İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1571 K.2026/352

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş…

Esas2022/1571Karar2026/352Tarih26 Şubat 2026Okuma15 dk · 3.088 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Şubat 2026
Dosya no
2022/1571
Karar no
2026/352
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/01/2022
Numarası
2020/423 Esas - 2022/4 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.088 kelime·15 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu .... Ltd. Şti ile müvekkili banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini, davalı borçlular ..., ... ve ...'nın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, müvekkili banka tarafından kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine, Üsküdar 6. Noterliği'nin 26.02.2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnameleri ile kredinin kat edildiğini, akabinde borçlu aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçluların yetkiye, borca ve faize haksız olarak itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili savunmasında özetle; müvekkillerin davacıya belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve davacı bankanın muaccel olmayan kredi borçları sebebiyle icra takibi başlattığını talep edilen temerrüt faiz oranının fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinden ...'nın Genel Kredi Sözleşmesini kefil olarak imzalamış olmalarına rağmen şirketin Kredi Kartı Sözleşmesinde kefil olarak imzalarının bulunmadığını ve müvekkillerin kefiI olarak imzalamadığı sözleşmelerden doğan borçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, müvekkili ...'nın,

Şirket Kredi Kartı Sözleşmesini kefil olarak imzalamış olsa bile, bu kefaletin adi kefalet olduğunu ve alacağın öncelikle asıl borçludan tahsil edilmesi gerektiğini, davacının delil listesinde sözleşmelerden bahsettiğini ancak kendilerine tebliğ edilen herhangi bir sözleşme olmadığını, müvekkili ...'nın 25.11.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine kefil olarak imzasının bulunduğunu, bu sözleşmeden 4 yıl sonra 27.07.2016 tarihinde taraflar arasında yeni bir Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşmede müvekkili ...'nın kefil olarak imzasının bulunmadığını,

sonraki sözleşmeye istinaden müvekkili şirketin kullanımına sunulan kredilerin, bu sözleşmeye kefil olarak imza atmayan kişilerden tahsilinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı ile davalı arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı kredi lehtarı .......Ltd.

Şti.' ye kullandırılan krediden kaynaklı borçların ödenmemesi nedeni ile hesabın kat edildiği ve diğer davalıların kefil olarak yer aldığı, takip tarihi itibariyle davacı bankanın toplam 113.552,27 TL Asıl Alacak tutarı bulunmakla birlikte, bu tutarın 83.525,14 TL'lık kısmı Ticari Kredilerden, 21.486,82 TL'lık kısmı Ticari Kredili Mevduat Hesabından ve 8.540,31 TL'lık kısmı ise ...

Kredi Kartı Asıl Alacak tutarlarından oluştuğu, Ticari Kredilerden kaynaklanan 83.525,14 TL Asıl Alacak tutarına, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 2.8.1 maddesi uyarınca, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek, yıllık % 41.25 oranı üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceği, Ticari Kredili Mevduat Hesabından kaynaklanan 21.466.82 TL'lık ve ... Kredi Kartından kaynaklanan 8.540,31 TL'lık asıl alacak tutarlarına ise TC.

Merkez Bankası'nın 2018-51 sayılı duyurusu uyarınca yıllık % 33,00 faiz oranı üzerinden gecikme/temerrüt faizi talep edilebileceği, ... ... Kredi Kartı ile ilgili olarak ise Üsküdar 6.Noterliği' nin 26.02.2019 tarih ve ... yevmiye no su ile sadece davalı asıl borçlu şirkete kat ihtarında bulunulduğu, bu durumda, ... .../...

Kredi Kartı Sözleşmesinde kefalet imzaları bulunmayan ve ayrıca kat ihtar tarihi itibariyle mevcut borcun sadece asıl kredi lehtarı davalı şirketten talep edildiği dikkate alınarak, ... Kredi Kartından kaynaklanan borçtan davalı kefillerin sorumlu tutulamayacakları,davalı kefil ...'nın ... ... Sözleşmesinde kefalet imzasının bulunmaması, ayrıca ... ... Kredi Kartından kaynaklı borçlar için keşide edilen kat ihtarnamesinde muhatap olarak yer almaması nedeniyle, ...

Kredi Kartından kaynaklı borçtan ve ayrıca kefalet imzasının bulunmadığı 27.07.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağı, adı geçen kefilin, ... no.lu Ticari Krediler ile ... no.lu Ticari Kredili Mevduat Hesabından kaynaklanan borçlardan sorumlu tutulabileceği dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın 89.550,94 TL'lık alacak tutarı bulunduğunu ve davalı ...'nın kefalet limiti içinde kalan işbu tutarın adı geçenden talep edilebileceği, ... bakımından takip tarihi itibariyle hesaplanan ve davalıların kefalet limiti içinde kalan 117.280,42 TL borçtan,

adı geçen kefillerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabileceği, ...'' nın 49.872,62 TL asıl alacak, 5.803,24 TL işlemiş faiz, 290,16 TL BSMV ve 909,57 TL masraf olmak üzere toplam 56.875,59 TL talep edilebileceği, g.nakit alacak olarak bildirilen 2 adet çek yaprağı sorumluluk bedelinden ise genel kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunmadığından, yalnızca davalı kredi lehtarı şirketin sorumlu olacağı kanaat getirilmiş ve bu yönde hüküm kurulmuştur.

Taraflar arasındaki ilişkinin Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olması ve davalı taraflarca borcun miktarının bilinebilecek durumda olması dikkate alınarak alacak likit kabul edilmiş ve buna göre de, kabul edilen nakit alacak miktarı üzerinden taktiren % 20 oranında hesaplanan inkar tazminatının da davalılardan (sorumlulukları oranında) alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki: nakdi alacak yönünden.

113.552,27 TL asıl alacak, 17.139,39 TL işlemiş faiz, 825,60 TL BSMV, 23,94 TL KKDF, 909,57 TL masraf olmak üzere toplam 132.450,77 TL'ye davalı itirazlarının (davalı ... ve davalı ... için 105.011,96 TL asıl alacak, 10.817,99 TL işlemiş faiz, 540,90 TL BSMV, 909,57 TL masraf olmak üzere 117.280,42 TL ile sınırlı olmak üzere ve davalı ... için 76.626,16 TL asıl alacak, 11.443,05 TL işlemiş faiz, 572,15 TL BSMV, 909,57 TL masraf olmak üzere toplam 89.550,94 TL ile sınırlı olmak üzere) iptaline, takibin nakdi asıl alacağı oluşturan alacak kalemleri olan 83.525,14 TL asıl alacak için yıllık %41,25 oranında,

21.486,82 TL asıl alacak için ve 8.540,31 TL asıl alacak için yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanması suretiyle devamına, gayrinakit alacak yönünden; nakde dönüşmemiş iki adet çek yaprağı sorumluluk bedeli olan 4.060,00 TL'nin davalı .... Ltd. Şti.

Tarafından faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, kabul edilen nakdi alacaklar toplamı üzerinden taktiren %20 oranında hesaplanan 26.490,15 TL (davalı ... ve davalı ... için 23.456,08 TL ve davalı ... için 17.910,18 TL ile sorumlu ve sınırlı olmak üzere) icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının olduğunu, kat ihtarı gerçekleştirildiğini ve ödeme olmaması nedeniyle takip başlatıldığını, itirazın iptali davasında kısmen kabul kararı verildiğini, takip tarihi itibariyle müvekkilinin talep edilen miktar kadar alacağının olduğunu, gayri nakdi riskler yönünden kefillerin sorumlu tutulmadığını, genel kredi sözleşmesinin 3.5.2.12 maddesinde kefillerle ilgili düzenleme olduğunu, kefillerin gayri nakdi kredilerden de sorumlu tutulması gerektiğini,

davalı kefillerin ... .../... sözleşmelerinde kart borcundan sorumlu olmadığı yönünde karar verilmiş ise de genel kredi sözleşmesinin 3.5.6.maddesinde; banka tarafından müşteriye açılan kredilerden kredinin açılma şekli ve nevine göre sözleşmede yer alan tüm hususlardan da kefillerin bankaya karşı sorumlu ve yükümlü olduklarının ifade edildiğini bu nedenle kefillerin hem gayrinakdi krediden hem de ... karttan kaynaklı kredi borçlarından sorumlu olduklarını, davalı kefillerin takip tarihi itibariyle temerrüte düştüklerinin kabulünün mümkün olmadığını,

ihtarnamenin tebliğe gönderildiğini ancak adreste bulunamamaları nedeniyle tebliğ edilemediğini, İİK 68/5.maddesinde yer alan düzenleme kapsamında ihtarnamenin kefillerin adresine ulaştığı tarih olan 28.02.2019 tarih esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi gerektiğini, kefiller yönünden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Taraflar arasında, davalı şirket ile davacı bankanın İstaç Şubesi arasında gerçekleştirilen genel kredi sözleşmesinin varlığı, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesinin müştereken ve müteselsilen kefilleri olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.

Uyuşmazlık, davacı banka alacağının takip talebindeki miktar kadar olup olmadığı, davalı kefillerin gayri nakdi krediden ve ... kartla ilgili borçtan sorumlu olup olmayacağı, davalı kefillere yapılan tebligatın bila dönmüş olması durumunda takip tarihi itibariyle temerrütün başlatılmış olmasının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Dosya kapsamından, davacı bankanın ...

Şubesi ile davalı şirket arasında 25.11.2014 ve 27.07.2018 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, 25.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin 1.000,00 TL tutarında olduğu, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldıkları, 27.07.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5.000,00 TL tutarında olduğu, davalı gerçek kişilerin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldıkları, sözleşmenin 3.5.maddesinde; kredinin kefalet karşılığı kullandırılması ve kefillerinin sorumluluğunun düzenlendiği, 3.5.1.maddede;

sözleşmenin sonunda imzası bulunan kefillerin müteselsil kefil sıfatı ile kefalet vermeyi kabul ettikleri, kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduklarına yer verildiği, 3.5.2.1.maddede. TBK 582.maddesi gereği müteselsil kefaletin sözleşme sebebi ile doğmuş borçları kapsadığı gibi ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağına yer verildiği, 5.3.2.5.maddede.

TBK'nın 598.maddesi gereği kefaletlerin süresiz olarak verildiği, 3.5.2.6.maddede; banka tarafından müşteriye açılan kredilerden dolayı kredinin açılma şekli ve nevine göre sözleşmede yer alan tüm hususlardan da kefillerin bankaya karşı sorumlu ve yükümlü olduklarının ifade edildiği, davacı banka tarafından davalılara Üsküdar 6. Noterliğinde düzenlenen 26.02.2019 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiği, kat ihtarnamesinde, muhataplardan şirket ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığı,

davalı gerçek kişilerin müştereken ve müteselsil borçlu oldukları, kredilerden doğan 83.525,14 TL ana para, 3.145,12 TL faiz, 56,18 TL komisyon ve 100,50 BSMV olmak üzere toplam 86.826,94 TL'nin 24 saat içerisinde işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi, kredili mevduat hesabından doğan toplam 23.298,34 TL'nin faizi ile birlikte 24 saat içinde ödenmesi, 3167sayılı Kanunun 10.maddesi ve Bankacılık Kanunu gereğince şirket elinde bulunan her bir çek yaprağı açısından bütün çek karnelerinin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 4.060,00 TL'nin 24 saat içerisinde hesapta depo edilmesi hususlarına yer verildiği,

banka tarafından 26.02.2019 tarihinde Üsküdar 6. Noterliğinde düzenlenen kat ihtarnamesi ile davalı şirkete kredi kartı sözleşmesi gereğince kredi kartı verildiği, sözü edilen kredi kartına ait 9.737,11 TL'lik borcun 22.12.2018 son ödeme tarihinde ödenmediği belirtilerek 24 saat içerisinde ferileri ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, kat ihtarı tarihinden sonra ödemenin gerçekleşmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılar hakkında İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında 24.05.2019 tarihinde 113.552,27 TL asıl alacak, 17.276,46 TL faiz, 909,57 TL masraf, 23,94 TL KKDF ve 688,53 TL BSMV olmak üzere toplam 132.450,77 TL nakdi alacağın tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa %41,75 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV ve masrafları ile birlikte müştereken ve müteselsilen ödenmesinin talep edildiği ayrıca takip tarihi itibariyle şirket elinde bulunan beher çek yaprağı açısından oluşan banka alacağı göz önünde bulundurularak toplam 4.060,00 TL'nin faiz getirmeyen hesapta depo edilmesinin talep edildiği,

... için alacak tutarının ayrı bir paragraf altında toplam 96.798,69 TL nakdi alacağın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, davalıların icra takibine, icra dairesinin yetkisine, borç ve ferilerine itiraz ettikleri, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.

Tarafların delillerini ibraz etmeleri ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.

14.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu alacak tutarının, davacı ...Bankası A.Ş. ile davalı asıl borçlu ....Ltd.Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeterine istinaden, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan Ticari Kredili Mevduat Hesabı, Taksitli Ticari Krediler, İskonto Kredileri ve ... ...

Kredi Kartı nakit borçlarından ve iade edilmemiş 2 adet çek yaprağının banka sorumluluk tutarından kaynaklandığı, davacı bankanın takip talebinde, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26.maddesi uyarınca, temerrüt faiz oranı T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen Ticari Kredili Mevduat Hesabı ve ...

Kredi Kartından kaynaklanan asıl alacak tutarları ile Ticari Kredilerin asıl alacak tutarları birleştirilerek tek kalemde ve takip tarihinden itibaren %41.25 temerrüt faiz oranı talep edildiği, Ticari Kredili Mevduat Hesabı ve ...

Kredi Kartı Asıl alacak tutarlarına, TCMB'nin 2018-51 sayılı duyurusu uyarınca %33,00 faiz oranı üzerinden, ticari kredilere ise taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek, % 41,25 faiz oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplandığı, yapılan hesaplamalar sonucunda, davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten takip tarihi itibariyle, toplam 132.482,14 TL nakit ve iade edilmemiş olan 2 adet çek yaprağı nedeniyle 4.060,00 TL gayrinakit alacak tutarının bulunduğu, takip talebinde ise 132.450,77 TL talep edildiği,

bu durumda taleple bağlı kalınmasının yerinde olacağı, taraflar arasında imzalanan 25.11.2014 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı ve 27.07.2018 tarihli 5.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmelerinde; davalı kefilerden ...'nın 5.000.000,00 TL tutarında, ...'nın 2 adette toplam 6.000.000,00 TL tutarında ve ...'nın 25.11.2014 tarihli sözleşmede 1.009,000,00 TL'lık geçerli kefaletleri bulunduğu; davacı ile davalı asıl borçlu arasında tarihsiz olarak ayrıca düzenlenen ... .../(...

Kart Sözleşmesinde ise davalı kefillerin imzalarının bulunmadığı, davacı bankaca Ticari Krediler, Ticari Kredili Mevduat Hesabı ve Çek Karnesi için Üsküdar 6. Noterliği'nin 26.02.2019 tarih ve ... yevmiye no.su ile davalı asıl borçlu ve davalı kefillere kat ihtarında bulunulduğu, ... ... Kredi Kartı ile ilgili olarak ise Üsküdar 6. Noterliği'nin 26.02.2019 tarih ve ... yevmiye no.su ile sadece davalı asıl borçlu şirkete kat ihtarında bulunulduğu, bu durumda, ... ... Kart/...

Kredi Kartı sözleşmesinde kefalet imzaları bulunmayan ve ayrıca kat ihtar tarihi itibariyle mevcut borcun sadece asıl borçludan talep edildiği dikkate alınarak, ...

Kredi Kartından kaynaklanan borçtan davalı kefillerin sorumlu tutulamayacakları kanaatine ulaşıldığı, kat ihtarnamesinin tebliğ edilememesi nedeniyle takiple temerrüde düşen davalı kefiller ... ve ... bakımından takip tarihi itibariyle hesaplanan ve davalıların kefalet limiti içinde kalan 117.280,42 TL borçtan, adı geçen kefillerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabileceği, diğer davalı kefil ...'nın ... ... Sözleşmesinde kefalet imzasının bulunmaması, ayrıca ... ...

Kredi Kartından kaynaklı borçlar için keşide edilen kat ihtarnamesinde muhatap olarak yer almaması nedeniyle, ...

Kredi Kartından kaynaklı borçtan ve ayrıca kefalet imzasının bulunmadığı 27.07.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağı kanaatine ulaşıldığı, bu durumda adı geçen kefilin, ... no.lu Ticari Krediler ile ... no.lu Ticari Kredili Mevduat Hesabından kaynaklanan borçlardan sorumlu tutulabileceği dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın 89.550,94 TL'lık alacak tutarı bulunduğu ve davalı ...'nın kefalet limiti içinde kalan işbu tutarın adı geçenden talep edilebileceği, Yargıtay emsal kararlarına göre, kefillerin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için,

sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunması gerektiği, fakat davaya konu kredi sözleşmeleri incelendiğinde, kefillerin, gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu olduğuna ilişkin bir hükme rastlanmadığı, bu nedenle, davalı kefillerin iade edilmemiş 2 adet çek yaprak banka sorumluluk tutarından kaynaklı 4.060,00 TL'lık talebinden sorumlu tutulamayacakları, takip tarihi itibariyle davacı bankanın toplam 113.552,27 TL asıl alacak tutarı bulunmakla birlikte, bu tutarın 83.525,14 TL'lık kısmının ticari kredilerden, 21.486,82 TL'lık kısmının ticari kredili mevduat hesabından ve 8.540,31 TL'lık kısmının ise ...

Kredi Kartı asıl alacak tutarlarından oluştuğundan, ticari kredilerden kaynaklanan 83.525,14 TL asıl alacak tutarına, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 2.8.1. maddesi uyarınca, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek, yıllık % 41,25 oranı üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceği Ticari Kredili Mevduat Hesabından kaynaklanan 21.486,82 TL'lık ve ... Kredi Kartından kaynaklanan 8.540,31 TL'lık asıl alacak tutarlarına ise T.C.

Merkez Bankası'nın 2018-51 sayılı duyurusu uyarınca yıllık %33,00 faiz oranı üzerinden gecikme/temerrüt faizi talep edilebileceği belirtilmiştir.

Davalılar vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; raporda ... ... Sözleşmesinde kefillerin imzaların bulunmadığı ve sadece asıl borçlu şirketin imzasının bulunduğu, asıl borçlunun sorumlu olacağı, kefillerin sorumlu olmayacağı, ayrıca iki adet çek yaprak bedeli ile ilgili olarak kefillerin sorumlu olmayacağının tespit edildiği, müvekkillerinden ... 'nın kefil olarak imzasının bulunmadığı, 25.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredilerden sorumlu tutulduğunu bu hatanın düzeltilmesi gerektiğini, ticari kredili mevduat hesabının hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında açıldığı saptanmadan tüm müvekkilleri sorumluymuş gibi yapılan hesabın hatalı olduğunu belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.

04.11.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; kök rapordaki belirtilen görüşlerini muhafaza ettiklerini, ancak davalı kefil ...'ya ilişkin görüşün aksine, davalı kefilin sadece kefalet tarihinden sonra kullandırılan ... no.lu Ticari Kredili Mevduat Hesabı ile ...no.lu ticari kredilerden sorumlu tutulabileceği görüşünün mahkeme tarafından benimsenmesi halinde ise; bu durumda, davalı kefil ...'dan 49.872,62 TL asıl alacak, 5.803,24 TL işlemiş faiz, 290,16 TL BSMV ve 909,57 TL masraf olmak üzere, toplam 56.875,59 TL talep edilebilir alacak tutarının bulunduğu belirtilmiştir.

Davacı vekili kök rapordaki itirazlarını tekrar ederek ,aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirtip yeni bir bilirkişiye dosyanın gönderilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporları neticesinde yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.

Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 583/1. maddesine göre, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla yazması geçerlilik şartıdır.

Somut olayda, davalı şirket ile davacı banka şubesi arasında akdedilen ... ... Sözleşmesinde davalı kefillerin imzaları bulunmamaktadır. Ayrıca banka tarafından yukarıda yer verildiği üzere kredi kartından kaynaklanan alacak tutarı sadece davalı asıl borçluya keşide edilmiştir. Bu nedenlerle davacı bankanın kredi kartından dolayı davalı kefillerin sorumlu olacağına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve sözleşme hükümleri doğrultusunda düzenlenmiş olan bilirkişi raporuna göre verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Genel kredi sözleşmesindeki düzenlemeler kapsamında faiz ve temerrüt faizi hesaplanmıştır. Yapılan hesaplama taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile uyumludur. Diğer taraftan, davalılardan kefillere takip tarihinden önce usulüne uygun şekilde tebliğ edilen kat ihtarnamesi mevcut olmadığından, kefilin takipten önce temerrüte düşürülmediği anlaşılmaktadır.

TTK'nın 7/1 maddesinde, iki veya fazla kişinin içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olacakları, ancak kefil ve kefillere taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizinin yürütülemeyeceği belirtilmiştir.

TTK'nın 7.maddesinin 2. fıkrasında, yukarıda belirtildiği üzere, ticari borçlara kefalet halinde hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde 1. fıkra hükmünün geçerli olacağı, 1. fıkrada ise, kefil ve kefillere taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği, ihbar edilmeden temerrüt faizinin yürütülemeyeceği düzenlenmiştir. Yasanın emredici düzenlemesine göre mahkemenin davalı kefillerin temerrüte düşürülmediği gerekçesiyle kabulü kararında isabetsizlik görülmemiştir. Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/3501 Esas, 2019/3769 Karar sayılı ilamında da aynı hususa yer verilmiştir. Bu yöne ilişkin istinaf başvurusununda reddi gerekmiştir.

Kefil, kefalet limitiyle sınırlı olmak üzere kendi temerrüdünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak kefalet sözleşmesinde, kefilin aynı zamanda gayri nakdî alacaklardan da sorumlu olacağına dair bir kayıt bulunmaması hâlinde, kefil, gayri nakdî kredilerin deposundan sorumlu değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/689 Esas, 2018/1624 Karar ve 06.11.2018 tarihli emsal ilamında da belirtildiği üzere, gayri nakdî alacaktan dolayı sözleşmede açıkça depo bedelinden kefilin sorumluluğunun düzenlenmesi gerekmektedir. Eldeki davada genel kredi sözleşmesinde, kefillerin gayri nakdî kredilerin deposundan sorumlu olduğuna ilişkin açık ve net bir hükme rastlanmamıştır.

Bu şekilde bir hüküm bulunmaması hâlinde ise kefil gayrî nakdi alacağın deposundan sorumlu olmayacağından, mahkemece bu konuda verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1571, K. 2026/352, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1571
Karar No
2026/352
Tarih
26 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1571 K.2026/172
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1572 K.2026/258
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1572 K.2026/169
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1573 K.2026/171
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1574 K.2026/354
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1574 K.2026/170

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.