KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2021
- Dosya no
- 2018/1536
- Karar no
- 2021/171
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/05/2018
- Numarası
- 2014/1230 Esas, 2018/628 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, bakiye bedel alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici, sözleşme konusu depoları imal ederek davalıya teslim ettiği halde bakiye iş bedelinin ödenmemesi üzerine tahsili için giriştikleri icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini;
davalı iş sahibi ise, icra dairesi ve mahkemenin yetkisine itiraz ederek işin ayıplı yapıldığını ve süresinde teslim edilmediğini, ayıba ilişkin herhangi bir ihtar yapılmadığını, takip öncesi döneme ilişkin faiz taleplerinin olmadığını savunmuştur.Mahkemece talimat yoluyla keşfen yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davacının 15.045,00 TL bakiye sözleşme bedeli alacağı bulunduğu,
11.800,00 TL kusur bedeli ile 3.245,00 TL hurda değeri toplamının alacaktan mahsubu ile kalan 6.374,00 TL bedel üzerinden takibin devamına dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, icra dairesi ve mahkemenin yetkisine itiraz ettikleri halde bu konuda mahkemece bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin KDV dahil 15.000,00 TL borcu bulunduğunu, sözleşme konusu depoların sızdırmazlık tespitine tabi tutulması nedeniyle sarf edilen su bedelinin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, düşümü yapılan hurda bedelinin düşük hesaplandığını,
davacıya kestikleri 21.03.2014 tarihli faturada yer alan KDV'nin de davacı alacağından düşülmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında su depoları imali ve montaj işini konu alan 27.08.2013 tarihli götürü bedel şeklinde düzenlenmiş yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, icra dairesi ve mahkemenin yetkili olup olmadığı, hurda bedeli ile sızdırmazlık testi sırasında davalı tarafça sarf edilen su bedelinin davacı alacağından mahsubun gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır. Sözleşme bedelinden takibe konu bakiye fatura tutarı (15.045,00 TL) kadar ödemenin yapılmadığı ihtilafsızdır.
Davalı ayıplı ifa nedeniyle bu ödemenin yapılmadığını ifade etmiştir.Davalı tarafça borca itiraz dilekçesinde ve sonrasında dava dilekçesinde gerek icra dairesinin yetkisine ve gerekse mahkemenin yetkisine usulünce itirazda bulunulduğu halde mahkemece bu husus hiç değerlendirilmemiş bu yönde olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.O halde, mahkemece davalının İcra Dairesi ile mahkemenin yetkisine ilişkin itirazı değerlendirilerek bu yönde olumlu veya olumsuz karar verilmek üzere kararın kaldırılarak dosyanın gereği için mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/1536, K. 2021/171, 26 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama