KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
- Dosya no
- 2019/1402
- Karar no
- 2022/1174
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/03/2019
- Numarası
- 2017/921 Esas, 2019/284 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.074 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... - ... ile ticari ilişki kapsamında 29.05.2017 tarihinde imzalanan kış bahçesi sistemi sözleşmesinden kalan alacağın ödenmemesi üzerine Beyoğlu ...
Noterliği'nin 24.08.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı/borçluya ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde vadesi geçmiş 45.000-TL borcun ödenmesi, aksi halde işbu borcun tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini ve ihtarnamenin davalı ...'a 25.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı/borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlu tarafın hiçbir dayanak ve belge göstermeksizin soyut nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, hukuki dayanaklardan yoksun, usul ve yasaya aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmayacak şekilde icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında "Kış Bahçesi Sistemi"ne ilişkin olarak sözleşme akdedildiğini, ancak davacı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, sözleşmede akdedilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili tarafından bu aykırılıkların giderilmesi ve sözleşme hükümlerine uyulmasına ilişkin olarak davacı tarafın şifahen uyarıldığını ancak davacı tarafın konuya ilişkin herhangi bir edimde bulunmadığını, müvekkili aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini,
davacı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini gerçekleştirdiğine dair elinde mevcut olan belgelerin de dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, fazlaya dair talep, dava, maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla kötü niyetli açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, davalı tarafın eserin ayıplı olduğunu ve usulüne uygun süresi içinde ayıp ihbarında bulunulduğunu ispatlamakla yükümlü olduğu halde bunu ispat edemediği, 29/05/2017 tarihli sözleşmede işin KDV dahil 95.00,00 TL bedel ile yapılacağı tespit edilmiş olduğundan.
Davacının sözleşme bedeli olan KDV dahil 95.000,00 TL alacağından, davalı tarafından avans olarak ödenen 50.000,00 TL mahsup edildiğinde; davalı ...’ın, davacı şirkete takip ve dava tarihi itibariyle KDV.
Dahil 45.000,00 TL borcu olduğu, takipten önce davacı şirket tarafından, davalı ...’a muhatap Beyoğlu ...Noterliğinden gönderilen 24/08/2017 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ile alacağın talep edildiği, ihtarnamenin 25/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun ihtarnamede verilen 7 günlük süre içerisinde ödeme yapmadığı, davalı borçlunun 02/09/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 144,25 TL. olarak hesaplandığı, davacının takip tarihi itibariyle 97,50 TL. işlemiş faiz talebinde bulunduğu,
taleple bağlı olarak davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 45.000,00 TL asıl alacak, 97,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 45.097,50 TL. alacaklı olduğu, alacağın varlığının tespiti yargılama gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile. Davanın kabulüne, davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, Alacağın varlığının tespiti yargılama gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekilli istinafa başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; her ne kadar mahkeme, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı değerlendirmesi yapmışsa da, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, sözleşmede tarafların yükümlülüklerinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kararlaştırıldığını, alacak miktarı ve alacağın nasıl ödeneceğinin açık bir şekilde belirlendiğini, gerek İcra ve İflas Kanunu'ndaki yasal düzenlemelerle öngörülen şartlar gerekse de doktrin ve Yargıtay içtihatlarıyla bu şartlara ek olarak varlığı aranan bir takım kriterlerin somut olayda mevcut olup,
yerel mahkemenin icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinin reddine dair vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali davasıdır. Davacı yüklenici davalı iş sahibidir.
Davacı bakiye alacağın tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı akdi ilişkiyi reddetmeyip, davacı yüklenicinin sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu aykırılıkların giderilmesi ve sözleşme hükümlerine uyulmasına ilişkin olarak davacı tarafın şifahen uyarıldığını ancak davacı tarafın konuya ilişkin herhangi bir edimde bulunmadığını, belirterek davanın reddini savunmuş,
mahkemece davalının eserin ayıplı olduğunu ve usulüne uygun süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlamakla yükümlü olduğu halde bunu ispat edemediği, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi kurulduğu, sözleşmede karşılıklı edimlerin belirlendiği, sözleşme bedelinin kararlaştırıldığı, davalı iş sahibince avans ödemesi yapıldığı sabittir.
Mahkeme kabulüne göre davacı yüklenici üstlendiği edimi yerine getirmiş, davalı iş sahibi ise işin eksik, ayıplı yapıldığını, ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapıldığını ispatlayamamıştır. Bu kabulü göre takipte talep edilen alacak miktarı likit ve belirlenebilir olduğundan ve ilk derece mahkemesince de davalının takibe itirazı haksız bulunduğundan İİK 67. Maddesinde öngörülen icra inkar tazminatı şartları somut olayda oluşmuştur.
Mahkemece alacağın yargılama ile belirlendiği bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı yönündeki kabulü hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne, takibe itirazın iptaline, şartları oluşmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/1402, K. 2022/1174, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama