KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2022
- Dosya no
- 2019/1070
- Karar no
- 2022/722
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/12/2018
- Numarası
- 2018/45 Esas, 2018/1139 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedel alacağı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili ile borçlu ... şirketi arasında, çatı işi yapımından kaynaklı bir ticari ilişki bulunduğunu, söz konusu bu iş için müvekkiline ödenmesi gereken bakiye 5.388 TL'nin ödenmediğini, alacağın tahsili için 06/12/2017 tarihinde İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin 14/12/2017 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin tetkikinden de anlaşılacağı üzere işin 10 gün içinde bitirileceği ve bedelinin ihtiyaç halinde kısmen ve teslimde ödenmesinin kararlaştırıldığını, 27/10/2017 tarihli tutanaktan ve yine ekte bulunan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere edim kusurlu, ayıplı ve geç ifa edildiğini, fotoğraflardan malzemelerin ve işçiliğin kalitesizliğinin, herhangi bir teknik göz gerektirmeksizin çıplak gözle rahatlıkla anlaşıldığını, nitekim asıl firma tarafından da çatı konstrüksiyonu, çatı kaplaması ve yapılan işçiliğin şartname ve standartlara uygun olmadığı, taşıyıcı sistemde kaynak hatalarının olduğu,
bu nedenle müvekkili şirketin alacağı hak edişten 15.000 TL kesinti yaptığını, yapılan ayıplı işlerin düzeltilmediğini, davacının ayıplı geç hizmetinden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını bu nedenle davacının hak edişinden kesinti yapmak zorunda kaldıklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; işin tam ve noksansız bir şekilde belirlenen süre içerisinde yapıldığının anlaşıldığı;eksik işi bulunmadığı ancak hatalı ve ayıplı kapsamında değerlendirilebilecek işçilik hatalarının olduğu,buna rağmen açık ayıp olarak nitelendirilebilecek kusurlar yönünden ise.
TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olmakla davalının ayıp ihbarında makul süre husunda ihmal gösterdiği,zira 26/05/2017 tarihinde 10.000,00 TL nakit,02/06/2017 tarihinde 10.000,00 TL nakit,25/09/2017 tarihinde çek verilerek davalı tarafça 30.000,00 TL lik ödeme yapılarak davalının TBK 477/1 maddesi kapsamında yapılan işi zımnen kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabulüne, -5.388,00 TL asıl alacak yönünden davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 S.K'nun 2/2 maddesi gereğince ...'nin kısa vadeler için öngördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, faizlere ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağın %20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında, davalının davacıya 30.000 TL ödediğini, sözleşme bedelinin 35.388 TL olduğunu, hepsinin ödenmediğini, kalan bakiyenin eksik ve ayıplı işler sebebiyle ödemediğini, ödeme yapılması sebebiyle işin zımnen kabulünün doğru olmadığını, ödemelerin yapılmış olmasının eserin kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, ayıp ihbarını makul süresi içerisinde yaptıklarını, işin teslimi sırasında davacı tanıklarına işin yapıldığı yerde ayıplı olarak işin yapıldığı bildirildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında çatı yapılımına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sabit olup , uyuşmazlık işlerin eksik ve ayıplı ifa edilip edilmediği ,süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı ve tutara ilişkindir.
Mahkemece, keşifle yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile, yapılan işin 1.770,00 TL tutarında nefaset gerektirir şekilde açık ayıp niteliğinde yapıldığı dosya kapsamına ve davacının kendi tanıklarının ifadelerine göre dahi, ayıpların bir haftalık makul süre içerisinde yükleniciye bildirildiğinin anlaşılmasına göre; mahkemece belirtilen nefaset bedeli düşülerek bakiye bedel yönünden kısmen kabul kararı verilmesi gerektiği halde, davanın farklı miktarla kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ayrıca davacı tarafından talep edilen bedel yargılamayla belirlenmiş olup alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur. Belirtilen sebepler nedeniyle mahkeme kararının kaldırılarak davanın 3.618,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, icra inkar tazminat talebinin reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın 3.618,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, icra inkar tazminat talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/1070, K. 2022/722, 12 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama