KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2021
- Dosya no
- 2021/1490
- Karar no
- 2021/1295
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/09/2020 (24/11/2020 tarihli Ek Karar
- Numarası
- 2020/223 Esas, 2020/497 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın iptali
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair ek karara karşı, taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen çelik kapı ve eşik mermeri imalini konu alan sözleşme uyarınca müvekkilinin çekle ödeme yaptığını, ancak davalı tarafın işi zamanında teslim etmediğini ve ayıplı imal ettiğini, ancak davalı tarafın çeki 3.şahsa ciro etmesi nedeniyle çek bedelinin icra tehdidi altında ödendiğini, fazladan ödenen 14.000,00 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazların iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, eksik ve ayıplı imalat iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıların tacir olmadıkları, davanın mutlak ticari dava da olmadığı, dolayısıyla bu davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Mahkemenin 24/11/2020 tarihli ek kararı ile, görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için belirlenen 2 haftalık sürenin dolduğu, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebine dair dilekçenin süresi içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle, HMK.20 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 16/09/2020 tarihinde UYAP üzerinden sunulan dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulduğunu, dolayısıyla ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın yerinde olduğunu, ancak müvekkili lehine 4.080 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken 3.400 TL takdir edilmesinin doğru olmadığını belirterek, vekalet ücretinin güncel tarifeye göre düzeltilerek davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın onanmasını talep etmiştir.
HMK 20.m. uyarınca görevsizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik kararını veren mahkeme bu konuda resen karar verir.
Somut olayda mahkemece 02/09/2020 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekili 16/09/2020 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunmuştur.O halde mahkemece davacının yasal sürede mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunduğu gözetilerek gerekli usuli işlemlerin yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Buna göre davalı tarafın vekalet ücreti talebine yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ek kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1490, K. 2021/1295, 28 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama