KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1855
- Karar no
- 2024/2014
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/09/2024
- Numarası
- 2024/154 Esas - 2024/26 Karar
- Davanın konusu
- Şirket hisselerinin iadesi
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen şirket hisselerinin iadesi davasının ilk derece mahkemesice yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvrulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalı ... ve dava dışı ...'ın üç kardeş olduğunu ve birlikte ... Dış Tic.Ltd. Şti., ... San.
Ve Tic.Ltd.Şti unvanlı şirketleri kurduklarını, yıllar içinde her iki şirketin belirli imkan ve mali güce kavuştuğunu, 2009 yılında müvekkili ...'ın yaşadığı bir kefalet sorunu nedeniyle her iki şirketteki hisselerini belirli oranlarda kardeşleri davalı ... ve ...'a bedelsiz olarak sonra aynı şekilde kendisine iade edilmek üzere emaneten devrettiğini, ... San. Ve Tic.Ltd.Şti 'ndeki toplam 168.750,00 TL değerindeki hissesinin 86.250,00 TL'lik kısmı ile, ...
Teks.San.İç ve Dış Tic.Ltd. Şti., ... San.
Ve Tic.Ltd.Şti'ndeki toplam 4.875.000,00 TL değerindeki hissesinin, 2.500.000,00 TL'lik kısmını davalı ...'a bedelsiz olarak emaneten devrettiğini, hisse devir sırasında hisselerin emaneten devredildiğine ilişkin bir belge düzenlendiğini ve bu belgenin ...'ın saklaması için teslim ettiğini, buna ilişkin tanıklar olduğunu, sürecin bu şekilde ilerlerken davalının usulsüz uygulamalarla şirket kaynaklarını kendi lehine kullandığına ilişkin söylentiler yaygınlaştığını, bunun üzerine müvekkilinin emaneten verdiği hisselerin iadesi için davalı ve diğer kardeş ...'a müracaatta bulunduğunu, ...'ın derhal iade ve devre hazır olduğunu beyan ettiğini,
hatta Bakırköy ...
Noterliğinden ... yevmiye nolu 04/03/2024 tarihli ihtarnamesi ile müdür vasfını haiz davalıya ihbarda bulunduğunu, davalının durumu istismarla iade için farklı menfaatler istediğini ifade ettiğini, bilinçli olarak yarattığı tartışma, kavga ve saldırı mahiyetindeki uygulamalarıyla istismar yolu ile uzaklaştırma kararı alarak kardeşlerini şirketten uzak tutmaya çalıştığını ve sonuç olarak şirketlerin denetimsiz fiilden davalının tasarrufuna kaldığını, davalıya emaneten ve daha sonra kendisine iade edilmek üzere devredilen hisselerin derhal müvekkiline iade edilmesi hususunda ihtar gönderildiğini, davalının kayıtsız kaldığını,
müvekkilinin talebini yerine getirmekten imtina ettiğini, davalı yanın hisse bedellerine karşılık müvekkiline herhangi bir ödemede bulunmadığını, aksini ispat külfetinin davalı yanın üzerinde olduğunu, devrin karşılıksız yapıldığının ve somut olayın inançlı işlem olduğunun yargılama sonucunda ortaya çıkacağını, öncelikle yargılama süresince müvekkiline iadesi istenen hisseler üzerine hisse devri yasağı getirtilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulünü, müvekkili ...'ın gerçeket ortağı olduğu ...
Dış Tic.Ltd. Şti., ... San. Ve Tic.Ltd.Şti nezdindeki geri iade edilmek üzere karşılıksız olarak davalıya devrettiği emanet hisselerin davalıdan alınarak müvekkiline iadesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince, dilekçelerin teatisi işlemleri tamamlanmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; eldeki davanın inançlı temlik nedeniyle hisse devrinin iptali davası olduğu, davanın nispi ve mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davaya bakma görevinin genel görevli asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 20. maddesindeki usul çerçevesinde başvuru hâlinde dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsizlik kararının hatalı olduğunu, davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu, davanın da esastan reddi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, muvazaalı olarak ve geri devredileceği inancıyla davalıya devredildiği iddia edilen limited şirket hisselerinin davacıya iadesi talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, davanın açılması üzerine dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmadan, dosya üzerinden eldeki kararın verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi içeriğinden ve ekli hisse devir senetlerinden anlaşıldığı üzere, davalıya devredilen hisselerin bedeli 82.500,00+2.500.000,00= 2.582.500,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. 5235 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrası gereğince, konusu parayla ölçülebilen davalarda asliye ticaret mahkemesi heyetinin görevinin belirlenmesindeki parasal sınır, 2024 yılı için 1.584.600,00 TL'dir. Bu durumda eldeki davaya asliye ticaret mahkemesi heyetince bakılması gerekir.
Davanın, değer gösterilmeksizin maktu harçla açılmış olması sonuca etkili değildir. Bu nedenle, tek hâkimle verilen görevsizlik kararı usule ve yasaya aykırı olmuştur. Diğer taraftan, mahkemenin görevi hakkında yargılamanın her aşamasında karar verilmesi mümkün ise de eldeki dava yazılı yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle, iddia ve savunmanın değiştirilmesi ya da genişletilmesi yasağı, tarafların ikinci dilekçeleriyle başlamaktadır.
Yani cevaba cevapla birlikte davacının, iddianın değiştirilmesi yasağına tabi olmaksızın yeni iddialar ileri sürmesi mümkün olup mahkemenin görevi ancak bu aşamadan sonra sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilir.
Açıklanan bu gerekçelerle, mahkemenin teşekkülüne ilişkin dava şartı sağlanmadan karar verildiğinden, HMK'nın 353/1.a.4 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda heyet tarafından görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1855, K. 2024/2014, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama