İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/263 K.2024/309

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2021/263Karar2024/309Tarih29 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.244 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Şubat 2024
Dosya no
2021/263
Karar no
2024/309
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/10/2020
Numarası
2016/363 E. - 2020/447 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.244 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş'nin genel kredi sözleşmesine dayanarak borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ve kefiller aleyhine İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, borçlu şirketin müvekkilinin eşi ve kefil olan ... tarafından yönetildiğini, müvekkilinin şirketin ortağı olduğunu, tüm ticari faaliyetlerin şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olan ... tarafından yürütüldüğünü, şirketin bankadan kullandığı krediler için müvekkiline atfen atılan imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, sözleşmenin kefil olarak imzalanmadığını ve sözleşmede kefilin el yazısı ile yazması gereken kısımların da müvekkilince yazılmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, şirketin kredi ihtiyacı bulunduğu belirtilerek yönetici ortakça bankaya başvurulduğunu,

müvekkilinin ortak olması nedeniyle kefil olarak imza atmasının istendiğini, ancak şirketin ekonomik yapısı nedeniyle kredi çekilmemesi gerektiğini bildirerek sözleşmeye imza atmadığını ileri sürerek, müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dışı ... A.Ş. ile ...Tic. Ltd.

Şti. arasında düzenlenen 07.03.2012 ve 17.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinde davacının kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkilince banka alacağının temlik alındığını, imzanın davalıya ait olup olmadığının grafolojik metotlarla incelenmesi gerektiğini ve takibin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu .... Tic.

Ltd. arasında 17/07/2012 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 12/03/2010 tarihli 115.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri ile 07/03/2012 tarihli limit artırım sözleşmesinin imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacının kredi sözleşmelerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını beyan ederek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, alınan ATK raporu ile 07/07/2012 ve 07/03/2012 tarihli sözleşmelerde davacı tarafından doldurulan kısımlarda bulunan yazıların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği,

12/03/2010 tarihli 115.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga Borçlar Kanunu'nun kefaletin şeklini düzenleyen 484. maddesinde 'Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır.'denilmekle kefaletin geçerli olabilmesi için kefil olunan miktarın belirtilmesi ve sözleşmenin yazılı olmasından başka bir şekil şartının aranmadığı, 17/07/2012 ve 07/03/2012 tarihli sözleşmelerin ise 04/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'nun kefaletin şeklini düzenleyen 583. maddesine tabi olduğu ve mezkur maddede 'Kefalet sözleşmesi,

yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.

Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.' hükmünü içerdiği, anılan düzenleme ile kefaletin geçerliliğinin mülga Borçlar Kanunu'ndaki düzenlemeden daha ağır şekil şartlarına bağlandığı,

dolayısıyla 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra imzalanmış olan sözleşmeler ile artık, yürürlükten önceki mülga 818 sayılı Kanun döneminde imzalanmış sözleşmenin yenilenmiş sayılacağı ve önceki sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırılamayacağı, her ne kadar takip talebine her üç sözleşmede eklenmiş ise de, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da tespit edildiği üzere, takibe konu tüm kredilerin 17/07/2012 ve 07/03/2012 tarihli sözleşmelerden sonra kullandırıldığı ve bu sözleşmeler uyarınca kullandırıldıklarının kabul edileceği,

her iki sözleşmenin de geçerli şekilde yapılmadığı ve bu sözleşmelerden doğan borcun müteselsil kefil sıfatı ile davacıdan talep edilemeyeceği, davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmış olmakla davanın kabulüne, takip haksız olup sözleşmenin diğer tarafı olan bankanın ve temlik alan davalının basiretli tacir olarak sözleşmedeki yazıların davacıya ait olmadığını bildiği halde takip başlatmasında kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak davacının kötü niyet tazminatı talebinin de kabulüne.." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 42.653,54 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Bankaca yapılan takibe itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, davacının ihtarnameye ve 2013 yılında başlatılan icra takibine herhangi bir itirazda bulunmadığını ve 06.04.2016 tarihinde menfi tespit davası açtığını, 11.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda, alacak miktarı, temerrüt durumu ve kefillerin sorumluluğu detaylı bir şekilde incelendiğini, takibe konu sözleşmelerin imza tarihinden sonra yürürlüğe giren TBK'daki düzenleme gereğince, kefillerin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olunması durumunda,

bu sıfatla veya bu anlama ibarenin yazılı olduğu ve takibe konu kredi sözleşmelerin yasaya uygun olarak imzalandığının belirlendiğini, 11.10.2018 tarihli ATK raporunda da sözleşmelerdeki tüm imzaların, davacının eli ürünü olduğunun belirlendiğini, buna rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Taraflar arasında imzalanmış üç adet sözleşme bulunduğunu, bunların 12.03.2010 tarihli 115.000 TL bedelli, 07.03.2012 tarihli 250.000 TL bedelli limit artırım sözleşmesi ve 17.07.2012 tarihli 500.000 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri olduğunu, bu sözleşmelerden,

12.03.2010 tarihli 115.000 TL bedelli GKS'nin taleplerine rağmen hiç incelenmediğini, 07.03.2012 tarihli 250.000 TL bedelli limit artırım sözleşmesi, bir önceki sözleşme olan 12.03.2010 tarihli 115.000 TL bedelli GKS'ye bağlı olarak limit artırımını içerdiğini, bu nedenle ilk sözleşmenin de incelenmesi gerektiğini, Kefalete ilişkin geçerlilik şartlarını taşıyan sözleşmeler ile takip başlatılması sebebiyle müvekkilinin aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72.maddesi gereğince takip talebinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, dava dışı banka tarafından İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu .... Ltd.

Şti. ve kefiller ... ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilinin borçlu şirketin ortağı olduğunu, şirketin eşi ... tarafından yönetildiğini, şirketin nakit ihtiyacı için kredi çekilmek istendiğini, ancak şirketin mali durumu nedeniyle müvekkilinin kefil olmak istemediğini, müvekkiline atfen genel kredi sözleşmesine atılan imzaların, müvekkilinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek, menfi tespit talebinde bulunmuştur. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... tarafından borçlu şirket ile kefiller ... ve davacı aleyhine genel kredi sözleşmelerine ve hesap özetleri ile 21.06.2013 tarihli kat ihtarına dayalı olarak 203.435,40 TL asıl alacak, 8.193,15 TL işlemiş faiz, 409,65 TL BSMV ve 1.229,50 TL masraf olmak üzere toplam 213.267,70 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleşmiştir.

Takibe dayanak olarak Üsküdar ... Noterliğinin 21.06.2013 tarihli ihtarnamesi, hesap özetleri ve genel kredi sözleşmelerinin gösterilmiştir. Takip talebine borçlusu ... Tic. Ltd. olan ve davacının müteselsil kefil olduğu 17.07.2012 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 12.03.2010 tarihli 115.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri ile 07.03.2012 tarihli limit artırım sözleşmeleri eklenmiştir.

Kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşulları 818 sayılı BK ile 6098 sayılı TBK'da düzenlenmiştir. TBK 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu tarihten itibaren kefalet sözleşmelerinin TBK'nın 583.maddesinde düzenlenen şekilde yapılması gerekir.Mahkemece, 17.07.2012 tarihli sözleşme üzerinde bilirkişi incelmesi yapılmış, ATK Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 11.10.2018 tarihli raporda, bu sözleşmedeki isim yazıları ile imzanın davacının eli ürünü olduğu, ancak diğer yazıların davanın eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.

Bu durumda, TBK'nın 583.maddesi gereğince kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihi ve müteselsil kefalet ibaresinin davacının eli ürünü olmaması nedeniyle 17.07.2012 tarihli 500.000 TL limitli sözleşmenin geçersiz olduğu açıktır. Aynı raporda 07.03.2012 tarihli sözleşme üzerinde yapılan incelemede, kefalet sözleşmesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu ancak, diğer yazıların davacının eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.

07.03.2012 tarihli 250.000 TL bedelli sözleşmenin 818 sayılı TBK'nın yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı ve geçerli olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan raporda, takip konusu kredilerin tamamının 17.07.2012 tarihli sözleşmeden sonra kullandırıldığı belirlenmiştir.

Mahkemece takip konusu kredilerin hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı hususunda araştırma yapılmış, bu hususta beyanda bulunulması için 27.11.2019 tarihli oturumda davalı vekiline süre verilmiştir. Ancak, davalı vekilinin, bilirkişinin 02.03.2020 tarihli raporundaki tüm kredilerin 17.07.2012 tarihinden sonra kullandırıldığına ilişkin tespitine dair bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.

Dosya kapsamındaki belgelerden temlik eden ... ile dava dışı şirket arasında 12.03.2010 tarihinde 115.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi düzenlenmiş olup, daha sonra 07.03.2012 tarihli ilave 250.000 TL bedelli teminat artırım sözleşmesi düzenlenmiştir. Her iki sözleşme TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce düzenlenmekle BK'nın 484. maddesindeki geçerlilik şartlarına tabidir.

Anılan maddede kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması ve kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın yazılı olması yeterlidir. Her iki sözleşmede de belirtilen şartlar sağlandığından her iki sözleşmenin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Ancak, mahkemece yapılan incelemede bu iki sözleşme kapsamında davalı şirkete herhangi bir kredi kullandırılmadığı, tüm kredilerin 17.07.2012 tarihli 500.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı açıktır.

Bu nedenle bu sözleşmenin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

Mahkemece ATK Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 11.10.2018 tarihli raporda, bu sözleşmedeki isim yazıları ile imzanın davacının eli ürünü olduğu, ancak diğer yazıların davanın eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.Kefalet sözleşmesinin şekil şartlarını düzenleyen TBK'nın 583. maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.

Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır.

Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi bulunmaktadır.

Belirtilen bu düzenlemede kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olunması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadenin kefilin el yazısıyla yazılmış olması, kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşuludur. Kefelet, asıl borca bağlı ikincil nitelikte bir borçtur. TBK'da getirilen şekil şartı ile alacaklının, özellikle matbu evrak kullanan finans kuruluşlarının kötüniyetli davranışlarının önlenmesi amaçlanmıştır.

Bu düzenleme ile artık kefilin el yazısı ile yazılması gereken hususların boş bırakılarak sonradan doldurulmasının önüne geçilmiştir. Bu durumda, kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu miktarın, kefalet türünün kefilin el yazısıyla yazılması kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartı olup, bu şarta aykırı olarak düzenlenen sözleşme ile kefilin sorumlu tutulması mümkün değildir.

Yasadaki emredici kurala aykırı düzenlenen sözleşme karşısında menfi tespit talebinin ileri sürülmesi için bir süre öngörülmemiştir. Bu nedenle, geçersiz sözleşmeden sonra bir süre kefilin sessiz kalması veya kredinin kullandırılması geçersiz sözleşmeyi geçerli hale getirmez. Açıklanan bu nedenlerle, davacının geçersiz kefalet nedeniyle kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olmadığının kabulü gerekir.

Diğer yandan, kanunun tanıdığı imtiyaz yetkisi ile bankacılık faaliyetini yürüten davalı bankanın, sözleşmenin düzenlenmesi sırasında yasada emredilen geçerlilik koşullarını denetlemesi ve yasanın emredici hükümlerine uygun şekilde sözleşmeler düzenleyerek kredi alacağını teminat altına alması gerekir. Belirtilen şekilde işlem yapılmadan, geçersiz şekilde oluşturulan sözleşme ile feri nitelikte borç üstlenen kefilin sorumlu tutulmasını hukuk düzeni himaye etmez.

Bu hukuki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihi ve müteselsil kefalet ibaresinin davacının eli ürünü olmaması nedeniyle 17.07.2012 tarihli 500.000 TL limitli sözleşmenin geçersiz olup, mahkemece davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak, İİK'nın 72/5.maddesinde.

"Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.

Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." düzenlemesi bulunmaktadır.

Belirtilen hükme göre borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takip haksız olmakla birlikte takibin kötü niyetli olmadığı, esasen bu sözleşmede kefilin imzasının bulunduğu ancak, sözleşmenin yazılılık unsurunu içeren diğer unsurların kefilin el yazısı ile yazılmaması nedeniyle kefaletin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında takibin kötü niyetli sayılamayacağından,

davacının kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvuru nedenlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve kötü niyet tazminatı talebi yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve neticede davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda. 1-Davanın kısmen kabulü ile davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Yasal koşulları oluşmadığından, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gereken 14.568,31 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.642,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.926,23 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 378,50 TL posta ve tebligat masrafı,

600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 978,50 TL yargılama gideri ile 3.671,28 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarına hesaplanan 23.378,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına.

3.642,08 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, davalıya iadesine,b-Davalı tarafından harcanan 148,60 TL başvuru harcı gideri ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 58,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 207,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,9-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

29.02.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/263, K. 2024/309, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/263
Karar No
2024/309
Tarih
29 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/264 K.2024/321
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/264 K.2024/49
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/265 K.2024/243
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/267 K.2024/368
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/267 K.2024/195
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/267 K.2024/270

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.