İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1371 K.2026/165

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2022/1371Karar2026/165Tarih4 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.374 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Şubat 2026
Dosya no
2022/1371
Karar no
2026/165
İncelenen kararın mahkemesi
TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/03/2022
Numarası
2022/21 Esas 2022/298 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.374 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan almış olduğu kompozitleri kullanarak binanın dış cephe kaplama ve giydirme işini yaptığını, müvekkilinin yaptığı bu iş karşılığında dava dışı ... ... Ltd.

Şirketinden 167.480,94 TL ödeme aldığını, ancak davalının sattığı kompozitlerin hatalı olması nedeniyle dış cephe kaplamasının ayıplı olduğunu, ayıbın giderilmesi için müvekkilinin, iş sahibi tarafından bir çok kez sözlü olarak uyarıldığını, ardından gönderilen ihtarname ile ayıbın giderilmesinin istendiğini, müvekkilinin kusursuz olmasına rağmen dış cepheyi düzeltmek zorunda olduğunu, ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/57 değişik iş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde, binanın dış cephesinde yer alan kompozitlerin düzeltilmesi için gerekli olan malzeme bedelleri ile mevcut kompozitlerin sökümü ve yenilerinin takılması için gerekli olan malzeme ve işçilik masraflarının 41.500,00 TL olduğunun belirlendiğini, bu bedelin ödenmesi için davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının ihtar yapmadan haksız olarak bu davayı açtığını, müvekkiline ihtarname gönderilerek ayıbın bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin imalat yapmadığını, satılan malzemeyi dava dışı ...

A.Ş.'den alıp, karını ekleyerek davacıya sattığını ve bu şirkete davanın ihbarı gerektiğini, müvekkilinin kompoziti plaka olarak sattığını, malzemenin takılması aşamasında bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca satılan kompozitlerin takılması sırasında davacının görevlendirdiği kişilerce malzemeye hasar verilmiş olabileceğini, ticari satıştaki ayıp iddiasına dayalı davalarda ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulup uyulmadığının araştırılması gerektiğini, ayıp ihbarının TTK'nın 23. maddesinde belirtilen sürelerde yapılması gerektiğini, süresinde ihbar ve muayene yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin mahkemece araştırılması gerektiğini,

ihbar yapılmadan tespit davacı açılmasının davacının kötü niyetini gösterdiğini, ...

Sulh Hukuk Mahkemesince alınan ilk raporda zararın 20.000 TL olduğunun belirtilmesine rağmen sonraki raporda haksız şekilde 41.500 TL zarar olduğunun belirtildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, ayıp için seçimlik şartlar bulunmasına rağmen sadece para istenmesinin haksız ve kötüniyetli olunduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davalı tarafından satılan kompozitlerin ayıplı olduğu iddiası ile düzeltme bedelin dair istenilen alacak için ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir....

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/57 Değişik İş Sayılı delil tespiti dosyasında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 06/11/2017 tarihli bilirkişi kök raporu ve 21/02/2018 tarihli ek rapor sonunda işçilik ve gerekli onarım bedelinin 41.500,00 TL olacağı hususunda görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmaktadır.Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile de söz konusu kompozitlerin plaka halinde kendisine geldiğini ve söz konusu kompozitleri davacıya sattığına dair beyanı ile taraflar arasında söz konusu ayıplı olduğu iddia edilen kompozitlerin alım satımın gerçekleştiği hususunda bir ihtilafın olmadığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce

mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları, davacı tarafça dava tarihinden önce mahkeme kanalıyla yapılan delil tespiti sonrasında düzenlenen raporlar hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında kararlaştırılan iş gereği davalının edimini ayıpsız bir şekilde ifa etmediği,

delil tespiti bilirkişi raporunda 'zemin katta bulunan kolon giydirmeleri haricinde normal katlarda pencere ve balkon kenarında ayrıca saçak kısmında kullanılan bronz renkli kompozit elemanlarının düz olmadığı seğim yapmış ve eğrilikler olduğu profiller arası bağlantıların sağlıklı bir şekilde birleşmediği ve yer yer açıklıkların oluştuğu' şeklinde belirtildiği,

ayrıca mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da 'kompozit dış cephe kaplamasının pencere kenarlarında olan bronz renkli kısımlarında 90 derece bükülerek U şekline getirip montajı yapılan kompozit kaplama malzemesinde, malzemenin iki dış tarafında yer alan kaplamanın,

aradaki poliüretan dolgu malzemesinden yapışma problemi nedeni ile ayrılması sonucu malzemenin montaj sırasında vereilen formunu kaybederek dairesel bir form aldığının görüldüğü' belirtilmekle ayıbın belli bir sürede ortaya çıkan türden bir ayıp olması nedeniyle gizli ayıp mahiyetinde olan ayıp doğrultusunda davacı tarafça delil tespiti raporunun 21/02/2018 tarihinde alınmış olması, takibe 01/03/2018 tarihinde başlanması, dava tarihinin de 21/03/2018 tarihi olması dikkate alınarak davacı tarafından açılan dava ile ayıbın davalıya süresi içerisinde bildirildiği,

ayıba ilişkin zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.30/12/2021 tarihinde sunulan bilirkişi raporu ile davaya ve takibe konu miktarda davacının alacaklı olduğunu tespit etmek ve belirlemekle dosya kapsamına, somut duruma uygun gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporunda belirlenmek ve sabit görülmekle, davacı şirketin davalı şirketten icra takibine konu miktar kadar alacağının olduğu belirtildiğinden, davalının borcunun olduğu anlaşılmakla, borcun ödendiğine ilişkin ispat külfetinin davalı tarafa geçtiği ancak davalı yanın bu hususta dosyaya bir delil sunmadığı anlaşılmakla;

davalının yapmış olduğu itirazın bilirkişi raporunda belirtilen alacak miktarı gözetilerek.." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 41.500,00 TL asıl alacak, 81,86 TL işlemiş olmak üzere 41.581,86 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Davacının yaptığı binanın dış cephe kaplama işinde kullanılan kompozitleri müvekkilinden satın aldığını, oysa müvekkilinin bu ürünün üretim veya montajından sorumlu olmadığını, ayıp iddiasının üründeki imalat hatasına dayandığını ve müvekkilinin imalatçı olmadığını, müvekkilinin sadece dava dışı ...

AŞ. tarafından üretilen ürünü, alarak davacıya sattığını, sadece satıcı olan müvekkilinin imalattan kaynaklanan ayıplardan sorumlu tutulamayacağını, ulusal ve uluslararası mevzuatta imalat ayıbı iddiasına yönelik asıl sorumlunun üretici ... olduğunu ve davanın imalatçıya yöneltilmesi gerektiğini, Karara dayanak bilirkişi raporlarının olayı aydınlatmadığını, tespit raporunun esas alındığını, raporların çelişkili ve önceki raporların tekrarı niteliğinde olduklarını, soyut olarak malzemenin standartlara uymadığının belirtildiğini, ancak buna ilişkin standartların açıklanmadığını,

raporda hatalı bir akıl yürütme ve bir tahmin yürütülerek sonuca varıldığını, bir teknik inceleme davacının kaç adet kompozit panel malzemesi aldığı ve bunların kaç adetini binada uygulandığının açıklanmadığını, davacının dış cephe uygulama projesi ve bina cephesinin dış cephe kaplama uygulamasına uygunluğu dahi incelenmediğini, raporda belirtilen bakır kompozit panellerin cepheye uygulanması esnasında panelin altına yerleştirilen fitil, silikon, köpük gibi malzemelerde eksik ya da hata olup olmadığı,

kompozit panel ölçüleri gibi teknik bilgilere yer verilmediğini, davacının sorumluluğunda olan montaj işlemine ilişkin hiçbir teknik değerlendirme yapılmadığını, kompozitlerin sökülmesi ve yeni malzeme temin edilerek tekrar yapılması gerektiği şeklindeki değerlendirme bakımından yalnızca tutar belirtildiğini, ancak maliyet/gider hesabı yapılmadığını, ne kadar malzeme temin edilmesi, iskele kurulması,

işçilik, genel gider harcanması gerektiği ve bunların ilgili dönem emsal fiyatların belirtilmediğini, raporunda 2017 serbest piyasa şartları ile 41.500 TL olarak tespit edilen alacak tutarına bilirkişilerce nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, itiraz edilen son raporun görevsiz mahkemede alındığını, görevsizlik kararı kesinleşen dosyadan sehven yapıldığını düşünülen görevsizlik tarihi sonrası düzenlenen bilirkişi teslim tutanağı ile bilirkişi raporunun taraflara tebliğinin yasaya aykırı olduğunu, davacının tacir olarak TTK'nın 23.maddesine göre uyması gereken 2 ve 8 günlük ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını,

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın kabulüne karar verilmesi ve alacağın likit olmasına rağmen müvekkili lehine icra inkâr tazminatına karar verilmemesinin hatalı olduğunu, satılan ürünün belli olduğu gibi, tespit raporunda da zarar miktarının açıklandığını, bilirkişi incelemesi yapılmasının başlı başına alacağın likit olmasını engellemediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın düzeltilmesine ve davanın kabulü ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, satılan emtianın ayıplı olması nedeniyle alıcının uğradığı zararların tazmini amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ve davacı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davalı tarafından dava dışı ...

Şirketi'nden temin edilen bina dış kaplama kompozit plaka emtiasının davacıya satılarak teslim edildiği sabittir. Uyuşmazlık satım konusu emtiada ayıp bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bu ayıptan satıcının sorumlu olup olmadığı, ayıbın niteliği ve bu niteliğine göre ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, oluşan zararın miktarı, bu miktardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.

Davacı, satım sözleşmesi kapsamında davalıdan temin ederek aldığı emtiada ayıp bulunduğunu ileri sürerek ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/57 D.iş sayılı dosyasında delil tespiti istemiştir. Delil tespiti ekinde davacının davalıdan ürün satın aldığına ilişkin faturalar yer almaktadır. Faturalar 2016 yılına ilişkin olup bu fatura konusu emtiaların dava dışı ...

Limited Şirketi'nin inşaatında kullanıldığı, uygulanan ürünlerin bozulması nedeniyle bina sahibi tarafından gönderilen ... 1. Noterliğinin 20.10.2017 tarihli ihtarı ile oluşan zararların giderilmesinin istendiği görülmüştür. Davacı, 20.07.2017 tarihli dilekçesi ile delil tespiti talebinde bulunmuştur.

Mahkemece alınan 16.11.2017 tarihli tespit raporunda, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından tespit edilen kompozit ayıplarının düzeltilmesi için zemin kat harici normal katlarda pencere ve balkon kenarlarında ayrıca saçak kısmında kullanılan bronz renkli kompozitlerin sökülmesi, iskele veya vinç yardımıyla yeni kompozitlerin takılmasının bedelinin, malzeme ve işçilik dâhil 20.000 TL olacağı belirlenmiştir.

Tebliğ edilen rapora davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine düzenlenen 21.01.2018 tarihli ek raporda, kompozitlerin sökülmesi ve iş güvenliği için ilk hesaplamada unutulan iskele yapım ve söküm tutarı ile zemin kat harici bronz renkli mevcut malzemelerin sökülmesi, montoj ve demontajın tekrar yapılması için gider yapılması gerekeceğinden, toplam giderin 41.500 TL olabileceği belirtilmiştir.

Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 30.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 12.03.2021 tarihli keşif tutanağının incelenmesinde; bronz renkli kaplama malzemesinin ayıplı olduğu, ayıbın hatalı imalattan kaynaklandığı, uygulama işçiliği ile ilgisi bulunmadığı, malzeme ve montaj ile demontaj ve iskele kurulumu için 41.500 TL bedel harcanması gerektiği belirlenmiştir.

TBK'nın 223/2.maddesi ise ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir.

Uyuşmazlığın ticari satıma ilişkin olması nedeniyle TTK'nın 23. maddesine göre alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerekmektedir. Aksi halde maddedeki atıf nedeniyle satılanan TBK'nın 223. maddesine göre olduğu şekilde benimsendiği sonucuna varılacaktır. Satım sözleşmesine konu bir eşyada ayıp ve eksik bulunması hâlinde izlenecek yol TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir.

TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar giderimi talebinde bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.

Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür.

Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı).

Satım sözleşmesinden kaynaklanan satıcının sorumluluğu TTK'nın 23 ile TBK'nın 207 vd. maddelerinde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Davalı ister kendi imal etsin, isterse başka bir imalatçıdan satın alarak mal satmış olsun, sattığı maldaki ayıp ve kusurlardan dolayı sorumludur. Bir emtianın alıcısının satıcının yanı sıra imalatçıya başvurma hakkının bulunması, satıcıya başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. TBK'nın 219. maddesinde satıcının ayıptan sorumluluğu düzenlenmiştir.

Satım konusu emtianın imalattan kaynaklanan gizli ayıbının bulunduğu ve bu ayıpların ortaya çıkması ile süresi içerisinde mahkemeden delil tespiti istenmek suretiyle alıcının gizli ayıptan kaynaklanan muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği ve ayıbı süresinde satıcıya bildirdiği dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır.

Satım sözleşmesine ilişkin hükümler ile TBK'nın 112. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlunun, kendisine hiç bir kusurun yüklenmeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan kaynaklanan zararlarını karşılamakla yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

Alınan tespit raporları ve bu raporu doğrulayan mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu birlikte dikkate alındığında, ayıplı olarak satılan kompozit malzemesinin değeri ile gizli ayıplı olan malzemenin sökülmesi, yeni malzeme alınması ve yeniden takılması gereken iskele ve işçilik giderlerinden de ayıplı mal satan satıcı sorumludur. Mahkemece usulüne uygun şekilde bilirkişi incelemesi yapılmış ve tebliğ edilmiştir.

Raporun düzenlenmesi sırasında görevsizlik kararı verilmiş olması bilirkişi raporunu geçersiz kılmaz. Mahkemece 12.03.2021 tarihinde keşif yapmış, ardından 02.09.2021 tarihinde görevsizlik kararı vermiştir. Bilirkişi raporu ise 30.12.2021 tarihinde sunulmuştur.

Raporun tebliği HMK'nın 281. maddesine uygun olduğu gibi, HMK'nın 282. maddesine göre hâkiminin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirdiği ve varılan sonucun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır.

Satılan üründe ayıp bulunduğunun anlaşılması ve iki farklı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ayıplı emtia ile yeniden yapılacak uygulamanın değerinin belirtilmiş olması karşısında, raporun, denetime elverişli ve fenne uygun hazırlandığı anlaşılmaktadır. Raporda, ayıbın üretimden kaynaklandığı, montaj işçiliğinden kaynaklı bir ayıp bulunmadığı açık şekilde belirtilmiştir.

Alınan her iki raporda zarar konusunda aynı sonuca ulaşılması ve zararın kadri maruf olması nedeniyle, bilirkişi raporundan ayrılmayı gerektirir bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.İİK'nın 67/2 hükmü gereğince, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda borçlu, diğer tarafın talebi üzerine hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir.

Somut davada, davacının talebi ayıplı emtianın bedelinin yanı sora bu malzemenin uygulanması, sökümü ve yeni malzeme alınarak işçilik masrafı yapılarak montesine ilişkin olması nedeniyle tazminat hesabının yapılması gerektiği ve alacağın likit olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle mahkemece icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 2126,16 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,

4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1371, K. 2026/165, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1371
Karar No
2026/165
Tarih
4 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1372 K.2026/315
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1373 K.2026/171
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1377 K.2026/231
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1378 K.2026/360
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1380 K.2026/172
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1381 K.2026/359

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.