İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/616 K.2025/286

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine…

Esas2023/616Karar2025/286Tarih20 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.285 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Şubat 2025
Dosya no
2023/616
Karar no
2025/286
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
10.11.2022
Numarası
2022/121 Esas -2022/869 Karar
Dava
Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.285 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin, müvekkil şirkete ait "Vanamarket" tescilsiz markası ile iltibas yaratacak şekilde "Vanamarketi" ibaresini bire bir kullanmak sureti ile haksız rekabete neden olduğunu, anılan ibarenin 2012 yılından bu yana müvekkilince kullanıldığını, markasal kullanım ile ibarenin piyasada tanınır hâle getirildiğini, davalının da bu ibare ile iltibas oluşturacak bir ibareyi ticari faaliyetlerinde kullandığını, TTK'nın 55/4. maddesinde başkasının malları, iş ürünleri,

faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alınmamasının haksız rekabet olarak düzenlendiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davacı şirkete ait müşteri çevresi bazında haksız rekabet oluşturma amacı olmadığını, "Vanamarket" ya da "Vanamarketi" isimlerini kullanan birçok hesap bulunduğunu, yapılan işin niteliği gereği bu şekilde olan kullanımın teknik bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı taraf, haksız rekabet iddiasının temelini, internet alan adı olarak kullandığı ve tanınır hale getirdiğini ileri sürdüğü vanamarket ibaresine dayandırmaktadır. Bu nedenle öncelikle uyuşmazlığın çözümü için davacının alan adı olarak kullandığı ibarenin marka vasfına sahip olup olmadığı, marka vasfına sahipse tanınır olup olmadığının tespiti gerekmektedir.

Ancak markanın tanınmışlığı vb.markasal hakka ilişkin bu hususlar Mahkememizin görevi alanına girmemektedir. Ortada tescilli bir marka bulunmadığından bilirkişi heyetine marka uzmanı eklenerek bu konuda haksız rekabet yönünden sınırlı bir inceleme yapılmıştır. Davacının alan adı olarak kullandığı vanamarketi ibaresi, vana satışı yapan herkesin kullanımına açık vasıf/cins/tür belirten tanımlayıcı birer ibare olan vana ve market ibarelerinin birleşiminden oluşmaktadır.

Bilirkişi raporunda ayrıca, vanaların alıcı kitlesinin bilinç düzeyi yüksek kişilerden oluştuğu, tarafların satışa sunduğu ürünleri karıştırma ihtimali bulunmadığı belirtilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının sosyal medya hesabındaki benzer kullanımının haksız rekabet olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Davalının müvekkil şirket ile aynı türden ürünlerin satışını yaptığını, piyasada ilk kez müvekkilince kullanılan ve süreç içerisinde kullanım yoluyla bilinir kılınan "..." ibaresini kullanması nedeniyle haksız rekabet oluştuğunu, dosya kapsamında iki farklı görüşte bilirkişi raporu ile ayrık rapordaki tespit ve değerlendirmeleri destekler mahiyette uzman görüşü bulunduğunu, hukukçu kimliği olmayan bilirkişinin haksız rekabete ilişkin isabetsiz görüşlerinin mahkemece kabul edildiğini, hukukçu bilirkişinin ayrık raporu ile uzman görüşüne itibar edilmediğini, uzman görüşünde,"Vana ürünü, spesifik ve uzman alıcı kitlesine değil,

toplumda geniş bir tüketici kitlesine hitap etmektedir.

Parasal değer yönünden bakıldığında da, otomotiv, mücevher, bilgisayar vb. ilgili alıcı çevresinin satın alım sürecinde daha dikkatli olup algı düzeyinin daha yüksek olduğu ürünlerden değildir." görüşünün belirtildiğini, dava konusu markanın cins, tür veya vasıf belirten bir ibare olmadığını, vanamarket ibaresinin ilgili pazarda yaygın kullanılan bir işaret olmayıp, 2012 yılından itibaren ve ilk defa müvekkil tarafından kullanılarak uzun süreli kesintisiz kullanım, sekiz senelik yatırım ve tanıtımlar neticesinde bu işaretin sektörde müvekkil ile ilişkilendirilen, tanınır bir marka haline geldiğini,

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İstinaf başvurusu sırasında harç yatırılmadığından ilk derece mahkemesinin 30.12.2022 tarihli muhtırası ile eksik 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 80,70 TL maktu harcın yatırılması için davacı vekiline muhtıra gönderilmiş ve muhtıra 30.12.2022 tarihinde alıcısının UETS hesabına konulmuştur.

Tebligatın aynı gün alıcısı tarafından açıldığı, 04.01.2023 tarihinde tebligatın okunmuş sayıldığı ve muhtırada belirtilen bir haftalık kesin sürenin başladığı anlaşılmıştır. Bir haftalık kesin süre içinde istinaf başvuru harçlarının yatırılmaması üzerine ilk derece mahkemesinin 26.01.2023 tarihli istinaf başvurusunu değerlendirme kararı ile istinaf başvurusundan vazgeçilmesine karar verilmiştir.

Davacı vekilince, istinaf harcı 20.01.2023 tarihinde süresinden sonra yatırılmıştır. İstinaf harcının yatırılmasından sonra davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 20.01.2023 tarihli dilekçeyle, muhtırada harcın yatırılacağı yer olarak mahkeme veznesinin gösterilmesi gerekirken, dosyaya yatırılması şeklinde ibare kullanılmasının karışıklık oluşturduğu belirtilerek, muhtıranın geçersiz kabul edilerek dosyanın istinaf incelemesine gönderilmesi istenmiştir.

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen 26.01.2023 tarihli kararıyla bu dilekçenin istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü ile istinaf incelemesi için dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın tebliği üzerine davacı bu kez süresinde, ek karara yönelik istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili, ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece 30.12.2022 tarihli muhtıranın geçersiz olduğu gözetilmeksizin, istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, muhtıranın geçersiz olması nedeniyle harçların süresinde yatırıldığının kabulü gerektiğini, muhtırada belirtilen süre içerisinde harcın "mahkeme veznesine" yatırılması değil, "dosyaya yatırılması" istenmiş olup, Yargıtay içtihatlarına göre ihtarın yasanın aradığı biçimde yapılmadığını, "kesin süre içinde dosyamıza yatırılması" denilmekle, masrafın yatırılacağı yer olan merci belirtilmediğini, Yargıtay'ın bir çok kararında bu hususun kabul edildiğini,

bir işlemin tamamlanmasının ancak o işlemin yapılacağı merci önünde olabileceğini, mahkemenin muhtıra yazısının bunu sağlamaya yeterli olmadığını, muhtıranın 04.01.2023 tarihinde tebliğine rağmen 2022 yılına ilişkin harç miktarlarının belirtildiğini; tebliğ tarihine göre harç miktarının hatalı olması nedeniyle de muhtıranın geçersiz olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak, esas hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 56. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacının, tescilsiz markaya yönelik haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebenin yapılan yargılaması sonucu, davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararı davacı vekiline 12.12.2022 tarihinde UETS ortamında teslim edilmiş, aynı tarihte tebligat alanına konulmuş, mevzuat gereğince belirlenen sürenin sonu olan 17.12.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davacı vekili yasal süresi içerisinde 29.12.2022 tarihinde ilk derece mahkemesi kararına karşı UYAP üzerinden istinaf başvurusunda bulunmuş ancak istinaf başvuru harcı ile peşin harcı yatırmamıştır.Bunun üzerine ilk derece mahkemesince düzenlenen 30.12.2022 tarihli muhtırayla, istinaf başvuru tarihinde geçerli olan Harçlar Tarifesi'ne göre belirlenen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 80,70 TL istinaf karar harcının yatırılması, aksi halde istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılacağına ilişkin muhtıra gönderilmiştir.

Muhtıra 04.01.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda bir haftalık kesin süre 11.01.2023 tarihinde sona ermiştir.

Davacı vekili bu tarihe kadar eksik harç ve masrafları yatırmamış, harç ve masrafları 20.01.2023 tarihinde yatırmış ve aynı tarihli dilekçeyle, istinaf başvurusunda belirtilen gerekçelerle muhtıranın iptali gerektiği ileri sürmüştür.Dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizin 15.02.2023 tarih ve 2023/237-219 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın davacı vekiline tebliğ edilmediği, davacı vekilinin ek karardan önce verdiği bir dilekçenin istinaf başvurusu olarak kabul edilemeyeceği ve ek kararın tebliği ile yasal sürenin beklenmesi,

süresinde başvuru bulunması halinde dosyanın istinaf incelemesi için gönderilmesi istenmiştir.Ancak, davacı vekilinin bu kararımızdan önce 06.02.2023 tarihinde UYAP ortamında sunduğu istinaf dilekçesi ile ek karara yönelik istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 26.01.2023 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına yönelik 06.02.2023 tarihli istinaf başvurusunun öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı vekiline gönderilen harç tamamlama muhtırasında dilekçe tarihindeki 2022 yılına ilişkin harçların talep edilmesi yerindedir. Ancak gönderilen muhtırada eksik harcın bir haftalık süre içinde dosyaya yatırılması istenmiştir. Oysa, harcın dosyaya yatırılması mümkün olmayıp, harcın mahkeme veznesine yatırılması gerekmektedir.

Örneği dosyada bulunan YHG'nun 16.03.2012 tarih ve 2012/97-203 E.K. sayılı ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih ve 2018/583 Esas, 2019/808 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, mahkemenin eksik harç için gönderdiği muhtıranın yasanın aradığı şekilde, harcın yatırılması gereken yerin doğru gösterilmesi, geçerli bir muhtıranın varlığının ve harcın süresinde yatırılmadığının kabulü için zorunludur.

Emsay Yargıtay içtihadında gösterilen nedenlerle, ilk derece mahkemesince gönderilen harç muhtırasının usulüne uygun olmadığı, bu nedenle harçların süresinden sonra yatırıldığından söz edilemeyeceği kanaatine varıldığından, davacı vekilinin süresinde ek karara yönelttiği istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 26.01.2023 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararının kaldırılmasına,

davacı vekilinin süresinde kabul edilen esasa ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesine karar verilmiştir.Mahkemece verilen görevsizlik kararı Dairemizin 06.01.2022 tarih ve 2021/2139 Esas,2022/8 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve ticaret mahkemesinin görevli olduğu belirlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, müvekkili şirketin 2012 yılından itibaren "..com" alan adını kullandığını ve "..." ibaresinin uzun yıllardır tescilsiz marka olarak kullanıldığını, davacı ile ayını sektörde faaliyet gösteren davalının da müvekkilinin ticari emtiası ile iltibas oluşturmak için "..." ibaresini kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu, davalının aynı ve benzer ürünlerin satışı için "instagram.com/..." üzerinden satışlarını yaptığını belirtmektedir.

Davacı, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini istemektedir. TTK'nın 54/2. maddesinde haksız rekabet “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde tanımlanmıştır.

Maddenin ilk fıkrasında ise haksız rekabet kurumunun amacının, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirlenmiştir. Görüldüğü gibi, yasada dürüstlük kuralına uygun yapılacak bir rekabete ilişkin bir yasaklama yahut yaptırım bulunmamakta, aksine düzgün rekabet ortamının oluşturularak, haksız rekabetin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Yasadaki genel haksız rekabet tanımından sonra, TTK'nın 55.maddesinde, tahdidi olmamak kaydıyla bazı özel haksız rekabet hâlleri örnek olarak sayılmıştır. Davacı, iddiasını TTK'nın 55/1.a.4 maddesinde düzenlenen "başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" hukuki nedenine dayandırmıştır.

İlk derece mahkemesince oluşturulan bilirkişi kurulu, tarafların dava kullandığı konusu ibarenin kullanımına ilişkin inceleme yapılmıştır. Raporun 4. sayfasında internet ortamında, ibarenin ne şekilde kullanıldığı belirlenmiş, yapılan incelemede davacıya ait alan adı ve markasal kullanımın daha önce çıktığı belirlenmiştir.

Medya ortamında yapılan aramada davacıya ait sosyal medya hesaplarının da ilk sırada çıktığı ve her iki sayfada davacının sattığı ürünlerin tanıtımının "..." ibaresi ile yapıldığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunun 8.safasında ise "..." anahtar kelimesi ile yapılan aramada, sosyal medya hesaplarında "..." ve "..." ibarelerinin bulunduğu, İstagram uzantılı ilk ibarenin davacı, ikinci ibarenin davalı tarafından kullanıldığı belirlenmiştir.

Davalının sayfasında yapılan incelemede, ilk görselin 17.05.2019 tarihli olduğu belirlenmiştir. Raporun 12. sayfasında ise davacının internet sitesindeki ilk kullanımın 28.07.2012 tarihli olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunun 14 ve devamı sayfalarında tespit edilen veriler detaylı şekilde değerlendirilmiş, davacının kullanımının daha eski olduğu tespit edilmiştir.

Devam eden kısımda, davacının kullanımının markasal olup olmadığı değerlendirilerek markasal bir kullanım bulunduğu belirlenmiştir. Ancak raporda, çoğunluk görüşü ile vana ibaresinin bu sektörde faaliyet gösteren herkesin kullanımına açık bir ibare olması nedeniyle haksız rekabet oluşmadığı yönünde görüş beyan edilmiştir. Çoğunluk görüşüne iştirak etmeyen bilirkişinin ayrık rapor sunduğu anlaşılmaktadır.

HMK'nın 282. maddesine göre hâkim, bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebilir. Bu nedenle HMK'nın 266. maddesine göre bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulan maddi tespitlerin yapılmasından sonra, tespit edilen hususların hukuki değerlendirilmesi, hâkim tarafından yapılacaktır.

Dosya kapsamındaki delillerden, "..." ibaresinin davacı tarafından 2012 yılından itibaren tescilsiz marka olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davalının da bu ibareyi ayırt edici yeterli bir ek olmaksızın 2019 yılından itibaren kullanmaya başladığı açıktır. Davacının, markasal ibarenin tanıtımı için emek ve çaba harcadığı anlaşılmaktadır.

Bir tacirin emek ve masrafla oluşturduğu bir markasal kullanımın, başka bir tacir tarafından ayırt edici bir ibare eklenmeksizin, aynen veya iltibas oluşturacak şekilde kullanılmasını hukuk himaye etmemelidir. TTK'nın 55/1.a.4 maddesindeki düzenlemeye göre haklı olarak kullandığı mal, tanıtma vasıtası veya hizmetin aynısını veya benzerini ticari amaçla kullanılması karışıklığa yol açacaktır.

Davalının, bu vana ve market ibarelerini kullanma hakkı olmakla birlikte, bu iki kelimenin özel olarak birleştirilmesiyle oluşturulan bir markayı neredeyse birebir kullanması, dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak değerlendirilmiştir.

Davalının, karışıklığı önleyecek tedbirler alması ve "Vanamarket" ibaresinin, davacının markasal kullanımından ayıracak ekler alması ya da farklı birleşimlerle kullanılması gerekirken, sadeci sonuna "i" harfi ekleyerek kullanması, dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet oluşturan bir eylem olarak değerlendirilmelidir.

Her iki tarafın ticari faaliyetlerini internet ortamında yapmaları ve sosyal medya hesaplarından ürün satışı yapmaları karşısında, ortalama tüketicinin, tarafların kullanımı arasındaki farkı anlaması imkânsız görülmektedir.

Bu nedenle davalının, davacının alan adına ayniyet düzeyinde benzeyen "..." ismiyle sosyal medya açarak, bu hesap üzerinden ürün satması haksız rekabet oluşturmaktadır.Davalının, içinde vana ve market ibareleri geçen farklı kombinasyonları geliştirme özgürlüğü bulunmasına rağmen, iltibası ortadan kaldıracak tedbirler almadan, davacının alan adına çok benzeyen ibareyi tek başına kullanması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğinden eylemin, TTK'nın 55/1.a.4 maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varılmıştır.

Bu nedenle davacının istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 252/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda.

1-Davanın kabulü ile davalının ticari faaliyetlerinde ve İnternet ortamında kullandığı "..." ibaresinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve davalının bu haksız rekabetinin önlenmesine, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 116,60 TL harç gideri ile ilk derece aşamasında sarf edilen ve ayrıntısı UYAP ortamında kayıtlı 2.878,00 TL olmak üzere toplam 2.994,60 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyelerinin, karar kesinleştiğinde, yatıran taraflara iadesine, 7-İstinaf aşamasındaki harç ve giderler yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;

peşin istinaf karar harcının ise karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 179,90 TL istinaf başvuru harç gideri ile 222,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 401,90 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 8-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine. 9-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair.

HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 20.02.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/616, K. 2025/286, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/616
Karar No
2025/286
Tarih
20 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/617 K.2025/173
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/617 K.2025/186
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/618 K.2025/183
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/620 K.2025/147
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/620 K.2025/116
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/620 K.2025/160

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.