KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2021/2721
- Karar no
- 2025/732
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/02/2021
- Numarası
- 2016/1114 Esas, 2021/58 Karar
- Asıl dava
- ALACAK (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Asıl dava tarihi
- 25/11/2016
- Karşı dava
- ALACAK(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karşı dava tarihi
- 27/12/2016
Karar Metni
2.289 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesine aykırılık sebebi ile cezai şart bedelinin davalı yükleniciden tahsili; karşı dava ise; bakiye iş bedeli alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece asıl ve karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı - karşı davalı iş sahibi vekili;
davacı tarafından, ... projesi için çelik cephe dizaynı tasarlatıldığını, taraflar arasında 10/11/2015 tarihli sipariş sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere aykırı hareket edildiğini, yapılması gereken işlere gerekli özenin gösterilmediğini, davalı tarafından 2,5 ayda tamamlanması gereken cephe dizaynının. 29/07/2016 tarihinde tamamlayabildiğini, davacı tarafından Beşiktaş ...
Noterliği ... sayılı yevmiyeli ihtarnamenin keşide edilerek; davalı şirketin işin tamamlanması ve davacı şirketin hak kazandığı 2.596 Euro cezai şartın talep edildiğini, sözleşmenin 6. maddesinde cezai şart alacağının bulunduğunun ortada olduğunu, ancak davalı şirket tarafından cevap ihtarnamesinde; işin derhal tamamlanarak eksiksiz ve kusursuz olarak teslim edileceği, talep edilen sözleşme bedelinin %5' i olan 2.596 Euronun muhataba ödenmesinin mümkün olmadığını bildirdiğini belirterek; sipariş sözleşmesi gereği 9.344,042 (2.596Euro) cezai şart bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davalı şirketin sipariş sözleşmesinde belirtilen '...' marka cephe sistemi ve katlanır kapı işinin alım, satım ve montajlanıp çalışır vaziyette teslimi işi ile ilgili herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, taraf yetkililerinin katıldığı ilk toplantıda nihai detaylar konusunda mutabık kalınmadığını, şirket yetkilisi ... tarafından tasarlanan davalı şirket projeleri ve emekleri hiç sayılarak projeye onay verilmediğini, 3. kişi firmalara bedeli ödenerek hazırlatılan 3 boyutlu çizimlere herhangi bir haklı sebep olmaksızın onay verilmediğini,
davacı şirketin sürekli sözleşmeye aykırı yeni isteklerinin olması nedeniyle saha imalatına 03/02/2016 tarihinde başlanabildiğini, davacı tarafın balkona yaptıracağı izolasyon sebebiyle montaj işinin bekletildiğini ve montaj işlemine 25/03/2016 tarihinde cephe camlarının takılarak montajına başlandığını, bu tarihten itibaren davacı tarafın 10 gün süre ile iç ve dış zemin kaplama işi yaptırması sebebiyle davalı tarafın hiçbir çalışma yapamadığını, sözleşmede yazılı olmayan ilave iş yüklendiğini, 06/06/2016 tarihinde cephe kapaklarının tamamlandığını, iş tesliminin 29/07/2016 tarihinde değil 30/06/2016 tarihinde gerçekleştiğini, davalının,
davacı tarafın aykırı tutum ve davranışlarından dolayı alacağı 1.000 Euro erken ödeme kazancından da mahrum kaldığını belirterek; davacı tarafından açılan davanın reddine, karşı davanın kabulü ile müvekkilinin hak etmiş olduğu ve davacı karşı davalı tarafça müvekkiline halen ödenmemiş olan bakiye 1.326,36 Euro bedelin 07/10/2016 tarihinden itibaren işlemiş ve bundan sonra işleyecek 3095 sayılı yasa uyarınca T.C.
Merkez Bankasının kısa vadeli yabancı para kredilere uyguladığı %7 faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda Euro faizi ile birlikte davacı- karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevabında özetle;
davalı karşı davacının sözleşme ile yüklendiği edimleri süresinde ve layığı ile yerine getirmemesindeki tüm sorumluluğun karşı tarafa ait olduğunu, bu hususta müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurun olmadığını, sözleşme bedelinin %90 'ı davalı karşı davacıya ödendiğinde karşı tarafın henüz imalata dahi başlamadığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile huzurdaki dava ikame edilmeden önce taraflar arasında sözleşme konusu işin geç yapılmasından dolayı, bakiye KDV bedelinin hakkedilen cezai şart alacağından mahsup edileceği konusunda anlaşmaya vardıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece 02/02/2021 tarihli karar ile; asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında Jansen marka cephe sistemi ve katlanır kapı işinin alım, satımı ve montajlanıp çalışır vaziyette teslimi hususunda 44.000 Euro+KDV= 51.920 Euro bedelli, 10/11/2015 tarihli ve 60 gün + 2 hafta teslim süreli olmak üzere sözleşme düzenlendiği, davalı/karşı davacının davaya cevap dilekçesinde sözleşme konusu işin 30/06/2016 tarihinde bittiğini açıklamasından, sonlama işleri ve ayıplı işlerin düzeltilmesine ait taraflar arasında düzenlenen 25/07/2016 tarihli tutanak kapsamından, işin sözleşmede öngörülen sürede bitirilmediği,
gecikme sebebinin profillerin boyasız getirilmesi, bilahare fırın boya ile boyanması, camların buğu yapması ve üzerinde çiziklerin olması, bilahare değiştirilmesi, kapama sacının farklı malzemeden getirilmesi, bilahare değiştirilmesi vb. şeklinde imalat ve montajdan kaynaklandığı bilirkişi raporundan da anlaşıldığı, ayrıca davalı-karşı davacı yan iddia ettiği gecikme sebeplerini ispat edemediği gibi, gecikmenin iddia edildiği gibi davacı işyerinin zaman zaman kapalı olduğu bir an kabul edilse dahi işin süresinde sözleşmeye yönelik bitirilemediği bilirkişi raporu ile belirlendiği,
sözleşmenin 6. maddesinde "Geç teslim edilen her hafta için 1000 Euro sözleşme bedelinden kesilecektir.Toplam ceza miktarı sözleşme bedelinin %5' ini geçemez." hükmünün yer aldığını, sözleşme bedeli 44.000 Euro+ KDV=51.920 Euro üzerinden %5 ceza miktarı 2.596 Euro olduğu, taraf defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, sözleşme bedelinin KDV dahil 51.920 Euro olduğu, davacı-karşı davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 49.999,44 Euro olduğu ve böylece davacı-karşı davalının, karşı dava davacısı yükleniciye 1.920,56 Euro bakiye borcu kaldığının belirlendiği,
ayrıca asıl dava davacısı-karşı davalının işin geç teslimi dışında, ödeme iddiası ve ayrıca süresinde ve usulüne uygun bir ayıp iddiası da olmadığı nazara alınarak, karşı davanın da kabulü ile 1.326,36 Euro'nun ( karşı dava davacısı tarafından keşide olunan İzmir ...
Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi 29.09.2016 tarihinde karşı dava davalısına tebliğ olmakla ve de 7 günlük süre verildiği nazara alınarak) 07/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a md kapsamında Euro cinsinden paraya, devlet bankalarının bir yıl içinde ödemiş oldukları en yüksek mevduat faizi oranı ile birlikte karşı davanın davalısından tahsili ile karşı davanın davacısına verilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, 2.596 Euro'nun asıl davanın davalısından tahsili ile asıl dava davacısına verilmesine, Karşı davanın kabulü ile.
1.326,36 Euro'nun 07/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a md kapsamında Euro cinsinden paraya, devlet bankalarının bir yıl içinde ödemiş oldukları en yüksek mevduat faizi oranı ile birlikte karşı davanın davalısından tahsiline karar verilmiştir.Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesi ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işe ilişkin davacıdan kaynaklanan gecikme bulunmadığı,
yerinde inceleme ile davalı tarafından teslim edilen işin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, tanık beyanları ile whatsup kayıtlarından gecikmenin davalıdan kaynaklandığının anlaşıldığını,iş sahibi davacıya, davalı tarafından eser geç ve ayıplı olarak teslim edildiğinden ayıp oranında davacı iş sahibinin işbu kanuni hakkını kullanması ve bedelde indirime gitmesi son derece hukuka uygun olup;
davacının, davalıya bakiye borcu bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin karşı davanın kabulüne ilişkin kararının yerinde olmadığını, davalı tarafından 1.326,36 Euro alacağı bulunduğu şeklinde tanzim edilmiş ve davacıya tebliğ edilmiş bir fatura da bulunmadığını belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; genel olarak davaya cevap ve karşı dava dilekçesi tekrarlanmakla birlikte, gecikmenin davacı taraftan kaynaklandığını, davacı yanın sürekli olarak sözleşme ve proje kapsamı dışında yeni istemlerinin olması ve bu isteklerinde asıl projeye aykırılıklar içeriyor olması nedeni ile saha imalatına ancak 03.02.2016 tarihinde başlanabildiğini, davacı karşı davalı tarafça Yasa'da açıkça düzenlenen şekil şartlarına uygun olarak usulünce ve süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığını, belirterek;
yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı- karşı davalı iş sahibi, davalı-karşı davacı ise yüklenicidir.Taraflar arasında 10/11/2015 tarihli sipariş sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı - karşı davalı iş sahibi vekili; taraflar arasında 10/11/2015 tarihli sipariş sözleşmesi akdedildiğini, davalı yüklenici şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere aykırı hareket edildiğini, davalı yüklenicinin 2,5 ayda tamamlanması gereken cephe dizaynını.
29/07/2016 tarihinde tamamlayabildiğini, davacı iş sahibi tarafından Beşiktaş ...
Noterliği ... sayılı yevmiyeli ihtarnamenin keşide edilerek; davalı şirketin işin tamamlanması ve davacı şirketin hak kazandığı 2.596 Euro cezai şartın talep edildiğini, sözleşmenin 6. maddesinde cezai şart alacağının bulunduğunun ortada olduğunu, ancak davalı şirket tarafından cevap ihtarnamesinde; işin derhal tamamlanarak eksiksiz ve kusursuz olarak teslim edileceği, talep edilen sözleşme bedelinin %5' i olan 2.596 Euronun muhataba ödenmesinin mümkün olmadığını bildirdiğini belirterek;
sipariş sözleşmesi gereği 9.344,042 (2.596Euro) cezai şart bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı yüklenici vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; iş ile ilgili herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, taraf yetkililerinin katıldığı ilk toplantıda nihai detaylar konusunda mutabık kalınmadığını, şirket yetkilisi ... tarafından tasarlanan proje ve emeklerin hiç sayılarak projeye onay verilmediğini, 3. kişi firmalara bedeli ödenerek hazırlatılan 3 boyutlu çizimlere herhangi bir haklı sebep olmaksızın onay verilmediğini,
davacı şirketin sürekli sözleşmeye aykırı yeni isteklerinin olması nedeniyle saha imalatına 03/02/2016 tarihinde başlanabildiğini, sözleşmede yazılı olmayan ilave iş yüklendiğini, 06/06/2016 tarihinde cephe kapaklarının tamamlandığını, iş tesliminin 29/07/2016 tarihinde değil 30/06/2016 tarihinde gerçekleştiğini, davalının, davacı tarafın aykırı tutum ve davranışlarından dolayı alacağı 1.000 Euro erken ödeme kazancından da mahrum kaldığını belirterek;
asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile yüklenicinin hak etmiş olduğu ve davacı karşı davalı iş sahibi tarafından halen ödenmemiş olan bakiye 1.326,36 Euro bedelin davacı- karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, Mahkemece; taraflar arasında Jansen marka cephe sistemi ve katlanır kapı işinin alım, satımı ve montajlanıp çalışır vaziyette teslimi hususunda 44.000 Euro+KDV= 51.920 Euro bedelli, 10/11/2015 tarihli ve 60 gün + 2 hafta teslim süreli olmak üzere sözleşme düzenlendiği,
davalı/karşı davacı yüklenicinin davaya cevap dilekçesinde sözleşme konusu işin 30/06/2016 tarihinde bittiğini açıklamasından, sonlama işleri ve ayıplı işlerin düzeltilmesine ait taraflar arasında düzenlenen 25/07/2016 tarihli tutanak kapsamından, işin sözleşmede öngörülen sürede bitirilmediği, gecikme sebebinin profillerin boyasız getirilmesi, bilahare fırın boya ile boyanması, camların buğu yapması ve üzerinde çiziklerin olması, bilahare değiştirilmesi, kapama sacının farklı malzemeden getirilmesi, bilahare değiştirilmesi vb. şeklinde imalat ve montajdan kaynaklandığı bilirkişi raporundan da anlaşıldığı,
ayrıca davalı-karşı davacı yan iddia ettiği gecikme sebeplerini ispat edemediği gibi, gecikmenin iddia edildiği gibi davacı işyerinin zaman zaman kapalı olduğu bir an kabul edilse dahi işin süresinde sözleşmeye yönelik bitirilemediği bilirkişi raporu ile belirlendiği, sözleşmenin 6. maddesinde "Geç teslim edilen her hafta için 1000 Euro sözleşme bedelinden kesilecektir.Toplam ceza miktarı sözleşme bedelinin %5' ini geçemez." hükmünün yer aldığını, sözleşme bedeli 44.000 Euro+ KDV=51.920 Euro üzerinden %5 ceza miktarı 2.596 Euro olduğu, taraf defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, sözleşme bedelinin KDV dahil 51.920 Euro olduğu,
davacı-karşı davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 49.999,44 Euro olduğu ve böylece davacı-karşı davalının, karşı dava davacısı yükleniciye 1.920,56 Euro bakiye borcu kaldığının belirlendiği, ayrıca asıl dava davacısı-karşı davalının işin geç teslimi dışında, ödeme iddiası ve ayrıca süresinde ve usulüne uygun bir ayıp iddiası da olmadığı nazara alınarak, karşı davanın da kabulü ile 1.326,36 Euro'nun (karşı dava davacısı tarafından keşide olunan İzmir ...
Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi 29.09.2016 tarihinde karşı dava davalısına tebliğ olmakla ve de 7 günlük süre verildiği nazara alınarak) 07/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a md kapsamında Euro cinsinden paraya, devlet bankalarının bir yıl içinde ödemiş oldukları en yüksek mevduat faizi oranı ile birlikte karşı davanın davalısından tahsili ile karşı davanın davacısına verilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, 2.596 Euro'nun asıl davanın davalısından tahsili ile asıl dava davacısına verilmesine, Karşı davanın kabulü ile.
1.326,36 Euro'nun 07/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a md kapsamında Euro cinsinden paraya, devlet bankalarının bir yıl içinde ödemiş oldukları en yüksek mevduat faizi oranı ile birlikte karşı davanın davalısından tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda davacı iş sahibi işin gecikmesinden dolayı cezai şart alacağı talebinde bulunmuş, davalı yüklenici ise karşı davada bakiye iş bedelini talep ve dava etmiştir.Dosya kapsamından; sözleşmeye göre işin sözleşme tarihi olan 10/11/2015 tarihinden 60 gün + 2 hafta içinde tesliminin düzenlediği, teslim süreli olmak üzere sözleşme düzenlendiği,
davalı/karşı davacı yüklenicinin davaya cevap dilekçesinde sözleşme konusu işin 30/06/2016 tarihinde bittiğini belirttiği, taraflar arasında sonlama işleri ve ayıplı işlerin düzeltilmesine dair düzenlenen 25/07/2016 tarihli tutanak kapsamından, işin sözleşmede öngörülen sürede bitirilmediğinin anlaşıldığı, gecikmenin davalı yüklenicinin işe uygun olmayan malzemelerle iş yapmaya çalışması ve özensizliğinin sebep olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ayrıca davalı-karşı davacı yüklenicinin, iş sahibi davacıdan kaynaklandığını iddia ettiği gecikme sebeplerini ispat edemediği anlaşıldığından mahkemece;
sözleşmenin 6. maddesinde "Geç teslim edilen her hafta için 1000 Euro sözleşme bedelinden kesilecektir.Toplam ceza miktarı sözleşme bedelinin %5' ini geçemez." hükmüne göre sözleşme bedeli 44.000 Euro+ KDV=51.920 Euro üzerinden %5 ceza miktarı 2.596 Euro cezai şarta hükmedilmesi doğru olmuştur.
Karşı davada davacı yüklenici bakiye alacağını talep etmiş, mahkemece; sözleşme bedelinin KDV dahil 51.920 Euro olduğu, davacı-karşı davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 49.999,44 Euro olduğu ve böylece davacı-karşı davalının, karşı dava davacısı yükleniciye 1.920,56 Euro bakiye borcu kaldığının belirlendiği,
ayrıca asıl dava davacısı-karşı davalının işin geç teslimi dışında, ödeme iddiası ve ayrıca süresinde ve usulüne uygun bir ayıp iddiası da olmadığı gerekçesi ile 1.326,36 Euro üzerinden karşı davanın kabulüne karar verilmiş ise de karşı davalı iş sahibi ayıplı işler bedelinin, karşı davacı yüklenicinin alacağından düşüldüğünde hiç bir alacağının bulunmadığını iddia etmiştir.
Dosya içerisinde bulunan maillerden karşı davalı iş sahibinin işin başından itibaren yükleniciye ayıplı işleri bildirdiği ve düzeltilmesini talep ettiği, görülmüştür. Ayıp ihbarının ihtarname ile yapılması zorunlu değildir, iş sahibi mail yolu ile işin başından beri devamlı gördüğü ayıpları yükleniciye ihbar etmiştir.
O halde mahkemece, daha önce bilirkişi raporu ile tespit edilen ancak raporda bedelleri belirlenmeyen ayıpların bedellerinin işin yapıldığı yıla göre rayiç bedellerinin tespit yönünden bilirkişiden ek rapor aldırarak; ayıplı iş bedellerini ve iş sahibi karşı davalının ödemelerini; karşı davacı yüklenicinin alacağından mahsup ederek bakiye alacağı tespit etmesi gerekirken; yazılı şekilde karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru olamamıştır.
Açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, karşı davada davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2721, K. 2025/732, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama