KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/592
- Karar no
- 2024/437
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29.12.2020
- Numarası
- 2017/337 E. - 2020/736 K.
- Davanın konusu
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar Metni
3.264 kelime·16 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Almanya Türkiye arasında yapılacak taşıma işi konusunda anlaşma yapıldığını, davalı şirket tarafından taşınacak ürünler kapsamında hangi ölçülerde araç gerektiği yine sözleşmede davalı tarafından bildirildiğini, keza tüm araçların gümrüğe gelmesi ile evrak teslimi sonrasında teslim edileceğinin de açık olduğunu, davalı tarafın yüklemeleri müvekkili şirketin yükleme alanına gerekli olan tüm araçlarını sözleşmede belirtilen ölçüdeki yükleri almak üzere hazır bulundurduğunu,
ancak davalı tarafın yüklemesi yapılacak olan yükün ölçülerini sözleşmede 15.60*4.50*3.80 olarak bildirilmiş ise de araç yükleme yerine gittiğinde yükün ölçülerinin 15.80*4.50*3.80 olduğunun görüldüğünü ve gönderilen araca sığmadığını ve taşan kısımlar ile taşımanın yapılabilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple uygun ölçülerdeki aracı Almanya'ya gönderildiğini ve 15.80*4.50*3.80 ölçülerindeki yükün taşıma işleminin gerçekleştirildiğini,
söz konusu son taşıma öncesinde diğer araçların 29.02.2016 tarihinde gümrüğe varmış ise de davalı şirketin ölçüleri yanlış bildirmiş olması nedeniyle yükün 08,03,2016 tarihinde yüklendiğini ve son taşımanın 24.03.2016 tarihinde gümrüğe geldiğini, bu nedenler ile doğan bekleme ücretine dair 01/04/2016 tarihli ve 50.858.00 Euro bedelli fatura ile yükleme alınındaki beklemeden doğan 7.400,00 Euro ile yurtdışı gümrük hizmet bedeli olan 1.800.00 Euro'nun ihtarname ile davalıya tebliğ edilmiş ise de haksız olarak Bakırköy ...
Noterliğinin ... yevmiye ve 6 nisan 2016 tarihli ihtarnamesi ile iade edildiğini iddia ederek, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile, yükleme alanındaki bekleme bedeli olan 7,400.00 Euro, varış bekleme bedeli olan 50.858.00 Euro, yurtdışı gümrük hizmet bedeli olan 1.800,00 Euro'nun (fiili ödeme günü üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak ) davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle.
Sözleşmeye göre yüklemenin 72 saat, boşaltmanın ise 96 saatte yapılacağı, yükleme işini davacının dava dışı 3. şirkete taşere ettiği için davacının süresinde araçları tedarik edemediğini, taşıma sözleşmesine göre 9,10,11,12 Şubat 2016 tarihinde araçların taşıma alanında hazır edilmeleri gerektiğini, davacı şirketin, davalı şirkete Almanya projesine 12.02.2016'da başlanacağını bildirdiğini, henüz taşımanın başında davacının 4 gün geciktiğini,
davacının mail yoluyla 15.30 ölçülerindeki LOW-BED türündeki taşıyıcının 15.02.2016'da hazır olacağını bildirdiğini ancak ölçülerin 15.60 olması gerektiğini ve davacının sözleşmeye göre 7 gün geciktiğini, 24.02.2016 tarihli mailde davacının davalı şirkete gönderdiği LOW-BED aracın 04.03.2016'da geleceğini belirttiği, davalı firmanın, vinci hazır ettiği saat başına 1200 Euro ücret verdiği halde yükleme araçlarının hazır olmamasından dolayı boşa ödemeler yaptığını, davacının önce 4 Mart 2016 tarihinde hazır olacağını belirttiği araçların Alman makamlarından izin alınamadığı için 8 Martta geleceğini bildirdiğini,
davacının 09.02.2016'da hazır tutması gereken aracın bir (1) ay geçtikten sonra 09.03.2016'da geldiğini, davacının tırlara takılan uzatmaları takmadan getirdiğini, tırların uzatmalarını takmak zorunda kalan davalının zaman kaybına uğradığını, taşınan ürünlerin ölçülerinin davalının iddia ettiği gibi değil sözleşmedeki gibi olduğunu, gümrükleme işleri tamamlanıp taşınan emtianın gümrükten çıkmasına rağmen davacının tırları boşaltma yerine getirmediğini,
davalının mallarının çalındığı düşüncesiyle Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü'ne şikayette bulunduğunu ve bu ekiplerin yapmış olduğu araştırmada araçların gümrüğün 300 m. uzağında bir benzin istasyonunda tır parkında park halinde bulunduğunun tespit edildiğini, tır şoförlerinin beyanlarında firmaların para konusunda anlaşamadıkları nedeniyle nakliyeci firmanın talimatı ile araçların bekletildiğini söylediklerini, davacının taşınan ürünleri gizleyerek sanki taşıma işi uzun sürmüş süsü vererek davalıdan daha fazla para koparmak derdine düştüğünü, yüklemesi yapılan ilk tırın Edirne Gümrüğüne girdiği halde,
son tırın 1 ay gecikmeli girdiğini, son tırın gecikmesinden dolayı ilk tırın gümrükte beklemek zorunda kaldığını savunarak, davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacının taşıma işini bir proje olarak üstlendiği ve tüm yükün bir arada taahhüdüne uygun sürelerde taşımasının tamamlanmadığı, gecikme ve beklemelerde her iki tarafın da üstüne düşen özeni gereği gibi göstermediğinin tespit edildiği, meydana gelen gecikme ve beklemelerin sorumluluk doğuran sonuçlarının taraflar üzerinde kalması gerektiğinin değerlendirildiği, ek hizmet bedeli yönünden ispatlanan bir alacak kalemi de olmadığı anlaşılmakla ... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyadaki belgeler, karşılıklı mailler ,müvekkili şirket yetkilisinin dosyaya sunduğu dilekçe ve ekleri değerlendirilmeden hazırlanan rapora göre verilen karara katılmadıklarını, mahkeme kararında belirtmiş oldukları hususların değerlendirilmediğini, taraflar arasında imzalanmış olan 04.02.2016 tarihli taşıma anlaşması ile davalı şirkete ait fabrika makine ve ekipmanlarının Almanya'dan Edirne gümrüğüne kadar müvekkili davacı şirket tarafından taşınması hususunda anlaşmaya vardıklarını,
sözleşme gereğince müvekkili firma tarafından temin edilecek olan tırlara ve Low-bed araçlara makine ve ekipmanların yüklenmesi yükümlülüğünün davalı şirkete ait olduğunu, sözleşme gereğince 09,10,11,12 Şubat 2016 tarihlerine yapılacak olup yüklenen tırların hepsi birden Edirne Gümrüğüne vardıktan sonra gümrükleme boşaltma için 4 gün süre verildiğini, davalı firmanın yükleme için gerekli vinçleri temin edemediğini, vinç temini için yardım talep ettiğini, vinçlerin ancak 12.02.2016 tarihinde temin edildikten sonra mail ile bildirildiğini,
davalının dilekçelerinde iddia ettiği davacının yüklemeye 4 gün geç başlamasının nedeninin müvekkili davacı şirketin değil yükleme için vinçleri temin edemeyen davalı şirket olduğunu, müvekkilinin 12.02.2016 tarihinde yükleme için 3 adet tırı yükleme alanında hazır etmesine rağmen tırların yükleme alanında yükleme yapılmaksızın 15.02.2016 tarihine kadar bekletildiğini, müvekkilinin davalı firmaya göndermiş olduğu 17.02.2016 tarihli mailde davalı firmanın onay vermesi halinde yeni bir Low-bed izinleri alarak ancak 26.02.2016 tarihinde temin edilebileceği, navlun bedelinin 23.500,00 EURO olabileceğinin belirtildiğini,
davalı firmanın müvekkilinin 17.02.2016 tarihli mail ile kendisine bildirdiği teklifi kabul etmediğini, davalı şirket talebi üzerine yeni bir Low-bed temin edilip gerekli izinler alınarak 03.03.2016 tarihinde yükleme alanına gönderildiğini, bu arada davalı firma için gerekli ihracaat beyannamesi ve ATR belgelerinin müvekkili şirket tarafından hazırlanmasının ve davalı tarafından talep edilmesi üzerine işlemlerin müvekkil davacı şirket tarafından yapıldığını, her bir tır ve Low-bed için ihracat beyannamesi belgesi nedeniyle 75,00 EURO EX1 belgesi için 75,00 EURO ek hizmet bedelinin davalı şirketten talep edildiğini,
davacının yükleme alanına göndermiş olduğu 2 tırın yükleme işinin devam ettiğini, önceki 3 tır ile birlikte toplam 5 tırın yüklenmesinin tamamlanarak 22.02.2016 tarihinde yükleme alanından yola çıktığını, yükleme sırasında davalının sebebiyet vermiş olduğu bu gecikmelerin ve beklemelerin gümrükte de yaşanmaması için müvekkilinin gayret gösterdiğini, davalı şirkete antrepo kiralanması yönünde teklifte bulunduğunu, ancak bu teklifin kabul edilmeyerek tırların gümrükte beklemesine sebep olduğunu, oluşan bu gecikmeler nedeniyle bekleme ve gümrükleme bedellerini içerir 22.06.2016 mailin davalı firmaya gönderildiğini,
yükleme sırasındaki beklemelerde yük ölçü ve ağırlığını yanlış veren, zamanında yükleme için vinç temin edemeyen yanlış yüklemeler ile yükleme sürelerini uzatan davalı şirketin asli kusurlu olduğunu, oluşan bu aksiliklere rağmen müvekkilinin uyarısını dikkate almadığını, gümrükteki beklemede de davalının asli kusurlu olduğunu, bilirkişilerin olayda asli ve tali kusur incelemesine gitmeden her iki tarafın kusuru var diyerek düzenlenen raporun kabul edilemeyeceğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve yeni bir karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçesine ek olarak mail yazışma örneklerini ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, yurt dışı taşıma anlaşmasından kaynaklanan bekleme bedeli, beklemeden doğan yurt dışı gümrük hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, anlaşmanın varlığı davacı şirketin taşıma işini gerçekleştiren şirket olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.
Uyuşmazlık, dava konusu edilen alacak kalemlerinden dolayı davalının sorumlu olup olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve mahkeme kararının usul ve esasa uygun olup olmadığına ilişkindir.
Dosya kapsamından, taraflar arasında 04.02.2016 tarihinde yurt dışı taşıma anlaşmasının gerçekleştirildiği, anlaşmada davalı şirketin müşteri olarak yer aldığı, işin listede yazılı bulunan malzemelerin "FOT" Almanya yükleme adresinden alınarak kara yolu ile Edirne OSB boşaltma adresine taşıma işine ilişkin olduğu, yük ölçülerinin sözleşmede ayrıntılı şekilde belirtildiği,
bahse konu yüklemede Low-be araçların Almanya yükleme adresinden Alman plaka partnel firmasının araçları ile alınarak ara taşıma yaptırılıp kara yolu ile İtalya Trieste Limanında özmal araçlara aktarılacağı ve gümrük yapılacağı, oradan roro ile gelip Edirne Gar Gümrüğünde araç üstü gümrük işlemlerinin yapılacağı, EOSB'ne boşaltma yapılacağı, standart tırların aktarmasız olarak adresten adrese direk taşınacağı, tüm araçların gümrük adresine vardığında 4 gün (96 saat) gümrükleme ve boşaltma için serbest süre tanınacağı hususuna yer verildiği, sözleşmenin özel bilgiler başlığı altında 16 bent halinde ayrıntılara yer verildiği,
1.maddede taşıma şartlarının ve navlun bedelinin sadece bu proje için 30.02.2016 tarihine kadar geçerli olduğunun belirtildiği, 2.maddede, yol süresinin forsmajör durumlar hariç yükleme sonrası kara taşıması için 7-8 gün araç olduğu, gümrük geçişlerinin dikkate alınacağının belirtildiği, 3.maddede, taşımada tüm malzemelerin tek fatura olarak taşınacağı, araçlarının tamamının varış gümrüğüne geldiğinde gümrük işlerin başlayacağı, serbest sürenin 96 saat , 5.maddede, taşıma bedelinin bu taşımada belirtilen adresler için geçerli olduğu,
belirtilen yükleme ve boşaltma yerlerinin değişmesi durumunda doğabilecek ekstra izinler, yol, eskort vs tüm giderlerin navluna ilave edilerek müşteriden tahsil edileceği, bu taşımalar için e-mailde belirtilen adreslerin dikkate alınacağı, yüklemenin 04.02.2016 sabah 09:00'da onay vermeleri durumunda araç istenildiği gün ve saatte yükleme yerinde olacağı, bu sürenin taşıma yapılacak araçların kombini edilip hazırlanması ve kara yollarından alınacak izinlerin hazırlığı için gerekli olduğu,
araç başına %50 ön avansın peşin olarak kalan %50'sinin ise teslimat evrakları faks edildiğinde nakit tahsil edileceği, 10.maddede, yüklemede tırların 72 saat Low-bed araçlar için gümrükleme ve boşaltma tüm araçlar için tamamının evrak teslim edildikten sonra 96 saat serbest süre olacağı, 11.maddede, serbest sürelerin aşımında iş verenin kusuru var ise Low-.bed araçlar için Almanya'da 700,00 EURO/gün Türkiye'de 350,00 EURO/gün normal araçlarda ise her iki tarafta da 100,00 EURO/gün bekleme bedelinin hesaplanacağı, tüm hizmetlerin CMR sigortalı araçları ile yapılacağı, 13.maddede navlun bedeline "Fot/Fot" tüm masraflar, izin,
eskort ve ordine ücretlerin dahil olduğu, ayrıca ordine bedeli alınmayacağının belirtildiği, taraflar arasında çok sayıda mail yazışmalarının olduğu, bu yazışmalarda araçların yükleme alanına ne zaman gönderileceği, yükleme alanında araçların beklediği, istenen araçların niteliği vb hususların yer aldığı, davacı tarafça davalı tarafın kusuru nedeniyle beklendiğini iddia ederek, dava konusu alacakların tahsili amacıyla iş bu davayı açmış olduğu, davacı şirket tarafından 04.04.2016 tarihinde davalı şirkete Kartal ...
Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamede faturaların bedellerinin ödenmesinin aksi halde hapis hakkının kullanılacağının belirtildiği, ihtarname içeriğinde ise taşıma sözleşmesi uyarınca hak kazanılan ücrete ilişkin faturaların ödenmediği,
anlaşama uyarınca keşidecinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği ancak muhatabın kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle gümrük masrafı ve bekleme ücretinin doğduğunu, alacak kalemlerine istinaden fatura asıllarının muhataba gönderildiği belirtilerek 3 adet fatura aslında yazılı olan toplam 60.058,00 EURO fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, Almanya'na Türkiye'ye taşınan makinelerin uzunluğunun belirlenmesi, uyuşmazlığın yüke uygun araç temin edilip edilmemesine ilişkin olduğu gerekçeleri ile makineler üzerinde keşfen inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için Edirne Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmıştır.
05.06.2016 tarihli talimat bilirkişi raporunda; yapılan inceleme, ölçüm ve değerlendirmeler neticesinde dosya konusu makinenin (termikfırının) taşıma uyuşmazlığında Almanya'dan Türkiye'ye taşınan makineler üzerinde keşif yapılarak makinelerin uzunluğunun belirlenmesi, uyuşmazlığın yüke uygun araç temin edilip edilmemesine ilişkin olması, yükün uzunluğunun 15.60 veya 15.75 metre olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan dosya konusu bu uzunluğa ilişkin yapılan ölçümde; taşımaya Esas Makinenin Tünel Uzunluğu (Kapak Fitilleri Dahil) 15,58 metre olarak ölçüldüğü, fitil kalınlığı her iki tarafta da 5'er cm (0,05 metre) olduğu,
fitillerin sadece kapağın oturduğu kısımlarda bulunduğu, makine tabanına kadar inmediği, bu durumda makinenin taban uzunluğu fitiller hariç 15,48 metre olarak hesaplandığı, diğer ölçümlerin dosya konusu makinenin özelliklerine ilişkin olarak yapılmış olduğu, daha sonra ihtiyaç duyulabileceği için yapıldığı, dosya konusu makineye ilişkin ölçüleri gösteren teknik çizim ve fotoğrafların rapor ekinde sunulduğu, makineye ilişkin ölçümü yapılan ana kısımlardan tünel, fırın kapakları ve kapakları tutan ayaklar ile tünel üzerinde bulunan korkuluk kısımlarının ayrı ayrı imal edilerek taşındığı,
montaj ve kurulumunun makinanın bulunduğu Edirne .... ....Cadde No:... Süloğlu/EDİRNE adresinde yapıldığı kanaatiyle ilgili ölçümlerin belirtildiği ifade edilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi yapılan tespitlere katılmadıklarını belirten dilekçe ile tanıkların dinlenmesini ve şirket yetkilisinin isticvap edilmesini talep etmiştir.
27.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacının alt taşıyıcısı ... tarafından düzenlenen ... numaralı faturada 3.030 EURO “TRİESTE ara taşıma İPTAL BEDELİ” konulu olduğunun görüldüğü, ... plakalı araç iptali için ödeme talep edildiği, davacının alt taşıyıcısı ... tarafından düzenlenen ... numaralı faturada ise 12.350,00 EURO taşıma ve aktarma navlun bedeli fatura konusu edildiğinin görüldüğü, 900x250x250 ebatlarında 75.000 kg yük taşımasının söz konusu olduğu ... plakalı araçla taşıma konulu olduğu, davalı tanığı ...'ın; verdiği ifadesinde, yol uygunluk belgeleri için yükün vasıf ve ölçülerinin davacı yana bildirildiği,
hangi tür araçların getirileceğinin baştan davacıya belirtildiği, araçların ancak 20 gün sonra hazır edildiği, araçları yüklemek için 2 adet büyük vinçin bekletilmek durumunda kaldığı, 2 adet low bed taşıt geldiği, birinin yüke uygun olmadığı, uygunsuz aracın 2 gün sonra yenisinin geleceği beyan edilerek yükleme mahallinden ayrıldığı, ancak 40-45 gün kadar sonra geldiği, diğer araçlarda da gecikme olduğu, 9-10 adet araç yüklendiği ve hepsinde bir-iki gün gecikmeler yaşandığı şeklinde beyanlarda bulunduğu, davalı tanığı ... ifadesinde, 15,60 metre taşıt olması hususunda anlaşma olduğu,
09-12 Şubat 2016 tarihleri arasında taşıma başlaması gerekirken, bundan iki gün kadar sonra ancak iki (2) Low Bed taşıt geldiği, bunlardan birinin uygun, diğerinin uygunsuz olduğu, daha sonra ancak 09.03.2016 tarihinde uygun araçların temin edildiği, LOW BED taşıtlarda sorun ve gecikme sebebi ile 11 tır taşımasında da aksama olduğu, beklemek durumunda kalanlar olduğu, LOW BED araç uygunsuzluğundan 7.500 EURO ekstradan vinç bekleme bedellerine katlandıkları, tüm beklemelerin 2.low bed araç temininde aksamadan kaynaklandığı şeklinde beyanlarda bulunduğu,
davacının antetli kağıdında yazılı sözleşme incelendiğinde, yüklemenin 09-12.02.2016 tarihinde yapılacağı, taşımada iki (2) adet low bed araçlardan biri için 20.000 EURO, biri için 15.500 EURO navlun belirlenmiş, standart taşıtlar için 2.700 EURO navlun belirlendiği, 1 İşin “proje şeklinde” alındığı, 7-8 gün taşıma süresi verildiği, teklifin 30.02.2016 tarihine kadar geçerli olduğu, yüklemede tırlar-standart taşıtlar için 72 saat serbest süre, boşaltmada ise tüm araçlar için 96 saat serbest süre kararlaştırıldığı,
normal taşıtlarda aşan günler için 100 EURO, low bed taşıtlarda Almanya'da günlük 700 FURO, Türkiye'de günlük 350 EURO bekleme ücreti öngörüldüğü, 12.02.2016 tarihi-son gün olarak low bed yükleme yapılamazsa, her gün için davacıya yansıtılan 1200 EURO'dan da davalının sorumlu olacağı, yükleme-araç takip çizelgesi İncelendiğinde.
1.low bed yüklemesinin 15.02.2016, 2.low bed yüklemesinin 08.03.2016 tarihli olduğu, 11 adet standart tır yüklemelerinin ise 12.02.2016-29.02.2016 tarihleri arasında gerçekleştiği, buna göre sözleşmede belirtilen 09-12.02.2016 yüklemelerinin taahhüt edildiği gibi yapılamadığı, yükün tamamının proje şeklinde ancak 30.03.2016 tarihinde boşaltılabildiğinin tespit edildiği,
alacak kalemleri değerlendirmesinde: davacının yükleme aşaması bekleme bedeli olarak 7.400,00 Euro, varışta-boşaltmada bekleme kaynaklı olarak ise 50.858,00 EURO bekleme bedellerini talep ettiği, oysa varma yerinde bekleme gerekçesi işin proje işi olması ve bir bütün olarak gümrük işlemlerinin yapılacak olmasından kaynaklı olduğu, davacının tüm taşımaları birlikte tamamlayıp boşaltma yapmak durumunda kaldığı için beklediği, nitekim 09-12.02.2016 tarihinde yüklemeyi yapıp; taahhüt edilen sürelerde taşıma süreci tamamlansa idi;
bu beklemelerin olmayacağını, oysa, yüklemelerde sarkmalar, tedarik edilen araçlarda gecikme ve araç uyumsuzluğunun taşımanın gecikmeli ve beklemeli oluşmasına sebep olduğu, daha baştan, davacı iki (2) adet low bed taşıtla taşıma taahhüt ederken; yükün proje yükü olduğunu bilmekte olduğu ancak tedarik ettiği araçlardan birinin uyumsuz çıktığı, ayrıca 11 adet taşıtta da tam bir düzen sağlanmadığı, bunun sebebinin, davalının bildirim yükümlülüğüne aykırılık, yük ölçülerini doğru vermiş olmaması ve aynı zamanda davacının da en yüksek taşıyıcı özenini göstermemesinden kaynaklandığı,
bu durumda, gecikme, vinç harcamaları gibi hususlar davalının sorumluluk alanında, bekleme bedeli veya araç iptal kaynaklı harcamaların davacı sorumluluk alanında tespit edildiği, davalının gecikme kaynaklı zararları, davacının ise bekleme kaynaklı zararı kendi tasarruf alanlarında meydana gelen hata ve özensizliklerden kaynaklı olduğunun değerlendirildiği, CMR hükümlerinde zaten bekleme ücreti şeklinde tanımlı bir zarar kaynağının olmadığı, akdi olarak taraflarca kararlaştırıldığı, davacı ise varma yeri beklemesinde proje işi olduğunu bildiği halde tüm araçları tam hazır edememekten beklediği,
çıkış yerinde ise araç uygunsuzluğu sorunu yaşandığı, öte yandan, davacının 1.800,00 Euro yurt dışı gümrük hizmet bedeli talebi bakımından böyle bir hizmet verdiği sabit olacak olursa, davacının böyle bir hizmet verdiği takdirde ücretini masraf ve ek hizmet bedeli adı altında davalıya yansıtabileceğinin değerlendirildiği, dosya içeriği deliller, e-posta yazışmaları, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve taraf iddia ve savunmaları gözetilerek mevzuat ve somut olayda yapılan uygulama gözetilerek yapılan incelemeler ile değerlendirmeler neticesinde;
davacının sözleşmeye dayanan bekleme ücreti taleplerinin somut olaya ve taraflar arası ticari ilişkiye uygun olmadığı, davacının taşıma işini bir proje olarak üstlendiği ve tüm yükün bir arada taahhüdüne uygun sürelerde taşımasının tamamlanmadığı, gecikme ve beklemelerde her iki tarafın da üstüne düşen özeni gereği gibi göstermediğinin tespit edildiği, meydana gelen gecikme ve beklemelerin sorumluluk doğuran sonuçlarının taraflar üzerinde kalması gerektiğinin değerlendirildiği, davacının 1.800,00 EURO ek hizmet bedeli bakımından sunduğu hizmeti veya sarfını ispatlaması halinde davalıdan talep edebileceği belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek, raporun denetime ve hüküm kurmaya yeterli olmadığını, müvekkili tarafından yüke elverişli aracın tam tarihinde hazır edildiğini, müvekkili şirketin yetkilisinin isticvabına ve dava dışı fiili taşıyıcıya davanın ihbarını talep ettiklerini belirtmiştir.
12.11.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı vekilinin 04.10.2018 tarihli sunulan itiraz dilekçesinde davalı yana kusur izafe edilmesine karşı çıkılarak, davacı yanın çelişkili beyanlarda bulunduğu, verilen ölçülerden daha farklı ve ağır şartlar gerektiren bir yük niteliği bulunmadığının ileri sürüldüğü, kök raporda da belirtildiği gibi, davacının beklemeye sebebiyet vermesinin sonucu olarak 13 taşıttan bir kısmının gecikmeye de sebebiyet verdiği, bunun sebebinin de yükün birlikte gümrüklenme ihtiyacı olduğu,
bu nedenle, davalının bu hususta özel bir bildirimi bulunmadığı için gecikme zararı iddiası ile tazmin talep edemeyeceğinin kanaatinin belirtildiği, gecikme tazminatı talep edememesinin sebebinin bekleme değil gecikmede davalının birlikte gümrükleme konusunda kusurlu ve bildirimsiz kaldığı, bu da her iki tarafın davacı için bekleme, davalı için gecikmenin hukuki sonuçlarına katlanması gerektiğinin sonucuna götürdüğü, davacının 1.800 EURO gümrük hizmet bedelinin davalı yanca ödendiği, toplam 12 araç için 1.200 EURO ödeme yapıldığını iler sürdüğünün görüldüğü,
13 taşıt için olduğunda davacının son araç için daha yüksek gümrük hizmet bedeli isteyebileceğinin de gözetilmek gerektiği, hali hazırda, davacının bu sefer için belirtildiği gibi bir gümrük hizmet bedeline hak kazandığının da ortaya koymuş olduğu ifade edilmiştir. Davacı vekili yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili 29.12.2020 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; taşıma işini yüklenen davacı şirketin taşıma işini dava dışı şirkete taşere ettiğini, bir alacak çıkarmak için gecikmeden kaynaklı taşeron firmaya göstermelik bir alacak davası açtığını, mahkemenin alacağın kabulü yönünde karar verdiğini, rapor sonrasında ise söz konusu dosyadan davacı şirket tarafından feragat edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve bilirkişi raporları doğrultusunda yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı iş veren Almanya'dan Türkiye'ye Almanya Dortmund'an almış olduğu alüminyum profil üretim hattının taşınması için davacı şirket ile taşıma sözleşmesi imzalamıştır.
Sözleşme kapsamında davalı taşıtan tarafından taşıtılması belirtilen emtiaların ölçülerinin doğru olarak verildiği, yargılama aşamasında talimat yoluyla gerçekleştirilen keşif ve sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile sübuta ermiştir. Bu durumda davacının davalı tarafça yükün ölçülerinin sözleşmede belirtilen şekilde çıkmadığı, araca sığmadığına ve sürecin uzadığına yönelik iddialarının yerinde olmadığının kabulü gerekmiştir.
Davacı, yükün söz konusu araçlara sığmaması ve taşan kısımların taşınmasının mümkün olmaması nedeniyle uygun ölçülerdeki araçlarla yükün taşınmak zorunda kaldığı, daha önceden gönderilen araçların gümrükte yeniden temin edilen araçlarla yükün gelmesine kadar beklemek zorunda kaldığı ve bu sebeple beklemeden dolayı bekleme ücreti ve gümrük hizmet bedeli ödediğini iddia ederek davalıdan tahsilini talep etmiş ise de davalı iş verenin sözleşme kapsamındaki edimlerini bekleme süresine neden olmayacak şekilde yerine getirdiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, taşıma konusu taşınan ürünlerin devlet tarafından teşvikli ve tek fatura olduğundan taşımanın tamamının Türkiye Gümrüğüne gelmesinden sonra gümrük işlemleri yapılabileceğinden dolayı taşıma sözleşmesine özel hüküm konulduğu, davacı tarafça fiilen taşımanın gerçekleştirilmeyerek dava dışı şirkete taşere edildiği ve sözleşme kapsamında davacı taşıyıcının edimlerini tam olarak yerine getirmediği ve bekleme süresinin uzamış olmasına kendisinin sebep olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, özellikle davacı vekilinin dava dilekçesindeki iddialarının talimat bilirkişi raporu ile yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığından mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/592, K. 2024/437, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama