İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/299 K.2024/168

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş…

Esas2021/299Karar2024/168Tarih8 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.999 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Şubat 2024
Dosya no
2021/299
Karar no
2024/168
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
14.10.2020
Numarası
2018/269 Esas - 2020/644 Karar
Dava
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.999 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafların tacir olduğu ve ticari bir alacak söz konusu olduğunu, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yapılan itirazın haksız olduğunu, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ittiğini belirterek, itirazın iptaline ve % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, süre yönünden reddinin gerektiğini, dava içeriği taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça müvekkil şirkete takip konusu alacağı doğuracak herhangi bir mal ve hizmetin verilmemiş olduğunu, taraflar arasındaki ihtilafın yargılamaya muhtaç olduğunu ve likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraf beyanları, dosyada mevcut bilgi belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin yanların lehine delil niteliğindedir.

Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da davacının 26.01.2016 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 129.957,67 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, davalı tarafça dosyaya sunulan 07.08.2015 tarihli yazı; "... San Ve Tic Ltd Ştlr nin bugün yapacağı 15.200,00 TL ödemeden sonra ...

San Ve Tic Ltd Şti' ye borcu kalmamıştır.' şeklindeki belgenin ibra niteliğinde olduğu, bu nedenle savunmanın genişletilmesi kapsamında kalmadığı ancak iş bu yazının içeriğinin ve imzanın davacı tarafından kabul edilmediği, davalı tarafından da yazı aslının sunulmaması nedeni ile imza ve yazı incelemesi yapılamadığı..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasındaki davalının 129.957,67-TL asıl alacak bakımından itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak faturaya dayalı likit bir alacak olmakla ve itirazın haksızlığı anlaşıldığından İİK 67//2 madde ve fıkrasına göre asıla alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Söz konusu uyuşmazlıkta likit alacağın varlığından söz etmenin mümkün olmadığını, alacağın kesin ve belirli bir alacak olmadığını, mahkemenin kararına dayanak yaptığı alacak tutarının bilirkişi raporları kapsamında ve de net olmayacak şekilde belirlendiğini, müvekkili aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, bu konudaki emsal nitelikteki Yargıtay kararlarını sunduklarını, Mahkeme tarafından 26.02.2020 tarihli celsenin 1 ve 2 nolu ara kararı gereğince bilirkişi ek raporunda da varlığı açıkça tespit edilmiş olan müvekkili şirketin davacı şirkete borcu kalmamış olduğuna dair 07.08.21015 tarihli ...

San. ve Tic.Ltd.Şti kaşe ve imzasını taşıyan ibra niteliğinde belge aslının taraflarınca dosyaya sunulması talep edildiğini, Taraflarınca süresi içinde 10.03.2020 havale tarihli dilekçe ile mahkemeye sunmuş oldukları beyan dilekçesi ekinde bahsi geçen belgenin taraflarına 07.08.2015 tarihinde ... tarafından mail ekinde gönderilmiş olduğunun belirtildiğini ve anılan belge ve ilgili e mail yazışması dilekçe ekinde sunulduğunu, 07.08.2015 tarihli mail ekinde gönderilen belgede " ...

San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin bugün yapacağı 15.200 TL ödemeden sonra ... San.ve Tic.Ltd.Şti.

Ye borcu kalmamıştır" şeklinde açık ibare yer aldığını, Bilirkişi ek raporu ile de sabit olduğu üzere ibra mahiyeti taşıyan metinde bahsi geçen 15.200 TL' nin davacı tarafa ödenmiş olduğu ve 07.08.2015 tarihinden sonra davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi mal ve hizmet satışı da yapılmamış olduğu göz önüne alındığında müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı ve açılmış olan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu hususu açıkça ortada olduğunu, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken aslı olmadığından bahisle anılan belgeyi ve mail yazışmalarını yok saydığını,

oysa anılan belge ve mail yazışmaları davacı tarafça bile "resmi mail adresimiz değildir ve kesin delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir " şeklindeki kaçamak cevaplarla kabul edildiğini ve içeriğine yönelik hiç bir itirazda da bulunulmadığını, hal böyle olmasına rağmen mahkemece anılan belge ve yazışmaların yeterli seviyede değerlendirilmediğini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin üzerinde durulmadığını, tamamlayıcı delil kapsamında tanık dinlenmesine ve de delil listesinde yemin ve isticvaba dayanmış olmalarına rağmen yemin ve isticvaba başvurmadığını,

tüm bu hususların önemli bir eksiklik olup kararın hukukiliğini zedelediğini, HMK'nın 199.maddesine göre; uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamda ki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları belge olduğunu, HMK'da belirtildiği üzere mail yazışmalarının belge olarak kabul edildiğini, Yargıtayın içtihatlarında alacak davalarında mail yazışmalarının belge niteliği taşıdığı açıkça belirtildiğini, Mahkemenin hüküm kurarken hatalı ve eksik oluşturulmuş olan bilirkişi raporunu karara esas aldığının görüldüğünü,

bilirkişi raporunun usul ve esas bakımından eksiklikler içerdiğini, öncelikle taraflarınca müvekkili şirket ticari defter ve muhasebe kayıtlarının yerinde inceleme şeklinde incelenmesinin talep edildiğini ancak bilirkişinin şirket merkezine gelmediğini ve şirket yetkilileri ile irtibata geçmediğini, bu durumun Yargıtay 19. HD. E. 2015/13847 K. 2016/3361 T.

29.2.2016 K. Sayılı kararına aykırı olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda yer alan 2016 yılına ait devir tutarları doğru olmadığı gibi devre dayanak yapılan faturalara konu mal ve hizmetin verildiği de davacı tarafça ispat edilmediğini, bilirkişi raporunda içerikleri ispat edilemeyen ve davalı tarafça kabulü yapılmayan işlemler ile ilgili ispat edici mahiyette vesaik sunularak ispatı halinde ispatı yapılan dayanak belge tutarı kadar miktarın davacı alacağından mahsubunun yapılmasının gerekeceği beyan edilmiş ise de bilirkişi raporuna konu mal ve hizmetin verildiği hususu davacı tarafından hiç bir şekilde ispat edilemediğini,

davacı ile müvekkili şirketin arasındaki ticaretin başlangıcı 2012 yılında başlamış olmasına rağmen taleplerine rağmen 2012 ve 2013 yılları defter ve kayıtların incelenmediğini, bilirkişinin müvekkili defterlerinde 2016 yılına devir olan 78.565,13 TL’ lik davacı alacağının olduğu ve müvekkili şirket tarafından düzeltme kayıtları ile ilgili ispat niteliğinde herhangi bir belgenin sunulmadığı gerekçesi ile 2016 yılına devir görünen 78.565,13 TL’yi davacı alacağı olarak kabul ettiğini, bu beyan ve tespitin kesinlikle hatalı olduğunu, devir tutarı hatalı kayıttan kaynaklanmış olup karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alımı olmadığını,

bu hatayı görebilmek ve gerçeği ortaya çıkarabilmek için incelemenin taraflar arasındaki ticaretin başlangıç tarihi olan 2012 ve 2013 yıllarını da kapsayacak şekilde detaylı olarak yapılmasının zorunlu olduğunu, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defter ve kayıtları titiz bir şekilde incelettirilerek, taraf defterleri arasındaki farkın sebebi buldurularak, bu farkın irdelenerek sonuca gidilmesi gerektiğini, emsal nitelikteki Yargıtay 19. Hd., E. 2011/8962 K. 2012/2158 T.

15.02.2012 K. Tarihli Kararının da bu yönde olduğunu, ayrıca ek raporun sonuç ve kanaat kısmında bilirkişinin açıkça görüş beyan ettiğini, davacı taleplerinin zamanlaşımına uğramış olup bu husustaki itirazlarının da göz önüne alınmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinde açık hesap alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı cari hesap alacağının tahsili için takip başlatmış, davalının takibe itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.İlk derce mahkemesince yapılan yargılama sonucu taraf ticari defter ve kayıtları ile sunulu deliller kapsamında bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, alınan kök rapora itiraz edilmesi üzerine, davalının sunduğu ödeme belge ve delilleri kapsamında davacının kanıtlandığı kabul edilen asıl alacak tutarı yönünden davanın kısmen kabulüne, kabul edilen tutar yönünden davacı lehine inkar tazminatına karar verilmiştir.

Davalı vekilince delil olarak sunulan 07.08.2015 tarihli fotokopi ibranamenin dikkate alınmaması ve bu ibraname kapsamında mail yazışmasının tarafları olan ... ve ...' ın tanık olarak dinlenmeksizin hüküm kurulmasının yasa ve usule aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de belgenin fotokopi niteliğinde olduğu, mahkemece verilen önele rağmen söz konusu belge asılının sunulmadığı ve belgenin davacı yanca kabul edilmediği gözetildiğinde, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.

İlk derce mahkemesince yargılama sürecinde taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davalının ödemeye ilişkin sunduğu belgeler kapsamında sonuca varıldığı anlaşılmaktadır.

Alınan bilirkişi kök ve ek raporu içeriğine göre, davacı faturalarının davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, yine davalının kendi kayıtlarında davacıya takip tarihi itibariyle 78.565,13 TL borçlu görüldüğü, davacının ise kendi kayıtlarında 202.204,67 TL alacaklı görüldüğü, ancak davalının belge ile kanıtladığı toplam 72.247,00 TL'lik ödemelerin davacı kayıtlarında görülmediği, davalının kendi defterlerinde kanıtladığı bu ödemeler dışında devir farkı ve tashih kaydı ile yaptığı işlemlerin dayanaklarının davalı yanca kanıtlanmadığı,

buna göre davacı alacağından davalının kanıtladığı ve davacı defterlerinde görülmeyen 72.247,00 TL lik ödemelerin mahsubu ile sonuca gidilmesi isabetli olup, aksi yöndeki davalı istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Davacının kanıtlanan alacağa likit alacak olup, haksız itiraz nedeniyle kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden davacı lehine inkar tazminatına karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki davalı istinafı yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilince cevap dilekçesinde davanın reddi ile birlikte, kötü niyet tazminatı talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalının kötü niyet tazminat talebi hususunda olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmadığı gibi, gerekçede de bu husus tartışılmamıştır.

Davalının kök rapora itirazları kapsamında sunduğu ödeme belgeleri ışığında ek rapor alınarak, davalının kanıtladığı ve davacı kayıtlarında olmayan ödemeler dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Buna göre davalının kanıtladığı ancak davacı yanca takip konusu yapılan toplam 72.247,00 TL'lik kısım yönünden davacının kötü niyeti sabit olmakla, davalı lehine bu tutar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz karar verilmemiş isabetsiz olmuş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda. 1-Davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı ilamsız icra takibine yönelttiği itirazın 129.957,67 TL asıl alacak bakımından iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takipteki koşullarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak faturaya dayalı likit bir alacak olmakla ve itirazın haksızlığı anlaşıldığından İİK'nın 67//2. maddesi uyarınca, asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 25.991,53 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalının, tahsil ettiği alacak tutarı olan 72.247,00 TL bakımından icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından,

İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca, bu tutarın takdiren %20'si oranında hesaplanan 14.449,40 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 8.877,40 TL harçtan, peşin alınan 2.442,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.435,27 TL harcın davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 20.793,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yatırılan 2.483,24 TL harç, 76,50 TL tebligat müzekkere gideri, 700TL bilirkişi ücreti toplamı 3.259,74 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.173,51 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 2.086,23 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 61,50 TL tebligat müzekkere giderinin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 22,14 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye 39,36 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;

a-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru ve peyin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafça sarf edilen 55,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 217,60 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,11-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair.

HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 08.02.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/299, K. 2024/168, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/299
Karar No
2024/168
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/301 K.2024/150
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/301 K.2024/55
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/302 K.2024/143
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/303 K.2024/345
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/304 K.2024/274
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/304 K.2024/287

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.