İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/516 K.2024/152

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2021/516Karar2024/152Tarih8 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.362 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Şubat 2024
Dosya no
2021/516
Karar no
2024/152
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/12/2020
Numarası
2019/434 E. - 2020/704 K.
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.362 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı arasında 16.12.2010 tarihinde “... AŞ Hurda Tedariki Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşme ile davalının davacıya nitelikleri sözleşmenin ikinci ekinde belirtilen hurdayı tedarik etmeyi, davacının ise bu edime karşılık olarak sözleşmenin üçüncü ekinde belirtilen “... Hurda Fiyat Listesi” ve “...

Hurda Fiyat Listesi”ne göre bedel ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı ...nin sözleşme ilişkisi çerçevesinde müvekkiline teslim ettiği hurdaları irsaliye karşılığında her kamyon için cins ve miktarını gösterir şekilde faturalandırdığını ve kantar teslim fişlerini de aldığını, düzenlenen kantar fişleri uyarınca faturalandırma yapıldığını ve ...

Hurda için: 0,070 TL/KG, Extra Hurda için: 0,070 TL/KG ilave bedel tahakkuk ettirecek ve ilave bedel için fark faturası kesildiğini, teslim edilen hurda fiyat farkı faturalarının tamamının ödendiğini, ancak daha sonra 08.11.2017 tarihinde şirket bünyesinde yapılan iç denetim sonucunda, şirket çalışanlarının tedarikçi şirketlerle iş birliği yaparak,

tedarikçi şirketlere mükerreren ya da fazla ödeme yapılmasını sağladıklarının tespit edildiğini, tespit sonucunda 15.11.2017 tarihinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından halen devam eden 2017/9962 sayılı soruşturma başlatıldığını, bu soruşturma sürerken davacı şirket bünyesinde sürdürülen özel denetim neticesinde davalı şirketin de dâhil olduğu pek çok tedarikçi şirketin müvekkilinden mükerreren tahsilat yaptığının tespit edildiğini, anılan incelemeler sırasında,

davalını 30.04.2011 tarihinde düzenlemiş olduğu ... sayılı “Hurda Fiyat Farkı Faturası” ile müvekkilinden 434.358,50 TL fark bedeli tahsil ettiğini, ancak ... sayılı “Hurda Fiyat Farkı Faturası” kapsamında 429.003,50 TL fiyat farkı hesaplanan 147 adet irsaliyenin evvelce tanzim edilen 26.04.2011 tarihli ... sayılı fatura ve 30.04.2011 tarihli ... sayılı faturalara da birim fiyatı 70 TL olacak şekilde konu edildiğinin anlaşıldığını, davalının bu iki faturayla 429.003,50 TL’yi mükerreren ve fazlasıyla tahsil ettiğinin tespit edildiğini,

devamında davalı şirketin 18.05.2011 tarihinde düzenlemiş olduğu ... sayılı “Hurda Fiyat Farkı Faturası” faturası ile müvekkilinden 469.765,25 TL fark bedeli tahsil ettiğini, ancak ... sayılı “Hurda Fiyat Farkı Faturası” kapsamında 467.160,00 TL fiyat farkı hesaplanan 169 adet irsaliyenin evvelce tanzim edilen 11.05.2011 tarihli ... sayılı faturaya da birim fiyatı 70 TL olacak şekilde konu edildiğinin anlaşıldığını, davalının bu faturayla 467.160,00 TL’yi mükerreren ve fazlasıyla tahsil ettiğinin görüldüğünü, kendilerince davalı tarafa 18.04.2019 tarihinde Beyoğlu ...

Noterliğinden ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edilerek, sözleşmeye aykırılığın giderilmesi ve mükerreren tahsil edilen 896.163,00 TL’nin iade edilmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafın keşide ettiği Silivri ...

Noterliğinin 17.06.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesinde aynı irsaliyeler üzerinden mükerreren fatura kesildiğini kabul ettiğini ancak bu faturaların teslim tarihine göre doğan fiyat farkından kaynaklandığının ileri sürüldüğünü, davalının ikrarını da içeren bu iddiasındaki savunması hem sözleşmeye aykırı hem de düzenlenen faturalar ile çeliştiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2/g maddesinin "Hurda fiyatlarının artışı veya düşüşü halinde Yüklenici’nin ... için tedarik ettiği hurdanın cinsi ve tedarik miktarlarını anılan fiyat artışı veya düşüşü tarihinden önce,

...’na yazılı olarak bildirdiği ancak henüz sevk etmediği hurdanın fiyatı, fiyat değişikliğinden artı veya eksi yönde etkilenmeyecek olup, anılan hurda fiyatının tespitinde bildirim tarihindeki liste fiyatı esas alınacaktır." yolundaki hükmü uyarınca ''teslim tarihine göre'' bir fiyat farkı doğmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, 896.163,50 TL'nin davalının tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davacıya iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın 2011 yılı tarihli faturaya dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı olduğunu, 2 yıllık zaman aşımının geçtiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında sözlü olarak meydana gelen fiyat farkı dolayısıyla anlaşma yapıldığını, bu anlaşma uyarınca ... isimli şirketin yansıttığı farklar nedeniyle kendilerinin de davacıya fiyat farkı faturası kestiğini, davalının ara tedarikçi olduğunu, hurdayı ... şirketinden alıp davacıya sattığını ve anlaşma uyarınca fiyat farkı faturalarının kesildiğini,

Ticaret Kanununun 21/2.maddesi uyarınca davacının 8 gün içerisinde aldığı faturaya itiraz etmesi gerekirken bunu yapmayarak fatura içeriğini kabul ettiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/944 Esas - 3009 Karar sayılı içtihadında da bu hususa vurgu yapıldığını, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, davacı taraf fiyat farkını kabul ettiği için ödemeyi yaptığını, dolayısıyla haksız bir ödemeden bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda. "Taraflar arasındaki sözleşme örnekleri dosyamız arasına sunulmuş ve incelenmiştir.

Dosyamız bilirkişiye verilmiş, bilirkişi verdiği raporunda, dava edilen miktarın ikinci kez farklı birim fiyat üzerinden düzenlenmiş olduğunu, ancak fiyat farkı mı mükerrer fatura mı olduğunun tespit edilemediğini, davacının bu faturaları kayıtlarına alarak davalıya ödeme yaptığını, bu nedenle takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.Kesilen örnek faturalar, irsaliye listeleri, defter örnekleri bilirkişi tarafından rapor ekinde dosyamıza sunulmuştur.

Bilirkişi raporuna yönelik itirazlar mahkememizce esasa etkili görülmemiş ve reddedilmiştir. Dava, taraflar arasında yapılmış hurda alım satım sözleşmesine ilişkin mükerrer fatura kesilip çalışanların kötü niyeti dolayısıyla mükerrer ödeme yapıldığından bahisle alacak istemine ilişkindir. Alınan bilirkişi raporunda faturaların her iki tarafın da kayıtlarına işlendiği ve davacı tarafça 2011 yılında ödeme yapıldığı görülmüştür.

Davacı taraf iddiasında, ödemenin mükerrer faturalandırma dolayısıyla sehven yapıldığı ve bunun çalışanların kötü niyetiyle gizlenip 2017 yılında farkedildiğini ileri sürmüş, ancak davasını 19.09.2019 tarihinde açmıştır.

Davalı taraf ise fiyatlarda meydana gelen artış dolayısıyla ... şirketinin yaptığı fiyat farkı dolayısıyla kendisinin de sözleşme uyarınca davacıya fiyat farkı faturası düzenlediği, ödemenin de bu kapsamda olduğu ve tarafların bu konuda sözlü olarak anlaştığını savunmuştur.

TTK'nın 21/2.maddesinde, bir fatura alan kişinin faturayı aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde fatura içeriği hakkında bir itirazda bulunmaması halinde bu içeriği kabul etmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere faturalar 2011 yılının Mayıs ayında tanzim edilmiş ve 2019 yılına kadar bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında yazılı bir anlaşma olduğu, davacı tarafın mükerrer fatura iddiasına karşılık 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediği, davalı tarafça bu faturaların fiyat farkı dolayısıyla kesilmiş faturalar olduğunun bildirildiği, faturaların içeriğinde de fiyat farkı ibaresinin olduğu, bu durumda davalının iddiasının aksini davacının ispatlaması gerektiği, davacının bu konuda herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı, davalı tarafın kötü niyetini ortaya koyan bir delil de bulunmadığı, davacı çalışanları ile davalının danışıklı işlem yaptığını ortaya koyan herhangi bir karar ve belge olmadığı,

çalışanların kusuru var ise bunun davacı ile çalışanları arasındaki bir sorun olduğu, bu durumda fiyat farkının davacı tarafça kabul edilerek ödeme yapıldığının kabulü gerektiği, davanın ispatlanamadığı ve reddi gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Her ne kadar davalı taraf zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, davacının iddiasının kötü niyetli ve haksız eylem niteliğinde bir fiil nedeniyle uğradığı zarara dayandığı, bu durumda öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve her halükarda 10 yıllık zaman aşımı süresinin bulunduğu, bu durumda haksız fiil nedeniyle oluşan zarara ilişkin zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış ve davalının zaman aşımı defi mahkememizce kabul edilmemiştir. " gerekçesiyle, davacının davasının, mükerrer tahsilat olduğu hususu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette 08.11.2017 tarihinde yapılan iç denetim sonucunda, şirket çalışanlarının tedarikçi şirketlerle iş birliği yaparak, tedarikçi şirketlere mükerreren ya da fazla ödeme yapılmasını sağladıklarının tespit edildiğini, bu tespit sonucunda 15.11.2017 tarihinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından halen devam eden 2017/9962 sayılı soruşturma başlatıldığını,

bu soruşturma sürerken müvekkilinin bünyesinde sürdürülen özel denetim neticesinde davalının dâhil olduğu pek çok tedarikçi şirketin müvekkilinden mükerreren tahsilat yaptığının tespit edildiğini, anılan incelemeler sırasında,

davalının 30.04.2011 tarihinde düzenlemiş olduğu ... sayılı “Hurda Fiyat Farkı Faturasi” ile müvekkilinden 434.358,50 TL fark bedeli tahsil ettiğini ancak ... sayılı “Hurda Fiyat Farkı Faturası” kapsamında 429.003,50 TL fiyat farkı hesaplanan 147 adet irsaliyenin evvelce tanzim edilen 26.04.2011 tarihli ... sayılı fatura ve 30.04.2011 tarihli ... sayılı faturalara da birim fiyatı 7O TL olacak şekilde konu edildiğinin anlaşıldığını, davalının bu iki faturayla 429.003,50 TL'yi mükerreren ve fazlasıyla tahsil ettiğini,

devamında davalının 28.05.2011 tarihinde düzenlemiş olduğu ... sayılı “Hurda Fiyat Farkı Faturası” faturası ile müvekkil Şirketten 469.765,25 TL fark bedeli tahsil ettiği ancak ... sayılı “Hurda Fiyat Farkı Faturasi” kapsamında 467.160,00 TL fiyat farkı hesaplanan 169 adet irsaliyenin evvelce tanzim edilen 17.05.2011 tarihli ... sayılı faturaya da birim fiyatı 70 TL olacak şekilde konu edildiğini, davalının bu faturayla 467.160,00 TL'yi mükerreren ve fazlasıyla tahsil ettiğini, bu hususun Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/9962 sayılı soruşturma dosyasında açıkça tespit edildiği hâlde mahkemece davanın reddedildiğini,

oysa ki Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmüş olduğu soruşturmada, diğer deliller ve bilirkişi raporu çerçevesinde, müvekkilinin çalışanlarının hukuka aykırı ödemeler karşılığında tedarikçi şirketlerin, sözleşmeye aykırı ödemelerini onayladıklarının ispat edildiğini, hatta soruşturma safhasında kuvvetli suç şüphesini tespit eden savcılık makamının, bu çalışanların ve akrabalarının malvarlıklarının tamamına el koyduğunu, soruşturmanın şüpheli çalışanların suçlarını kabul edip, aldıkları haksız ödemeleri iade etmeleri ile sonuçlandığını,

ancak mahkeme kararının gerekçesinde açıkça görüldüğü üzere Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/9962 sayılı dosyasını hiçbir şekilde incelemediğini, bu dosyadaki delillerin dikkate alınmadığını, danışıklı işlem ve kötü niyet olgularını açıkça ispat eden bu dosyanın incelenmemiş olmasının başlı başına bir eksiklik arz ettiğini, zira savcılık dosyasındaki bilirkişi raporunun hazırlanması sonrasında bu gerçeğin açıkça tespit edilmesini takiben davalı tarafa 18.04.2019 tarihinde Beyoğlu ...

Noterliği'nden ihtarname keşide edilerek, sözleşmeye aykırılığın giderilmesi ve mükerreren tahsil edilen miktarın iade edilmesinin talep edildiğini, ancak davanın ihtarnameyi takiben zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı hâlde, mahkemenin kararında esasa hiçbir etkisi olmayacak şekilde ''Davacı taraf iddiasında, ödemenin mükerrer faturalandırma dolayısıyla sehven yapıldığı ve bunun çalısanların kötü niyetiyle gizlenip 2017 yılında farkedildigini ileri sürmüs, ancak davasını 19.09.2019 tarihinde açmıştır." gerekçesine yer vererek davacının dava açma sürecini şüpheli bir görüntüye soktuğunu,

oysa 2017 yılında tespit edilen usulsüzlük üzere derhal savcılığa şikâyette bulunulduğunu, 2019 yılında da soruşturma dosyasının bilirkişi raporu tamamlandıktan sonra huzurdaki davanın açıldığını, davalının mükerrer olarak fatura kesildiğini kabul ettiğini, ancak bu faturaların teslim tarihine göre doğan fiyat farkından kaynaklandığını ileri sürdüğünü, davalının ikrarını da içeren bu iddiasındaki savunmasının hem sözleşmeye aykırı olduğunu, hem de düzenlenen faturalar ile çeliştiğini,

sözleşmenin 2/g maddesinin '' Hurda fiyatlarının artışı veya düşüşü halinde Yüklenici'nin ... için tedarik ettiği hurdanın cinsi ve tedarik miktarlarını anılan fiyat artışı veya düşüşü tarihinden önce, ...'na yazılı olarak bildirdiği ancak henüz sevk etmediği hurdanın fiyatı, fiyat değişikliğinden artı veya eksi yönde etkilenmeyecek olup, anılan hurda fiyatının tespitinde bildirim tarihindeki diste fiyatı esas alınacaktır.'' yolundaki hükmü uyarınca teslim tarihine göre bir fiyat farkı doğmasının mümkün olmadığını, bunun yanı sıra dosyada alınan 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporun altıncı sayfasında da faturalara ilişkin hesap tabloları,

irsaliye bilgileri, yevmiye kayıtları incelendiğinde mükerrer faturaların taşıma fişlerinin aynı olduğunun açıkça belirtildiğini, faturaların sözleşmenin 2/8 maddesine aykırı olduğu açıkça ortaya konulduğu hâlde ve davalı taraf bu faturalara ilişkin hiçbir delil sunamadığı hâlde yalnızca TTK'nın 21. maddesi hükmüne dayanılarak karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, nitekim TTK'nın 21. maddesinin 2.fıkrasındaki karinenin aksi ispat edilebilir bir kârine olduğunu, TTK'nın 23/2.maddesi hükmündeki karinenin faturanın olağan içeriği (mutad münderecatı) hakkında geçerli olması gerektiği,

mutad içeriğin ifa ile ilgili hususlarla sınırlı olduğu kabul edilerek, faturaya sözleşmeyi değiştiren veya diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtlar konulduğu taktirde, olağan (mutad) olmayan bu hususlara faturayı alanın süresinde itiraz etmemesi durumunda bu kayıtlarla sorumlu olmayacağının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/1 Esas ve 2003/1 Karar sayılı İBK'da belirtildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, mükerrer tahsil edildiği iddia olunan fatura bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf, şirket bünyesinde yapılan denetim sonucunda kendi çalışanları ile davalı şirketin de içinde bulunduğu tedarikçi şirketlerin iş birliği yaparak,

tedarikçi şirketlere mükerreren ya da fazla ödeme yapılmasını sağlandığının tespit edildiğini, tespit sonucunda 15.11.2017 tarihinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından halen devam eden 2017/9962 sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile mükerrer olarak düzenlenen iki adet fatura sebebiyle davalının kendisinden fazla tahsilat yaptığının tespit edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır.

Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir.

Gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.

Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).

Bu bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafça, kendi çalışanları ile davalı şirketin iş birliği yaparak, tedarikçi şirketlere mükerreren ya da fazla ödeme yapılmasını sağlandığını, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, 2017/9962 sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile mükerrer olarak düzenlenen iki adet fatura sebebiyle davalının kendisinden fazla tahsilat yaptığının tespit edildiğini ileri sürdüğünden ve ceza soruşturmasının devam ettiği belirtildiğinden,

mahkemece, soruşturma dosyasının ve dava açılmış ise dava dosyasının getirtilerek TBK'nın 74.maddesi kapsamında incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, söz konusu soruşturma dosyası incelenip değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle, davacı vekilinin işin esasına ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.08.02.2024

KANUN YOLU

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/516, K. 2024/152, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/516
Karar No
2024/152
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/525 K.2024/133
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/526 K.2024/254
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/535 K.2024/316
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/538 K.2024/281
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/557 K.2024/256
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/564 K.2024/128

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.