KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Dosya no
- 2020/1629
- Karar no
- 2023/939
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/02/2020
- Numarası
- 2014/1050 Esas, 2020/150 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
1.594 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ana sözleşme imzalanarak işbu sözleşme ve sipariş formlarında belirtilen özelliklerde kemer imalatı ve satın alınması konusunda anlaştıklarını, gerek ana sözleşmede ve gerekse sipariş formlarında imal edilecek ürünlerin, cinsi, özellikleri, adedi, teslim tarihi, teslimde gecikme ve diğer hususların detaylı olarak açıklandığını ve gösterildiğini, sözleşmeye istinaden uğranılan zararların davalıya fatura edildiğini, cari hesaptan da görüleceği üzere davalı şirketten 154.197,59 TL alacağının bulunduğunu, gecikme cezası, siparişi tamamlamama cezası,
davalıya sevk edilmiş ancak imalatta hiç kullanılmayan ve taraflarına da iade edilmeyen kumaşın tutarı, yurtdışı sipariş kayıpları, yurtiçi sipariş kayıplarına ilişkin 139.305,05 TL fatura tanzim edildiğini ve davalı şirkete iadeli taahhütlü mektupla gönderildiğini, ancak fatura iade edilince noter vasıtası ile faturanın davalı şirkete yeniden gönderildiğini, ayrıca cari hesaptan önce 14.892,54 TL alacağın mevcut olduğunu, davalı şirkete fatura edilen 139.305,05 TL alacak ve cari hesaptan kaynaklanan 14.892,54 TL alacak olmak üzere toplam 154.197,59 TL alacağın söz konusu olduğunu,
davalı şirketin mevcut alacağı yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen ödemediğini belirterek, 154.197,59 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında düzenlenen sözleşme çerçevesinde davacı tarafından sipariş edilen ürünlerin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde teslim edildiğini, davaya konu ürünlerin son bir partisinin yapılmaması konusunda tarafların anlaştığını, davacıdan sözleşme aslının gönderilmesinin istenildiğini, davacı şirket yetkilisinin sözleşme aslını getirmeyerek renkli fotokopiyi teslim ettiklerini,
sözleşmenin aslı getirilmediği halde müvekkili şirket tarafından davacıya ürün teslimi yapıldığını, davacı tarafın tamamen gerçeğe aykırı 139.305,05 TL tutarında fatura tanzim ettiğini, gecikme cezası, sipariş tamamlama cezası, iade edilmeyen kumaşlar ve yurtdışı ve yurtiçi sipariş kayıpları adı altında talep edilen bu tutarın tamamen gerçeğe aykırı ve hayal ürünü olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın gecikme cezası ve siparişi geç tamamlama cezası ile ilgili olarak müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını,
ürünlerin geç tamamlandığına ilişkin herhangi bir tespitte yaptırılmadığını, talep edilen sevk edilmeyen bir kumaş bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan ürün satın alma sözleşmesinin hiçbir kısmında sevk edilen kumaşların hangi şartlar altında iade edileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, yurtiçi ve yurtdışı sipariş kayıpları bulunmadığını, sözleşme kapsamında da buna ilişkin olarak herhangi bir alacak talep edilebileceği konusunda bir husus bulunmadığını, taraflar arasındaki ürün tedarik sözleşmesi kapsamında davacı tarafça sipariş edilen tüm ürünlerin sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiğini belirterek,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, incelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları, içeriğine göre; davacının davalı ile aralarında imzalanan "ürün satın alma sözleşmesi" uyarınca davalının yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu nedenle, 12.134,79 TL gecikme cezası alacağı, 26.383,97 TL sipariş tamamlama cezası alacağı, 2.644,50 TL davalıya sevk edilmiş ancak imalatta hiç kullanılmayan ve davacıya da iade edilmeyen kumaşların tutarından kaynaklanan tazminat alacağı, 73.581,02 TL yurt dışı sipariş kayıplarından kaynaklanan tazminat alacağı,
14.241,92 TL yurt içi sipariş kayıplarından kaynaklanan tazminat alacağı doğduğu, ayrıca aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye 14.892.54 TL alacaklarının olduğunu ileri sürdüğü, davalı tarafın ise sözleşme çerçevesinde davacı tarafından sipariş edilen ürünlerin eksiksiz ve kusursuz şekilde teslim edildiği, son partinin yapılmaması konusunda tarafların anlaştığını savunduğu, tarafların tacir olması nedeniyle ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının ticari defterlerine göre, davacının davalıdan 154.197,59 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre, davalının davacıya 14.892,53 TL borçlu olduğu,
taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının 139.305,05 TL bedelli 10.09.2014 tarihli 11843 nolu faturadan kaynaklandığı, davalının uyuşmazlığın kaynağı olan sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 14.892,53 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının cevap dilekçesinde eksik teslim gerçekleştirdiğini ikrar ettiğini, davaya konu ürünlerin son bir partinin yapılmaması konusunda tarafların anlaştığını, bunun bir ikrar olduğunu, davalının yüklenici sıfatıyla edimlerini yerine getirdiğinin ispat yükü altında olduğunu, davalının işi teslim ettiğine dair ne bir fatura ne de bir irsaliye bulunmadığını, davacının yazılı delillerle tazminat ve cezai şart alacağını ispatladığını,
taraflar arasındaki satın alma sözleşmesinde ürünlerin eksik teslimi ve geç teslimi halinde uygulanacak hükümlerin sözleşmede yazılı olduğunu, dosyadaki ilk raporda 117 günlük gecikmeyle geç teslimin tespit edildiğini, gecikme ve sipariş tamamlamama cezalarının sözleşme maddelerine göre hesaplandığını, ayrıca davacı aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Yerel mahkeme cari hesap alacağına dayalı olarak davayı kısmen kabul etmiştir. Tazminat kabilinden olan hiç teslim etmemek, geç ve eksik teslime dayalı faturalandırılan talepleri ispatlanamadığından reddetmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalının iade etmediği kumaşların bedeli, siparişi tamamlamama cezası, gecikme cezası, yurt içi ve yurt dışı sipariş kayıpların nedeniyle yoksun kalınan kâr nedeniyle davalıdan 139.305,05 TL ve cari hesap alacağı olarak 14.892,54 TL olmak üzere toplam 154.197,59 TL alacağının tahsilini talep etmiş; davalı taraf ise işin eksiksiz yapıldığını, taleplerin afaki olduğunu, gecikmeye ilişkin bir tespit veya ihtar bulunmadığını, sevkedilmemiş kumaş olmadığını, yurt içi ve yurt dışı sipariş kaybı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile,
14.892,53 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece alınan 07/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda, defter incelemesine göre davacının 14.892,54 TL alacağı bulunduğu, davacının geç ve eksik teslim iddiasını ispatlayamadığı, ancak bu iddianın kabulü halinde gecikme cezası ve sipariş tamamlamama cezası ile sipariş kayıplarının toplam 92.245,28 TL olduğu belirtilmiş ise de rapordaki gecikmeye ilişkin hesaplamaların davacı delilleri arasında dosyaya sunulan ve davalının kabulünde olmayan "Cezalar" başlıklı imzasız dökümana dayandığı, sipariş kayıplarının ise orantı yoluyla hesaplama yapıldığı anlaşılmakta olup, raporda, talep edilen hususlarla ilgili belge bulunmadığı da belirtilmiştir.
Mahkemece alınan 24/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalının ticari defterlerine göre davalının davacıya 14.892,53 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın 10/09/2014 tarihli 139.305,05 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, bu fatura içeriğinde yer alan tazminat ve cezai şart alacaklarının ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda anılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan davalı defterlerine göre 14.892,53 TL cari hesap alacağı bulunduğu, ancak davacının 139.305,05 TL miktarlı diğer alacak kalemlerinin ispatı için dosyaya ispata yarar yasal delil sunulmadığı, sunulan dökümanların davacı tarafça düzenlendiği, davalı imzasının bulunmadığı, davalı tarafça kabul edilmediği anlaşıldığından, mahkemece davacının cari hesaptan kaynaklı 14.892,53 TL'lik alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.
Davacı vekili ayrıca, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi gereğince davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca "maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" hükmü düzenlenmiştir.
Davada talep edilip de reddedilen kısım nitelik itibariyle maddi tazminata ilişkin olup, tarifenin 13/3.maddesi gereğince davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden, mahkemece davalı lehine 3.400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile 17.183,98 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, 14.892,53 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, reddedilen kısım yönünden davalı yararına 3.400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/1629, K. 2023/939, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama