İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1330 K.2026/163

Taraflar arasındaki ticaret unvanının korunması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2022/1330Karar2026/163Tarih4 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.308 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Şubat 2026
Dosya no
2022/1330
Karar no
2026/163
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
11.04.2022
Numarası
2020/420 Esas - 2022/322 Karar
Dava
Ticaret Unvanının Korunması
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.308 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki ticaret unvanının korunması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin (...

Com) ... belge numarası ile A grubu seyahat acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin kullandığı www...com internet sitesinin uçak bileti almak isteyen kullanıcılara, kıyaslamalı olarak uçuş destinasyonu, bilet fiyatı ve uçuş detayları göstermekte, kullanıcı da kendisine ... uçuşu seçerek biletleme yapabildiğini, müvekkilinin ticaret unvanını 25.12.2008 tarihinde kuruluşu ile birlikte tescil edip kullandığını, şirketin amacının sicil gazetesinde yayımlandığını, davalı şirketin de müvekkilinin bu faaliyetlerinden haberdar olduğu,

müvekkilinin sektörel anlamda tanınırlığının tv, radyo, gazete ve diğer mecralardaki reklamlardan anlaşılacağını, buna karşın davalı şirketin 02.08.2016 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak kurulduğunu ve kuruluşta kullanılan unvanın esaslı unsuru olan “...” kelime grubunu kullanarak ticaret unvanını tescil ettirmesinin TTK'nın 50.maddesine aykırı olduğunu, davalının esasında müvekkilinin tanınmışlığından faydalanmak istediğini, davacı şirketin uçak bileti satışına ilişkin aracılık hizmeti dışında GSM, kredi, otel,

araç kiralama gibi hizmet veren firmaların ücretlerine ilişkin bir karşılaştırma sitesi olarak da hizmet verdiğini ileri sürerek, davalı şirketin ticaret unvanın kök kısmında yer alan “...” sözcüklerinin ticaret sicilinden terkinine, müvekkiline ait ticari unvanına yönelik tecavüzün önlenmesine, basılı olarak bulunan tüm materyallerin toplatılarak imhasına, kararın bir özetinin masrafı davalı yandan karşılanarak ulusal çapta yayın yapan tirajı günlük 100.000 olan gazetelerden birinde ilanına, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirketin 25.12.2008 tescil edilip 31.12.2008 tarihinde ilan edilerek kurulduğunu, müvekkili şirketin ise 02.08.2016 tarihinde tescil edilip 08.08.2016 tarihinde ilan edilerek kurulduğunu, davacı şirketin ana sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı üçüncü maddesine göre başlıca iştigal konusunun elektronik iş, elektronik ticaret gibi internet üzerinden yapılacak her türlü ticari faaliyetin yürütülmesi,

bu ticari faaliyetlerin yürütüleceği ortamı sağlamak amacıyla internet sitesi ve portal gibi her türlü teknolojik alt yapının tesisi gibi hizmetler olduğunu, davacının bu faaliyetlerini www. ....com adlı internet sitesi üzerinden yaptığını, müvekkili şirketin ana sözleşmesinin üçüncü maddesinde amacın ... acentesi açmak ve internet üzerinden yapılacak ticari faaliyetlerin yürütülmesi olarak açıklandığını, müvekkilinin ortaklarının daha önceleri ....co ... ve Android uygulaması ile 05.11.2015 tarihinde uçak bileti satışı yaptıklarını,

müvekkili şirketin kullandığı .... com web sayfasının ...'a kayıtlı olduğunu ve Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış olan ... ...

Acentesi üzerinden satış yaptığını, aynı zamanda ....co web sayfası ...'a kayıtlı olduğunu, davacının kullandığı ....com ... adlarının yurt dışından satin alındığını, ....com adının ülkemizde koruma altında olmadığını, uzantısında TR ibaresi bulunmaması nedeniyle alan adının korunamayacağını, unvandaki ibarelerin daha önce müvekkili şirket ortaklarının ailesi tarafından tescil edilerek kullanıldığını, davacının internet sitesinin www...com olup uçak bileti yanı sıra bir çok işlem de yaptığını, müvekkilinin sitesinin ise www...com.tr adıyla sadece uçak bileti satışı yapılması nedeniyle unvana tecavüz bulunmadığını savunarak,

davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; davacı firmanın ticaret siciline 25/12/2008 tarihinde, davalı firmanın ise 02/08/2016 tarihinde tescil edilerek kuruldukları, her iki firmanın ticaret ünvanında bulunan '...' ibaresinin ortak olduğu, her iki firmanın ticaret ünvanlarının çekirdek kısmında yer alan bu ibarenin ünvanlarının göze çarpan ana unsurunu oluşturduğu,

her iki firmanın faaliyet alanlarının birbirine benzer olup iki firmanın da internet üzerinden uçak bileti satışı yaptıkları, davacı firmanın uçak bileti satışı haricinde başka bilet satışları da yapılor olmasını sonuca etkili olmayacağı, faaliyet alanları ve her iki firmanın da internet üzerinden uçak bileti satışı yapıyor oluşu dikkate alındığında, davalı tarafın ticaret ünvanında yer alan '...' ibaresinin davacı tarafın ticaret ünvanı ile karışıklığa yol açacağından iltibas yaratır nitelikte olduğu ve davalı tarafça ticari dürüstlüğe aykırı şekilde kullanıldığı,

davalı ticaret ünvanında yer alan eklerin ve diğer kısımların iltibas ihtimalini ortadan kaldırır nitelikte olmayacağı, karıştırılma ihtimali bulunmasının yeterli olup somut olarak karıştırılmış olmasının veya davalı tarafın kusurlu hareket etmiş olmasının aranmayacağı, kaldı ki davalı tarafça beyan dilekçesi ve ekinde sunulan belgelerden tarafların ticaret ünvanlarının müşterileri tarafından karıştırıldığının anlaşıldığı, TTK'nun 50. maddesinin 'Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir' hükmünü amir olduğu,

davacı şirketin ticaret ünvanının çok daha önce tescil edilmiş olması nedeni ile korunması gerektiği, yine aynı kanunun 52.maddesinin 'Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir.

Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.

Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir' şeklinde olduğu, davalı tarafça her ne kadar uyuşmazlık konusu '...' ibaresinin de yer aldığı internet sitesi ismi ile satış yapıyor oldukları ve bunun ilgili meslek birliğine kayıtlı olduğu ve yine aile şirketlerince tescilli aynı ibarenin bulunduğu markanın tescil edilmiş olduğu savunulmuş ise de, dava ve talebin ticaret ünvanının korunmasına dayalı olması nedeni ile bu savunmalara itibar edilemeyeceği,

zira davacı tarafın söz konusu markanın kullanılmasına karşı bir dava ve talebinin bulunmadığı, anılan tüm nedenlerle davacının ticaret ünvanının korunması gerektiği ve bu kapsamda davalı ticaret ünvanında yer alan '...' ibaresinin terkini ile davacı tarafın diğer taleplerinin kabulünün gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkini sureti ile davalı tarafın davacının ticaret ünvanına yapılan tecavüzünün önlenmesine,

davalının basılı olarak bulunan ve üzerinde "..." ibaresinin de bulunduğu ticaret ünvanı yazılı bulunan tüm materyallerinin imhasına, kararın bir özetinin masrafı davalı tarafa ait olmak üzere ulusal düzeyde basılan bir gazetede yayınlanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "..." ibaresinin anonim, ayırt ediciliği düşük, orijinal olmayan zayıf bir ibare olması nedeniyle kimsenin bu ibare üzerinde münhasır bir kullanım hakkının bulunamayacağını, alınan raporlarda ve gerekçeli kararda bu ibarenin ayırt edici bir özelliği bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, iltibasın araştırılmasında öncelikle iltibas yarattığı iddia edilen sözcük, ibare, kelime öbeği ve benzerlerinin ayırt edici olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, günümüzde tüketicilerin büyük ölçüde internet aracılığı ile mal ve hizmet aldıklarını ve her alımın başına "..." ibaresini yazdığını,

anılan ibarenin bir filtreleme aracı olduğu da düşünüldüğünde bu denli düşük ayırt ediciliğe sahip bir ibare üzerinde kimseye münhasır bir kullanım hakkı tanınmasının yasaya uygun olmadığını, ibarenin ortalama bir tüketici üzerinde davacıya aidiyeti yönünde bir çağrışım oluşturmadığını, bir çok Yargıtay kararında belirtildiği üzere tanıtma işareti olarak zayıf bir marka, ibare seçen kimse, bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, ilave ile başkasının bu ibareleri kullanabileceğini, Piyasada da benzer şekilde "..." ibaresinin ticari unvanında kullanan birden çok şirket bulunduğunu,

ibarenin ayırt edicilik vasfının düşük olduğunu ve yaygın kullanımı bulunduğunu, davacı şirketin "enuyguncom" ibaresi için yapılan 26.11.2008, 07.05.2014 ve 23.01.2020 tarihli marka başvurusunun TPE tarafından "..." kelimesinin ayırt edicilik vasfınun düşük, yaygın kullanımı nedeniyle koruma altına alınamayacağı gerekçesi ile reddedildiğini, ticari unvanında "..." gibi zayıf bir marka seçen davacının, bunun sonuçlarına katlanması,

yani bunun başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmesi gerektiğini, müvekkilinin uçak bileti ibaresi ile iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığını, gerekçenin aksine her iki şirketin unvanında ilk bakışta "..." ibaresinin ön plana çıkmadığını, davacının ayırt edici bir ek kullanmadan zayıf ibareyi kullanması nedeniyle sonuçlarına katlanması gerektiğini, müvekkili şirket ortaklarının ibareyi sonradan marka olarak tescil ettirdiklerini, müvekkili şirket ile ... markasının sahibi ... ...Ltd.Şti. şirketi arasındaki organik bağ bulunduğunu, şirketlerin iştigal alanlarının farklı olduğunu,

davacının uçak bileti satışı yanı sıra başka hizmetler verdiğini, müvekkilinin ise sadece uçak bileti satışı yaptığını, Müvekkilinin kullanımın daha eski olduğunu, davacı şirketin 2008 yılında, müvekkili şirketin 2016 yılında tescil edildiği kabul edilmesine karşın müvekkili şirketin sektörde davacıya göre daha eski olduğunu, sadece ticaret sicil müdürlüğüne tescil tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, zira müvekkilinin bir aile şirketler grubunun parçası olduğunu, şirketin ortakları ... ve kardeşi ...'nın ana şirketinin davacı şirketten önce 28.05.1996 yılında tescil edildiğini ve ortaklarının ..., ...,

... ... olan ... ...Ltd.Şti oılduğunu, bu şirketin www... ... ve android uygulaması ile 05.11.2015 tarihinden itibaren uçak bileti satışı yaptığını, müvekkilinin kullandığı .... web sayfasının ...'a kayıtlı ve Kültür Ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi alan ... ...

Acentesi üzerinden satış yaptığinı, aile şirketlerinden ... ..Ltd.Şti. adına tescilli bulunan ....com.tr web sitesi adresinden ... gibi tanınmış hava yolu firmalarında sadece uçak biletlerinin satıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 50. maddesine göre usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanının aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince korunması, ticaret ünvanına vaki tecavüzünün tespiti ve davalının ticaret unvanının sicilden terkini istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili, müvekkili şirketin unvanının davalıdan önce ticaret siciline kaydından sonra, davalı şirketin de benzer ünvan ile ticaret siciline kayıt edildiğini, şirketlerin faaliyet alanlarının benzer olduğu dikkate alındığında, ticaret unvanları arasındaki benzerliğin karışıklığa ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürmüştür.

Davalı ise, davacının tescil ettirdiği unvanın anonim, ayırt ediciliği düşük ve zayıf bir ibare olduğunu, tarafların birbirlerinden farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini, müvekkili şirketin davacıdan sonra kurulmasına rağmen davalı şirketin üyesi olduğu şirketler grubunun ortaklarının 2015 yılından itibaren internet alan adı olarak uçak bileti satımı hususunda ... ibaresini kullandıklarını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

HMK'nın 282. maddesi uyarınca, bilirkişi raporu takdiri delil niteliğindedir.

İlk derece mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında ve gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bilirkişi raporunun hukuki yorum ve değerlendirmeler içerdiğinden, raporun eksik ve ayırt edicilik unsurunun değerlendirilmediğine ilişkin itirazları, mahkemece bilirkişi raporuna göre hukuki nedenleri gösterilerek karar verilmesi nedeniyle bu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Davacı şirketin ticaret unvanı ... Anonim Şirketi, davalı şirketinin ticaret unvanının ise ... ...

Limited Şirketi olup, davalı şirketin ticaret ünvanında geçen "..." ibaresinin TTK'nun 50 vd. maddeleri uyarınca davacının ticaret ünvanına tecavüz niteliğinde olup olmadığı, davacının ticaret ünvanı ile iltibas yaratıp yaratmadığı, davacının ticaret ünvanının korunması gerekip gerekmediği yargılamanın konusudur.Davacı şirketin 25.12.2008 tarihinde, davalı şirketin ise 02.08.2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece Türk Patent ve Marka Kurumundan getirtilen "...-..." markasının tescil kayıtlarına göre, marka hakkı sahibinin dava dışı ... .Ltd.Şti.olduğu, markanın ilk tescil tarihinin 28.07.2017 olduğu belirlenmiştir. Sicil müdürlüğünden getirtilen ... Ltd.

Şti.'nin sicil kayıtlarına göre şirketin üç ortağının ikisinin davalı şirketin ortakları ile aynı olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, her iki şirketin ticaret ünvanlarında yer alan "..." ibaresinin iltibasa sebebiyet vereceğinin bildirildiği görülmüştür.

Dosya kapsamındaki delillere göre; davacı şirketin 25.12.2008 tarihinde, davalı şirketin ise 02.08.2016 tarihinde tescil edilerek kuruldukları ve her iki şirketin ticaret ünvanında bulunan "..." ibaresinin ortak olduğu belirlenmiştir. TTK'nın 46. maddesine göre unvandaki bu ibarelerin başka ibarelerle ayırt edici hâle getirilmesi gerektirmektedir.

Ancak davalının "... ibaresini" yanına eklediği uçak bileti ibaresinin, her iki tarafın faaliyet alanları dikkate alındığında, yeterince ayırt edicilik sağladığı söylenemez. Dava konusu ibare, her iki şirketin unvanının ek kısmını oluşturmakta ve unvanda ilk göze çarpan unsur olarak yer almaktadır.

Davalı şirketin sadece uçak bileti sattığının savunulmasına rağmen, davacı şirketin de aynı alanda faaliyet gösterdiği, davacının uçak bileti satışının yanı sıra başka hizmetler vermesinin iltibası ortadan kaldırmayacağı anlaşılmıştır. Her iki şirket internet ortamında uçak bileti satışı işi ile iştigal ettiğinden, davalının sonradan tescil ettirdiği unvanında yer alan "..." ibaresinin davacının ticaret ünvanı ile iltibas oluşturacak niteliktedir.

Davalının aynı ibareleri ayırıcı bir ek olmaksızın davacı ile aynı alanda faaliyet göstermesine rağmen kullanması unvanın dürüstlüğe aykırı şekilde kullanıldığını göstermektedir. Mahkemece yapılan incelemede unvana eklenen "..." ibaresinin, davacı ve davalının uçak bileti satmaları nedeniyle iltibas ihtimalini ortadan kaldırır nitelikte olmadığı açıktır.

Ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmasının yeterli olup, somut olarak karıştırılmış olmasının veya davalı tarafın kusurlu hareket etmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Davacının unvan ve alan adını önceden kullanarak bilinirliğini artırdığı, davalının sonradan tescil ettiği unvanının iltibas yarattığı, davalı şirketin kuruluşundan sonra benzer ortaklı bir şirketin "...-..." markasını tescil ettirmesinin bu dava açısından bir önemi bulunmamaktadır.

Zira marka sahibi şirket davada taraf olmadığı gibi, ortaklık yapısınınbenzeşmesinin davalıya, davanın unvanına tecavüz hakkı vermeyeceği sonucuna varılmıştır.

TTK'nın 50.maddesindeki, "Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir" hükmü ile 52. maddesindeki "Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir.

Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.

Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, davalının "..." ibaresinin bulunduğu internet sitesi üzerinden satış yapması ve bu alan adının sahibinin ...'a kayıtlı olması, aile şirketlerince tescilli aynı ibareli marka bulunmasının sonuca etkisinin bulunmadığı,

davacının daha önce tescil edilmiş ticaret unvanının korunması gerektiği, bu nedenle davalının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin terkini ile diğer taleplerin kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesi isabetli bulunduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1330, K. 2026/163, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1330
Karar No
2026/163
Tarih
4 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1333 K.2026/185
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1334 K.2026/191
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1336 K.2026/174
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1338 K.2026/189
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1339 K.2026/196
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1341 K.2026/383

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.