KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/1984
- Karar no
- 2025/184
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/12/2024
- Numarası
- 2024/1016 Esas - 2024/1243 Karar
- Davanın konusu
- Zayi nedeniyle çek iptali
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Zayi nedeniyle çek iptali talebinin ilk derece mahkemesice yapılan yargılaması sonucunda davanın dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvrulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;... Bankasına ait Keşidecisi ... olan ... Şubesi, ... hesap numaralı, 25/03/2025 tarihli 75.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek, ... Bankasına ait keşidecisi ... olan ... Şubesi,.. hesap numaralı, 05/04/2025 tarihli 75.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek ve ... Bankasına ait keşidecisi ... olan ...
Şubesi, ... hesap numaralı, 15/03/2025 tarihli 75.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çeklerin lehdar sıfatlı olarak müvekkili firma adına düzenlendiğini, ... tarafından düzenlenen çeklerin ... gönderi numarası ile müvekkili firmaya ulaştırılmak üzere 29/10/2024 tarihinde ... Kargoya verildiğini, daha sonra kargoya verilen çeklerin 31.10.2024 tarihinde ...
Bağcılar-İstanbul adresinde ... firmasının aracından kargoların çalınması nedeniyle müvekkili firmaya ulaşamadığını, yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle çeklerin hiçbirinin müvekkilinin eline geçmediğini, çeklerin yetkili hamilinin müvekkili firma olduğunu, keşidecisinden lehdar olarak müvekkili firmaya düzenlendiğini, herhangi bir ciro yapılmadığını, dolayısıyla yetkili hamilin müvekkili firma olduğunu, bu nedenlerle dava konusu çekler hakkında öncelikle teminatsız aksi halde makul teminatlı olarak tedbiren ödemeye yasağı koyulmasını, neticesinde çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, 6102 sayılı TTK'nun 818/1-(s) bendi delaletiyle TTK'nun 757., 764. ve devamı maddelerine istinaden açılmış kıymetli evrak iptaline (çek iptali) ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu çeklerin müvekkili şirket lehine düzenlenmesine rağmen müvekkili şirkete teslim edilmeden kaybolduğunu iddia etmiştir.
Bu noktada öncelikle davacının açılan işbu davada yetkili hamil olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.'...Talebe konu çek de lehdar olarak davacı yazılmış ise de çek henüz davacıya teslim edilmeden kaybolması ve teslim söz konusu olmamasına göre davacının yetkili hamil kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda davacının hamil olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemece davanın reddıne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir...' (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/1479 Esas 2021/1125 Karar sayılı ilamı,) Dava konusu çeklerin davacı şirket lehine düzenlenmesine rağmen henüz davacı şirkete teslim edilmeden kargo taşıması sırasında çalındığını, buna göre davacı şirketin dava konusu çeklerin yetkili hamili olarak kabul edilemeyeceği,
zayi sebebiyle çek iptaline ilişkin işbu davanın ise ancak yetkili hamil tarafından açılabileceğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine, davanın karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini özetlemiş ve davaya konu çeklerin müvekkili lehine düzenlendiğini, kargoda çalınması nedeniyle çeklerin müvekkiline ulaşmadan zayi olduğunu, çek görüntülerinin ellerinde olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının ve gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkilinin hamil sayılması gerektiğini, bu konuda yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca da müvekkilinin hamil olduğunu kanıtladığının kabulü gerektiğini, emsal istinaf mahkemesi uygulamasının da bu yönde olduğunu,
bu nedenlerle davanın kabulü gerekirken reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, öncelikle davaya konu çekler hakkında tedbir yoluyla ödeme yasağı konulmasına, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili, Dairemize verdiği 27.12.2024 tarihli dilekçesiyle, davanın ivedilikle görülmesi gereken davalardan olduğunu, ret kararıyla müvekkilinin mağdur olduğunu, çekleri iptali gerektiğini belirterek istinaf incelemesinin ivedilikle yapılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davacı vekilinin öncelikle inceleme talebi kabul edilmiş ve istinaf incelemesi öncelikle yapılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “Umumi hükümler” arasında TTK'nın 651 ve 652'de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hamiline yazılı senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür.
TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür.
Dosyayanın incelenmesinde; iptali istenen çeklerin keşidecisinin ... olduğu, çeklerin lehdarının davacı şirket olduğunun beyan edilip buna dair çek dip koçanı örneklerinin sunulduğu, söz konusu çeklerin keşideci tarafından kargo ile davacı lehtar şirkete gönderildiği sırada kargoda kaybolduğu ve davacı şirkete ulaşmadığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 788/1 hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. ... yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir.
Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarih ve 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Somut olayda dava konusu çeklerin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çeklerin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda davacı, çekin lehdarı ancak yetkili hamili olmadığından davacının hamil olmadığı çekler yönünden iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1984, K. 2025/184, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama