KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2020
- Dosya no
- 2018/961
- Karar no
- 2020/1202
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2018
- Numarası
- 2016/1151 Esas, 2018/135 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın iptali
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı tarafça icra inkar tazminatı yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının yüklenici olarak çalıştığı Yavuz Sultan Selim Köprüsü inşaatında, m2 birim fiyatı 35,00 TL’den alt taşeron olarak,
beton zeminde 3-4 cm derinliğinde freze makinesiyle çipink yapılması işini üstlenmesi konusunda davalı şirketle 21.04.2016tarihinde anlaştıklarını , müvekkilinin üstlendiği işi 13.05.2016 tarihinde bitirdiğini ve yapılan 2.461 m2 işin hak ediş raporunun davalı şirkete 18.05.2016 tarihinde teslim edildiğini, davalı şirketin temsilcisi ... tarafından teslim alınan raporun davalı tarafından da kabulü üzerine 24.05.2016 tarihli davaya konu irsaliyeli faturanın tanzim edilerek davalıya teslim edildiğini ve ticari kayıtlarına işlendiğini, ancak davalı tarafça bedelin ödenmedğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhinde İstanbul ...
İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, aralarında herhangi bir mal veya hizmet alışverişi olmadığını, davacı tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tam ve zamanında yerine getirilmediğini, kendi edimini gereği gibi ifa etmeyen davacının karşı taraftan alacak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhinde % 20‘den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 06.11.2017 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, davalının incelenen BA-BS formlarında icra takibinin dayanağı olan faturanın davacı alacağı olarak davalı defterlerine kaydedildiği, davalının borcunun bulunmadığına, borcun oluşmadığına yada borcu ödediğine dair belge ve delil sunamadığı, davacı tarafından alacağın dayanağı olarak ibraz edilen fatura ve cari hesap kayıtları ile alacağın varlığı ve miktarının ispat edildiği, alacak yargılamayı gerektirdiğinden İİK.nun 67/2. maddesi hükmü koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, İstanbul ...
İcranın ... Esas sayılı dosyasında 101.639,30 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, 101.639,30 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında avans faiz yürütülmesine, alacak eser sözleşmesinden kaynaklanıp,yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; alacağın likit olduğunu, mahkemenin icra- inkar tazminatı taleplerinin reddine dair kararının yerinde olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının bu yönden kaldırılarak müvekkili lehine icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı tahsiline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhinde, 24.05.2016 tarihli fatura alacağına istinaden 101.639,30 TL asıl alacak ve 4.765,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.405,21 alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalının itirazı üzerine durdurulduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut mali müşavir ... tarafından düzenlenen 06.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin takip dayanağı olan 24.05.2016 tarih ... sayılı faturanın davacı ticari defterlerinde atölyelere yaptırılan işler maliyet hesaplarına kaydedildiği, davacının defterlerine göre, davalının davacıya 101.693,30 TL borcu bulunduğu, davalı şirket tarafından bir ödeme yapılmadığı, davalının BA-BS formlarına göre dayanak faturanın KDV hariç 86.135,00 TL olarak davalı ticari defterlerine işlendiği,
davalının davacı şirkete 24.05.2016 tarihi itibarıyle 101.639.30.TL bakiye borcu olduğu belirtilmiştir.Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf sebebine dayalı olarak yapılan inceleme ışığında, davalı defterinde kayıtlı olan 86.135,00 TL'lik faturanın KDV'siz bedel olup, KDV bedelinin eklenmesi halinde fatura bedelinin takip konusu 101.693,30 TL'ye denk geldiği, bu itibarla takip dayanağı faturanın her iki tarafın da defterine kayıtlı olduğu hususları gözetildiğinde, mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine dair kararı isabetsiz olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davacı taraf lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/961, K. 2020/1202, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama