İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/309 K.2025/688

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2022/309Karar2025/688Tarih24 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.901 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Nisan 2025
Dosya no
2022/309
Karar no
2025/688
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/11/2021
Numarası
2020/739 Esas - 2021/842 Karar
Davanın konusu
Alacak (Ticari satımdan kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.901 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacıya gönderilen 16.02.2017 tarihli yazıda, banyo ürün gruplarında ... markalarının pazardaki payını arttırmak ve perakende satışlarını desteklemek amacıyla kota primi uygulamasına geçildiğini, 01.01.2018 - 31.12.2018 tarihleri arasında kota prim uygulamasının geçerli olduğunun ve prim verilecek faturaların ...

Sistemleri baz alınarak hesaplanacağının bildirildiğini, müvekkilinin bu yazıya istinaden davalının ürünlerini sattığını, oluşan 186.592,22 TL alacak için 13.09.2018 tarihli 28.495,82 TL, 03.12.2018 tarihli 11.624,18 TL bedelli ve 03.12.2018 tarihli 146.472,22 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, faturaların düzenlenmesinden önce taraflar arasında miktar konusunda mutabakat sağlandığını, Kartal ...Noterliğinin 10.04.2020 tarihli ihtarıyla ödeme yapılmasının istendiğini ileri sürerek, 186.592,22TL prim alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce tarafların yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının davalı tarafça gönderildiği iddia olunan 16/02/2017 tarihli yazı gereğince prim alacağına neden olan ürünlerden satıp satmadığı, satmış ise ne kadarlık sattığı ve bu yazıya göre davacının davalıdan ne kadar prim alacağı olduğu hususlarında mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına ve 2017 yıllarından önceki yıllarda benzer şekilde prim ödemesi yapılıp yapılmadığı hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını HMK 222.maddesi uyarınca usulüne uygun tutulduğu, davacının defterlerine göre dava tarihi itibariyle davalıdan 186.592,22TL alacaklı olduğu,

davacının 2018 yılında 6.881.271,35TL emtia yapı malzemesi 58.019,85TL hazır dolap satışı, 606.527,90TL imalattan satışlar, 56.515,92TL hazır dolap satışı KDV'si, 105.212,65TL emtia yapı malzemesi satışı yaptığı, davacı tarafından gönderilen yazıda prim verilecek ürünlerin ... ve tamamlayıcı ürünler, ... ve aksesuarlara, ... gömme rezervuarları, ... ve ... küvet duş tekneleri, ... banyo mobilyaları olduğu,

prim hesaplamalarında ... ve ... markalı ürünler hariç toplam banyo cirosu üzerinden bakılacağı, kotanın gerçekleşmesi halinde ilgili baremde hak edilen prim oranı ile prime dahil ciro üzerinden hesaplama yapılacağı, davacının ticari defter kayıtlarına göre 2017 yılına ait prim alacağının olmadığı, davacının hasılat hesaplarının ürün bazında kayıt altına almadığı, fatura bazında muhasebeleştirdiği, fatura içeriklerinin belirli olmadığı ve bu nedenle prime esas satış kalemlerinin tespit edilemediği ifade edilmiştir.

Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda özetle; davalının 2017 ve 2018 yıllarına göre ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalının defterlerine göre davacıya herhangi bir borcunun olmadığı, davacının davalıya gönderdiği faturalara ilişkin olarak davalı tarafından iade faturaları düzenlendiği, davalının otomasyon sistemleri üzerinde davalı tarafından davacı ile olan ticari ilişkisinin son bulması nedeniyle verilerin silindiği beyan edildiğinden inceleme yapılmadığı, davalının defterlerine göre de prim hesabı yapılamayacağı ifade edilmiştir.

Mahkememizce davalı tarafından davacıya gönderilen 16/02/2017 tarihli ... sayılı yazının incelenmesi sonucunda prim verilecek ürünlerin ... ve tamamlayıcı ürünler, ... ve aksesuarlara, ... gömme rezervuarları, ... ve ... duş tekneleri, ... banyo mobilyaları olduğu, prim hesaplamalarında ... ve ... markalı ürünler hariç toplam banyo cirosu üzerinden bakılacağı, kotanın gerçekleşmesi halinde ilgili baremde hak edilen prim oranı ile prime dahil ciro üzerinden hesaplama yapılacağı ifadelerine yer verildiği görülmüştür.

TMK.6.maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 190.maddesinde de; benzer bir düzenlemeye yer verilerek, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçta kendi lehine hak çıkaran tarafa aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece ispat yükü yüklenmiştir.

Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; davalı tarafından 16/02/2017 tarihli yazının davalı tarafından davacıya gönderildiği kabul edilmiş ise de, alınan bilirkişi raporlarında da ifade edildiği üzere davacı tarafından davalıdan aldığı ürünlerin ve almış olduğu ürünlerin satışına ilişkin defterlerinde yer vermiş olduğu faturaların içeriklerinin tespit edilememiş olması ve davalı tarafından belirli ürünlerin satışından kaynaklı olarak prim verileceği davacı tarafa bildirildiği göz önünde bulundurularak,

davacının davalının göndermiş olduğu 17/02/2017 tarihli yazıdaki ürünlere ilişkin satış yaptığını TMK 6 ve HMK 190.maddesi kapsamında ispat edemediği..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere bir vakıadan kendisi lehine haklar çıkaran tarafın bu vakıaları ispatlaması gerektiğini, ancak yapılacak anlaşma ile ispat yükünün diğer tarafa yüklenebileceğini, gerekçeli kararda da davalı tarafından 16.02.2017 tarihli yazının davacıya gönderildiğin kabul edildiğini, bu yazının ispat için delil niteliğinde olduğunu, anılan yazıda "Prime esas alınacak faturalar, ... Sistemi verileri baz alınarak hesaplanacaktır.

Bu kapsamdaki alımlarınız prim dönemini takip eden ayın 10'una kadar ... Sistemi'ne yansıtılmış faturalarınızdır" şeklinde beyan bulunduğunu ve bu özel bir düzenleme ile ispat külfetinin davalıya yüklendiğinin mahkemece dikkate alınmadığını, buna bağlı olarak davacı tarafından düzenlenen faturalarında prim hesaplamasındaki kota hedefleri ve prime esas alınacak faturaların, ...

Sistemi verileri baz alınarak yapılan hesaplamalara göre düzenlendiğini, davalının sisteminde kayıtlı olan ve 2018 yılı sonu itibarıyla toplam 186.592,22 TL olan prim alacağını ödemediğini, ihtilaf üzerine davalı şirketçe prim alacağının hesaplanmasını sağlayacak olan ... otomasyon sistemi verilerini kötüniyetle silindiğini, otomasyon sistem verilerini silmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve prim alacağını ödeme yükümlülüğünden sıyrılmak amacıyla yapıldığını, Ek raporda, davacının 2017-2018 yıllarına ilişkin ...

Otomasyon Sisteminden prim hesap dökümlerinin ticari ilişkinin sona ermesi ve ... tarafından yapılan temlik bildiriminden sonra otomasyondan silindiğinin belirlendiğini, bu nedenle önceki yıllarda prim ödemesi yapılıp yapılmadığının da incelenemediğinin tespit edildiğini, dürüstlük kuralana aykırı şekilde verileri ortadan kaldıran tarafın bunun sonucuna katlanması gerektiğini, 04.09.2021 tarihli ek raporda, yapılan tespitlere davalının itiraz etmediğini, aynı raporda prim verme yetkisinin münhasıran davalıya tanınmasının sözleşmedeki edim dengesine aykırı olduğu,

dalının bu durumda hakim yetkisini kötüye kullanabileceğinin belirlendiğini, davalının ancak "haklı sebeplere dayalı" olarak prim verilip verilmemesi ve verilecek prim oranlarında takdir yetkisinini kullanabileceği belirlendiğini, müvekkilinin verilecek primi dikkate alarak satış fiyatını belirlediğini, buna göre davalının ürünlerini sattığını, prim ödeme döneminde ise davalının takdir yetkisi olduğunu belirterek primi ödemeden kaçınmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Ek raporda müvekkilinin düzenlediği,

13.09.2018 tarih ve ... sıra nolu 28.495,82 TL bedelli, 03.12.2018 tarihli 11.624,18 TL bedelli ve 03.12.2018 tarihli 146.472,22 TL bedelli faturalara istinaden 03.12.2018 tarihli 146.472,22 TL bedelli, 03.12.2018 tarihli 28.495,82 TL bedelli ve 03.12.2018 tarihli 11.624,18 TL tutarlı iade faturalarını düzenlediğinin belirlendiğini, alınan faturalara 8 günlük süre içinde itiraz edilmediğinin belirlendiğini, iade faturaların e fatura şeklinde düzenlendiği ve davacıya tebliğ edilmediği,

davacının defterlerinde kayıtlı olmadığının belirlendiğini, süresinde itiraz edilmeyerek fatura içeriklerinin kabul edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, sözleşme kapsamında davacının, davalıdan temin ettiği emtiayı dava dışı üçüncü kişilere satarak ticari faaliyetini sürdürdüğü sabittir. Taraflar arasındaki bu satım sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı bir fatura vaya açık hesap alacağı dava konusu edilmemiştir. Davada, davalı tarafından gönderilen 16.02.2017 tarihli yazı kapsamında davacının prim alacağı bulunup bulunmadığı varsa miktarı uyuşmazlık konusudur.

Davalı tarafından gönderilen 16.02.2017 tarihli yazı, ... satış noktası olarak nitelendirilen davacıya gönderilmiştir. Yazıda genel olarak ... -... markalarının pazardaki tanınmışlığının artırmak ve perakende satışlarını desteklemek amacıyla yürütülen kota primi uygulamasının 01.01.2018 ile 31.12.2018 tarihleri arasında geçerli olacağı belirtilmiştir. Ardından prim verilecek ürün grupları ve markalar sıralanmıştır.

Daha sonra ise prim verilmeyecek ürün grupları ile siparişler bildirilmiştir. Yazıdaki tabloda, kota tutarı ile prim oranı belirlenmiştir. Primlendirilmiş satışlardaki iadelerde, primin sonraki dönemde mahsup edileceği belirtilmiştir.

Yazıda ayrıca, belirlenen primlerin ... satış noktasına verilmesinin davalının takdirinde olduğu, primin hak edilmesi halinde dahi davalının onay vermediği primlerin iptal edilebileceği, yazıda belirlenen kriterlere göre prim verilip verilmemesi ile verilecek primin miktar ve oranının da davalının takdirine bağlı olduğu bildirilmiştir. Yazıda ayrıca "Prime esas alınacak faturalar, ... Otomasyon Sistemi verileri baz alınarak hesaplanacaktır.

Bu kapsamdaki alımlarınız prim dönemini takip eden ayın 10'una kadar ... Otomasyon Sistemi'ne yansıtılmış faturalarınızdır" şeklinde beyan bulunmaktadır. Davacı tarafından keşide edilen Kartal ...

Noterliğinin 10.04.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile üç adet faturadan kaynaklanan borcun ödenmediği, faturaların düzenlenmesinden önce davalı ile prim miktarı konusunda uzlaşma sağlandığı, faturaların davalı tarafından kabul edilmesi ile prim alacağının kesinleştiği, primden kaynaklanan 186.592,22 TL prim alacağının kayıtsız şartsız olarak TBK'nın 183. maddesine göre ...

Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne devir edildiği ve alacağın temlik alana ödenmediği belirtilerek, ihtarın tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava konusu 186.592,22 TL prim alacağının temlik alanın bildirilen banka hesabına ödenmesi istenmiştir. Davalının gönderdiği Beyoğlu ... Noterliğinin 19.04.2019 tarihli cevabi ihtarında, prim verilip verilmeyeceğine ilişkin takdirin davalıda olduğu, onay verilmeyen prim alacağının oluşmayacağı bildirilmiştir.

Davacının alacağını noterden düzenlenen alacağın devri sözleşmesi ile devrettiği sabittir. Davacı, devir olgusunu davalıya bildirmiş ve ödemenin devir alana yapılmasını istemiştir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 12.04.2017 tarih ve 2017/44-4290 E.K. sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; temlik edenin, temlik anında sahip olduğu bir hakkını devrettiği durumlarda, yapılan bu tasarruf işlemi ile alacaklı, mal varlığının aktifindeki mevcut haklarda, başkası lehine bir azalmayı kabul etmektedir. Böylece, temlik akdi yapılır yapılmaz alacak, alacağa bağlı olan bütün imtiyazlar ve fer’i haklarla beraber devralana geçmektedir.

Bu nedenle gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar yeni alacaklıya ait olmaktadır. Nitekim, temlik eden kişinin, temlikle birlikte borçlu ile hukuki ilişkisi kesildiğinden, alacağın tahsilinin dava ve talep hakkının da onun maliki durumuna geçmiş olan, temellük edene geçmesi, alacağın temlikinin doğal bir sonucudur.

Kural olarak alacağın temlikinde borçlunun hukuki durumunda herhangi bir değişiklik olmamakta, sadece muhatap olacağı kişi değişmektedir. Dava tarihinden önce davacı ile dava dışı devralan kişi arasında düzenlenen alacağın devri sözleşmesi göz önüne alındığında davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda, davacının istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesi hükmünün Dairemizce re'sen düzeltilmesi gerektiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca hükmün re'sen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca hükmün resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda.

1-Davanın, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcının, peşin alınan 3.186,53 TL harçtan mahsubu ile artan 2.571,13 TL harcın, talep hâlinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 400,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları hâlde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına.7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;

davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair. HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

24.04.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/309, K. 2025/688, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/309
Karar No
2025/688
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/310 K.2025/694
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/311 K.2025/288
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/311 K.2025/310
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/313 K.2025/597
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/313 K.2025/311
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/317 K.2025/293

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.