KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/2112
- Karar no
- 2025/1991
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19.11.2025
- Numarası
- 2025/983 Esas - 2025/494 Karar
- Dava
- Zayi nedeniyle çek iptali
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Zayi nedeniyle iptali talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Anaokulu'nun, ticari faaliyetlerinde zaman zaman müşterilerine çekle ödeme yapmakta olduğunu, "..bank ... Şubesinin, ... çek numaralı, 17/09/2021 vade tarihli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... Şti. olan 10.000,00 TL bedelli çek." ile "...bank ...
Şubesinin, ... numaralı çek." çeklerin bu kapsamda düzenlendiğini, iki çekin de müvekkili tarafından keşide edildiğini, bedellerinin ödendiğini ve hukuken artık tedavül kabiliyeti kalmamasına rağmen fiziki olarak müvekkilinin zilyetliğinden iradesi dışında çıktığını, müvekkilinin çeklerin bulunması için gerekli tüm araştırmaları yaptığını ancak herhangi bir sonuca ulaşamadığını, çeklerin kaybolmuş olması, haksız takip tehdidi ve bankanın mevcut işlemlerde çıkardığı güçlükler nedeniyle işbu davanın açıldığını belirterek, neticede çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Çekin zayi edildiği durumlarda, 6100 sayılı TTK'nın 651/2. maddesinde iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil olduğunun belirtildiği; hamile bu hakkın tanınmasındaki amaç, kambiyo senedi vasfını haiz ve henüz ibraz edilmemiş çekten doğan hakkın, çekin elinde bulunması ihtimalinde hak sahibi olmayan üçüncü kişilerce kullanılmasının önüne geçmektir.Her ne kadar talep eden ilgili tarafından mahkememize sunmuş olduğu talep dilekçesinde belirttiği çeklerin iptalini talep etmiş ise de;
talep eden ilgilinin iptali talep edilen çeklerin keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğu, ilgilinin meşru hamil (alacaklı) sıfatının bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı..." gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava konusu çeklerin keşide edildikten sonra lehdarlarına verildiğni, bedelleri ödendikten sonra müvekkiline iade edildiğini, bu işlemle birlikte önceki lehtarın veya herhangi bir üçüncü kişinin çek üzerinde hak iddiası kalmadığını,çeklerin tamamen müvekkilin tasarrufuna döndüğünü, çeklerin müvekkilin elindeyken kaybolduğunu, yani zayi olduğunu, TTK m. 651/2'oe açıkça “zayi anında senet üzerinde hak sahibi olan kişi”nin iptal talep edebileceğinin düzenlendiğini, zayi anında hak sahibinin müvekkili olduğunu, hamilin her zaman lehtar olmadığını,
keşideci asla çek iptal davası açamaz diye bir kaide bulunmadığını, ticari bir işletmenin, çek defterini tüm yapraklarıyla birlikte ilgili bankaya teslim edememesi hâlinde ileride kullanacağı kredileri kullanamayacağını, bir daha çek defteri alamayacağını, var olan kredi ve sair işlemlerinde sorun yaşayacağını, müvekilinin bu sebeplerle dava açmakta önemli bir hukuki yararının bulunduğunu, çekin bedelinin ödenmiş ve iade alınmış olmasının hukuki yararı ortadan kaldırmadığını, aksine senet üzerinde başka bir hak sahibi kalmadığı için iptal talebini gündeme getiren kişinin müvekkili olmak zorunda olduğunu,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, "..bank ...
Şubesinin, ...çek numaralı, 17/09/2021 vade tarihli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... Şti. olan 10.000,00 TL bedelli çek." ile "...bank .. Şubesinin, ... numaralı çeklerin iptalini talep etmiştir.Davacı çeklerin keşidecisi olup, bu husus ihtilafsızdır.Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651. ve 652. maddelerinde hamiline iptal davası açma hakkı getirilmiştir.
İptal kararı alan hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Çek keşidecisinin (çek karnesi sahibinin) TTK'nın 757 ve 818/s maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur.
Kanunda, bu talebin ancak çekin hamili tarafından ileri sürülebileceğini düzenlediği, bu tür bir talebin hiç bir şekilde keşideci tarafından ileri sürülemeyeceği, bu kapsamda keşidecinin zayi nedeniyle talepte bulunmasındaki amaç ve saikinin bir öneminin bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarıca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/2112, K. 2025/1991, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama