025/73
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2083 K.2025/70
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/2087 K.2025/149

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.