KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/430
- Karar no
- 2025/532
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14.11.2024
- Numarası
- 2024/685 Esas
- Dava
- Alacak (Kredi ve Hisse Rehni Sözleşmesinden Kaynaklı
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10.02.2021 tarihinde düzenlenen Hissedar Kredileri ve Hisse Rehni Sözleşmesinin 2.1 (a) ve (b) maddesinde belirtildiği üzere, müvekkili şirketin davalılara toplam 50.170.000 USD kredi verdiğini, sözleşmenin 3. maddesine göre yıllık %6 oranında faiz uygulanacağını, 4. maddede vade tarihinin 15.02.2026 olarak belirlendiğini, sözleşmenin 7. maddesinde uyarınca davalı ...‘nin ...'deki hisseleri üzerinde müvekkili lehine birinci derecede rehin tesis edeceğini, davalı ...'nin,
09.02.2021 tarihinde 2021/2 sayılı yönetim kurulu karar ile ...‘ye yetki verdiğini, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca ... ve ...'nin yıllık bağımsız denetçi raporlarının müvekkili ile paylaşılması gerektiğini, ancak sözleşmeye aykırı şekilde bu işlemin yapılmadığını, şirketin finansal tablo ve raporlarının paylaşılmadığını, bilgi verilmemesinin temerrüt olarak kabul edilerek kredinin tahakkuk eden faiziyle birlikte geri ödenmesinin talep edildiğini, cevabi ihtarda ise davalıların yükümlülüklerini yerine getirdiğinin ve temerrüt hali bulunmadığının vadenin henüz gelmediğinin belirtildiğini ileri sürerek,
yargılama süresince davalılara ait taşınmazlar, hava araçları ve müstakbel varlıklar dahil olmak üzere herhangi bir varlığını elden çıkarmasını ve üçüncü kişilere devrinin engellenmesine, davalı şirketlere kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 14.11.2024 tarihli ara kararında; "...Mevcut dosya incelendiğinde; davacı her ne kadar davalı şirketlerin taşınmazları, hava araçları ve müstakbel varlıkları da dahil olmak üzere herhangi bir varlığını elden çıkarmasını ve üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalılara kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiş ise de; davanın Kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğu, dosyanın tensip aşamasında olduğu, henüz her hangi bir delilin toplanmadığı, bu aşamada davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı,
alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğunun belli olmadığı, bu durumun ancak taraf delileri toplandıktan ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra ortaya çıkacağı, buna göre dosyada bu aşamada yaklaşık ispatın bulunmadığı ve talebin yargılamayı gerektirdiğinden talebin yerinde olmadığı ayrıca davanın niteliğine göre davalılara kayyım atanması da talep edilemeyeceği..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince 04.12.2025 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa konu talepler Dairemizin 28.01.2025 tarih ve 2025/52 Esas - 2025/78 Karar sayılı ilamı ile incelenerek HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararının usul ve yasaya uygun bulunarak, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili bu kez de 31.01.2025 tarihli dilekçe ile davalılar tarafından sunulan 23.12.2024 tarihli ve davacının istinaf başvurusuna yönelik cevap dilekçesine karış, 31.01.2024 tarihli dilekçe sunmuştur. Davacı vekili, 31.01.2025 tarihli dilekçesinde özetle;
Dava dilekçesi ile istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen hususlar aynen tekrar edilmiş ve ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispat koşulu sağlanmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmesine ilişkin ara karar karşı istinaf başvurusunda bulunulduğunu, davalılar vekilince istinaf dilekçesine karşı 23.12.2024 tarihli cevap dilekçesi ile borcun sabit hale geldiğini, sunulan 23.12.2024 tarihli dilekçede de kredi sözleşmesinin kabul edildiğini, davalının finansal tablolarının borç ve ticari ilişkiyi doğruladığını ileri sürerek, mahkemenin 14.11.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılarak,
davalının taşınmazlar, hava araçları ve müstakbel varlıkları da dahil olmak üzere herhangi bir varlığını elden çıkarmasını ve üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir verilmesine, her türlü varlığın elden çıkarılmasına yasaklanmasına, şirketlere kayyım atanmasına, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki kredi ve rehin sözleşmesi kapsamındaki alacağın tahsili istimine ilişkindir. Asıl dava içerisinde, borçlu şirketlere ait mal varlığının korunması, şirkete ait araçlar, taşınmazlar ve müstakbel varlıkların elden çıkarılmasının ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ve şirketlere kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararına karış davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bu istinaf başvurusuna karşı davalının cevap verdiği ve dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderildiği, Dairemizce verilen 28.01.2025 tarih ve 2025/52 Esas, 2025/78 Karar sayılı ilamı istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.
Davacı vekilinin bu kez davalıların istinaf başvurusuna yönelik cevabına karşı cevap verdiği ve bu cevabın mahkemece aynı karara yönelik bir istinaf dilekçesi olarak UYAP ortamına kayıt edilerek incelenmek üzere Dairemize gönderildiği görülmektedir. Uyuşmazlığa ilişkin yargılama ilk derece mahkemesince yapılmakta olup, Dairemizin görevi ilk derece mahkemesinin istinafı kabil kararlarının incelenmesinden ibarettir.
Bu aşamada Dairemizden geçici hukuki koruma istenmesi usule aykırıdır. Davacının 14.11.2024 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun incelenerek karar bağlanması ve yeniden değerlendirilecek bir husus bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dairemiz kararında belirlenen tespitler dışında, davacı vekilinin istinaf dilekçesi olarak kayıt edilen dilekçesinin yeniden incelenmesini gerektirir bir husus bulunmadığı, şartların değişmesi ve talep halinde ilk derece mahkemesinin geçici hukuki koruma tedbirleri hakkında her zaman değerlendirme yapabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin 31.01.2025 tarihli dilekçesindeki taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin 31.01.2024 tarihli davalıların istinaf başvurusuna yönelik cevap dilekçesine karşı sunulan cevap dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, Dairemizce davcının istinaf başvurusu kapsamında daha önce 28.01.2025 tarih ve 2025/52 Esas 2025/78 Karar sayılı ilamı ile değerlendirilmesi nedeniyle aynı taleplerin yeniden değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının 31.01.2025 tarihli dilekçesinin yeni bir istinaf başvurusu niteliğinde olmaması nedeniyle bu dilekçedeki iddialar ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı vekilince yatırılan istinaf peşin karar harcının talep hâlinde iadesine, 3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.03.2025
KANUN YOLU
HMK'nın 362 1.f maddesi uyarınca, geçici hukuki korumaya ilişkin olması nedeniyle karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/430, K. 2025/532, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama