KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/651
- Karar no
- 2025/847
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06.02.2025 tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2024/1082 Esas
- Davanın konusu
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya vermiş olduğu nakliye hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, borcun vadesinin geldiğini ve alacağın rehinle temin edilmiş olmadığını iddia ederek, borçlunun borcunu karşılayacak miktarda malvarlığı unsurları üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 06.02.2025 tarihli ara kararıyla "... Davacı vekili tarafından talep dilekçesi ekinde mahkememize sunulan fatura ve taşıma evrakları dava konusu alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat oluşturmaya yeterli değildir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişinin sorumlu tutulması sonucunu doğurmaz.
Faturalarda yazılı bedelin ödenmediği iddiası ve muaccel alacağın varlığının tespiti noktasında yargılama yapılması gerektiğinden yaklaşık ispat ölçütü yerine getirilmediğinden davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı tarafa uluslararası nakliye hizmeti verdiğini, tekstil ürünlerini İtalya'ya kara yolu ile CMR tahtında taşıdığını ve teslim ettiğini, 10 adet faturanın icra dosyasında mevcut olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun herhangi bir imzalı belge sunmadığı halde imzaya itiraz ettiğini, icra dosyasına herhangi bir şekilde ödeme veya ayıp yahut zamanaşımı vb bir itirazda bulunmadığını, sadece borcunun olmadığını beyan ettiğini, davaya cevap vermediğini,
gümrük beyannameleri ve kara yolu ile taşımaya ilişkin belgelerinin yer aldığını, bu belgeler ile davalının ürünlerinin yurt dışına taşındığını, ürünlerin ihraç edildiğini, gümrük beyannamesi ve CMR belgesindeki ürünlerin aynı olduğunu, davalının altında imzası bulunan 12.07.2024, 24.07.2024, 24.07.2024, 24.07.2024, 05.08.2024, 05.08.2024, 06.08.2024, 12.08.2024, 12.08.2024, 12.08.2024, 19.08.2024, 19.08.2024, 29.08.2024, 29.08.2024, 11.09.2024 ve 06.09.2024 tarihli konşimento talimatları ile söz konusu talimatta geçen ürünlerin taşıma işinin müvekkiline verildiğini,
belgelerin müvekkiline hitaben düzenlendiğini ayrıca taşımaya ilişkin gümrük beyannamesi ve CMR belgelerininde mevcut olduğunu, bu nedenle ihtiyati haczin koşulları mevcut olmasına rağmen reddi karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, uluslararası kara yolu taşımasından kaynaklanan navlun fatura bedellerini tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarın iptali istemine ilişkindir.
Dava içinde, davacı vekilince İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; verilen ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İİK'nın 257. maddesinde, ihtiyati haciz üst başlığı altında ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir.
Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin, alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir.
Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Davacı vekili tarafından davalı hakkında Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında toplam 17.513,42 EURO alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, 08.11.2024 tarihinde başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça imzaya, faize ve alacağın tüm ferilerine itiraz ettiği, itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince delil olarak, icra takibine konu edilen e-fatura örnekleri, konşimento talimatları, Muratbey Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen gümrük beyannameleri ve ayrıca CMR örnekleri dosya içerisine ibraz edilmiştir.
E-faturaların davalı şirket adına düzenlendiği, Türkiye-İtalya navlun bedeli adı altında düzenlenen faturalar olduğu, söz konusu faturaların davacı şirket tarafından davalı şirket adına EURO döviz kuru üzerinden düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından konşimento talimatı adı altında çok sayıda talimat belgesi düzenlendiği, söz konusu talimatlarda, ihracatçı firma olarak davalı şirketin gösterildiği, ayrıca gideceği yerin İtalya, malın cinsi ve miktarı ile koli adeti, mal bedellerinin, gümrükçünün ve ihbar adreslerinin belirtildiği, konşimento talimatı kapsamında ...
Gümrük Müdürlüğü tarafından ilgili belgelerin düzenlendiği, belgede davalı şirket adı ile gümrükçü olarak gösterilen şirket adınında yer aldığı, konşimento talimatları altında davalı şirket kaşesi ve parafının olduğu, her bir konşimento talimatı sonrasında Gümrük Müdürlüğü tarafından ilgili belgelerin düzenlendiği, CMR senetlerinin ise düzenlenmiş olduğu, CMR Belgelerinde nakliyeci ve alıcı firmaların imza ve kaşelerinin olduğu olduğu görülmüştür.
Dosyaya ibraz edilen konşimento talimatları, talimatlar kapsamında düzenlendiği anlaşılan Gümrük Müdürlüğü Beyannameleri, CMR Belge örnekleri ve faturalar dikkate alındığında davacı tarafın İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat getirecek delilleri ibraz etme yükümlülüğünü yerine getirdiği, yaklaşık ispatın gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Bu açıklamalara göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulü ile on adet navlun faturası bedeli 645.125,00 TL üzerinden %15 oranında alınacak teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, yalnızca faturaların değerlendirilerek ve diğer deliller değerlendirilmeden talebin reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 253/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusu başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 06.02.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/651, K. 2025/847, 11 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama