İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/513 K.2025/1267

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş…

Esas2025/513Karar2025/1267Tarih10 Temmuz 2025Okuma7 dk · 1.467 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Temmuz 2025
Dosya no
2025/513
Karar no
2025/1267
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
27.12.2024
Numarası
2024/952 Esas - 2024/958 Karar
Dava
Alacak (Ayıplı satımdan kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.467 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının ... ( ...

Şubesi) bayisinden, 05/04/2021 tarihinde ... plakalı servis minibüsünün sıfır kilometre olarak satın aldığını, aracın ayıplı olduğunu belirterek, modeli/yenisi (sıfır) ile değiştirilmesi, değişim kabul edilmemesi halinde: aracın tamiri için yapılan masrafların hesaplanarak (mevduata uygulanan en yüksek/yasal) faizi ile ödenmesi, araçta meydana gelen değer kaybınının hesaplanarak (mevduata uygulanan en yüksek/yasal) faizi ile ödenmesi, aracın çalışmadığı ve boşta kaldığı günler /çalışmadığı günleri için hesaplama yapılarak bedelinin faiziyle ödenmesi, bu süreçte yıpranan müvekkiline manevi tazminatnın ödenmesi,

ödenemeyen şoför ücretleri, taksitleri gelen banka kredisinin taksit bedellerinin ile menfi ve müspet tüm zararlarının hesaplanarak (mevduata uygulanan en yüksek/yasal) faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...AŞ vekili, savunmasında özetle; davaya konu motor arızasının, üretim kaynaklı değil bizzat davalının -tespit edilmiş- hatalı kullanımı neticesinde gerçekleştiğini, ortada üretim kaynaklı sorun olmadığından davacının araç değişimi başta olmak üzere terditli tüm taleplerinin reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev konusundaki itirazları doğrultusunda davanın görev yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili yönünden davanın husumetten reddine, mahkeme aksi kanaatte ise savunmada gösterilen nedenlerle davanın esastan reddine, tüm yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamından; dava arabuluculuğa el verişli olmakla beraber dava şartı arabuluculuk kapsamında kalabilmesi için uyuşmazlık konusunun para alacağının ödenmesine ilişkin olması ve talep sonucunun tazminat veya alacağa ilişkin olması ya da her ikisini birlikte içermesi gerekir.

TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, alacak davasının dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekmiştir.

Bu hali ile davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı ve dava konusu alacak talebi bakımından davanın ilk açılış tarihi olan 27/08/2021 tarihi itibarıyle zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu, dava şartının gerçekleşmediği, bu hususun da hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu,

6100 sayılı HMK 114/2 maddesi gereğince özel kanunlardaki dava şartlarının da incelenmesi gerekeceğinden HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.(Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Hukuk Dairesi 28.06.2019 tarih 2019/1734-1521 E-K sayılı ilamı).6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 138.

Maddesi Gereğince: ''(1) Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. ''Ayrıca her ne kadar iş bu dosyaya henüz duruşma günü tayin edilmemiş ise de, usulen dinlenmesi mümkün olmayan davanın dava şartı yokluğu..." gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Huzurdaki davayı açmadan önce tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa taraflarınca başvuru yapıldığını, Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından 2021/5237 Büro No, ...Arb.

Numarası ile dosya anlaşmazlık şeklinde son bulduğunu, tutanağın da mahkemeye sunulduğunu, Açmış oldukları davanı İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/372 Esas dosya numarası ile kayıt edildiğini, 2021-2024 yılları arasında yapılan tüm araştırmalar, raporlar, Adli Tıp raporları, üniversite ve diğer tüm bilimsel raporların lehlerine geldiğini, müvekkilinin haklı olduğu sübut bulunmuşken dosya numarası değiştirilerek İstanbul Anadolu 33. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/20 Esas sayısını aldığını, bu mahkemenin de yapılan tüm bu emekleri hiçe sayarak 4 yılın sonunda görevsizlik kararı verdiğini,

Neyse ki iş bu karar üzerine dosya İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesine görevli olduğu gerekçesi ile gönderildiğini, dosya iş bu mahkemeye gelir gelmez hiç bir ihtara, ikaza başvurulmadan duruşma açılmadan dosya üzerinden arabuluculuk başvurusu olmadığı gerekçesi ile davamız usulden reddedildiğini, eksik olan hususların sonradan da tamamlanması mümkünken ara buluculuk sisteminin aleyhlerine bu kadar sert kullanılması adalet duygusuna zarar verdiğini,

iş bu kararın tarafımıza tebliğ edilmeden önce taraflarınca Arabuluculuk Daire Başkanlığı 2025/11753 dosya numarası ile Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Dosyası şartı olan ara buluculuğa başvuru yapıldığını, ancak yapmış oldukları bu başvuru olayın ticari olmaması nedeni ile ret edilerek dosya kapatılmış ve resen Arabuluculuk Daire Başkanlığı Tüketici Dava Şartı Arabuluculuk Dosyası olan 2025/8452 esas numarasını aldığını, zaten hali hazırda elimizde bir ara buluculuk anlaşmazlığı tutanağı varken ikinci bir dosyanın zorla açıldığını, mahkemenin zorlama yorumu ve hatalı kararı yüzünden,

müvekkilinin yaklaşık 5 yıldır haklı olarak verdiği mücadeleden bir sonuç elde edemediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan eda davasıdır. Davacı, terditli şekilde davasını açarak ayıplı aracın ayıpsız misliyle değişimini, olmadığı takdirde tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.yaptırımına bağlanmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.

Yukarıdaki açıklamalara göre, TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Davanın konusunun birden fazla talebe ilişkin olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise parasal olmayan taleplere ilişkin olması halinde, yani HMK'nın 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da HMK'nın 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren,

talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir.

Somut olayda davacı taraf, bir nispi ticari dava olarak maddi tazminat talebi yanında ve hatta ilk olarak aracın ayıptan ari misliyle değiştirilmesi talebini de ileri sürdüğünden, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak ve işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır (Emsal nitelikte, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2019/3611 E- 2020/4734 K 04/11/2020 T).

Kabule göre de somut olayda davacı vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesine 27.08.2021 tarihinde dava açılmış, Asliye Hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir.

Görevsizlik kararı uyarınca İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi yapılmış, dava dosyası mahkemenin 2024/952 Esasına kayıtlanmış, görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk dava şartı yerine gelmediği gerekçesiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.

Ancak dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından istinaf dilekçesi ekinde de yeniden sunulan İstanbul arabuluculuk Bürosuna yapılan başvuru üzerine 18.08.2021 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığı, 06.09.2021 tarihinde ise sürecin anlaşmazlık ile sona erdiği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece ara buluculuk dava şartı gerçekleşmediğinin kabulü ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarıca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin dava şartlarına aykırı karar verdiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.10.07.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/513, K. 2025/1267, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/513
Karar No
2025/1267
Tarih
10 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/513 K.2025/513
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/514 K.2025/548
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/514 K.2025/787
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/514 K.2025/575
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/514 K.2025/672
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/515 K.2025/532

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.