KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1734
- Karar no
- 2024/1839
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/02/2024
- Numarası
- 2023/914 2024/158
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ...' un davalı şirketin hakim paydaşı olan ...' ye madencilik işlerinde kullanmak üzere iş makinesi kiraladığını, kiralama işinin her ne kadar dava dışı ... Ticaret LTD ŞTİ üzerinden yapılmışsa da ...' nün müvekkilinin eşi ...' a söz konusu kiralama işinin karşılığı olarak davalı ...
Ticaret Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlediği 04/11/2019 düzenleme tarihli, 25.02.2020 vade tarihli, 65.000,00 TL bedelli bonoyu çift imza atmak sureti ile imzaladığını, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu bildirdiğinden bahisle Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki borcun tamamından davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.' nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda; davacı tarafın kira sözleşmesinden doğan senet nedeniyle davalıların borçlu olduğunun tespiti talep edildiği alacağın temelinin kira ilişkisine dayandığı anlaşıldığından, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda anlatılan nedenler ve Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı,
görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ilamı doğrultusunda tensiben davanın dava şartı yokluğu..." gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 20. Maddesindeki usul çerçevesinde dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Kira ilişkisi kapsamında düzenlenmiş olan bononun, lehtarı olan müvekkilinin eşi ... tarafından, temlik cirosu ile müvekkiline devredildiğini, böylece söz konusu kıymetli evraktan doğan tüm alacak hakları, ciro sureti ile üçüncü kişi olan müvekkiline devredildiğini, burada dikkat edilmesi gereken hususun bonoyu devralan müvekkilinin kira ilişkisinin bir tarafı olmadığı,
TTK'nın 687'nci ve 825'inci maddelerine göre, emre yazılı senetlerde borçlu, senedi ciro ile iyiniyetli olarak devralan kişiye karşı, cirantaya karşı sahip olduğu şahsi def'ileri ileri süremeyeceğini, yargılama konusu bono her ne kadar kira ilişkisi kapsamında düzenlenmişse de, bononun lehtar tarafından üçüncü kişi olan müvekkilim lehine ciro edilip teslim edilmesi sonrasında, yasal hamil haline gelen müvekkilimin, bonoyu düzenleyenlere karşı var olan alacak hakkı, kambiyo hukukundan kaynaklandığını,
kambiyo senetlerinin Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenmiş olması nedeniyle kambiyo senedine dayalı alacak davalarında görevli mahkemenin açıkça asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, Dava konusu taleplerin, davalı şirketler arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyası borcunun tamamından, davalı ...
Enerji Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesinden ibaret olduğunu, bu talepleri bakımından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı bono borçlusu keşideci şirket ile diğer davalı şirketin organik ilişki içinde olduğunun tespiti ile birlikte, bono borcunun davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Alacak talebi bonoya dayalı olup, iddianın ileri sürülüş biçimine göre, takibe dayanak bononun lehtarına kira ilişkisi kapsamında verildiği ve davacıya da lehtar eşinin cirosu ile geçtiği dava dilekçesinde ifade edildiği anlaşılmakla, davacının bonoyu ciro yoluyla temlik alan olduğu dikkate alındığında ve ayrıca davacı iddiasına göre davalı şirketler arasında perdenin aralanması ilkesi uyarınca talepte bulunulduğu gözetildiğinde,
eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. Buna göre görevsizlik kararı isabetsiz olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1734, K. 2024/1839, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama