KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/400
- Karar no
- 2024/281
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 31.102019
- Numarası
- 2018/1088 Esas - 2019/161 Karar
- Dava
- Alacak
Karar Metni
1.440 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ...-...-...-... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan sigortalı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ABD'de yerleşik ... firmasından 07/11/2017 tarihli ve ... numaralı faturalar kapsamında otomotik şanzıman emtiası satın alındığını, emtianın ABD'den Türkiye'ye kadar olan nakliyesini ...'ye ait ... sayılı uçakla nakliyeci ...
A.Ş. sorumluluğunda, 10/11/2017 tarihli ve ekli ... numaralı konşimento kapsamında gerçekleştirildiğini, emtianın gümrük işlerinin Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğü'nce 11/11/2017 tarihinde tamamlandığını ve davalının sorumluluğunda muhtelif araçlara yüklenerek sigortalının Gölcük tesislerine götürüldüğünü, emtianın teslim alındığı sırada hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve tahliye çalışmasına mazeret eden sigortalı yetkilisi, antrepo yetkilisi, gümrük müşaviri ve araç şoförünün imzasını havi tutanak tanzim edildiğini, söz konusu emtiaların taşınmasını üstlenen davalıların TTK m.875 uyarınca sorumul olduğunu,
hasar sonrası ihbarı müteakip yaptırılan ekspertiz raporunda hasar miktarının 13.106,91-TL olarak tespit edildiğini ve bu miktarın 14/02/2018 tarihinde sigortalıya ödenerek TTK m.1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, 13.106,91-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile bilikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafından sunulan hasar dosyası incelendiğinde, bahse konu olan aracın müvekkili kooperatif üyesi olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin bahse konu taşımayla herhangi bir alakasının olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, daha sonra sunduğu dilekçesi ile;
müvekkilinin yapmış olduğu taşıma sebebiyle hasarlı olduğu tespit edilen emtiayla ilgili müvekkiline başvuru yapılmadan dava açılmasının davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, öncelikle başvurunun müvekkilinin sigortacısına yapılması gerektiğini, hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin rolünün bulunup bulunmadığının araştırılması ve hasarın kaynağının tespitinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya kapsamı ve toplanan deliller, bilirkişi raporundaki tespitler nazara alınarak değerlendirilmiştir. Davacının sigortalısı tarafından ABD’den ithal edilen otomatik şanzıman emtiasının İstanbul Atatürk Havalimanı Gümrüğü'nden sigortalının Gölcük’teki tesisine davalı (alt) taşıyıcı tarafından taşınması sırasında kısmi hasara uğramıştır.
Her ne kadar davalı taşıyıcı, 28/11/2018 tarihli cevap dilekçesinde 15/11/2017 tarihli Mal Sevkiyat Takip Formunda ve hasar dosyasında plakası yazan kendi kooperatiflerine kayıtlı olmadığını iddia etmişse de, 06/03/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde bu iddiasından vazgeçip hasarın gerçekleşmesinde kendi rollerinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını istemiştir.
Dosyada mevcut 15/11/2017 tarihli Mal Sevkiyat Takip Formunda belirtildiği üzere taşınan 9 kap yükten 2 kapının dağınık olduğu tutanak altına alınmış ve bu tutanak davalı taşıyıcının şoförü ... tarafından imzalandığı görülmektedir.
TTK m. 875/1 uyarınca, ‘taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.’ Yine TTK m. 858/2 gereğince, taşıyıcı, eşyaları teslim alırken dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşman paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olup olmadığını kontrol etmek ve taşıma senedine çekince koymakla yükümlüdür.
Dolayısıyla davalı taşıyıcı, taşıma konusu yükte meydana gelen hasarın kendi sorumluluğu zamanında meydana gelmediğini ispatlaması gerekmektedir.
Yine 06/02/2018 tarihli Nakliyat Hasarı Ekspertiz Raporunda, “hasarın muhtemelen karayolu nakliyesi sırasında uygun şekilde istiflenmemesi nedeniyle oluşan sarsıntılarda altta bulunan karton ambalajın ezilmesi neticesinde meydana gelebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır” denilmekte olup, davalı taşıyıcı da hasarın kendi sorumluluğundayken meydana gelmediğini de ispatlayamadığından, oluşan hasardan sorumludur.
Dosya kapsamındaki ekspertiz raporu ve bilirkişi raporu ile hasar bedelinin 13.106,91TL olarak tespit edilmiştir. Davacının sigortalısına hasar bedelini ödediği anlaşılmakla, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğu ve işbu davayı açabileceği kabul edilmelidir.
Bu durumda davalı taşıyıcının, taşıma konusu eşyada meydana gelen hasarın kendi sorumluluğu altındayken gerçekleşmediğini ispatlayamadığından, TTK m. 875/1 uyarınca sorumlu olduğu, davalı taşıyıcının sorumlu olduğu hasar tutarının 13.106,91-TL olarak hesaplandığı, hasara uğrayan eşyanın( otomotiv şanzıman) niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında TTK m. 882 uyarınca ayrıca sınırlı sorumluluk hesabı yapmaya gerek bulunmadığı, davalının tüm hasar bedelinden sorumlu olduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 13.106,91 TL'nin 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinde emtianın müvekkilinin yapmış olduğu taşıma sebebiyle hasarlı olduğunun tespit edildiği belirtilmişse de davacı tarafından bu hususa ilişkin olarak davalı müvekkiline karşı bir başvuruda bulunulmadığını, ayrıca ilgili hasarın müvekkili tarafından yapıldığına ilişkin olarak kesin bir belge davacı tarafından sunulmadığını, Davacının ilgili malların hasarlı olduğundan bahisle müvekkile başvuru yapmak yerine huzurdaki davayı ikame etmeyi tercih ettiğini, müvekkilinin söz konusu taşıma neticesinde hasar gören mallardan haberi bulunmadığını,
müvekkili şirketin yapmış olduğu iş neticesinde taşıma hasar sigortası mevcut olup davacının öncelikli başvurusunu sigorta şirketine yapması gerektiğini, davaya konu hasarın müvekkiline ait araçlardan kaynaklanıyor ise ilgili bedel müvekkilinin sigortasından talep edilmesi gerektiğini, bu sebeple davanın husumetten reddi gerektiğini, mahkemece ilgili hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin rolünün olup olmadığının araştırılması gerektiğini ve hasarın kaynağının tespit edilmesi gerektiğini,
konuyla ilgili bilgilendirmenin müvekkili sigorta şirketine yapılmış olup taraflarınca da ayrıntılı bir araştırma yapıldığı takdirde mahkemeye ilgili uyuşmazlığa ilişkin beyanların ayrıntılı olarak sunulacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı ... nezdinde sigortalı dava dışı sigorta ettirene ait emtiaların davalı sorumluluğunda taşınması sırasında hasarlanması üzerine, dava dışı sigortalıya ödenen hasar tutarının TTK'nın 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca rucuen davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacının sigortalısı tarafından ABD’den ithal edilen otomatik şanzıman emtiasının İstanbul Atatürk Havalimanı Gümrüğü'nden sigortalının Gölcük’teki tesisine davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında kısmi hasara uğradığı, kısmi hasarın, davalı taşıyıcı tarafından İstanbul Atatürk Havalimanı ile dava dışı sigortalının Gölcük'teki tesisine karayolu ile taşınması sırasında meydana geldiği, bu durumun davalı taşıyıcının şoförünün de imzasının bulunduğu 15/11/2017 tarihli Mal Sevkiyat Takip Formunda tespit edildiği,
davalı taşıyıcının, taşıma konusu eşyada meydana gelen hasarın kendi sorumluluğu altındayken gerçekleşmediğini ispatlayamadığından, TTK m. 875/1 uyarınca sorumlu olduğu, davalı taşıyıcının sorumlu olduğu hasar tutarının 13.106,91-TL olarak hesaplandığı, hasara uğrayan eşyanın( otomotiv şanzıman) niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında TTK m. 882 uyarınca ayrıca sınırlı sorumluluk hesabı yapmaya gerek bulunmadığı sonucuyla hüküm kurulmuştur.
Dosyada mevcut 15/11/2017 tarihli Mal Sevkiyat Takip Formunda belirtildiği üzere taşınan 9 kap yükten 2 kapının dağınık olduğu tutanak altına alınmış ve bu tutanak davalı taşıyıcının şoförü ... tarafından imzalandığı görülmektedir.
Yine alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ve deliller ışığında, TTK'nın 875/1 maddesi uyarınca, ‘taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.’ Yine TTK'nın 858/2 maddesi gereğince, taşıyıcı, eşyaları teslim alırken dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşman paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olup olmadığını kontrol etmek ve taşıma senedine çekince koymakla yükümlüdür.
Dolayısıyla davalı taşıyıcı, taşıma konusu yükte meydana gelen hasarın kendi sorumluluğu zamanında meydana gelmediğini ispatlaması gerekmektedir.
Yine 06/02/2018 tarihli Nakliyat Hasarı Ekspertiz Raporunda, “hasarın muhtemelen karayolu nakliyesi sırasında uygun şekilde istiflenmemesi nedeniyle oluşan sarsıntılarda altta bulunan karton ambalajın ezilmesi neticesinde meydana gelebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır” denilmekte olup, davalı taşıyıcı da hasarın kendi sorumluluğundayken meydana gelmediğini de ispatlayamadığından, oluşan hasardan sorumlu olup, kurulan hüküm isabetlidir.
Buna göre davalı vekilinin ilgili hasarın müvekkili sorumluluğunda bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığı, ilgili hasarın kaynağının tespiti gerektiği yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyet ve temlik alacaklısı olarak dava dışı sigortalısına yapılan hasar ödemesini, TTK'nın 875 vd. maddeleri uyarınca hasara neden olan fiili taşıyıcıdan tahsili için dava açmadan önce davalıya bildirim yapılmaması davalının kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği gibi, davanın sonucuna da etkili değildir.Davalının yapmış olduğu iş kapsamında taşıma hasar sigortası bulunması,
davacı tarafından davalı taşyanı hasım göstererek TTK'nın 1472 ile 875 vd. maddeleri uyarınca dava açıp talepte bulunulmasına engel teşkil etmeyeceğinden, davalı vekilinin bu yönüyle davanın husumetten reddi gerektiği yönündeki istinafı yerinde değildir.
Davalı vekili istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/400, K. 2024/281, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama