KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Dosya no
- 2023/2467
- Karar no
- 2024/418
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/06/2022
- Numarası
- 2020/333 E. - 2022/591 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in ... Paz. Ltd.
Şti.'nin eski ortağı olduğunu, müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki satım sözleşmesi kapsamında şirket ortağı olan davalıya sipariş verildiğini, verilen siparişlere ilişkin müvekkilinden avans istediğini ve müvekkilinin 30.07.2019 tarihinde davalının hesabına 450.000 TL tutarında havale yaptığını, daha sonra davalının şirket ortaklığından ayrıldığını, müvekkilinin verdiği siparişlerin teslimini sağlanmadığını ve avansı iade etmediğini, alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve % 20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının davasını kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, tanık dinletmesine muvafakatlarının olmadığını, müvekkilinin şahsi bir ticareti bulunmadığını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davanın açıldığı tarihten sonra, davalının Küçükçekmece ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas Sayılı dosyasına sunduğu 13/04/2022 tarihli dilekçe ile, dosya borcunun kendisine ait olduğunu, icra takibine yaptığı itirazdan vazgeçtiğini beyan etmiş olup, bu haliyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, dava tarihinden sonra davalının borcu kabul ettiği, davalının itirazında haksız olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiş,
ayrıca alacağın likit olduğu dikkate alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi.." gerekçesiyle konusuz kalan itirazın iptali davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, takip miktarı olan 450.000,00 TL'nin %20'si oranında 90.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketçe 30.07.2019 tarihinde davalının hesabına gönderilen 450.000,00 TL tutarındaki avansın iade edilmemesi üzerine başlatılan takibe yönelik haksız itirazın iptalinin istenildiğini, davalının yargılama sırasında icra dosyasına sunduğu 07.06.2022 tarihli beyan dilekçesi ile itirazından feragat ederek borcu borcu kabul ettiğini ve takibin kesinleştirilmesine açıkça muvafakat ettiğini, bu nedenle mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek 2022 yılı AAÜT'ye göre davacı yararına 5.100 TL maktu vekalet ücretine karar verildiğini,
oysa AAÜT'nin 6. ve 13.maddeleri gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra konusuz kalan davada 450.000,00 TL üzerinden vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın konusuz kalan davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 450.000 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız takip başlatmıştır. Davalı vekili ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz etmiş ve takip durmuştur.
İtirazın iptali davası devam ederken, davacı vekilinin sunduğu 07.06.2022 tarihli beyan dilekçesi ile davalının, icra dosyasındaki itirazından feragat ettiği ve davanın konusuz kaldığı bildirilerek vekalet ücreti ve yargılama giderinin buna göre belirlenmesi istenmiştir. İtirazın iptali davasında, geçerli bir takibin bulunması ve takibin yargılama süserince devam etmesi gerekir. Yargılama sırasında itirazdan vazgeçilmesi hâlinde davanın konusuz kalması mümkündür.
Davanın konusuz kaldığının tespit edilmesi hâlinde, mahkemece, esas talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Davanın konusuz kalması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Somut olayda, davanın açıldığı tarihten sonra, davalının Küçükçekmece ...
İcra Müdürlüğünün ... esas Sayılı dosyasına sunduğu 13.04.2022 tarihli dilekçe ile dosya borcunun kendisine ait olduğu belirtilerek takibe yönelik itirazdan vazgeçildiği mahkemece belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemece konusuz kaldığı tespit edilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve başlangıçtaki haklılık durumuna göre davalının vekalet ücreti ile yargılama gideri ve icra inkâr tazminatından sorumlu tutulması yerindedir.
Mahkemece davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ve hükmün vekalet ücretine yönelik kısmı için davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nın 331. maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlığı ile ilk fıkrada, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesindeki, “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.”şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu düzenlemeye göre, ön inceleme tutanağının 22.04.2021 tarihinde düzenlendiği, bu tarihten sonra 13.04.2022 tarihinde davalının icra müdürlüğüne sunduğu dilekçe ile itirazdan vazgeçerek borcu kabul ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Tarife'nin 6. maddesine göre, dava değerinin tamamı üzerinden nispi vekalet ücretinin takdiri ile davalıdan tahsili gerekirken, mahkemece Tarife'nin 6. maddesine yanlış anlam verilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve dava değeri üzerinden 39.550,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/2467, K. 2024/418, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama