İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1422 K.2026/176

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş…

Esas2022/1422Karar2026/176Tarih5 Şubat 2026Okuma9 dk · 1.865 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Şubat 2026
Dosya no
2022/1422
Karar no
2026/176
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/05/2022
Numarası
2021/588 E. - 2022/326 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.865 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile dava dışı asıl borçlular ... Ltd. Şti. ve ... Tic.

Şti. arasında 24.10.2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, kapsamında borçlulara kedi kullandırıldığını, davalı ile de 24.10.2017 tarihli müteselsil kefalet sözleşmeleri akdedildiğini ve davalı yanca asıl borçluların kullandığı kredilerden kaynaklanan borçlara müteselsil kefil olunduğunu, borçluların Türk lirası cinsinden nakdi ve gayri nakdi olmak üzere krediler kullandığını, borçluların 150.000,00 TL nakti kredi kullandığını, 2 proje numaralı 5.160,00-TL bedelli çek karnesi ve 103 proje numaralı 7.650,00-TL bedelli çek karnesinden dolayı gayri nakdi risk oluştuğunu,

borçların tahsilat planına uygun bir şekilde vaktinde ödenmediğinden kredi hesabının kat edildiğini, Üsküdar 9. Noterliğinin 29.03.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı ile asıl borçlulara kat ihtarı gönderildiğini, davalı ve asıl borçlular tarafından nakdi borcun ödenmemesi ve gayrinakdi riskin depo edilmemesi üzerine borçlular hakkında toplam 76.406,11 TL'lik alacak nedeniyle İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasından ilamsız icra yoluyla takibe geçildiğini, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; asla kabul etmemekle beraber davacı tarafın iddia ettiği kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kaldı ki TBK’nın 583.maddesine göre kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu,

davalının müteselsilen sorumlu olmasını gerektiren hukuken mevcut ve yasal geçerlilik unsurlarını taşıyan bir kefalet sözleşmesinin taraflar arasında imzalanmadığını, ayrıca eş rızası bulunmadığını, davalının ticari ilişkiden kaynaklanan müteselsil kefaleti söz konusu olsaydı bile kefilin müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmesi halinde alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan kefili takip edebileceğini, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması,

açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması hallerinden birinin gerçekleşmesi gerektiğini, davalının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter ve belgeleri incelendiğinde davacıya herhangi bir borcu bulunmadığının ortaya çıkacağını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davanın icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. ve ... Tic.

Şti. arasında 24.10.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiği, davalının sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kefaletin geçerli olduğu, kredi hesabının Üsküdar 9. Noterliği'nin29.03.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile katedildiği, nakdi kredilerden kaynaklanan 11.054,35 TL, kredi kartlarından kaynaklanan 29.617,31 TL ve çek tazmin bedelinden kaynaklanan 34.510 TL olmak üzere toplam 40.671,66 TL nakdi borcun 2 gün içinde ödenmesinin ve 34.510,00 TL gayrinakdi borcun aynı sürede depo edilmesinin ihtar edildiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edilmeksizin iade edildiği,

tebligat iade edilmiş ise de, yasal adres değişikliğini bildirme yükümlülüğüne uygun hareket etmeyen davalının ihtar edilen hususlarda borç ve yükümlülük altına girmekten kurtarmayacağı, dava konusu alacağın dayanağı Genel Kredi Sözleşmesinin 23. maddesi ile Müteselsil Kefalet ve Hesap Rehni Sözleşmesinin 14. maddesinde taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda banka defter ve kayıtlarının HMK 193. maddesi gereği münhasır delil olacağının düzenlendiği anlaşılmış, mahkememizce konusunda uzman bankacı bilirkişi vasıtası ile davacı bankanın kesin delil niteliğindeki kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde,

davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle davalı kefilden 39.499,90 TL sı asıl alacak olmak üzere toplam 40.693,31 TL nakdi alacağının bulunduğu, gayrinakdi alacağının ise 34.510,00 TL olduğu tespit edilmiş olmakla, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptaline, takibin toplam 40.693,31 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, 34.510,00 TL gayrinakdi alacağın davalıdan tahsili ile davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyasında, davalının takibe itirazının iptaline, takibin 39.499,90 TL asıl alacak, 1.193,14 TL mahrum kalınan kar payı olmak üzere toplam 40.693,31 TL üzerinden devamına, 34.510,00 TL gayri nakdi alacağının depo edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkilinin müteselsilen sorumlu olmasını gerektiren hukuken mevcut ve yasal geçerlilik unsurlarını taşıyan bir kefalet sözleşmesinin taraflar arasında imzalanmadığını, ayrıca eş rızası bulunmadığını, kabul etmemekle beraber davalının ticari ilişkiden kaynaklanan müteselsil kefaleti söz konusu olsaydı bile kefilin müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmesi halinde alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan kefili takip edebileceğini,

ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması, açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması hallerinden birinin gerçekleşmesi gerektiğini, ancak dosyada mevcut olan 28.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda da davalı müvekkiline davacı banka tarafından yapılan ihtarnamenin tebliğ edilmediğinin tespit edildiğini, sadece işbu sebepten dolayı dahi müvekkiline usulüne uygun bir tebligat yapılmadan savunma hakkı ihlal edilerek takibe girildiğini, davalıya usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olmasının tek başına davanın reddini gerektirdiğini,

kabul etmemekle beraber davalının ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin karine olarak borçlu olduğuna hükmedilen ilk derece mahkemesi kararınında usulüne uygun tebligat yapılmayan müvekkilinin hukuka aykırı şekilde temerrüde düşürülerek faiz ödemekle yükümlü kılındığını, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde borçlu olduğuna hükmeden mahkeme kararında kararın esası ve diğer tüm faiz ve ferilerinin usulsüz olduğunu, hükmün müvekkili lehine yeniden yargılama yapılarak bozulması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borcunun davalı müteselsil kefilden tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan İstanbul 35.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları .....Ltd. Şti., ... ... Ltd.

Şti.ve davalı ... aleyhine 13.05.2019 tarihinde 39.576,21 TL asıl alacak, 2.619,90 TL %31,60 MKKP olmak üzere toplam 42.196,11 TL nakdi alacak ve 34.150,00 TL gayri nakdi alacak yönünden 14.05.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın gösterildiği, davalı tarafından 06.07.2020 tarihinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre davacı banka ile dava dışı asıl borçlular ... Şti. ve ...Tic. Şti.arasında imzalanan 24.10.2017 tarihli ve 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesine davalı ... tarafından 24.10.2017 tarihinde, 1.000.000 TL limitle müteselsil kefil olunduğu, bu kredi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı asıl borçlu ... ... Ltd.

Şti.'ne kurumsal finansman desteği kredisi kullandırıldığı, ticari kredi kartı ve çek karnesi verildiği, ticari kredi kartı borcunun ödenmemesi, gayri nakdi borcun depo edilmemesi, kredi geri ödemelerinin süresinde yapılmaması üzerine kat ihtarı ile kredinin kat edildiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edilemediği, ardından asıl borçlular ile müteselsil kefil aleyhine takip başlatıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Somut olayda davacı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine müteselsil kefil olan davalı ile asıl borçlular aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açmış olup dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı asıl borçlu arasındaki genel kredi sözleşmesine davalı ...'ın müteselsil kefil olduğu, davalı müteselsil kefilin 1.000.000 TL limitle müteselsil kefalet ve hesap rehini sözleşmesini imzaladığı, müteselsil kefil olduğu miktarın, müteselsil kefil ibaresinin ve kefalet tarihinin davalı müteselsil kefil ... tarafından el yazısı ile yazıldığı ve imzalandığı,

bu bilgilere göre TBK'nın 583/1 maddesine göre davalının müteselsil kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, davalının, müteselsil kefaletin tesis edildiği tarihte ticaret sicil kayıtlarına göre asıl borçlu .... Ltd. Şti. ve ... Şti.'nin aynı zamanda ortağı ve yetkilisi olduğu, bu sebeple TBK'nın 584/3 maddesi uyarınca eş rızasına da gerek bulunmadığı anlaşıldığından, kefaletin geçersiz olduğu yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

TBK'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacaklı banka tarafından borçlunun temerrüdü üzerine hesap kat edilerek ihtarname gönderilmiştir.

Alacağın muaccel hale gelmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliği zorunlu değildir. Borcun ödenmemesi üzerine bankaca keşide edilen kat ihtarının borçlu şirketlere ve davalı müteselsil kefile tebliğ edilmediği, tebligatın iade edildiği anlaşılmıştır.

Kat ihtarının davalı kefile takip öncesi tebliğ edilmemiş olması, sadece kefilin takip öncesi temerrüt faizinden ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olup olmadığı noktasında önem arz etmektedir. Takip öncesi kat ihtarının kefile tebliğ edilmemesi halinde, kefil bu kez kefalet limiti ve akdi faiz ile sorumlu olacak, kendi temerrüdüne kadar temerrüt faizinden sorumlu olmayacaktır.

Başka bir anlatımla, takip öncesi temerrüte düşürülmeyen kefil temerrüt faizinden sorumlu olmayacak ise de kefalet limiti içinde genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan akdi faiz ve faizin ferisinden sorumlu olacaktır.

Genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçlu şirketlerin kullandığı kredi ve kredi kartı taksitlerinin geri ödeme süresi içinde ödenmemesi üzerine davacı tarafından Üsküdar 9. Noterliğinin 29.03.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlular ve davalı müteselsil kefile gönderildiği, davalıya ve asıl borçlulara gönderilen tebligatın iade edildiği anlaşılmakta olup kat ihtarının davalıya tebliğ edilmemesi takibin ve davanın açılmasına engel değildir.

Bu durumda sadece davalı yönünden temerrütün takip tarihi itibariyle gerçekleşmiş kabul edilmesi gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, temerrütün takip tarihi ile gerçekleştiği belirtilerek bu tarihten itibaren temerrüt faizi hesaplanması yerinde olmuştur. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda akdi faiz ve temerrüt faiz oranları genel kredi sözleşmesine uygun olarak tespit edilmiş olduğundan faize yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, kamu düzeni ve davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.084,82 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 05.02.2026

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1422, K. 2026/176, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1422
Karar No
2026/176
Tarih
5 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1436 K.2026/177
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1436 K.2026/278
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1437 K.2026/181
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1439 K.2026/154
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1447 K.2026/284
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1451 K.2026/261

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.